Ana içeriğe geç
Sözlük

bilet ile cümle

bilet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
En yüksek fiyatlı biletler on dakika içinde tükendi.Zaradi tega se je vozni čas avtobusov skrajšal za približno deset minut..
Bilet satışından yaklaşık 30 milyon Mark hasılat elde edilmişti.Prodanih je bilo približno 10 milijonov izvodov.
Maçı 19,459 biletli seyirci izledi.To pomeni, da je bil povprečen obisk 50 459 gledalcev na tekmo.
Maç günleri güvenlik açısından basılan bilet sayısı 24800dir.Trenutni svetovni rekord v reševanju na uradnem tekmovanju je 18,42 sekund.
Buradan sezonluk bilet ve maç biletleri satın alınabilir.V predprodaji je mogoče kupiti vozovnice za eno vožnjo in mesečne vozovnice.
Ana Lucia Los Angeles'a dönmek için 815 sefer sayılı uçuşa bilet alır.Ana Liusija nusipirko okeaninio skrydžio 815 bilietus, norėdama sugrįžti į Los Andželą.
1998: Inter Rail bileti tüm yaş gruplarına satılmaya başlandı.1998: InterRail sistema tapo prieinama visų amžių žmonėms.
Tüm 38,000 biletin hepsi satıldı.Buvo parduota 368 000 kopijų.
Metro biletleri asıl olarak her istasyondaki otomatlardan alınabilir.Bilietų kasos automatizuotos ir bilietus galima įsigyti kiekvienoje stotyje.
Metro bilet ücreti 1 Avrodur.Bilietas perkamas iš vairuotojo ir kainuoja 1 eurą.
11,000 biletin tamamı 20 dakikada satıldı.Buvo parduota daugiau negu 120,000 bilietų.
Biletlerde koltuk numarası yoktur.Antkapinėje plokšėje įrašų nėra.
2007 yılının başından bu yana elektronik aylık bilet sistemi kullanılmaktadır.Kauno viešajame transporte nuo 2007 m. įdiegtas elektroninio bilieto projektas.
Yeterince parası olmadığı için bilet alamadığı ortaya çıkmıştı.Paaiškinti, iš kur gavo lėšų, nepavyko).
18 saat içerisinde biletlere ilgi gösteren hayran sayısı ise iki milyondur.Mėnesius simbolizuojančių aditjų yra 12.
Sadece tek ülkeyi kapsayan biletler satılmaktadır.Bilietai parduodami tik iš vairuotojo.
Film gişe hasılatında çok başarılı oldu ve 370 milyon doların üzerinde bilet sattı.Filmas sulaukė didelio populiarumo gimtinėje, kur į jį buvo parduota daugiau kaip 970 tūkst. bilietų.
Bugün için bilet kaldı mı?Dar liko bilietų šiandienai?
Biletler, tüm şehirlerde çabuk satılıyor.Bilietai yra greitai parduodami visuose miestuose.
Konser biletleri 1.47 saniye içinde tükendi.Piletid müüdi välja kiirusega pilet 1,47 sekundi jooksul.
Maçı 19 bin 691 biletli seyirci takip etti.Seda mängu jälgis 6791 vaatajat.
Maçı 18.422 biletli seyirci izledi.Võistlust jälgis 74 187 pealtvaatajat.
Ayrıca FIFA'nın internet sitesinden de bilet satışı yapılmıştır.Ülejäänud istekohtadele müüb UEFA pileteid internetioksjonil.
Kerberos ve bağlantı biletli sistemler SAP mimarisinde kullanılamaz.Struktuur ja funktsioon on autopoeetilistes süsteemides lahutamatud.
Bu olay sonrasında hala uzaya tek bilet kesen şirket olma özelliğini korumaktadır.Samuti andsin edasi oma otsuse tulevikus kaitsta tiitlit ainult ühes kohas. ...
Otobüslerde çift bilet tarifesi uygulanmaktadır.Reisirongides kasutatakse mitmesuguseid vaguneid.
Biletlerde koltuk numarası yoktur.Omapohjas ei ole kohad nummerdatud.
Haziran 2003: Elektronik Bilet Sistemi devreye alındı.2003. aastal läks raamatukogu üle elektroonilisele laenutussüsteemile.
0 bilet satabilir, 0'ın m'i yine 0 olacaktır그가 0개를 판다고 하면 M(0) = 0 달러
0 bilet satabilir, 0'ın m'i yine 0 olacaktırHan kan sælge 0 lodder, M af 0, og så får han 0 kroner.
0 bilet satabilir, 0'ın m'i yine 0 olacaktırТой може да продаде 0 билети, така че, М от 0, той ще получи $0.
0 bilet satabilir, 0'ın m'i yine 0 olacaktırيمكنه ان يبيع 0 بطاقة، اي (m(0، وسيحصل على 0$
0 bilet satabilir, 0'ın m'i yine 0 olacaktır一枚のチケットを販売している場合、m は 3 ドルです。
26.000 ameliyat kalanı da bilet ve diğer giderler için.26.000 voor de operatie, verder vliegtuigtickets en andere kosten.
26.000 ameliyat kalanı da bilet ve diğer giderler için.26 000 за операция, още за самолетни билети и други разходи... 30 000.
26.000 ameliyat kalanı da bilet ve diğer giderler için.26 na operaci, potom na letenky, a zbytek... na další výdaje.
26.000 ameliyat kalanı da bilet ve diğer giderler için.26 na operáciu, potom na letenky, a zvyšok... na ďalšie výdavky.
26.000 ameliyat kalanı da bilet ve diğer giderler için.26 per l'operazione e il resto per biglietti aerei e altre spese.
A,B ve C biletleri.가방 안에 A, B, C 3개의 티켓이 있다고 합시다
A,B ve C biletleri. İlk hediye için A bileti çekiliyor.lot A, B en C zitten in de zak. -- en voor de eerste prijs wordt "lot A" getrokken.
A,B ve C biletleri.Řekněme lístky A, B, C jsou v osudí.
A,B ve C biletleri.最初の賞で、チケットAが取り出されました。
Ama bileti geri atsalardı, ikinci hediye için yeniden tüm biletler torbada olacaktı. .Ale jeżeli wrzucaliby bilet z powrotem do puli. Do drugiej nagrody nadal liczyłyby się wszystkie bilety.
Ama bileti geri atsalardı, ikinci hediye için yeniden tüm biletler torbada olacaktı. .Ale kdyby ho dali zpátky, pak by tam při losování o druhou cenu byly opět všechny lístky.
Ama bileti geri atsalardı, ikinci hediye için yeniden tüm biletler torbada olacaktı. .Hvis de lagde kuponen tilbage, ville både A, B og C kunne vinde den anden præmie.
Ama bileti geri atsalardı, ikinci hediye için yeniden tüm biletler torbada olacaktı. .하지만 티켓을 다시 넣으면, 두 번째 상품은 여전히 모든 티켓이 될 수 있습니다
Ama bileti geri atsalardı, ikinci hediye için yeniden tüm biletler torbada olacaktı. .Але якщо покласти цей квиток назад, для другого призу, тоді усі квитки будуть на місці.
Ama bileti geri atsalardı, ikinci hediye için yeniden tüm biletler torbada olacaktı. .Но ако този билет в действителност се върне обратно, тогава втората награда още би съдържала всички билети.
Ama bileti geri atsalardı, ikinci hediye için yeniden tüm biletler torbada olacaktı. .すべてのチケットはなおも、あるでしょう。 最初にどれが選ばれたとしても問題はありません。
Ama bileti geri koymak yerine hediyeye iliştirdikleri için olaylar bağımsız değil. . .Ale protože tohle oni neudělali a připevnili ho k ceně, nejsou to nezávislé jevy.
Ama bileti geri koymak yerine hediyeye iliştirdikleri için olaylar bağımsız değil. . .De mulige udfald er dog ikke ens i begge hændelser. .
Ama bileti geri koymak yerine hediyeye iliştirdikleri için olaylar bağımsız değil. . .Jeżeli nie zwracamy, jeżeli przypisujemy go do nagrody To nie są to zdarzenia niezależne.
Ama bileti geri koymak yerine hediyeye iliştirdikleri için olaylar bağımsız değil. . .하지만 티켓이 다시 넣어지지 않고 부착되기 때문에 이 사건은 결론적으로 독립사건이 아닙니다
Ama bileti geri koymak yerine hediyeye iliştirdikleri için olaylar bağımsız değil. . .Mas uma vez que você não devolve o bilhete, e eles o atrelam ao prêmio, estes não são eventos independentes. .
Ama bileti geri koymak yerine hediyeye iliştirdikleri için olaylar bağımsız değil. . .Но след като не е преместен, той е бил добавен към наградата, а това не са независими събития.
Ama bileti geri koymak yerine hediyeye iliştirdikleri için olaylar bağımsız değil. . .これらは独立事象とはいえないのです。
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.De értem, mire céloz: arra, hogy lehet más haszna is a lottózásnak a nyereményen kívül.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.Každopádně chápu váš argument, že může být nějaký jiný užitek z nákupu losu než výhra v loterii.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.Každopádne rozumiem vášmu argumentu, že môže existovať nejaký iný úžitok z kúpy žrebu, okrem výhry v lotérii.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.그러나 복권에 당첨되는것 이외에도 뭔가 덕보는게 있다는 점에 저도 분명히 동의합니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod