Ana içeriğe geç
Sözlük

bilerek ile cümle

bilerek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onlar ayet ve mucizelerimizi bilerek inkar ediyorlardı.Yet they refused to believe Our signs.
De ki: "Benim yolum budur; ben ve bana uyanlar bilerek insanları Allah'a çağırırız.Say: 'This is my way. I call to God with sure knowledge, I and whoever follows after me.
Zaten ayetlerimizi bilerek ancak hain nankörler inkar eder.And none denies Our signs, except every ungrateful traitor.
Zaten bizim ayetlerimizi, ancak nankör hainler bilerek inkar eder.And none denies Our signs, except every ungrateful traitor.
Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.And they swear to a lie while they know.
Fakat Allah sana indirdiğine şahidlik eder, onu bilerek indirmiştir, melekler de şahidlik ederler.But God bears witness to what He revealed to you. He revealed it with His knowledge.
İçinizden kim onu bilerek öldürürse kendisine bir ceza vardır.Do not kill any game when you are in pilgrim sanctity.
Fakat bilerek yaptığınız yeminlerden ötürü sizi sorumlu tutar.But He will take you to account for the oaths which you solemnly swear.
Burada ne yapıyorsun?' dediler." Yapabileceği pek bir şey olmadığı bilerek omuz silkiyor.What are you doing here?'" He shrugged his shoulders, knowing there's little he can do.
Del Ponte: Sırbistan Karadziç ve Mladiç'i bilerek tutuklamıyorDel Ponte says Serbia deliberately failing to arrest Karadzic, Mladic
Yeni müşteriler kazanmak için bilerek zarar ediyorlar.They are deliberately taking losses in order to bring in new customers to the mobile network.
Bunu bilerek Kongre Üyesi Rigell Virginia Beach Cumhuriyetçi Parti'den istifa etti.Knowing that, Congressman Rigell resigned from the Virginia Beach Republican Party.
Sinclair'in bilerek kaçındığı bir geliştirme alanı pil teknolojisiydi.One area of development that Sinclair purposely avoided was battery technology.
Eşinin öldüğünü bilerek, IV. Henry'nin taleplerini görmezden gelerek yas tuttu.Knowing her spouse was dead, she went into mourning, ignoring Henry IV's demands.
Takeo'nun gerçek aşkını Rinko ile bulduğunu bilerek, onları destekledi ve mutluluklar diledi.Knowing that Takeo had found his true love with Rinko, she supports them and wished them happiness.
Bir hastalık veya travma nedeniyle olabileceği gibi bilerek cerrahi olarak da oluşturulabilir.[1][2]It can be due to a disease or trauma, or purposely surgically created.[1][5]
Bilerek bana yanlış adres verdi.Sie hat mir extra eine falsche Adresse gesagt.
Sizin beni unutmadığınızı bilerek oyunuma devam ettim hepsi bu.Wissend, dass ihr mich nicht vergessen habt, spielte ich weiterhin mein Spiel, das ist alles.
Sanırım onu bilerek yapıyorlar.Ich glaube, das machen die mit Absicht.
AAU ve IOC görevlilerinin bu kuraldan haberi olmadığı ya da bilerek dikkate almadıkları anlaşılmaktadır.Entweder kannten die Verantwortlichen der AAU und des IOC diese Regel nicht oder sie ignorierten sie.
Oruçlu iken bilerek yemek, içmek orucu bozar.Essen und Trinken: Auf Essen und Trinken achten.
Bilerek yaptığı ileri sürüldü.Es wurde vorsätzlich gelegt.
Anne ya da babanın çocuğa bilerek isteyerek zarar vermesidir.Welchen Zweck verfolgt der Vater gegenüber dem Kind, wenn er absichtlich etwas Falsches sagt?
Ben bu evlerden pek çok gördüm ki, bilerek bahsedebilirim.Darüber habe ich oft nachgedacht, und ich glaube, ich weiß es.
Rusya da İran'daki karışıklığı fırsat bilerek İran'a savaş açtı.Die Möglichkeit eines Seitenwechsels Russlands wollte Österreich von Anfang an offenhalten.
Bunu bilerek mi yaptınız?L'avez-vous fait sciemment ?
Ben bu evlerden pek çok gördüm ki, bilerek bahsedebilirim.J'ai déjà vécu toutes mes toiles, si l'on puis dire.
O, bana bilerek yanlış bir adres verdi.Ella me dio una dirección errónea a propósito.
Ben sözümü bozduysam bunu bilerek yapmadım.Si rompo yo mi promesa, no lo hice adrede.
Bilerek yapmadılar.No lo hicieron a propósito.
Bayan Foster, Doktor'un onu durdurmaya çalışacağını bilerek planlarını hızlandırır.Foster acelera sus planes, sabiendo que el Doctor intentará detenerla.
Herakleios, kendi imparatorluğunun da bitkin olduğunu bilerek sert şartlar uygulamadı.Heraclio no impuso duras condiciones, a sabiendas de que su propio Imperio estaba también a punto de agotarse.
AAU ve IOC görevlilerinin bu kuraldan haberi olmadığı ya da bilerek dikkate almadıkları anlaşılmaktadır.Sin embargo, los oficiales del AAU y el COI desconocían esta regla o decidieron ignorarla.
Bana bilerek yanlış adres söyledi.Mi ha dato l'indirizzo sbagliato di proposito.
AAU ve IOC görevlilerinin bu kuraldan haberi olmadığı ya da bilerek dikkate almadıkları anlaşılmaktadır.I funzionari dell'AAU e del CIO apparentemente ignoravano, o decisero di ignorare, questa regola.
Bilerek yapılmasında günah vardır, bilmeyerek yapılmasında ise günah yoktur.Non c'è nessun peccato per cui fare ammenda, a meno che l'ignoranza stessa non sia quel peccato.
Alexa ringden çıkarak bilerek kendisini ona kadar saydırdı.Alex prese con forza l'anello per vederlo.
Oruçlu iken bilerek yemek, içmek orucu bozar.Бытовые: «Питаются они мясом и пьют молоко.
Mutluluk hakikati bilerek, ona uygun yaşayarak elde edilir.Считается, что если её попросить искренне, то удача в этой жизни обеспечена.
Üç sene sonra, 1451'de Boğdan prensi Bogdan'ın öldürülmesini fırsat bilerek Eflak'a döner.Она была убеждена, что смерть Гуса в 1415 году приведёт к бунту.
Cinayet, bir kimsenin başka bir kimseyi bilerek öldürmesi eylemidir.Она не имеет никакого отношения к убийству кого-либо.
Lex Luthor da ikisinin bu durumunu fırsat bilerek kendi planlarını uygulamaya çalışır.يحاول (ليكس لوثر) أيضاً تنفيذ خطته عندما علم أن هناك فرصة من وضعهما الإثنين .
Ayrıca birçok kadının ön saflardaki görevlerden kaçabilmek için bilerek hamile kalacağı iddia edilmektedir.بالاضافة الي ادعاء الكثير من النساء أنها حامل مع العلم من أنها تهرب من مهام الصفوف الأمامية.
O bu yola bilerek girdi ve sonunun da bu olduğunu biliyordu.كانوا بفطرتهم يعرفون أن هذا اليوم سيأتي.
Herakleios, kendi imparatorluğunun da bitkin olduğunu bilerek sert şartlar uygulamadı.Heráclio não impôs termos severos, sabendo que seu império estava também próximo da exaustão.
Cinayet, bir kimsenin başka bir kimseyi bilerek öldürmesi eylemidir.Doodslag is het opzettelijk doden van een ander.
Diğerleri bilerek göze batmazlar.Ergert anderen opzettelijk.
Onu bilerek yaptın!Dat heb je met opzet gedaan!
Tom bilerek pencereyi kırdı.Tom heeft het venster opzettelijk gebroken.
Herakleios, kendi imparatorluğunun da bitkin olduğunu bilerek sert şartlar uygulamadı.Herakliusz nie narzucił ciężkich warunków, wiedząc, że jego kraj także bliski jest wyczerpania.
Poe West Point'ten ayrılabilmek için bilerek kendini mahkemeye verdirtti.Poe zdecydował się na opuszczenie West Point przez umyślne dostanie się pod sąd wojskowy.
Diğerleri bilerek göze batmazlar.Inne współpracują nieformalnie.
Poe West Point'ten ayrılabilmek için bilerek kendini mahkemeye verdirtti.Poe beslöt att lämna West Point genom att med flit bli ställd inför krigsrätt.
Başta tarihi ve askeri bazı gerçekler bu sürreal atmosferi sağlamak uğruna bilerek saptırılmıştır.Alla objektiva fakta innan och efter kommer att ses genom detta subjektiva medvetande.
Bilerek davayla ilgili kişilere yaklaşır ve onlara yardımcı olur.Я знаю, з мого досвіду це до трудящих, щоб врятувати себе.
Herbie yarışı bilerek kaybeder.Ніккі програє в гонці герою.
Oruçlu iken bilerek yemek, içmek orucu bozar.Konzumujte potravu a nápoje odděleně.
Herakleios, kendi imparatorluğunun da bitkin olduğunu bilerek sert şartlar uygulamadı.Heraclius nu impune condiții dure, știind că și imperiul său a avut momente de colaps.
Poe West Point'ten ayrılabilmek için bilerek kendini mahkemeye verdirtti.Poe úgy döntött, hogy hadbíróság elé állíttatja magát és elhagyja West Point-ot.
Sorunları bilerek birbirine karıştırmak ve böylelikle istediğini elde etmek.Hazugságokkal áltatnak, hogy megkapják, amit akarnak.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod