Mişna biçimi genellikle iki din bilgesinin soru cevabı biçimindedir.A boca geralmente tem a abertura com a forma de dois corações.
Güzelliğin yüzünden için kibirle doldu ve bilgeliğini kendi ünün için harcadın.Wij verheugen ons, omdat Gij ons met Uwe gnosis verlicht heeft.
Boy begleri (beyleri) Bilge'yi kağan ilan etti.Het wil een aanvulling, bevestiging van de kennis van God uit de Schrift vormen.
Bilge Ebiri.Gerijpte Wijsheid.
Siyasi kabiliyeti ve bilgeliğiyle dikkat çeker.Zij valt op door haar politieke inzicht en wijsheid.
Diğer gözünü Bilgelik Kuyusundan içebilmek için feda etmiş ve sonsuz bilgi elde etmiştir.Hij heeft een oog opgegeven om uit de fontein van de wijsheid te drinken.
Bilgeler ve Tanrılar endişelendiler ve ona merhamet ettiler.Maar zijn noodlot en de goden laten hem niet met rust.
"Bilge Mimar" da olarak anılır.Hij staat bekend als “De wijze staatsman”.
Yani bilgelikteki cehalet durumunu kanıtlar.Bewijs Via een bewijs uit het ongerijmde.
Usta Yoda gibi Mace Windu da çok bilge bir Jedi'dir.Hij is even sterk als Yoda wijs is.
Sofistler aldatılmış olanları savunmak amacıyla bilgelik dersleri veriyorlardı.Sofisten verdienden geld door les te geven.
Bilgelik Sözü olarak tabir edilen kuralların, Tanrı tarafından Joseph Smith’e vahiyle bildirildiğine inanılır.De kennis van de ware profeet is identiek met de Wet van Mozes.
"Sapienza" kelimesi, İtalyanca'da "bilgelik" anlamına gelmektedir.Sapienza is Italiaans voor "wijsheid" of "kennis".
Türk Dünyası Bilgeler Zirvesi, Eskişehir 2014,.Het Talenhuis, Drachten, 2014 De blinde uil.
Bu toplantı bilge siyasi liderin Azerbaycan`ı bağımsızlığa götürecek dava yolunun başlangıcıydı.De gebeurtenis legde het fundament voor een onafhankelijk Azerbeidzjan.
Armi sonunda eve döner Bilge çok sevinir.De clans vertrekken uiteindelijk tevreden huiswaarts.
Ancak bilge olan kişi bu bilgeliği sayesinde özgür kalabilir.In iemand met juiste kennis ontstaat juiste bevrijding.
Ona göre bilgece olan şey saf ateştir.Het enige waar zij bang voor zijn is vuur.
Bilgelik ve hikmet sahibidir.On jest Wszechwiedzący, Mądry!
O kadar bilge olmasına rağmen oldukça tembeldir.Mimo olbrzymiej inteligencji jest on dość roztargniony.
Bilge diye anılırdı.Powiedz, jeżeli znasz mądrość.
Dil bilgisi ona "bilge" unvanını kazandırdı.Przyczyniło się to do nadania mu przydomka „Mądry”.
İnsanlar onun bilgeliğine hayran kaldılar ve ona kendi dillerinde "Nom" (bilge) adını verdiler.Nazwali go w swoim języku Nom (mądrość).
Yazılarında Şah Sufizmi Islam öncesinden gelen evrensel bir bilgelik türü olarak göstermiştir.Idries Shah w swoich dziełach prezentuje sufizm jako uniwersalną mądrość, jeszcze sprzed czasów islamu.
Genellikle bir bilgelik kaynağı olarak alıntılanmaktadır.Zatem słusznie nawiązują do historycznego źródła.
Yeliz Bilge’yi susturmaya çalışır.Jule stara się uspokoić Kota.
Haklı olarak onlardan korkulmakla birlikte, aynı zamanda nazik ve bilgeydiler.Jeżeli szanujemy innych, będziemy traktować ich uprzejmie i ze zrozumieniem.
Bilgenin erdemi, özgür istencidir.Stoicy identyfikowali mądrość z wolnością.
Altın, bilgeliğin, aydınlanmanın sembolüdür.Słońce – symbol rozumu, światła.
Uzak, yönetmen Nuri Bilge Ceylan'ın 2002 yılında çektiği bol ödüllü filmi.Uzak – film z 2002 roku, w reżyserii Nuri Bilge Ceylan.
Şah Sufizmi İslam öncesinden gelen bir tür zaman ötesi bilgelik olarak takdim eder.Shah przedstawiał sufizm jako formę ponadczasowej mądrości, poprzedzającej nawet islam.
Bilgelik Sözü olarak tabir edilen kuralların, Tanrı tarafından Joseph Smith’e vahiyle bildirildiğine inanılır.Zasady wiary – akceptowane przez świętych w dniach ostatnich wyznanie wiary, zredagowane przez Josepha Smitha.
Saoi (bilge, usta) unvanı, Aosdána üyelerine verilebilecek en büyük onurdur.Najwyższym tytułem honorowym przyznawanym wzajemnie przez członków Aosdána jest Saoi (z irl. mędrzec).
Yazılarında Şah Sufizmi Islam öncesinden gelen evrensel bir bilgelik türü olarak göstermiştir.I sina böcker presenterar Shah sufism som en universell form av visdom vilken föregick islam.
Zerdüştlük bilge dini olarak adlandırılır.Slagfärdighet betraktades som visdom.
Bilgelik ve su tanrısı Enki insanların ve sihirbazların koruyucusudur.Enki var sötvattnets gud och beskyddare av hantverk och magi.
Bilgehan Gökmen'in eşi.Flickhjärtats himmel.
Güzelliğin yüzünden için kibirle doldu ve bilgeliğini kendi ünün için harcadın.Din skönhet gjorde dig högmodig, och du förödde din vishet och storhet.
1976 yılında Cici Kızlar dağılınca Bilgen Bengü müziğe tek başına devam etti.Efter parets skilsmässa 1973 fortsatte båda två på egen hand i musikbranschen.
Tanrı'nın tüm işleri anlamlı ve bilgecedir.Gud existerar är intelligent och barmhärtig.
Herkes bir hikâyeden bilgeliğin nasıl alınacağını bilirdi.Кожен знав, як підчерпнути мудрість із історії.
Bilge diye anılırdı.Насмілився (відважився) бути мудрим.
Ona göre tüm bilgelik artık faydasızdır.Всі відомості про нього вкрай недостовірні.
Sufi bilgeliğini kısa hikâyeler ve örneklerle açıklayan halk hikâyeleri özellikle popüler olmuştur.Його народні казки, що ілюструють суфійську мудрість через анекдот та приклад, виявились особливо популярними.
Eski Yunan'ın Yedi Bilge'sinden ilkidir.Іноді відноситься до семи давньогрецьких мудреців.
Bilge Ebiri.Шлях мудреця.
Ayasofya kutsal bilgelik anlamını taşır.Полювання знецінює священне поняття життя.
Haham Yehuda HaNasi bütün bilgileri toplamak için olabildiğince çok din bilgesine başvurdu.Ґул'дан, в свою чергу, також намагався давати великому магу людей якомога менше інформації.
Bunlardan birine göre gerçek bilgelik, deliliktir.У цьому погляді читається мудрість, розважливість.
Sapientia est potentia Bilgelik güçtür.Scientia potentia est – Знання – сила.
Bilge ve Tanrı korkusu olan biriydi, Yaratan'a tüm kalbiyle güveniyordu.А так він був глибокодуховною та мудрою людиною, вірив у Бога.
Daha sonra zehirlendiğini anlayan Bilge Kağan, Buyruk Çor'u ve bütün ailesini idam ettirdi.Водою, що дівчина потім принесла, отруїлась вона та всі її рідні.
Peygamberimiz ne kadar bilgeymiş.Достемено невідомо наскільки їх підтримував Чедраг.
Bilgelik veya derin görüş, bir meziyet olarak kültürel, felsefi ve dinî kaynaklarda geçmektedir.Статус мудрості чи розсудливості як чесноти визнається в культурних, філософських та релігійних джерелах.
1054, lakabı: Ярослав Мудрый Bilge Yaroslav), 1019-1054 arasında Kiev büyük prensi.350 років з початку правління Ярослава Мудрого, Великого князя Київської Русі у 1019 році.
Nabu, yazı ve bilgelik tanrısı.Nabu je babylonský bůh moudrosti a písma.
Genellikle bir bilgelik kaynağı olarak alıntılanmaktadır.Obvykle jsou zabudována do jednoho ze zdrojů znalostí.
26 ) (Adı ve unvânı bilinmiyor; Bilge Ḳaġan'ın oğullarından biri).Stala se v pořadí jeho druhou manželkou (jméno první, s níž měl syna Hairana, není známo).
Büyük, bilge, hayran olunan doktor olarak adlandırılırdı.Proslul jako vynikající v širokém okolí známý a poptávaný lékař.
Şehir Bilge Yaroslav tarafından 1032 yılında kurulmuştur.Bohuslav založil v roce 1032 Jaroslav I.