Ana içeriğe geç
Sözlük

bilerek ile cümle

bilerek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.Някакво несъзнателно разказване на истории, което всички знаем как да правим още от раждането си.
Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.Підсвідомий талант розповідати історії, наш вроджений дар.
Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.זה מין יצירת סיפור בלתי מכוונת, כשרון שכולנו נולדים איתו.
Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.هو عبارة عن رواية القصص الغير مقصود جمعينا ولدنا ونحن نعلم ماذا نفعل
Hepimizin nasıl yapılacağını bilerek doğduğumuz kasıtsız hikayelerdir.無意識の物語なのです 恐怖と物語は 共通の要素と
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.각 자동 숭배 의도 각 경우로 분리하고 다른 앉아 듯 조용한 슬픔 편협한 and 전달할 수없는되었습니다.
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.Mỗi tôn thờ im lặng dường như cố ý ngồi ngoài kia, như thể mỗi im lặng đau buồn là đảo và không thể cho hay.
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.Vsak tiho častilec zdelo namerno sedel poleg drugega, kot da bi vsak tihi žalosti so otoške ter Nepriopćiv.
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.כל המתפלל שותק בכוונה נראה יושב מלבד זאת, כאילו כל צער שקט היו מנותקים להעברה.
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.وبدا كل المصلي يجلس صامتا عمدا بعيدا عن الآخر ، كما لو كان كل والحزن الصامت والانعزالية ايشارك.
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.サイレント悲しみは偏狭と通信不可でした。 牧師はまだ到着していなかった、とそこに男性と女性のこれらのサイレント島々が座っていた
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.Ein Kluger tut alles mit Vernunft; ein Narr aber breitet Narrheit aus.
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.Em tudo o homem prudente procede com conhecimento; mas o tolo espraia a sua insensatez.
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.Hver den som er klok, går frem med forstand, men en dåre utbreder dårskap.
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.Hver, som er klog, går til Værks med Kundskab, Tåben udfolder Dårskab.
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.Jokainen mielevä toimii taitavasti, mutta tyhmä levittää hulluutta.
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.Každý důmyslný dělá uměle, ale blázen rozprostírá bláznovství.
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.Každý opatrný robí umne; ale blázon rozprestiera bláznovstvo.
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.Każdy ostrożny umiejętnie sobie poczyna; ale głupi rozpościera głupstwo.
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.무릇 슬기로운 자는 지식으로 행하여도 미련한 자는 자기의 미련한 것을 나타내느니라
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.L'accorto agisce sempre con riflessione, lo stolto mette in mostra la stoltezza
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.Minden eszes cselekszik bölcseséggel; a bolond pedig kijelenti az õ bolondságát.
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.Orang bijaksana berpikir dahulu sebelum bertindak; orang bodoh mengobralkan kebodohannya
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.Orice om chibzuit lucrează cu cunoştinţă, dar nebunul îşi dă la iveală nebunia. -
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.Phàm người khôn khéo làm việc cứ theo sự hiểu biết; Nhưng kẻ ngu muội bày tỏ ra sự điên dại mình.
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.Phàm người khôn_khéo làm_việc cứ theo sự hiểu_biết ; Nhưng kẻ ngu_muội bày_tỏ ra sự điên_dại mình .
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.Razumni dela vse premišljeno, bedak pa razseva neumnost.
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.Todo hombre sagaz actúa con conocimiento, pero el necio despliega insensatez
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.Tout homme prudent agit avec connaissance, Mais l`insensé fait étalage de folie.
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.Var och en som är klok går till väga med förstånd, men dåren breder ut sitt oförnuft.
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.Wie verstandig is, handelt voorzichtig en oordeelkundig, een zot spreidt louter dwaasheid ten toon.
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.Πας φρονιμος πραττει μετα γνωσεως ο δε αφρων ανακαλυπτει μωριαν.
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.Всеки благоразумен човек работи със знание, А безумният разсява глупост,
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.Всякий благоразумный действует с знанием, а глупый выставляет напоказ глупость.
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.כל ערום יעשה בדעת וכסיל יפרש אולת׃
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.كل ذكي يعمل بالمعرفة والجاهل ينشر حمقا.
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.凡 通 達 人 都 憑 知 識 行 事 . 愚 昧 人 張 揚 自 己 的 愚 昧
İhtiyatlı kişi işini bilerek yapar, Akılsız kişiyse ahmaklığını sergiler.凡 通達人 都 憑 知 識 行事 . 愚昧 人 張揚 自己 的 愚昧
(Kahkahalar) eğer işkence çekme olimpiyatı olsa babaannem bilerek kaybeden olurdu.(Cười) Nếu họ có một Thế vận hội dành cho sự tử đạo, bà tôi sẽ cố tình thua.
(Kahkahalar) eğer işkence çekme olimpiyatı olsa babaannem bilerek kaybeden olurdu.(Gelach) Op de Olympische Spelen van martelaarschap, zou mijn oma met opzet verliezen.
(Kahkahalar) eğer işkence çekme olimpiyatı olsa babaannem bilerek kaybeden olurdu.( 웃음 ) 만일 순교자 올림픽이 있다면, 우리 할머니는 아마 고의로 지실 걸요.
(Kahkahalar) eğer işkence çekme olimpiyatı olsa babaannem bilerek kaybeden olurdu.(Latter) Hvis der havde været en olympisk disciplin i martyrier, ville min mormor havde tabt med vilje.
(Kahkahalar) eğer işkence çekme olimpiyatı olsa babaannem bilerek kaybeden olurdu.(râsete) Dacă ar fi existat Jocurile Olimpice la martirism, ea ar fi pierdut intenţonat.
(Kahkahalar) eğer işkence çekme olimpiyatı olsa babaannem bilerek kaybeden olurdu.(Rires) Si il avait existé des jeux olympiques du martyre, ma grand-mère aurait fait exprès de perdre.
(Kahkahalar) eğer işkence çekme olimpiyatı olsa babaannem bilerek kaybeden olurdu.(Risas) Si hubiesen habido unos Juegos Olímpicos de martirio mi abuela habría perdido a propósito.
(Kahkahalar) eğer işkence çekme olimpiyatı olsa babaannem bilerek kaybeden olurdu.(Risate)
(Kahkahalar) eğer işkence çekme olimpiyatı olsa babaannem bilerek kaybeden olurdu.(Risos) Se houvesse Jogos Olímpicos do martírio, a minha avó perderia de propósito.
(Kahkahalar) eğer işkence çekme olimpiyatı olsa babaannem bilerek kaybeden olurdu.(skratt) Om de hade ett OS i martyrskap, så hade min mormor förlorat med avsikt.
(Kahkahalar) eğer işkence çekme olimpiyatı olsa babaannem bilerek kaybeden olurdu.(Śmiech) gdyby była olimpiada w męczeństwie, moja babcia celowo by przegrała.
(Kahkahalar) eğer işkence çekme olimpiyatı olsa babaannem bilerek kaybeden olurdu.(Γέλια) Εάν υπήρχαν Ολυμπιακοί στο μαρτύριο, η γιαγιά μου θα είχε χάσει επίτηδες.
(Kahkahalar) eğer işkence çekme olimpiyatı olsa babaannem bilerek kaybeden olurdu.(Смех) Если бы были олимпийские игры по мученичеству, моя бабушка специально бы проиграла.
(Kahkahalar) eğer işkence çekme olimpiyatı olsa babaannem bilerek kaybeden olurdu.(Смях) Ако имаше Олимпиада по мъченичество, баба ми би загубила нарочно.
(Kahkahalar) eğer işkence çekme olimpiyatı olsa babaannem bilerek kaybeden olurdu.(צחוק) אם היו עורכים אולימפיאדה לקדושים מעונים, סבתי הייתה מפסידה בכוונה.
(Kahkahalar) eğer işkence çekme olimpiyatı olsa babaannem bilerek kaybeden olurdu.(ضحك ) لو كان لديهم أولمبياد في الاستشهاد ، لكانت جدتي خسرت عنوة
Kaptan Kirk'in göbek adını bilerek kızlara asılamazsınız.여자애들에게 인기를 끌지 못한다는 것을요. (* 커크 선장: 스타트랙에 나오는 주인공)
Kaptan Kirk'in göbek adını bilerek kızlara asılamazsınız.שזה שאתה מכיר את שמו האמצעי של קפטן קירק לא עוזר לך עם בנות.
Kaptan Kirk'in göbek adını bilerek kızlara asılamazsınız.أنه ليس من الناجح مع الفتيات أن تعرف الاسم الأوسط للكابتن كيرك.
Kaptan Kirk'in göbek adını bilerek kızlara asılamazsınız.(笑)
Kim olduğunu bilmelisin. Ve tabii kim olmadığını da bilerek.Tu dois savoir qui tu es, aussi en sachant ce que tu n'es pas.
Korkarım ki seni ve senin iyiliğini henüz düşünmeye başladım, her zaman düşünmem gerektiğini bilerek.Erst jetzt begann ich Narr zu versteh'n, wie es um dich sonst wird gescheh'n.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod