Bilge kral kötüleri ayıklar, Harman döver gibi cezalandırır.Szétszórja a gonoszokat a bölcs király, és fordít reájok kereket.
Bilge kral kötüleri ayıklar, Harman döver gibi cezalandırır.Un împărat înţelept vîntură pe cei răi, şi trece cu roata peste ei. -
Bilge kral kötüleri ayıklar, Harman döver gibi cezalandırır.Un re saggio passa al vaglio i malvagi e ritorna su di loro con la ruota
Bilge kral kötüleri ayıklar, Harman döver gibi cezalandırır.Un roi sage dissipe les méchants, Et fait passer sur eux la roue.
Bilge kral kötüleri ayıklar, Harman döver gibi cezalandırır.Viisas kuningas perkaa jumalattomat pois viskimellään ja antaa puimajyrän käydä heidän ylitsensä.
Bilge kral kötüleri ayıklar, Harman döver gibi cezalandırır.Viis Konge sigter de gudløse, lader Tærskehjul gå over dem.
Bilge kral kötüleri ayıklar, Harman döver gibi cezalandırır.Vua khôn ngoan làm tan kẻ ác, Và khiến bánh xe lăn cán chúng nó.
Bilge kral kötüleri ayıklar, Harman döver gibi cezalandırır.Vua khôn_ngoan làm tan kẻ ác , Và khiến bánh xe_lăn cán chúng_nó .
Bilge kral kötüleri ayıklar, Harman döver gibi cezalandırır.Ο σοφος βασιλευς λικμιζει τους ασεβεις και στρεφει τον τροχον επ' αυτους.
Bilge kral kötüleri ayıklar, Harman döver gibi cezalandırır.Мудрый царь вывеет нечестивых и обратит на них колесо.
Bilge kral kötüleri ayıklar, Harman döver gibi cezalandırır.Мъдрият цар пресява нечестивите, И докарва върху тях колелото на вършачката .
Bilge kral kötüleri ayıklar, Harman döver gibi cezalandırır.מזרה רשעים מלך חכם וישב עליהם אופן׃
Bilge kral kötüleri ayıklar, Harman döver gibi cezalandırır.الملك الحكيم يشتت الاشرار ويرد عليهم النورج.
Bilge kral kötüleri ayıklar, Harman döver gibi cezalandırır.智 慧 的 王 、 簸 散 惡 人 、 用 碌 碡 輥 軋 他 們
Bilge kral kötüleri ayıklar, Harman döver gibi cezalandırır.智慧 的 王 、 簸散 惡人 、 用 碌碡 輥軋 他 們
Bilgeler gökkubbe gibi, birçoklarını doğruluğa döndürenler yıldızlar gibi sonsuza dek parlayacaklar.지혜 있는 자는 궁창의 빛과 같이 빛날 것이요 많은 사람을 옳은데로 돌아오게 한 자는 별과 같이 영원토록 비취리라
Bilgeler gökkubbe gibi, birçoklarını doğruluğa döndürenler yıldızlar gibi sonsuza dek parlayacaklar.И разумные будут сиять, как светила на тверди, и обратившие многих к правде – как звезды, вовеки, навсегда.
Bilgeler gökkubbe gibi, birçoklarını doğruluğa döndürenler yıldızlar gibi sonsuza dek parlayacaklar.והמשכלים יזהרו כזהר הרקיע ומצדיקי הרבים ככוכבים לעולם ועד׃
Bilgeler gökkubbe gibi, birçoklarını doğruluğa döndürenler yıldızlar gibi sonsuza dek parlayacaklar.والفاهمون يضيئون كضياء الجلد والذين ردوا كثيرين الى البر كالكواكب الى ابد الدهور
Bilgeler gökkubbe gibi, birçoklarını doğruluğa döndürenler yıldızlar gibi sonsuza dek parlayacaklar.智 慧 人 必 發 光 、 如 同 天 上 的 光 . 那 使 多 人 歸 義 的 、 必 發 光 如 星 、 直 到 永 永 遠 遠
Bilgeler gökkubbe gibi, birçoklarını doğruluğa döndürenler yıldızlar gibi sonsuza dek parlayacaklar.智慧 人 必 發光 、 如同 天上 的 光 . 那 使 多 人 歸義 的 、 必發光如星 、 直 到 永永遠遠
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.A ki megfogja a bölcseket az õ csalárdságukban, és a hamisak tanácsát hiábavalóvá teszi.
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.coglie di sorpresa i saggi nella loro astuzia e manda in rovina il consiglio degli scaltri
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.De wijzen lopen in hun eigen val en Hij zet een streep door de plannen van de sluwen.
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.Él atrapa a los sabios en sus argucias, y el designio de los sagaces es trastornado
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.Ele apanha os sábios na sua própria astúcia, e o conselho dos perversos se precipita.
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.El prinde pe cei înţelepţi în viclenia lor, şi planurile oamenilor înşelători sînt răsturnate:
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.er fängt die Weisen in ihrer Listigkeit und stürzt der Verkehrten Rat,
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.han fångar de visa i deras klokskap och låter de illfundiga förhasta sig i sina rådslag:
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.han som fanger de vise i deres kløkt og lar de listiges råd bli forhastet;
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.hän vangitsee viisaat heidän viekkauteensa; ovelain juonet raukeavat:
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.Il prend les sages dans leur propre ruse, Et les desseins des hommes artificieux sont renversés:
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.간교한 자로 자기 궤휼에 빠지게 하시며 사특한 자의 계교를 패하게 하시며
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.Kterýž lapá moudré v chytrosti jejich; nebo rada převrácených bláznová bývá.
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.Który chwyta mądrych w chytrości ich, a radę przewrotnych prędko niszczy.
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.ktorý lapá múdrych v ich chytráctve, a rada prevrátených tak býva prenáhlená;
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.Ngài bắt kẻ khôn ngoan trong chước móc họ, Mưu kế của kẻ quỉ quái bèn bị hại.
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.Ngài bắt kẻ khôn_ngoan trong chước móc họ , Mưu_kế của kẻ quỉ_quái bèn bị hại .
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.On zasačuje modre v njih lastni zvijači, in premetencev namera se izvrne.
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.som fanger de vise i deres Kløgt, så de listiges Råd er forhastet;
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.οστις συλλαμβανει τους σοφους εν τη πανουργια αυτων και η βουλη των δολιων ανατρεπεται
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.Който улавя мъдрите в лукавството им, Тъй че намисленото от коварните се прекатурва.
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.Он уловляет мудрецов их же лукавством, и совет хитрых становится тщетным:
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.לכד חכמים בערמם ועצת נפתלים נמהרה׃
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.الآخذ الحكماء بحيلتهم فتتهور مشورة الماكرين.
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.他 叫 有 智 慧 的 中 了 自 己 的 詭 計 . 使 狡 詐 人 的 計 謀 速 速 滅 亡
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.他 叫 有 智慧 的 中 了 自己 的 詭計 . 使 狡詐人 的 計謀 速速 滅亡
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;A mit a bölcsek is hirdettek, és nem titkoltak el, mint atyáiktól valót;
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;ce au arătat înţelepţii, ce au descoperit ei, auzind dela părinţii lor,
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;Ce que les sages ont fait connaître, Ce qu`ils ont révélé, l`ayant appris de leurs pères.
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;Co mędrzy powiedzieli, a nie zataili, co mieli od przodków swoich;
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;Což moudří vynesli a nezatajili, slýchavše od předků svých.
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;det som vise menn forkynner og ikke har dulgt, det som de mottok fra sine fedre,
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;hvad vise Mænd har forkyndt, deres Fædre ikke dulgt,
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;kar so modri oznanjali in niso zakrivali, sprejemši to od očetov svojih,
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;이는 곧 지혜로운 자들이 그 열조에게서 받아 숨기지 아니하고 전하여 온 것이라
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;Là điều kẻ khôn ngoan tỏ ra theo tổ phụ mình, Không giấu giếm;
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;Là điều kẻ khôn_ngoan tỏ ra theo tổ_phụ mình , Không giấu_giếm ;
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;lo que los sabios nos han revelado sin encubrir nada de lo de sus padres
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;mitä viisaat ilmoittavat, salaamatta, mitä olivat isiltänsä saaneet,