Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Nebo lepší jest moudrost než drahé kamení, tak že jakékoli věci žádostivé vrovnati se jí nemohou.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.perché la scienza vale più delle perle e nessuna cosa preziosa l'uguaglia»
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Porque la sabiduría es mejor que las perlas; nada de lo que desees podrá compararse con ella
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Porque melhor é a sabedoria do que as jóias; e de tudo o que se deseja nada se pode comparar com ela.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Sillä parempi on viisaus kuin helmet, eivät mitkään kalleudet vedä sille vertaa.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.thi Visdom er bedre end Perler, ingen Skatte opvejer den
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Ty visheten är bättre än pärlor; allt vad härligt som finnes går ej upp emot henne.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Vì sự khôn ngoan có giá hơn châu ngọc, Và các vật mình ưa thích hơn hết chẳng sánh bằng nó đặng.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Vì sự khôn_ngoan có_giá hơn châu_ngọc , Và các vật mình ưa_thích hơn hết chẳng sánh bằng nó đặng .
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Zakaj boljša je modrost od biserov, in vse, kar si more kdo želeti, se ne more enačiti ž njo.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Διοτι η σοφια ειναι καλητερα λιθων πολυτιμων και παντα τα επιθυμητα πραγματα δεν ειναι ανταξια αυτης.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Защото мъдростта е по-добра от скъпоценни камъни, И всичко желателно не се сравнява с нея.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.потому что мудрость лучше жемчуга, и ничто из желаемого не сравнится с нею.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.כי טובה חכמה מפנינים וכל חפצים לא ישוו בה׃
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.لان الحكمة خير من اللآلئ وكل الجواهر لا تساويها
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.因 為 智 慧 比 珍 珠 〔 或 作 紅 寶 石 〕 更 美 . 一 切 可 喜 愛 的 、 都 不 足 與 比 較
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.因 為 智慧 比 珍珠 〔 或 作紅寶 石 〕 更 美 . 一切 可喜愛 的 、 都 不足與比較
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Bo gdzie wiele mądrości, tam jest wiele gniewu; a kto przyczynia umiejętności, przyczynia boleści.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Căci unde este multă înţelepciune, este şi mult necaz, şi cine ştie multe, are şi multă durere.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Car avec beaucoup de sagesse on a beaucoup de chagrin, et celui qui augmente sa science augmente sa douleur.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Denn wo viel Weisheit ist, da ist viel Grämens; und wer viel lernt, der muß viel leiden.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.For hvor det er megen visdom, der er det megen gremmelse, og den som øker kunnskap, øker smerte.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.지혜가 많으면 번뇌도 많으니 지식을 더하는 자는 근심을 더하느니라
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.lebo kde je mnoho múdrosti, tam i mnoho hnevu, a ten, kto rozmnožuje vedomosť, rozmnožuje bolesť.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Nebo kde jest mnoho moudrosti, tu mnoho hněvu; a kdož rozmnožuje umění, rozmnožuje bolest.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.perché chi accresce il sapere, aumenta il dolore
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Porque en la mucha sabiduría hay mucha frustración, y quien añade conocimiento añade dolor
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Porque na muita sabedoria há muito enfado; e o que aumenta o conhecimento aumenta a tristeza.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Sillä missä on paljon viisautta, siinä on paljon surua; ja joka tietoa lisää, se tuskaa lisää.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Thi megen Visdom megen Græmmelse, øget Kundskab øget Smerte.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Ty där mycken vishet är, där är mycken grämelse; och den som förökar sin insikt, han förökar sin plåga.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Vì nếu sự khôn ngoan nhiều, sự phiền não cũng nhiều; ai thêm sự tri thức ắt thêm sự đau đớn.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Vì nếu sự khôn_ngoan nhiều , sự phiền_não cũng nhiều ; ai thêm sự tri_thức ắt thêm sự đau_đớn .
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Want hoe wijzer ik werd, des te verdrietiger werd ik; hoe meer iemand weet, hoe meer hij teleurgesteld wordt.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Zakaj pri mnogi modrosti je mnogo nejevolje, in kdor množi znanje, množi bolečino.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Διοτι εν πολλη σοφια ειναι πολλη λυπη και οστις προσθετει γνωσιν, προσθετει πονον.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Защото в многото мъдрост има много досада; И който увеличава знание увеличава и печал.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.потому что во многой мудрости много печали; и кто умножает познания, умножает скорбь.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.כי ברב חכמה רב כעס ויוסיף דעת יוסיף מכאוב׃
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.لان في كثرة الحكمة كثرة الغم والذي يزيد علما يزيد حزنا
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.因 為 多 有 智 慧 、 就 多 有 愁 煩 . 加 增 知 識 的 、 就 加 增 憂 傷
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.因為 多 有 智慧 、 就 多 有 愁煩 . 加增 知識 的 、 就 加增 憂傷
Çünkü Tanrı ona bilgelik bağışlamamış, Anlayıştan pay vermemiştir.(39:20) Car Dieu lui a refusé la sagesse, Il ne lui a pas donné l`intelligence en partage.
Çünkü Tanrı ona bilgelik bağışlamamış, Anlayıştan pay vermemiştir.( 39 : 20 ) Vì_Ðức_Chúa_Trời cất sự khôn_ngoan khỏi nó , Không phân_chia thông sáng cho nó .
Çünkü Tanrı ona bilgelik bağışlamamış, Anlayıştan pay vermemiştir.(39:20) Vì Ðức Chúa Trời cất sự khôn ngoan khỏi nó, Không phân chia thông sáng cho nó.
Çünkü Tanrı ona bilgelik bağışlamamış, Anlayıştan pay vermemiştir.Akulah yang membuat dia bodoh dan bebal, tak Kuberikan kepadanya hikmat dan akal
Çünkü Tanrı ona bilgelik bağışlamamış, Anlayıştan pay vermemiştir.Åt jorden överlåter hon ju sina ägg och ruvar dem ovanpå sanden.
Çünkü Tanrı ona bilgelik bağışlamamış, Anlayıştan pay vermemiştir.Bo mu nie dał Bóg mądrości, i nie udzielił mu wyrozumienia.
Çünkü Tanrı ona bilgelik bağışlamamış, Anlayıştan pay vermemiştir.Căci Dumnezeu nu i -a dat înţelepciune, şi nu i -a făcut parte de pricepere.
Çünkü Tanrı ona bilgelik bağışlamamış, Anlayıştan pay vermemiştir.Denn Gott hat ihm die Weisheit genommen und hat ihm keinen Verstand zugeteilt.
Çünkü Tanrı ona bilgelik bağışlamamış, Anlayıştan pay vermemiştir.Es que Dios le hizo olvidar la sabiduría y no le repartió inteligencia
Çünkü Tanrı ona bilgelik bağışlamamış, Anlayıştan pay vermemiştir.Hiszen a földön hagyja tojásait, és a porral költeti ki!
Çünkü Tanrı ona bilgelik bağışlamamış, Anlayıştan pay vermemiştir.Kajti Bog ji je prikratil modrost in razumnosti ji ni podelil.
Çünkü Tanrı ona bilgelik bağışlamamış, Anlayıştan pay vermemiştir.이는 하나님 내가 지혜를 품부하지 아니하고 총명을 주지 아니함이니라
Çünkü Tanrı ona bilgelik bağışlamamış, Anlayıştan pay vermemiştir.Nebo nedal jemu Bůh moudrosti, aniž mu udělil rozumnosti.
Çünkü Tanrı ona bilgelik bağışlamamış, Anlayıştan pay vermemiştir.Nei, den overlater sine egg til jorden og lar dem opvarmes i sanden,
Çünkü Tanrı ona bilgelik bağışlamamış, Anlayıştan pay vermemiştir.perché Dio gli ha negato la saggezza e non gli ha dato in sorte discernimento
Çünkü Tanrı ona bilgelik bağışlamamış, Anlayıştan pay vermemiştir.porque Deus a privou de sabedoria, e não lhe repartiu entendimento.
Çünkü Tanrı ona bilgelik bağışlamamış, Anlayıştan pay vermemiştir.Pretože mu Bôh dal zabudnúť na múdrosť ani mu nedal podielu na rozumnosti.
Çünkü Tanrı ona bilgelik bağışlamamış, Anlayıştan pay vermemiştir.Se jättää munansa maahan, hiekalle helteen haudottaviksi.