Ana içeriğe geç
Sözlük

bilge ile cümle

bilge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Erişim tarihi: 10 Mart 2014. ^ "Director Nuri Bilge Ceylan's F65 shoot".10 de enero de 2018. «Director Nuri Bilge Ceylan's F65 shoot» (en inglés).
Saoi (bilge, usta) unvanı, Aosdána üyelerine verilebilecek en büyük onurdur.El título de Saoi (literalmente "sabio") es el mayor honor dispensado a los miembros de la asociación.
Bilge adamların kalpleri Yüce majestelerinin tevazusu sayesinde korku ve şüphe ile çarpıldı.Los corazones de los hombres sabios fueron golpeados por el miedo y asombro debido a su humilde Majestad.
Güzelliğin yüzünden için kibirle doldu ve bilgeliğini kendi ünün için harcadın.Tu corazón se ha pagado de tu belleza, has corrompido tu sabiduría por causa de tu esplendor.
Bilgeler ve Tanrılar endişelendiler ve ona merhamet ettiler.Los dioses convocados, lloraban y se lamentaban por lo sucedido.
Peygamberimiz ne kadar bilgeymiş.No está claro por cuánto tiempo ha sido el editor de El Profeta.
Bu durum, yılanın bilgeliğine olan eski inancın izlerini taşır.Es simbolizado por la sabiduría de la serpiente.
734 yılında da Bilge öldü.Murió ya de avanzada edad el año 734.
Eski Yunan'ın Yedi Bilge'sinden ilkidir.Los siete sabios de Grecia.
Fazıl Bilge Dün Vefat Etti".«"La ignorancia mata"».
Bilgeliği ve adaleti ile tanınmıştı.Era reconocido por su conocimiento y sabiduría.
"Sapienza" kelimesi, İtalyanca'da "bilgelik" anlamına gelmektedir.El nombre de Sofía significa «sabiduría» en griego.
İnsanlara bilgelik verir.Tratamos de conocer a la Sabiduría.
Väinämöinen, güçlü ve sihirli bir sese sahip olan yaşlı ve bilge adam.Väinämöinen, hombre anciano y sabio, que poseía una potente y mágica voz.
Bilge Ebiri.Consejo de sabios.
Rabinik kaynaklar, Bilge Şimon ben Şetah ile kardeş olduklarını belirtir.Los ríos son nuestros hermanos, sacian nuestra sed.
Bilge İşbara Tamgan Tarkan Aşina Hanedanlığı'na mensuptur.Personal altamente entrenado y conocedor de la tarea técnica.
Sisifos, Homeros`a göre ölümlülerin en bilgesiydi.Desde los tiempos de Homero, Sísifo tuvo fama de ser el más astuto y sabio de los hombres.
Aynı zamanda albümlerinin prodüktörlüğünün yapan söz yazarı ve besteci Sude Bilge Demir’in ablasıdır.También es conocido por escribir guiones y producir para la saga Grand Theft Auto.
Bilge Tegin (d. ? - ö.¿Por qué envejecemos? (eBook).
Habakkuk'u diğer peygamberlerden ayıran bir özelliği, Tanrı'nın bilgeliğini açıkça sınamasıdır.Habacuc es el único entre los profetas que cuestiona abiertamente la sabiduría de Dios.
Yeliz Bilge’yi susturmaya çalışır.Merlín casi mata a Sage.
Bu yazıtta konuşan Bilge Kağan'dır.Este será el texto cifrado.
Katedralin adı, Yunanca'da "Kutsal Bilgelik" anlamına gelen Ayasofya'dan gelmektedir.El nombre de la catedral se deriva de Ayia Sophia, que significa "Santa Sabiduría" en griego.
Aşerliler ayrıca bilgelikleriyle tanınıyorlardı.Las náyades eran también conocidas por sus celos.
Bilge Kağan da, kendi yazıtında o orduyu orada yok ettiğini söylemiştir.Afirma haber destruido él mismo su propio libro.
Diğer düzenbazlar akıllı bilge adamı içerir.Los imbéciles gobernarán sobre los sabios.
Ona göre tüm bilgelik artık faydasızdır.De hecho toda la ciencia señala al hecho de que no es para nada sensato.
Bilgelik ve hikmet sahibidir.Ganesha, il dio dell'intelletto e della saggezza.
İbrahim'in bilge siyaseti Şirvanı viran olmaktan ve felaketten kurtardı.Abraham è risoluto nel voler proseguire, scatenando un'accessa discussione e zuffa.
Herkes bir hikâyeden bilgeliğin nasıl alınacağını bilirdi.Tutti sapevano come estrarre la saggezza dalla storia.
Ayrıca akıl bilgelik demektir.Rappresenta anche l'intelletto.
Bilgelik doğaya kulak vererek hakikati söylemek ve doğru olanı yapmaktır."Chiunque è dalla verità, ascolta la mia voce".
Bilge diye anılırdı.Insegnò quindi alla Sapienza.
Hayat, insanların bilgeliğinden daha derin ve anlamlıdır.Alice: Voglio essere più intelligente degli esseri umani.
Ama aynı zamanda onun akıl hocası ve bilge bir ozandır.Allo stesso tempo, tuttavia, perde anche la sua lucidità e intelligenza.
Filozof da bilgiye/bilgeliğe ulaşmaya çalışan kişidir.È colui che da solo cerca la conoscenza e il sapere.
Mayıs Sıkıntısı, Nuri Bilge Ceylan'ın 1999 yapımı filmi.Nuvole di maggio (Mayis sikintisi) è un film del 1999 diretto da Nuri Bilge Ceylan.
Yaşlı ve bilge bir görünüm ile tasvir edilir.Venne descritta come buona e gentile con un intelletto acuto.
Ali, Bilge'den otistik bir akrabasına yardım etmesini ister.Haley può abbracciare in lacrime un suo lontano cugino.
Bilge kişiliği nedeni ile çağında saygı duyulan insanlar arasında yer alırlar.E al loro posto ecco la persona conscia della sua dignità.
İşte onun gerçek bilgeliği bu bilinçtir.Ha la certezza che quella è la sua vera voce.
Kitabı hazırlayan bilgelere göre; ölmesini bilmek bir yetenek, hatta bir marifettir.Lo avverte anche che ha visto il libro e ciò di cui è capace, un potere distruttivo.
Nabu, yazı ve bilgelik tanrısı.Nabu, Babilonese dio della saggezza e della scrittura.
Bilge Kağan Kitabesi hem devrilmiş, hem de parçalanmıştır.Il fabbricato ristorante (buffet) risulta dismesso e in rovina.
Çok geniş otobiyografik bilgeler de içeren Annesi için cenaze konuşması.Orazione funebre per la madre, inclusa una gran quantità di informazioni autobiografiche.
Athena, bilgelik tanrıçasıdır.Афина — богиня мудрости.
Herkes bir hikâyeden bilgeliğin nasıl alınacağını bilirdi.Каждый знал, как изъять мудрость из истории.
İbrahim'in bilge siyaseti Şirvanı viran olmaktan ve felaketten kurtardı.Убит Ибрагим был позже, после мятежа янычар и свержения.
Yazılarında Şah Sufizmi Islam öncesinden gelen evrensel bir bilgelik türü olarak göstermiştir.В своих трудах Шах представляет суфизм как универсальную форму мудрости, которая предшествует исламу.
Sakal – Siyah ya da beyaz sakalı, Brahma'nın bilgeliğini ve yaratılışın sonsuz döngüsünü simgeler.Борода — чёрная или седая борода Брахмы указывает на мудрость и олицетворяет вечный процесс сотворения.
Bu toplantı bilge siyasi liderin Azerbaycan`ı bağımsızlığa götürecek dava yolunun başlangıcıydı.Это собрание явилось началом борьбы за возвращение к руководству Азербайджаном мудрого политика.
Bilge Kağan da, kendi yazıtında o orduyu orada yok ettiğini söylemiştir.Известно также, что и сам владыка настойчиво отказывался от возведения его в этот сан.
Bilgeliği ve adaleti ile tanınmıştı.Он так же был известен своей мудростью и справедливостью.
Bilgeliği temsil eder.Олицетворяет интеллигенцию.
Bilge bir aileye mensup olan annesinden yazı yazmayı öğrendi.Вместе с матерью они изучали Книгу Иова, которая рассказывает о страданиях невинных.
Siyasi kabiliyeti ve bilgeliğiyle dikkat çeker.Нам будет очень не хватать его руководящей роли и мудрости.
O kadar bilge olmasına rağmen oldukça tembeldir.Несмотря на своё вызывающие поведение, весьма умён.
Diğer düzenbazlar akıllı bilge adamı içerir.И грязное слово прилипло к доброму человеку.
Şehir Bilge Yaroslav tarafından 1032 yılında kurulmuştur.Город основан в 1032 году киевским князем Ярославом Мудрым.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod