Amerikada ticari olarak uzaya uçmak için bilet alamazsınız -- bunu yapamazsınız.Je kunt geen commercieel kaartje kopen om de ruimte in te gaan in Amerika -- dat kan niet.
Amerikada ticari olarak uzaya uçmak için bilet alamazsınız -- bunu yapamazsınız.여러분은 미국에서 우주로 가는 티켓을 상품으로 살 수 없습니다.
Amerikada ticari olarak uzaya uçmak için bilet alamazsınız -- bunu yapamazsınız.Man kann in Amerika kein Ticket kaufen, um ins All zu fliegen -- es geht nicht.
Amerikada ticari olarak uzaya uçmak için bilet alamazsınız -- bunu yapamazsınız.Nemůžete si koupit letenku na let do vesmíru v Americe -- nejde to.
Amerikada ticari olarak uzaya uçmak için bilet alamazsınız -- bunu yapamazsınız.No si può comprare un biglietto per lo spazio in America Non si può.
Amerikada ticari olarak uzaya uçmak için bilet alamazsınız -- bunu yapamazsınız.Nu poți să cumperi un bilet comercial ca să zbori în spațiu în America - nu o poți face.
Amerikada ticari olarak uzaya uçmak için bilet alamazsınız -- bunu yapamazsınız.On ne peut pas acheter un ticket pour aller dans l'espace aux Etats-Unis. On ne peut pas.
Amerikada ticari olarak uzaya uçmak için bilet alamazsınız -- bunu yapamazsınız.Vocês não podem comprar uma passagem comercial para ir ao espaço na América, não se pode fazer.
Amerikada ticari olarak uzaya uçmak için bilet alamazsınız -- bunu yapamazsınız.W Ameryce nie można kupić biletów, by rekreacyjnie polecieć w kosmos -- nie da rady.
Amerikada ticari olarak uzaya uçmak için bilet alamazsınız -- bunu yapamazsınız.Δεν μπορείς να αγοράσεις εισιτήριο για να πετάξεις στο διάστημα στην Αμερική -- δεν μπορείς.
Amerikada ticari olarak uzaya uçmak için bilet alamazsınız -- bunu yapamazsınız.Ви не можете купити квиток на комерційний рейс в космос в Америці - такого немає.
Amerikada ticari olarak uzaya uçmak için bilet alamazsınız -- bunu yapamazsınız.Вы не можете купить коммерческий билет в космос в Америке. Не можете сделать это.
Amerikada ticari olarak uzaya uçmak için bilet alamazsınız -- bunu yapamazsınız.Не може да купите билети комерсиално, за да полетите в Космоса в Америка -- не може да го направите.
Amerikada ticari olarak uzaya uçmak için bilet alamazsınız -- bunu yapamazsınız.אתה לא יכול לקנות כרטיס טיסה מסחרי לחלל באמריקה.
Amerikada ticari olarak uzaya uçmak için bilet alamazsınız -- bunu yapamazsınız.انتم لا تستطيعون شراء تذكرة تجارياً و الطيران إلى الفضاء في أميركا
Amerikada ticari olarak uzaya uçmak için bilet alamazsınız -- bunu yapamazsınız.でも、ロシアでは買えます
Ana gelir kaynağınız bilet satışlarıdır.A fonte principal de receitas é a venda das entradas.
Ana gelir kaynağınız bilet satışlarıdır.Głównym źródłem dochodów będzie przychód ze sprzedaży biletów.
Ana gelir kaynağınız bilet satışlarıdır.Ihre wichtigste Einnahmequelle ist der Ticketverkauf.
Ana gelir kaynağınız bilet satışlarıdır.여러분들의 주요 수입원은 입장권 판매입니다.
Ana gelir kaynağınız bilet satışlarıdır.Tu principal fuente de ingresos es la venta de entradas.
Ana gelir kaynağınız bilet satışlarıdır.Votre principale source de revenu sera la vente de tickets.
Ana gelir kaynağınız bilet satışlarıdır.Η κύρια πηγή εσόδων είναι οι πωλήσεις εισιτηρίων.
Ana gelir kaynağınız bilet satışlarıdır.Основной источник дохода — продажа билетов.
Ana gelir kaynağınız bilet satışlarıdır.מקור ההכנסה הראשי שלך הוא מכירות כרטיסים.
Ana gelir kaynağınız bilet satışlarıdır.مصدرك الرئيسي للإيرادات هي مبيعات التذاكر.
Ana gelir kaynağınız bilet satışlarıdır.会場の席数ではなく 期待できる参加者の人数と 希望しているチケット代を掛け算します
Ancak bileti hediyeye bantladılar.Ale oni ho místo toho připevnili k ceně.
Ancak bileti hediyeye bantladılar.Den bliver dog lagt til siden, så den ikke kan vinde begge præmier.
Ancak bileti hediyeye bantladılar.In plaats daarvan hebben ze het aan de prijs getaped.
Ancak bileti hediyeye bantladılar.Invece di attaccarlo al premo.
Ancak bileti hediyeye bantladılar.티켓을 상품에 붙이는 대신에요
Ancak bileti hediyeye bantladılar.Mas ao invés disso, eles atrelaram o bilhete ao prêmio.
Ancak bileti hediyeye bantladılar.Zamiast tego bilet jest przypisywany do nagrody.
Ancak bileti hediyeye bantladılar.А його кріплять на приз.
Ancak bileti hediyeye bantladılar.Вместо това, билетът е добавка към наградата.
Ancak bileti hediyeye bantladılar.ですがチケットを戻したとしても、二回目の賞では
Anlaşılan o ki, piyango bileti almanın değeri kazanmak değil.Det viser sig, at den ægte værdi af at købe en lottokupon ikke er at vinde.
Anlaşılan o ki, piyango bileti almanın değeri kazanmak değil.Es stellt sich heraus, dass der Wert eines Loskaufes nicht darin liegt, zu gewinnen.
Anlaşılan o ki, piyango bileti almanın değeri kazanmak değil.Het blijkt dat de waarde van het kopen van een lot niet het winnen is.
Anlaşılan o ki, piyango bileti almanın değeri kazanmak değil.Hóa ra giá trị khi mua 1 vé số không phải là thắng hay thua.
Anlaşılan o ki, piyango bileti almanın değeri kazanmak değil.Il se trouve que la valeur d'acheter un ticket n'est pas de gagner.
Anlaşılan o ki, piyango bileti almanın değeri kazanmak değil.Kiderült, hogy a lottózás értéke nem a nyeremény.
Anlaşılan o ki, piyango bileti almanın değeri kazanmak değil.복권을 사는 이유가 꼭 이기겠다는건 아니더군요.
Anlaşılan o ki, piyango bileti almanın değeri kazanmak değil.Resulta que el valor de comprar un billete de lotería no es ganar.
Anlaşılan o ki, piyango bileti almanın değeri kazanmak değil.Se pare că valoarea cumpărării unui bilet de loterie nu este câştigul.
Anlaşılan o ki, piyango bileti almanın değeri kazanmak değil.Viene fuori che il valore di comprare un biglietto della lotteria non è vincere.
Anlaşılan o ki, piyango bileti almanın değeri kazanmak değil.Zdá sa, že hodnota pri nákupe žrebu, nie je výhra.
Anlaşılan o ki, piyango bileti almanın değeri kazanmak değil.Zdá se, že hodnota při nákupu lístku není výhra.
Anlaşılan o ki, piyango bileti almanın değeri kazanmak değil.Και τελικά η αξία της αγοράς ενός λαχείου δεν είναι η δυνητική νίκη.
Anlaşılan o ki, piyango bileti almanın değeri kazanmak değil.Как оказалось, ценность покупки лотерейного билета не в выигрыше.
Anlaşılan o ki, piyango bileti almanın değeri kazanmak değil.Стойността на покупката на лотарийния билет не идва от печалбата.
Anlaşılan o ki, piyango bileti almanın değeri kazanmak değil.והערך של קניית הכרטיס הוא לא הניצחון.
Anlaşılan o ki, piyango bileti almanın değeri kazanmak değil.وضح أن قيمة شرائهم للتذكرة ليس هو الفوز.
Anlaşılan o ki, piyango bileti almanın değeri kazanmak değil.それに当たることではありませんでした おわかりでしょうか?
Aslında sevebileceğini düşündüğüm için aldım ben de bu biletleri.Benarkah? Aku rasa juga begitu, itulah kenapa aku membelinya.
Aslında sevebileceğini düşündüğüm için aldım ben de bu biletleri.C'est vrai ? Je le pensais aussi alors c'est pourquoi je l'ai choisi.
Aslında sevebileceğini düşündüğüm için aldım ben de bu biletleri.Chiar asa? Ma gandeam eu , de asta l-am ales.
Aslında sevebileceğini düşündüğüm için aldım ben de bu biletleri.Đúng vậy phải không? Mình đã nghĩ thế nên mới mua đấy.
Aslında sevebileceğini düşündüğüm için aldım ben de bu biletleri.Echt waar? Dat dacht ik al daarom heb ik de kaartjes gehaald.