Belşassar'ın bilgeleri yetersiz kalınca Daniel yazıyı yorumlaması için çağrılır.Daniel is called to interpret the writing after Belshazzar's wise men are unable.
İskenderin Hintli bilgelerle buluşmasının birçok Arapça ve Farsça versiyonu bulunuyor.In one of many Arabic and Persian versions of the meeting of Alexander with the Indian sages.
Zadith, Bilgelik Hazine Evini açan Anahtarı taşır.Senior Zadith carries the Key that opens The Treasure House of Wisdom.
Hayatında biraz delilik olmayan düşündüğü kadar bilge değildir.Wer ohne Verrücktheit lebt, ist nicht so weise, wie er meint.
Bilgeliğin başı ağarmış birinin ki gibi olabilir, ama gönlün hep masum bir çocuk gibi olsun.Deine Weisheit sei die Weisheit der grauen Haare, aber dein Herz sei das Herz der unschuldigen Kindheit.
Athena, bilgelik tanrıçasıdır.Athene ist die Göttin der Weisheit.
Apollon, Sokrates'i en bilge adam olarak görüyordu.Apollo hielt Sokrates für den weisesten Mann.
Bilgelik ve hikmet sahibidir.Er ist der, der Bescheid weiß und Weisheit besitzt.
Şehir Bilge Yaroslav tarafından 1032 yılında kurulmuştur.Die Ortschaft wurde im Jahr 1032 von Jaroslaw dem Weisen gegründet.
Bu yüzden Buda, bütün bilgeliğini ve ruhunu Mahakasyapa’ya devrettiğini söyler.Daraufhin erklärt Buddha, all seine Weisheit und sein Geist seien nun auf Mahakashyapa übergegangen.
Nabu, yazı ve bilgelik tanrısı.Nabu war der Gott der Schreibkunst und der Weisheit.
İlk Kulüp Başkanı Hasan Bilge olmuştur.Erster Präsident des Vereins wurde Hasan Bilge.
Nasîrüddin Tûsî de bu dönemde yetişmiş Şiî dünyasının tanınmış bir bilgesi olmuştur.Dirichlet war zu seiner Zeit für die (nach damaligen Verhältnissen) Strenge seiner Beweise bekannt.
Kendisi de Zerdüşt dinine göre kilisenin başı ve bilge sayıldı.Andererseits war er in der Anglikanischen Kirche engagiert und tief gläubig.
Bu bilgelik, Buda olmayı ve dünya üzerindeki bütün canlılara yardım edebilmeyi sağlar.Diese Allwissenheit ermöglicht es dem Buddha, allen Lebewesen wesentlich besser helfen zu können.
Bilge Köyü Katliamı.Die Rache der Weisen Frau.
Bilgeliğin her şeyden üstün olduğunu ifade ediyor.Somit steht sie für die alles überwindende Weisheit.
Bunlar; bilgelik (ilk iki basamak), güzel ahlak ve ruhsal-manevi arınmadır (son üç basamak).Durch die Weisheit der Unterscheidung von Wirklichem und Nichtwirklichem erlangt man Glückseligkeit.
Mavi - Bilgeliği ve düşleri simgeler.Hexerei & Süße Träume.
Hush çok az konuşur ama konuştuğunda bilgece konuşur.Brick redet wenig, ist stur.
Babasına düşkün olan kızları Bilge (Ecem Uzun) ise bu duruma çok üzülmektedir.Wegen des Testaments ihrer Eltern können jedoch nur männliche Nachfahren das Verger-Vermögen erben.
Onların arasında en bilge olduğu doğru bir yargıdır.Die zwischen ihnen wachsenden Aecien sind becherförmig und weiß.
Emin Murat Bilgel (1952, İstanbul) Türk asker.Emin Murat Bilgel (* 1952 in Istanbul) ist ein türkischer Admiral.
Shikilerin en bilgesidir, yaklaşık 100 yıldır yaşamaktadır.Das bekannteste ist Programmiert für 100 Lebensjahre.
Şeyh İbrahim devlet adamı zekasına sahip bilge bir kişiliğe sahipti.Er soll ein weiser Herrscher gewesen sein, der von seinem Volk respektiert wurde.
Hermetizm, Antik Mısır'da yaşamış bilge Hermes Trismegistus'un öğretisidir.Platon habe Lehren des ägyptischen Hermes Trismegistos übernommen.
Bu takvim fransız keşiş ve bilge Jean Mabillon'un çıkardığı kopya sayesinde günümüze gelmiştir.Das Kalendarium ist einzig durch die Abschrift des französischen Gelehrten Jean Mabillon überliefert.
Bilge Ebiri.Der Wisent.
İbrahim'in bilge siyaseti Şirvanı viran olmaktan ve felaketten kurtardı.İbrahim bevorzugt pastose und zugleich miteinander kontrahierende Farben.
Bilgece konuşuyor.Elle parle avec sagesse.
Vizyonunuz her an yeni olsun. Bilge, her şeye şaşırandır.Que ta vision soit à chaque instant nouvelle. Le sage est celui qui s'étonne de tout.
Herkes bir hikâyeden bilgeliğin nasıl alınacağını bilirdi.Chacun savait comment retirer la sagesse de l’histoire.
O tam bir bilge.”C'est de la science ».
Bilge ve Tanrı korkusu olan biriydi, Yaratan'a tüm kalbiyle güveniyordu.C'était un homme sage qui craignait Dieu, croyant en son Créateur de tout son cœur.
Yoda:En güçlü ve en bilge Jedi'dır.Yaklaşık 900 yaşındadır.Yoda : Maître Jedi âgé d'environ 900 ans, Yoda est le plus sage et le plus puissant de l'Ordre Jedi.
Dil bilgisi ona "bilge" unvanını kazandırdı.Son érudition lui a valu le nom de "Sage célèbre".
Bilgeliği temsil eder.Elle représente la sagesse.
Yazılarında Şah Sufizmi Islam öncesinden gelen evrensel bir bilgelik türü olarak göstermiştir.Dans ses travaux, Shah présente le soufisme comme une forme universelle de sagesse précédant l’islam.
Allah Bilendir, Bilgedir."Allah l'a emplie d'arts et de sagesse.
Yani bilgelikteki cehalet durumunu kanıtlar.L’iconographie en porte témoignage.
Şah Sufizmi İslam öncesinden gelen bir tür zaman ötesi bilgelik olarak takdim eder.Shah présentait le soufisme comme une forme de sagesse intemporelle ayant précédé l’islam.
Festivalde Altın Palmiye ödülünü Nuri Bilge Ceylan'nın filmi Kış Uykusu kazandı.Le long métrage Winter Sleep, de Nuri Bilge Ceylan, remporte la Palme d'or.
İşte onun gerçek bilgeliği bu bilinçtir.Ce qui pêche chez lui, c'est en fait son intelligence.
1308’de “Kusursuz Büyük İnsan ve En Büyük Bilge” unvanına layık görüldü.En 1683, il a été décrit comme « le plus grand, le plus beau et le plus riche théâtre de la ville ».
Kutsal bilge Narada Mayavati'ye Rati olduğunu, çocuğun Kama olduğunu ve ona bakması gerektiğini açıklar.Le sage divin Narada révèle alors à Mayavati qu'elle est Rati et l'enfant Kâma, et qu'elle doit l'élever.
Yaşlı ve bilge bir görünüm ile tasvir edilir.C'est une expression vieillie, savante.
Eski Yunan'ın Yedi Bilge'sinden ilkidir.Il était un des sept sages de la Grèce antique.
Eski Ahit boyunca bilgelik saray ile bağlantılıdır.Sous l'Ancien Régime, l'histoire de la commune est intimement liée à celle du château.
Bu durum, yılanın bilgeliğine olan eski inancın izlerini taşır.La statue est flanquée des serpents de la Sagesse.
Bilgenin erdemi, özgür istencidir.La foi nous unit, la science nous donne la liberté.
Fazıl Bilge Dün Vefat Etti".La folie d'aujourd'hui est plus sage que la foi d'hier ».
Kimi kaynaklarda "Bilge tarihçi" olarak anılır.La source de quoi ? la source d'un « peuple historial ».
Küçlüg Bilge Kağan, 824'te öldü.Le calife quant à lui est mort en 842.
Beaglehole R., Bonita R., Kjellström T. Dünya Sağlık Örgütü 1993 Çeviren Bilgen N.R. Beaglehole, R. Bonita, T. Kjellström, Éléments d'épidémiologie, éd. OMS 1994.
1999) 1924 - Gazanfer Bilge, Türk güreşçi ve iş adamı (ö.1924 : Gazanfer Bilge, lutteur de libre turc.
Bilgelik ve hikmet sahibidir.On lui attribue sagesse, douceur et science.
O tam bir bilge.Ӄl es omnisciente.
Herkes bir hikâyeden bilgeliğin nasıl alınacağını bilirdi.Todos sabía cómo sacar la sabiduría del cuento.
Nabu, yazı ve bilgelik tanrısı.Nabu – dios de la sabiduría y la escritura.
"Bilgelik tektir; her şeyi her şeyle yöneten düşünceyi bilmektir."Omni- (‘que abarca todo’): omnisciencia, conocimiento de todo.