Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.Wydaje się, że straciliśmy mądrość, mądrość rdzennych mieszkańców.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.Φαίνεται πως έχουμε χάσει τη σοφία, τη σοφία των ιθαγενών ανθρώπων.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.Изглежда ние сме загубили мъдрост, мъдростта на туземците.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.Ми, ніби позбавлені тієї мудрості, притаманної корінним жителям.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.Мы как будто лишены той мудрости, которая присуща коренным жителям.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.נראה שאיבדנו את החוכמה, החוכמה של העמים הילידיים.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.يبدو أننا فقدنا الحكمة، حكمة السكان الأصليين.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.「どうして?」と問いかけてみました
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.Con la tua saggezza e il tuo accorgimento hai creato la tua potenza e ammassato oro e argento nei tuoi scrigni
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.Con tu sabiduría e inteligencia te has conseguido riquezas, y has acumulado oro y plata en tus tesoros
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.Kaupakai hikmat dan pengertianmu untuk mengumpulkan harta, emas dan perak
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.네 지혜와 총명으로 재물을 얻었으며 금 은을 곳간에 저축하였으며
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.Mądrością twoją i roztropnością twoją nazbierałeś sobie bogactw, i nabyłeś złota i srebra do skarbów toich;
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.Moudrosti svou a rozumností svou nashromáždils sobě zboží, a nahrnuls zlata a stříbra do pokladů svých;
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.Ngươi đã được giàu có bởi sự khôn ngoan và thông sáng của mình; đã thâu chứa vàng bạc trong kho tàng ngươi;
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.Ngươi đã được giàu_có bởi sự khôn_ngoan và thông sáng của mình ; đã thâu chứa vàng_bạc trong kho_tàng ngươi ;
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.po svoji modrosti in po razumu svojem si sebi dobil bogastva in spravil zlata in srebra v zakladnice svoje;
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.prin înţelepciunea şi priceperea ta ţi-ai făcut avere, şi ţi-ai grămădit aur şi argint în vistieriile tale;
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.ved din visdom og forstand har du vunnet dig rikdom og samlet gull og sølv i dine skattkammer;
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.ved din Visdom og indsigt vandt du dig Rigdom og samlede dig Guld og Sølv i dine Skatkamre;
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.с мъдростта и разума си ти си придобил богатство за себе си, и придобил си злато и сребро в съкровищниците си;
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.твоею мудростью и твоим разумом ты приобрел себе богатство и в сокровищницы твои собрал золота и серебра;
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.בחכמתך ובתבונתך עשית לך חיל ותעש זהב וכסף באוצרותיך׃
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.وبحكمتك وبفهمك حصّلت لنفسك ثروة وحصّلت الذهب والفضة في خزائنك.
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.你 靠 自 己 的 智 慧 聰 明 得 了 金 銀 財 寶 、 收 入 庫 中
Bilgeliğin, anlayışın sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altın, gümüş yığdın.你 靠 自己 的 智慧 聰 明 得了 金銀 財寶 、 收入 庫中
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.Ani som sa nenaučil múdrosti, ale známosť Najsvätejšieho znám.
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.Aniž jsem se naučil moudrosti, a umění svatých neumím.
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.enkä ole oppinut viisautta, tullakseni tuntemaan Pyhintä.
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.És nem tanultam a bölcseséget, hogy a Szentnek ismeretét tudnám.
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.ich habe Weisheit nicht gelernt, daß ich den Heiligen erkennete.
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.Ik heb geen wijsheid verkregen en begrijp ook niets van alles wat heilig is."
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.I nie nauczyłem się mądrości, a umiejętności świętych nie umiem.
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.in nisem se učil modrosti in spoznanja Najsvetejšega nimam.
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.Jeg har ikke lært visdom og har ikke kunnskap om den Hellige.
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.Je n`ai pas appris la sagesse, Et je ne connais pas la science des saints.
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.나는 지혜를 배우지 못하였고 또 거룩하신 자를 아는 지식이 없거니와
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.N'am învăţat înţelepciunea, şi nu cunosc ştiinţa sfinţilor.
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.não aprendi a sabedoria, nem tenho o conhecimento do Santo.
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.No he aprendido sabiduría para conocer al Santo
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.non ho imparato la sapienza e ignoro la scienza del Santo
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.Ta không học được sự khôn ngoan, Và chẳng có được sự tri thức của Ðấng Thánh.
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.Ta không học được sự khôn_ngoan , Và chẳng có được sự tri_thức của Ðấng_Thánh .
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.Tidak pernah kupelajari hikmah, sedikit pun tidak kuketahui tentang Allah
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.Visdom lærte jeg ej, den Hellige lærte jeg ikke at kende.
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.vishet har jag icke fått lära, så att jag äger kunskap om den Helige.
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.και δεν εμαθον την σοφιαν, ουτε εξευρω την γνωσιν των αγιων.
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.и не научился я мудрости, и познания святых не имею.
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.Понеже не научих мъдрост, Нито имам знание за Всесветия.
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.ולא למדתי חכמה ודעת קדשים אדע׃
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.ولم اتعلّم الحكمة ولم اعرف معرفة القدوس.
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.我 沒 有 學 好 智 慧 . 也 不 認 識 至 聖 者
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.我 沒 有 學好 智慧 . 也 不 認識 至 聖者
Bilgeliği seven babasını sevindirir, Fahişelerle dostluk eden malını yitirir.A bölcseség-szeretõ ember megvidámítja az õ atyját; a ki pedig a paráznákhoz adja magát, elveszti a vagyont.
Bilgeliği seven babasını sevindirir, Fahişelerle dostluk eden malını yitirir.Chi ama la sapienza allieta il padre, ma chi frequenta prostitute dissipa il patrimonio
Bilgeliği seven babasını sevindirir, Fahişelerle dostluk eden malını yitirir.Cine iubeşte înţelepciunea înveseleşte pe tatăl său, dar cine umblă cu curvele risipeşte averea. -
Bilgeliği seven babasını sevindirir, Fahişelerle dostluk eden malını yitirir.Človek, ktorý miluje múdrosť, obveseľuje svojho otca; ale ten, kto sa druží so smilnicami, premrhá majetok.
Bilgeliği seven babasını sevindirir, Fahişelerle dostluk eden malını yitirir.Den som älskar vishet gör sin fader glädje; men den som giver sig i sällskap med skökor förstör vad han äger.
Bilgeliği seven babasını sevindirir, Fahişelerle dostluk eden malını yitirir.Een vader is blij met een verstandige zoon, maar een hoerenloper jaagt zijn geld erdoor.
Bilgeliği seven babasını sevindirir, Fahişelerle dostluk eden malını yitirir.El hombre que ama la sabiduría alegra a su padre, pero el que se junta con prostitutas malgasta sus bienes