Bakın, ders kitabı, kürsüde duran bilge arkadaki uyuyan adam. (Gülüşmeler)Zwróćcie uwagę na podręcznik, mędrca na podwyższeniu i śpiącego faceta na końcu sali.
Bakın, ders kitabı, kürsüde duran bilge arkadaki uyuyan adam. (Gülüşmeler)Προσέξτε το βιβλίο, τον σοφό στη σκηνή, και τον κοιμόμενο τύπο στο βάθος.
Bakın, ders kitabı, kürsüde duran bilge arkadaki uyuyan adam. (Gülüşmeler)Дивіться: підручник, мудрець на сцені, і хлопчина спить позаду.
Bakın, ders kitabı, kürsüde duran bilge arkadaki uyuyan adam. (Gülüşmeler)Обърнете внимание на учебника, на учения до катедрата и на спящия човек в дъното.
Bakın, ders kitabı, kürsüde duran bilge arkadaki uyuyan adam.교과서를 요약하고 선생님들은 단상에 서고 그리고 뒤에서
Bakın, ders kitabı, kürsüde duran bilge arkadaki uyuyan adam.Lägg märke till läroboken, den allvetande på scenen, och den sovande killen
Bakın, ders kitabı, kürsüde duran bilge arkadaki uyuyan adam.Reparem no manual, no sábio no palco, e no tipo a dormir
Bakın, ders kitabı, kürsüde duran bilge arkadaki uyuyan adam.Vous remarquerez le manuel, le sage sur l'estrade, et l'étudiant endormi au fond.
Bakın, ders kitabı, kürsüde duran bilge arkadaki uyuyan adam.Обратите внимание на учебник, мудреца на сцене, и засыпающего парня в последнем ряду. (Смех)
Bakın, ders kitabı, kürsüde duran bilge arkadaki uyuyan adam.שימו לב לספרי הלימוד, המורה על הבמה, הבחור הישן
Bakın, ders kitabı, kürsüde duran bilge arkadaki uyuyan adam.لاحظوا الكتاب المدرسي الحكيم على المنصة والرجل النائم
Bakın, ders kitabı, kürsüde duran bilge arkadaki uyuyan adam.教壇に賢者がいて 後ろの方で 居眠り している学生がいます 後ろの方で 居眠り している学生がいます
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.Ak je železo tupé, a niekto nenabrúsi jeho ostria, človek musí napnúť sily; avšak lepšie to spraví múdrosť.
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.Cái rìu lụt mà không mài lưỡi nó lại , ắt phải rán sức còng nhiều ; nhưng sự khôn_ngoan có_ích đặng dẫn_dắt .
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.Cái rìu lụt mà không mài lưỡi nó lại, ắt phải rán sức còng nhiều; nhưng sự khôn ngoan có ích đặng dẫn dắt.
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.Een botte bijl vraagt veel van uw krachten; wees wijs en slijp het blad.
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.무딘 철 연장 날을 갈지 아니하면 힘이 더 드느니라 오직 지혜는 성공하기에 유익하니라
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.Når Øksen er sløv og dens Æg ej hvæsses, må Kraft lægges i; men den dygtiges Fortrin er Visdom.
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.õ szája beszédinek kezdete bolondság, és az õ szája [beszédinek] vége gonosz balgatagság.
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.Si se embota el hacha y no es afilada, hay que añadir más esfuerzo. Pero es más ventajoso aplicar la sabiduría
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.אם קהה הברזל והוא לא פנים קלקל וחילים יגבר ויתרון הכשיר חכמה׃
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.ان كلّ الحديد ولم يسنن هو حده فليزد القوة. اما الحكمة فنافعة للانجاح.
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.鐵 器 鈍 了 、 若 不 將 刃 磨 快 、 就 必 多 費 氣 力 . 但 得 智 慧 指 教 、 便 有 益 處
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.鐵器鈍 了 、 若 不 將刃 磨快 、 就 必 多費氣力 . 但 得 智慧 指教 、 便有 益處
Bana göre, inancınız her ne olursa olsun bunlar oldukça bilgece sözler.A mio parere queste sono davvero sagge parole, a prescindere dal proprio credo.
Bana göre, inancınız her ne olursa olsun bunlar oldukça bilgece sözler.Čo mi príde, ako veľmi múdre slová, bez ohľadu na vierovyznanie.
Bana göre, inancınız her ne olursa olsun bunlar oldukça bilgece sözler.Dan bagi saya, itu adalah kata-kata bijak, apapun iman kepercayaan anda.
Bana göre, inancınız her ne olursa olsun bunlar oldukça bilgece sözler.En in mijn beleving zijn dat wijze woorden, wat je ook gelooft. Dankjewel.
Bana göre, inancınız her ne olursa olsun bunlar oldukça bilgece sözler.És számomra ezek nagyon bölcs szavak, vallástól függetlenül.
Bana göre, inancınız her ne olursa olsun bunlar oldukça bilgece sözler.Esta frase para mim é muito sábia, independentemente da crença de cada pessoa.
Bana göre, inancınız her ne olursa olsun bunlar oldukça bilgece sözler.Et, à mon avis, ce sont des paroles de sagesse, Quelle que soit votre croyance.
Bana göre, inancınız her ne olursa olsun bunlar oldukça bilgece sözler.In meinen Augen sind das ziemlich weise Worte, egal, welchem Glauben man angehört.
Bana göre, inancınız her ne olursa olsun bunlar oldukça bilgece sözler.제 생각에는, 꽤 현명한 말이라고 생각합니다, 당신의 신념이 무엇이든간에 말입니다. 감사합니다.
Bana göre, inancınız her ne olursa olsun bunlar oldukça bilgece sözler.Och för mig, låter det som ganska kloka ord, vad du än tror på. Tack.
Bana göre, inancınız her ne olursa olsun bunlar oldukça bilgece sözler. Teşekkür ederim. (Alkışlar)И на мой взгляд, это очень мудрые слова, вне зависимости, от того, какое у вас вероисповедание.
Bana göre, inancınız her ne olursa olsun bunlar oldukça bilgece sözler. Teşekkür ederim.Cred că sunt niște cuvinte înțelepte, indiferent de religia pe care o ai.
Bana göre, inancınız her ne olursa olsun bunlar oldukça bilgece sözler. Teşekkür ederim.Tohle jsou pěkně moudrá slova a je jedno, kdo je vytvořil.
Bana göre, inancınız her ne olursa olsun bunlar oldukça bilgece sözler. Teşekkür ederim.І на мою думку, це доволі мудрі слова, незалежно від вашого віросповідання.
Bana göre, inancınız her ne olursa olsun bunlar oldukça bilgece sözler. Teşekkür ederim.Според мен това са доста мъдри думи, независимо от вероизповеданието ви.
Bana göre, inancınız her ne olursa olsun bunlar oldukça bilgece sözler.Uważam, że to całkiem mądre słowa, bez względu na wyznanie.
Bana göre, inancınız her ne olursa olsun bunlar oldukça bilgece sözler.Và đối với tôi, đó là câu nói hết sức khôn ngoan, bất kể tín ngưỡng của bạn là gì.
Bana göre, inancınız her ne olursa olsun bunlar oldukça bilgece sözler.Y según mi modo de ver, estas palabras son bastante sabias, sin importar su credo. Gracias.
Bana göre, inancınız her ne olursa olsun bunlar oldukça bilgece sözler.Για μένα, αυτές είναι σοφές κουβέντες, σε ό,τι κι αν πιστεύετε.
Bana göre, inancınız her ne olursa olsun bunlar oldukça bilgece sözler.ולדעתי, אלה מילים די חכמות, לא משנה במה אתה מאמין. תודה לכם.
Bana göre, inancınız her ne olursa olsun bunlar oldukça bilgece sözler.وفي رأيي، أن تلك الكلمات حكيمة جداً، بغض النظر عن عقيدتكم. شكراً لكم.
Bana göre, inancınız her ne olursa olsun bunlar oldukça bilgece sözler.これほど賢い言葉はありません ありがとう (拍手)
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.Continha o conhecimento sem preço do mundo clássico que estava a desaparecer no Ocidente.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.Deţinea inestimabila cunoaştere aprofundată a lumii clasice care se diminua în Vest.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.Elle contenait la connaissance inestimable du monde classique qui s'estompait en Occident.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.이곳에는 서양에서 사라져 간 고대 세계의 귀중한 지식이 보존되어 있었습니다.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.Raccoglieva l'impagabile conoscenza del mondo classico che stava scomparendo in Occidente.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.Sie enthielt das unbezahlbare alte Wissen, das im Westen langsam verloren ging.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.Tenía el conocimiento inestimable del mundo clásico que se desvanecía en Occidente.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.Zgromadzono tam bezcenną wiedzę klasycznego świata, która ginęła na Zachodzie.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.Διατηρούσε την ανεκτίμητη γνώση του κλασικού κόσμου που ξεθώριαζε στη Δύση.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.Он хранил бесценную культуру классического мира, уже увядающую на Западе.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.היא הכילה את הידע שלא יסולא בפז של העולם הקלאסי שנמוג במערב.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.وضمت علوم العالم الكلاسيكي التي لا تقدر بثمن والتي تلاشت في الغرب.
Batılı Bilge deriz.- den vise i Western.
Batılı Bilge deriz.Den vise i Western.