Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün. Aslında onu bilerek yapmıştım. Özür dilerim Sangmin...Boeun !
Ama bunu bilerek yaptın, değil mi?De szándékosan csinálta.
Ama bunu bilerek yaptın, değil mi?Mais vous l'avez fait exprès.
Ama bunu bilerek yaptın, değil mi?Αλλά το έκανες επίτηδες, σωστά;
Ama bunu bilerek yaptın, değil mi?لكنك قمت بهذا متعمدا اليس كذلك؟
Ama görünen o ki, evren bilerek bu şekilde yapar, ki böylece birbirimizi tamamlayan kişiler olmayız.Ale vypadá to, že to vesmír takto činí cílevědomě, takže nejsme, nejsme ti, kteří doplní jeden druhého.
Ama görünen o ki, evren bilerek bu şekilde yapar, ki böylece birbirimizi tamamlayan kişiler olmayız.Există o diferență în orientare . Dar acest univers este intenționat făcut astfel .
Ama görünen o ki, evren bilerek bu şekilde yapar, ki böylece birbirimizi tamamlayan kişiler olmayız.Maar het lijkt dat het Universele doel zo is gemaakt, zodat we elkaar niet complementeren.
Ama görünen o ki, evren bilerek bu şekilde yapar, ki böylece birbirimizi tamamlayan kişiler olmayız.Кажется, Вселенная не сделала нас таким образом, что мы должны дополнять кого-то.
Aslında onu bilerek yapmıştım.Aku benar-benar melakukannya dengan sengaja.
Aslında onu bilerek yapmıştım.Aku benar-benar melakukannya dengan sengaja.
Aslında onu bilerek yapmıştım.Anh thực sự không cố ý.
Aslında onu bilerek yapmıştım.De hecho, me lo hizo a propósito.
Aslında onu bilerek yapmıştım.En fait, je l'avais fait exprès.
Aslında onu bilerek yapmıştım.Ik eigenlijk deed het met opzet.
Aslında onu bilerek yapmıştım.Jag faktiskt gjorde det med flit.
Aslında onu bilerek yapmıştım. Özür dilerim Sangmin...Det ser ud som din bedstefar tvang dig ind i det, men faktisk vi ønskede at have Sangmin som vores søn-in-law.
Aslında onu bilerek yapmıştım. Özür dilerim Sangmin...là do ông bắt ép con phải làm vậy, nhưng trên thực tế, bố mẹ cũng muốn Sangmin làm con rể.
Aslında onu bilerek yapmıştım. Özür dilerim Sangmin...Parece que o seu avô forçou a isso, mas na verdade queríamos ter Sangmin como nosso filho-de-lei.
Aslında onu bilerek yapmıştım. Özür dilerim Sangmin...Se pare ca bunicul tau te forțat în ea, dar de fapt am vrut sa avem Sangmin ca fiul nostru-in-law.
Aslında onu bilerek yapmıştım. Özür dilerim Sangmin...Se tuntuu teidän vaari pakotti sinut siihen, mutta todellisuudessa halusimme saada Sangmin kuin meidän vävy.
Aslında onu bilerek yapmıştım. Özür dilerim Sangmin...Úgy tűnik, mint a nagypapa kényszerített bele, de valójában azt akartuk, hogy a Sangmin a mi fia-in-law.
Aslında onu bilerek yapmıştım. Özür dilerim Sangmin...Vypadá to, že tvůj dědeček nucen vás do toho, ale ve skutečnosti jsme chtěli mít Sangmin jako náš syn-in-law.
Aslında onu bilerek yapmıştım. Özür dilerim Sangmin...Vyzerá to, že tvoj starý otec nútený vás do toho, ale v skutočnosti sme chceli mať Sangmin ako náš syn-in-law.
Aslında onu bilerek yapmıştım. Özür dilerim Sangmin...Žal mi je, Sangmin...
Aslında onu bilerek yapmıştım. Özür dilerim Sangmin...Здається, що твій дідусь змушений вас в цьому, але насправді ми хотіли мати Sangmin, як наш син-в-законі.
Aslında onu bilerek yapmıştım.Realmente lo hice a propósito.
Aslında onu bilerek yapmıştım.Vlastně jsem to udělal naschvál.
Aslında onu bilerek yapmıştım.Направих го нарочно.
Aslında onu bilerek yapmıştım.Спомняш ли си? Колко често да плаче?
Aslında onu bilerek yapmıştım.Я сделал это специально.
Aslında onu bilerek yapmıştım.נישואים זה... זה נראה כמו הסבא שלך הכריח אותך לתוך זה,
Aslında onu bilerek yapmıştım.هذا الزواج يبدو مثل جدّك أجبركِ عليه
Aslında onu bilerek yapmıştım.وأنا في الحقيقة قمت بذلك عمداً
Ben anormal biri miyim? Bilerek değil.Вы думаете, что я ненормальная?
Ben anormal biri miyim? Bilerek değil.Дали съм ненормална?
Benim düşüncemi değiştirdiğini bilerek.Biết được rằng con thay đổi ta trong suy nghĩ.
Benim düşüncemi değiştirdiğini bilerek."Conhecer-te modificou-me o pensamento.
Benim düşüncemi değiştirdiğini bilerek.Conocerte a ti me ha cambiado mis pensamientos.
Benim düşüncemi değiştirdiğini bilerek.Cunoscându-te mi-am schimbat gândirea.
Benim düşüncemi değiştirdiğini bilerek.Da quando ti conosco il mio pensiero è cambiato.
Benim düşüncemi değiştirdiğini bilerek.Dich zu kennen hat mein Denken verändert - und wie.
Benim düşüncemi değiştirdiğini bilerek.네가 나의 생각을 송두리째 바꿔놓았지만,
Benim düşüncemi değiştirdiğini bilerek.Vous connaitre a changé ma façon de penser.
Benim düşüncemi değiştirdiğini bilerek.Η γνωριμία σου μου άλλαξε τον τρόπο σκέψης μου.
Benim düşüncemi değiştirdiğini bilerek.Да те опозная, това промени мирогледа ми.
Benim düşüncemi değiştirdiğini bilerek.Та встреча мысли все мои перевернула.
Benim düşüncemi değiştirdiğini bilerek.היכרתיך, ואורח חשיבתי השתנה.
Benim düşüncemi değiştirdiğini bilerek.معرفتي بك غيرت تفكيري
Benim düşüncemi değiştirdiğini bilerek.知らなかったよ
Benim kürk alerjim olduğunu biliyorsun.<br />Sen bunu bilerek yaptın, değil mi ?Tu sais que je suis allergique à la fourrure. Tu l'as fait exprès, n'est-ce pas ?
Benim kürk alerjim olduğunu biliyorsun.<br />Sen bunu bilerek yaptın, değil mi ?Du weisst dass ich allergisch auf Pelz bin.<br />Das hast du mit Absicht gemacht, nicht wahr?
Benim kürk alerjim olduğunu biliyorsun.<br />Sen bunu bilerek yaptın, değil mi ?Kamu tahu aku alergi bulu. Kamu melakukannya dengan sengaja, bukan?
Benim kürk alerjim olduğunu biliyorsun.<br />Sen bunu bilerek yaptın, değil mi ?Sai che sono allergico al pelo.<br />L'hai fatto di proposito, vero?
Benim kürk alerjim olduğunu biliyorsun.<br />Sen bunu bilerek yaptın, değil mi ?Stii ca sunt alergic la blana. Ai facut-o special, nu?
Benim kürk alerjim olduğunu biliyorsun.<br />Sen bunu bilerek yaptın, değil mi ?Wiesz, że jestem uczulony na sierść. <br />Ty zrobiłeś to specjalnie, prawda?
Benim kürk alerjim olduğunu biliyorsun.<br />Sen bunu bilerek yaptın, değil mi ?Ξέρεις πως είμαι αλλεργικός στη γούνα. Το έκανες επίτηδες, έτσι;
Benim kürk alerjim olduğunu biliyorsun.<br />Sen bunu bilerek yaptın, değil mi ?Ты знаешь, что у меня аллергия на мех ты это специально нет?
Benim kürk alerjim olduğunu biliyorsun.<br />Sen bunu bilerek yaptın, değil mi ?تعلم ان لدي حساسية من الفرو . قمت بالامر عمدا صحيح ؟
Bilerek arada boşluk bıraktım.여백을 남긴 이유는 곧 보여 드리겠습니다