Aslında sevebileceğini düşündüğüm için aldım ben de bu biletleri.Ist das wahr? Dachte ich mir, deswegen habe ich es geholt.
Aslında sevebileceğini düşündüğüm için aldım ben de bu biletleri.Kaj res? To sem mislil tudi jaz, zato sem kupil karte zanj.
Aslında sevebileceğini düşündüğüm için aldım ben de bu biletleri.Naprawdę? Też tka myślałem więc wybrałem ten.
Aslında sevebileceğini düşündüğüm için aldım ben de bu biletleri.Stämmer det? Jag trodde det så det är därför jag skaffade dom.
Aslında sevebileceğini düşündüğüm için aldım ben de bu biletleri.Vero? L'ho pensato anch'io per questo ho preso i biglietti.
Aslında sevebileceğini düşündüğüm için aldım ben de bu biletleri.Ώστε έτσι; Το σκέφτηκα και γι'αυτόν το λόγο το πήρα.
Aslında sevebileceğini düşündüğüm için aldım ben de bu biletleri.Правда? Я так и думал, поэтому и купил билеты.
Aslında sevebileceğini düşündüğüm için aldım ben de bu biletleri.כן? חשבתי ככה, אז הזמנתי כרטיסים לסרט הזה.
Aslında sevebileceğini düşündüğüm için aldım ben de bu biletleri.أذلك صحيح؟ لقد فكرت بذلك أيضاً لذلك اشتريتها
Aslında sevebileceğini düşündüğüm için aldım ben de bu biletleri.行こう。
Avustralya'ya tek yön bilet aldılar. Eve de yaklaşık 4 yıl sonra döndüm.Mijn ouders, misschien als beloning, kochten een ticket voor me naar Australië, enkele reis.
Avustralya'ya tek yön bilet aldılar. Eve de yaklaşık 4 yıl sonra döndüm.Rodzice, może w nagrodę, kupili mi bilet w jedną stronę do Australii, skąd wróciłam dopiero 4 lata później.
Avustralya'ya tek yön bilet aldılar.호주로 가는 편도표를 사주셨습니다.
Avustralya'ya tek yön bilet aldılar.וההורים שלי, אולי כפרס,
Avustralya'ya tek yön bilet aldılar.اشترى لي والداي تذكرة ذهاب بلا عودة نحو استراليا
Avustralya'ya tek yön bilet aldılar.片道切符でした 4年後に 帰国するまで
Aynı şekilde 2 bilet satarsa 6 lira alacaktır2개의 티켓을 판다고 하면 6달러를 받습니다
Aynı şekilde 2 bilet satarsa 6 lira alacaktırSælger han to lodder, får han 6 kroner.
Aynı şekilde 2 bilet satarsa 6 lira alacaktırАко продаде два билета, той ще получи $6.
Aynı şekilde 2 bilet satarsa 6 lira alacaktırواذا باع بطاقتان، سيحصل على 6$
Aynı şekilde 2 bilet satarsa 6 lira alacaktır決して 2 または 4 を取得することはありません。
Aynı zamanda tamsayı olması lazım, yarım bilet de satamaz .Cada boleto que vende es un numero entero en un entero
Aynı zamanda tamsayı olması lazım, yarım bilet de satamaz .Det skal være et heltal, fordi han ikke kan sælge halve lodder. .
Aynı zamanda tamsayı olması lazım, yarım bilet de satamaz .그리고 정수여야 합니다 반 개는 안 되니까 정수여야 합니다
Aynı zamanda tamsayı olması lazım, yarım bilet de satamaz .يجب ان يكون عدد صحيح، ولا يمكن ان يبيع نصف بطاقة اذاً، وهو بلا شك --يجب ان يكون عدد صحيح
Aynı zamanda tamsayı olması lazım, yarım bilet de satamaz .整数である必要があります。 これが、定義域です。
Aynı zamanda yarım bilet de satamazHan kan heller ikke sælge et halvt lod.
Aynı zamanda yarım bilet de satamaz또한 복권 반 개를 팔 수도 없어요
Aynı zamanda yarım bilet de satamaz Sattığı bilet sayısı tamsayı olmak zorundaY el rango es, ¿cuales son los valores posibles que puede tener la funcion?
Aynı zamanda yarım bilet de satamazТой също така няма да продаде половината от даден билет.
Aynı zamanda yarım bilet de satamazولا يمكنه ايضاً ان يبيع نصف بطاقة
Aynı zamanda yarım bilet de satamazすべてのチケット数は整数です。
Ayrıca telefon ile mobil bilet ya da otomatikten tek bilet alabilirsiniz.Du kan även köpa en mobilbiljett med telefonen eller en enkelbiljett i en automat.
Ayrıca telefon ile mobil bilet ya da otomatikten tek bilet alabilirsiniz.También se puede comprar un billete por el móvil o en las máquinas expendedoras.
Ayrıca telefon ile mobil bilet ya da otomatikten tek bilet alabilirsiniz.Voit myös ostaa mobiililipun puhelimella tai kertalipun automaatista.
Ayrıca telefon ile mobil bilet ya da otomatikten tek bilet alabilirsiniz.Vous pouvez acheter un ticket mobile avec votre téléphone ou à un automate de ticket unitaire.
Ayrıca telefon ile mobil bilet ya da otomatikten tek bilet alabilirsiniz.Кроме того, разовый билет на одну поездку можно приобрести в автомате.
Ayrıca telefon ile mobil bilet ya da otomatikten tek bilet alabilirsiniz.بإمكانك أيضاً أن تشتري التذكرة المتحركة بالهاتف أو تذكرة لمرة واحدة من الجهاز الآلي.
Baba anne, biletler!Kijk mama, kaartjes!
Baba anne, biletler!Regardes Maman, des tickets!
Baba anne, biletler!Schau Mamma, Tickets!
Banliyö trenler için biletinizi daha önceden almanız gerekir.En los trenes de cercanías se debe comprar el billete de antemano.
Banliyö trenler için biletinizi daha önceden almanız gerekir.I närtågen måste du köpa biljetten i förväg.
Banliyö trenler için biletinizi daha önceden almanız gerekir.Lähijunissa sinun täytyy ostaa lippu ennakkoon.
Banliyö trenler için biletinizi daha önceden almanız gerekir.Pour les trains de banlieue, vous devez acheter les tickets à l'avance.
Banliyö trenler için biletinizi daha önceden almanız gerekir.Билеты на проезд в поездах пригородного сообщения необходимо приобретать заранее.
Banliyö trenler için biletinizi daha önceden almanız gerekir.Также поездку можно оплатить с помощью мобильного телефона.
Banliyö trenler için biletinizi daha önceden almanız gerekir.يتوجب عليك شراء التذكرة مسبقاً في القطارات المحلية.
Banliyö trenler için biletinizi daha önceden almanız gerekir.公共交通接受现金及公交预付卡等支付方式。短途列车的车票应提前购买。您可通过手机或自动售票机购票。
Bayım, biletleriniz.- Señor, sus boletos. - Gracias.
Bedava uçak biletim vardı.Aku dapat tiket gratis.
Bedava uçak biletim vardı.Cũng tình cờ có tấm vé máy bay miễn phí.
Bedava uçak biletim vardı.Ho vinto un biglietto gratuito.
Bedava uçak biletim vardı.J'ai réussi à obtenir un billet d'avion gratuit.
Bedava uçak biletim vardı.Váratlanul kaptam egy ingyen repülőjegyet.
Bedava uçak biletim vardı.لقد حصلت على تذكرة طيران هدية
Ben biletleri alırım. -Harika!Σύμφωνοι.
Ben biletleri alırım.Ich hole die Karten. - Toll!
Ben daha çok konuşmak istemiyorum bitkisel e-bilet Bana biraz gibi bu konuda apache uyku verilmemiştirapacheの睡眠を与えられていない 私は良いに来てそこにするつもりはない 自動チャプターについての会話
Ben daha çok konuşmak istemiyorum bitkisel e-bilet Bana biraz gibi bu konuda apache uyku verilmemiştir난 오히려 안 볼 거라고하지 않았 허브 e-티켓 나 조금 마음에 그런 아파치에게 잠을 부여하지