Ana içeriğe geç
Sözlük

bilerek ile cümle

bilerek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ey efendiler, gökte sizin de bir Efendiniz olduğunu bilerek kölelerinize adalet ve eşitlikle davranın.Gospodarji, pravičnost in blagodušnost izkazujte hlapcem, vedoč, da imate tudi vi Gospodarja v nebesih.
Ey efendiler, gökte sizin de bir Efendiniz olduğunu bilerek kölelerinize adalet ve eşitlikle davranın.I herrar, given edra tjänare, vad rätt och billigt är; I veten ju, att också I haven en herre i himmelen.
Ey efendiler, gökte sizin de bir Efendiniz olduğunu bilerek kölelerinize adalet ve eşitlikle davranın.I herrer! gjør imot eders tjenere det som rett og rimelig er, for I vet at også I har en herre i himlene!
Ey efendiler, gökte sizin de bir Efendiniz olduğunu bilerek kölelerinize adalet ve eşitlikle davranın.I Herrer! yder eders Trælle, hvad ret og billigt er, da I vide, at også I have en Herre i Himmelen.
Ey efendiler, gökte sizin de bir Efendiniz olduğunu bilerek kölelerinize adalet ve eşitlikle davranın.상전들아 의와 공평을 종들에게 배풀지니 너희에게도 하늘에 상전이 계심을 알지어다
Ey efendiler, gökte sizin de bir Efendiniz olduğunu bilerek kölelerinize adalet ve eşitlikle davranın.Meesters, behandel uw slaven goed en eerlijk. Denk eraan dat ook u een Heer in de hemel hebt.
Ey efendiler, gökte sizin de bir Efendiniz olduğunu bilerek kölelerinize adalet ve eşitlikle davranın.Páni spravedlivě a slušně s služebníky svými nakládejte, vědouce, že i vy Pána máte v nebesích.
Ey efendiler, gökte sizin de bir Efendiniz olduğunu bilerek kölelerinize adalet ve eşitlikle davranın.Panowie! Sprawiedliwie i słusznie się z sługami obchodźcie, wiedząc, iż i wy Pana macie w niebiesiech.
Ey efendiler, gökte sizin de bir Efendiniz olduğunu bilerek kölelerinize adalet ve eşitlikle davranın.Voi, padroni, date ai vostri servi ciò che è giusto ed equo, sapendo che anche voi avete un padrone in cielo
Ey efendiler, gökte sizin de bir Efendiniz olduğunu bilerek kölelerinize adalet ve eşitlikle davranın.Vy, pánovia, dávajte sluhom to, čo je spravedlivé a rovnosť vediac, že aj vy máte Pána v nebesiach.
Ey efendiler, gökte sizin de bir Efendiniz olduğunu bilerek kölelerinize adalet ve eşitlikle davranın.Господа, оказывайте рабам должное и справедливое, зная, что и вы имеете Господа на небесах.
Ey efendiler, gökte sizin de bir Efendiniz olduğunu bilerek kölelerinize adalet ve eşitlikle davranın.Изпратих с него и верният и възлюблен брат Онисима, който е от вас. Те ще ви кажат всичко за тука.
Ey efendiler, gökte sizin de bir Efendiniz olduğunu bilerek kölelerinize adalet ve eşitlikle davranın.Панове, оддавайте слугам правду і рівноту, знаючи, що й ви маєте Господа на небесах.
Ey efendiler, gökte sizin de bir Efendiniz olduğunu bilerek kölelerinize adalet ve eşitlikle davranın.אתם האדנים תנו לעבדיכם הישר והשוה ודעו כי גם אתם יש לכם אדון בשמים׃
Ey efendiler, gökte sizin de bir Efendiniz olduğunu bilerek kölelerinize adalet ve eşitlikle davranın.ايها السادة قدموا للعبيد العدل والمساواة عالمين ان لكم انتم ايضا سيدا في السموات
Ey efendiler, gökte sizin de bir Efendiniz olduğunu bilerek kölelerinize adalet ve eşitlikle davranın.你 們 作 主 人 的 、 要 公 公 平 平 的 待 僕 人 、 因 為 知 道 你 們 也 有 一 住 主 在 天 上
Ey efendiler, gökte sizin de bir Efendiniz olduğunu bilerek kölelerinize adalet ve eşitlikle davranın.你 們作 主人 的 、 要 公公 平平 的 待僕 人 、 因 為 知道 你 們 也 有 一 住 主 在 天上
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.Alcuni dei miei amici ha parlato come se fossi venuta nei boschi apposta per congelare me stesso.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.Algunos de mis amigos hablaban como si yo iba a venir a los bosques con el propósito de congelar mí.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.Alguns dos meus amigos falou como se eu estava vindo para a floresta com o propósito de congelar a mim mesmo.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.Beberapa teman saya berbicara seolah-olah saya akan datang ke hutan pada tujuan untuk membekukan diri.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.Certains de mes amis a parlé comme si je venais dans les bois sur le but de me geler.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.Einige meiner Freunde sprach, als ob ich kommen würde in den Wald mit Absicht, um mich einfrieren.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.Jotkut ystävistäni puhui kuin olisin tulossa vaikka metsään tarkoituksella jäädyttää itseni.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.그들. 제가 오는 것처럼 내 친구 중 일부는 말씀 자신을 동결 목적에 숲 있습니다.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.Một số người bạn của tôi nói như thể tôi đang đến rừng trên mục đích để đóng băng bản thân mình.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.Några av mina vänner talade som om jag var på väg till skogen med flit för att frysa mig själv.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.Néhány barátom szólt, mintha én érkezik az erdőbe a célja, hogy fagyassza be magam.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.Nekateri od mojih prijateljev je govoril, kot da sem bil, ki prihajajo v gozd na namen, da sem zamrzne.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.Někteří z mých přátel mluvil, jako bych se blíží do lesa schválně zmrazit sebe.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.Niektorí z mojich priateľov hovoril, ako by som sa blíži do lesa schválne zmraziť seba.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.Niektórzy z moich znajomych mówił, jakbym wracał do lasu na celu, aby zatrzymać się.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.Nogle af mine venner talte, som om jeg var på vej i skoven med vilje for at fryse mig selv.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.Sommige van mijn vrienden sprak alsof ik zou komen naar het bos met opzet om mezelf te bevriezen.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.Unii dintre prietenii mei au vorbit ca şi cum am fost vin în pădure, privind scopul de a mă îngheţa.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.Μερικοί από τους φίλους μου μίλησε σαν να ερχόμουν στο δάσος για τον σκοπό να παγώσει τον εαυτό μου.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.Деякі з моїх друзів говорив так, ніби я їхав в ліс з метою заморозити себе.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.Некоторые из моих друзей говорил так, будто я ехал в лес с целью заморозить себя.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.Някои от приятелите ми говори, като че ли аз идва в гората за цел да се замразява.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.אותם. חלק מהחברים שלי דיבר כאילו אני בא אל היערות בכוונה להקפיא את עצמי.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.لهم. وتحدث بعض أصدقائي وكأنني قادمة إلى الغابات عمدا لتجميد نفسي.
Geliyorum sanki Bazı arkadaşlarımın konuştu kendimi dondurmak için bilerek ormanda.自分自身を凍結するわざと森に。 動物は、単に保護された場所で、彼は彼の体で温めるベッドを、です。
Hah? O zaman tekrar ikisini böyle yalnız başına bırakmak konusunda emin değilim. Onları bilerek evde bıraktım.
- Haklıydınız Teğmen! - Bunu bilerek yaptın!Kau benar, Letnan./ Itu sengaja!
- Haklıydınız Teğmen! - Bunu bilerek yaptın!- Tenía razón, teniente. - ¡Fue a propósito!
- Haklıydınız Teğmen! - Bunu bilerek yaptın!.צדקת, לויטננט !זה היה בכוונה -
- Haklıydınız Teğmen! - Bunu bilerek yaptın!! كنت محقا أيها الملازم - أنت فعلت ذلك عمدا -
Hayır! Bunu bilerek yapmadın.<br />Pişman olmanı gerektirecek bir durum yok, Kang Hwi.لا! لم تفعل ذلك بـإدراك..ليس بأمر عليك أنتَ كانغ-هوي أن تعتذر عليه
Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.C'est une sorte de narration involontaire que nous savons tous faire en naissant.
Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.Es una forma inconsciente de narrar historias que ya sabemos hacer al nacer.
Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.É um tipo de narração involuntária que nós nascemos a saber fazer.
Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.È un modo involontario di raccontare storie, che tutti sappiamo istintivamente fare.
Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.Ez aféle önkéntelen meseszövés, ami mindannyiunk veleszületett képessége.
Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.Het zijn een soort onbedoelde verhalen die ons aangeboren zijn.
Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.Je to druh neúmyslného vyprávění, se kterým jsme se všichni narodili.
Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.우리가 이미 태어날때부터 어떻게 해야할지 아는 일종의 무의식적 스토리텔링이죠.
Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.Nó là một loại kể truyện không được định trước rằng tất cả chúng ta sinh ra đều biết cách làm.
Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.Sie ist so was wie versehentliches Geschichtenerzählen, eine uns allen angeborene Fähigkeit.
Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.To rodzaj niezamierzonego bajania, naszej wrodzonej umiejętności.
Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.Είναι ένα είδος ακούσιας αφήγησης που όλοι ξέρουμε να κάνουμε από τότε που γεννηθήκαμε.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod