Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.Maar ik zie zeker waar je naar toe wilt: het kopen van een lot levert meer op dan alleen het winnen.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.Mais je vois ce que vous voulez dire : il peut y avoir un gain à jouer au Loto, autre que gagner.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.Men jeg ser bestemt pointen: at der kan være nogen nytteværdi i at købe en lottokupon, andet end at vinde.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.Nhưng chắc chắn tôi hiểu ý anh: rằng có thể 1 số thích mua vé số không chỉ vì thắng thua.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.Но виждам какво имате предвид: може да има друга полза да се купи лотариен билет, освен печалбата.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.אבל אני מבין את הנקודה: ישנה סיבה נוספת לקניית כרטיסי לוטו שהיא לא ניצחון.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.لكن بالتأكيد أرى نقطتك: أنه قد يحدث بعض المنفعة من شراء تذكرة اليانصيب بدلاً عن الفوز.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.宝くじを買うことには当たる以外にも有益性があるという点です ええ 経済学者の言う事を聞かない方がいい理由はたくさんあります
Ama gidip piyango bileti aldığı halde büyük ikramiyeyi kazanamayanlara hiç sormuyoruz.Az oka az, hogy soha nem kérdezzük a veszteseket, akik szintén megvették a szelvényt, de nem nyertek semmit.
Ama gidip piyango bileti aldığı halde büyük ikramiyeyi kazanamayanlara hiç sormuyoruz.그 이유는 복권은 샀지만 당첨되지 못한 사람들에게 가서 묻는 수고를
Ama gidip piyango bileti aldığı halde büyük ikramiyeyi kazanamayanlara hiç sormuyoruz.Razlog je v tem, da se nikoli ne vpraša ljudi, ki so prav tako kupili srečko, a niso zadeli ničesar.
Ama gidip piyango bileti aldığı halde büyük ikramiyeyi kazanamayanlara hiç sormuyoruz.Причината е, че никой не пита загубилите, които също са попълнили фиш, и които не се спечелили нищо.
Ama gidip piyango bileti aldığı halde büyük ikramiyeyi kazanamayanlara hiç sormuyoruz.הסיבה היא שאנו אף פעם לא הולכים וטורחים לשאול את אלה שלא זכו למרות שהם קנו כרטיסי פיס
Ama gidip piyango bileti aldığı halde büyük ikramiyeyi kazanamayanlara hiç sormuyoruz.لكن السبب في توصلك إلى هذه النتيجة هو أنك لم تتكلف بسؤال غير الفائزين الذين قاموا أيضاً بشراء ورقات اليانصيب
Ama gidip piyango bileti aldığı halde büyük ikramiyeyi kazanamayanlara hiç sormuyoruz.落選者の所にわざわざ行って 聞くことはないので こうなってしまうのです
Ama hiçbir durumda eksi sayıda bilet satamaz, dolayısıyla negatif olmayan bir sayı olabilir .복권 -1개나 -2개를 팔 수는 없으니 음이 아닌 거예요
Ama hiçbir durumda eksi sayıda bilet satamaz, dolayısıyla negatif olmayan bir sayı olabilir .El tampoco va a vender medio boleto
Ama hiçbir durumda eksi sayıda bilet satamaz, dolayısıyla negatif olmayan bir sayı olabilir .Han kan ikke sælge minus 1 eller minus 2 lodder, så t er alle tal, der ikke er negative.
Ama hiçbir durumda eksi sayıda bilet satamaz, dolayısıyla negatif olmayan bir sayı olabilir .Той не може да продаде минус 1 билет или минус 2, така че това е всичко, което е неотрицателно.
Ama hiçbir durumda eksi sayıda bilet satamaz, dolayısıyla negatif olmayan bir sayı olabilir .لكن لا يمكن ان يبيع -1 بطاقة او -2، اذاً المجال هو اي عدد غير سالب
Ama hiçbir durumda eksi sayıda bilet satamaz, dolayısıyla negatif olmayan bir sayı olabilir .だから、負でない数です。 それは整数です。チケットの半分を売ることができません。
Ama kesinlikle eksi sayıda bilet satamaz그는 절대 음수 개의 복권은 팔 수 없고
Ama kesinlikle eksi sayıda bilet satamazVi ved, at han i hvert fald ikke kan sælge et negativt antal lodder.
Ama kesinlikle eksi sayıda bilet satamazНо той определено не може да продава отрицателен брой билети.
Ama kesinlikle eksi sayıda bilet satamazلكن بلا شك لا يمكنه ان يبيع عدد سالب من البطاقات
Ama kesinlikle eksi sayıda bilet satamazはまた切符の半分を販売することもないです。
Ama köyün desteği olmadan gidemezdim, çünkü uçak bileti almak için para toplamam gerekliydi.Eu não conseguiria vir sem o apoio da vila, pois precisava de angariar dinheiro para o bilhete de avião.
Ama köyün desteği olmadan gidemezdim, çünkü uçak bileti almak için para toplamam gerekliydi.Ik kon er echter niet naartoe zonder de steun van het dorp, omdat ik geld voor mijn vliegreis nodig had.
Ama köyün desteği olmadan gidemezdim, çünkü uçak bileti almak için para toplamam gerekliydi.Jenže jsem nemohla odjet bez podpory celé vesnice, protože jsem potřebovala peníze na letenku.
Ama köyün desteği olmadan gidemezdim, çünkü uçak bileti almak için para toplamam gerekliydi.비행기표를 사야 했기 때문에 마을 사람들의 도움 없이는 갈 수 없었어요.
Ama köyün desteği olmadan gidemezdim, çünkü uçak bileti almak için para toplamam gerekliydi.Nemohla som tam ísť bez podpory mojej dediny, pretože som potrebovala vyzbierať peniaze na letenku.
Ama köyün desteği olmadan gidemezdim, çünkü uçak bileti almak için para toplamam gerekliydi.Nu aș fi ajuns aici fără ajutorul celor din sat, a trebuit să strâng bani să cumpăr biletul de avion.
Ama köyün desteği olmadan gidemezdim, çünkü uçak bileti almak için para toplamam gerekliydi.Ohne die Hilfe des Dorfes konnte ich dort nicht hingehen, denn ich brauchte Geld für das Flugticket.
Ama köyün desteği olmadan gidemezdim, çünkü uçak bileti almak için para toplamam gerekliydi.Tapi saya tidak bisa kesana tanpa restu dari desa karena saya membutuhkan dana untuk membeli tiket pesawat.
Ama köyün desteği olmadan gidemezdim, çünkü uçak bileti almak için para toplamam gerekliydi.Не можех обаче да замина без подкрепата на селото. Трябваше да събера пари за самолетен билет.
Ama köyün desteği olmadan gidemezdim, çünkü uçak bileti almak için para toplamam gerekliydi.Я не могла поїхати без підтримки села, бо мені потрібно було зібрати гроші на авіаквиток.
Ama köyün desteği olmadan gidemezdim, çünkü uçak bileti almak için para toplamam gerekliydi.והתקבלתי לקולג' הנשים "רנדולף-מקון" בלינצ'בורג שבווירג'יניה, ולא יכולתי לבוא בלי תמיכת הכפר,
Ama köyün desteği olmadan gidemezdim, çünkü uçak bileti almak için para toplamam gerekliydi.وأنا لا يمكنني أن المجيء من دون دعم القرية، لأنني في حاجة لجمع الأموال لشراء التذاكر الجوية.
Ama köyün desteği olmadan gidemezdim, çünkü uçak bileti almak için para toplamam gerekliydi.航空券を買うお金を得る必要があったからです 奨学金もありましたが 自分でもある程度用意する必要がありました
Ama sanırım ilerde uçak biletlerinin fiyatı çok artacak.De azt hiszem a repülőjegyek egy vagyonba kerülnének.
Ama sanırım ilerde uçak biletlerinin fiyatı çok artacak.Αλλά, θα κόστιζαν πάρα πολύ τα κόμιστρα του αεροπλάνου.
Ama sanırım ilerde uçak biletlerinin fiyatı çok artacak.لكن ماذا عن تذاكر الطائرات انها غالية
"ama uçak biletimi önceden aldım, bir hafta daha mecburen buradayım"Aber wissen Sie, ich habe ein Flugticket gekauft und ich sitze hier für eine Woche fest.
"ama uçak biletimi önceden aldım, bir hafta daha mecburen buradayım"Am zis: "Dar mi-am luat un bilet de avion și va trebui să rămân aici pentru o săptămână."
"ama uçak biletimi önceden aldım, bir hafta daha mecburen buradayım"Dissi: "Capisce, ho acquistato un biglietto aereo e sono bloccato qui per una settimana".
"ama uçak biletimi önceden aldım, bir hafta daha mecburen buradayım""Fiz uma promessa à avó, a sua mãe, que lhe encontraria uma família,
"ama uçak biletimi önceden aldım, bir hafta daha mecburen buradayım"Ik zei: "Maar ik heb een vliegtuigticket gekocht, en ik zit hier voor een week vast."
"ama uçak biletimi önceden aldım, bir hafta daha mecburen buradayım""하지만 아시다시피 저는 이미 비행기표를 샀고 저는 일주일간 여기 있어야 합니다"
"ama uçak biletimi önceden aldım, bir hafta daha mecburen buradayım"Le dije: "Pero sabe, tengo un pasaje de avión y estaré aquí una semana. Le dije:
"ama uçak biletimi önceden aldım, bir hafta daha mecburen buradayım"Mówię: "Ale wiesz, kupiłem bilet lotniczy i utknąłem tu na tydzień".
"ama uçak biletimi önceden aldım, bir hafta daha mecburen buradayım"Nhưng tôi đã mua vé máy bay, và sẽ ở lại một tuần.
"ama uçak biletimi önceden aldım, bir hafta daha mecburen buradayım"Είπα: "Όμως ξέρετε, πήρα το εισιτήριο, και είμαι κολλημένος εδώ για μια βδομάδα".
"ama uçak biletimi önceden aldım, bir hafta daha mecburen buradayım""Но, знаете ли, купих самолетен билет и сега ще съм тук цяла седмица".
"ama uçak biletimi önceden aldım, bir hafta daha mecburen buradayım"Я сказал: "Но знаете, я купил авиабилет, который только через неделю.
"ama uçak biletimi önceden aldım, bir hafta daha mecburen buradayım"אמרתי, "אבל אתה יודע, קניתי כרטיס טיסה, ואני תקוע כאן למשך שבוע."
"ama uçak biletimi önceden aldım, bir hafta daha mecburen buradayım"ثم قلت: "و لكن، أتعرف؟ لقد اشتريت تذكرة طيران، فأنا عالق هنا لأسبوع."
"ama uçak biletimi önceden aldım, bir hafta daha mecburen buradayım"その間ダウンタウンのホテルに滞在すること を説明し
Amerikada ticari olarak uzaya uçmak için bilet alamazsınız -- bunu yapamazsınız.Ameriikasta ei voi ostaa lippua lentääkseen avaruuteen.
Amerikada ticari olarak uzaya uçmak için bilet alamazsınız -- bunu yapamazsınız.Amerikában nem tudsz jegyet venni az űrbe.
Amerikada ticari olarak uzaya uçmak için bilet alamazsınız -- bunu yapamazsınız.En América no puedes comprar un billete comercial para volar al espacio. No se puede.