Orada alı,sılmı,sın dı,sında oldugunu bilen biri vardı!Det var nån där som vet att han är ovanlig.
Orada alı,sılmı,sın dı,sında oldugunu bilen biri vardı!Havia lá alguém que sabia que é pouco ortodoxo!
Orada alı,sılmı,sın dı,sında oldugunu bilen biri vardı!Joku tietää olevansa harhaoppinen.
Orada alı,sılmı,sın dı,sında oldugunu bilen biri vardı!Υπάρχει κάποιος που ξέρει ότι είναι ανορθόδοξος!
Orada alı,sılmı,sın dı,sında oldugunu bilen biri vardı!Был кто-то, кто знал о своей непохожести на других!
Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinDort könnte jemand sein, der Englisch spricht.
Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinLá pode haver alguns caras que falam inglês.
Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinMoże tam jest ktoś, kto mówi po angielsku.
Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinVous trouverez sûrement là-bas quelqu'un qui parle anglais.
Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinΜπορεί να υπάρχει κάποιος εκεί που μιλάει αγγλικά.
Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinМожет там будет кто-то, кто говорит по-английски.
Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinممكن أن تجدي أحدا يتحدث أنجليزية
Orta seviye dili oldukça iyi bilenler, yani seviyesi 3-4 olanlar içindir.Keskitaso on tarkoitettu niille, jotka osaavat kieltä melko hyvin, eli joiden taitotaso on 3–4.
Orta seviye dili oldukça iyi bilenler, yani seviyesi 3-4 olanlar içindir.Le niveau moyen s'adresse à ceux qui maitrisent assez bien la langue, c.a.d. dont le niveau est 3–4
Orta seviye dili oldukça iyi bilenler, yani seviyesi 3-4 olanlar içindir.Le niveau moyen s'adresse à ceux qui maitrisent assez bien la langue, c.a.d.
Orta seviye dili oldukça iyi bilenler, yani seviyesi 3-4 olanlar içindir.Medelnivån är avsedd för personer som kan språket relativt väl. Deras färdighetsnivå är 3–4.
Orta seviye dili oldukça iyi bilenler, yani seviyesi 3-4 olanlar içindir.初级主要针对会使用日常生活用语的人,即能力级别1级和2级 中级针对那些语言能力不错的人,即能力级别3级和4级
O Tanrı ki, sadece dört kelime bilen ve sürekli onları tekrar eden," ci un Dumnezeu care știe doar patru cuvinte și le tot repetă, "
O Tanrı ki, sadece dört kelime bilen ve sürekli onları tekrar eden,Come dance with me - 私と共に踊ろうよ"
O Tanrı ki, sadece dört kelime bilen ve sürekli onları tekrar eden,오로지 네 개의 단어만 알고 계속해서 반복하네.
O Tanrı ki, sadece dört kelime bilen ve sürekli onları tekrar eden,"mas o Deus que só sabe três palavras e as repete incessantemente,
O Tanrı ki, sadece dört kelime bilen ve sürekli onları tekrar eden,אלא את האלוהים שמכיר אך ארבע מילים ולא חדל מלחזור עליהם,
O Tanrı ki, sadece dört kelime bilen ve sürekli onları tekrar eden,ولكن الها يعرف أربع كلمات فقط ويعيد تكرارها
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.An einen allwissenden, außenstehenden Erzähler, durch dessen Augen man die Geschichte sieht.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.A una specie di entità esterna onniscente attraverso i cui occhi voi vedete la storia.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.A un cuerpo externo omnisciente a través del cual vemos la historia.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.Comme une sorte de corps externe omniscient à travers les yeux duquel on voit l'histoire.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.어떤 전지한 외부의 존재가 있어서 여러분은 그것의 눈을 통해 이야기를 보는 거죠.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.Một dạng thể ở ngoài cơ thể bạn, biết hết mọi chuyện, qua con mắt của nó bạn chứng kiến toàn bộ câu chuyện.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.Něco jako vševědoucí vnější tělo, jehož očima vidíme ten příběh.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.Pewien rodzaj wszechwiedzącej zewnętrznej istoty, której oczami przyglądamy się historii.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.Un fel de corp exterior atotștiutor prin ochii căruia vezi întreaga poveste.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.Valamilyen mindenható külső test, amelynek a szemével a történetet látjuk.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.Κάποιο είδος εξωτερικού παντογνώστη μέσα από τα μάτια του οποίου βλέπουμε την ιστορία.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.Нещо като всезнаещо външно лице, през чиито очи виждаме историята.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.סוג של יודע כל חוץ-גופי אשר דרכו אתם רואים את הסיפור.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.شيء مثل جسم خارجي على دراية بكل ما يحدث و من خلال عينه ترون القصة.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.目を通して物語を見るのが普通です 私達は それに慣れています
O zaman bunu bilen sadece ben miyim?Alors je suis la seule à savoir ça ?!
O zaman bunu bilen sadece ben miyim?Atunci sunt singura care stie?!
O zaman bunu bilen sadece ben miyim?Då är jag den enda som vet det?
O zaman bunu bilen sadece ben miyim?Dan ben ik de enige die dat weet?!
O zaman bunu bilen sadece ben miyim?Dann bin ich die Einzige, die davon weiß?
O zaman bunu bilen sadece ben miyim?Kalau begitu aku satu-satunya orang yang tahu itu?!
O zaman bunu bilen sadece ben miyim?Vậy mình là người duy nhất biết sao?
O zaman bunu bilen sadece ben miyim?Τότε είμαι η μόνη που το γνωρίζει αυτό;!
O zaman bunu bilen sadece ben miyim?Омо!
O zaman bunu bilen sadece ben miyim?Получается, я единственная об этом знаю?!
O zaman bunu bilen sadece ben miyim?إذن..هل انا الوحيده التي تعرف هذا؟
O zaman bunu bilen sadece ben miyim?さぁ テニス部のみなさん
Pekala, Felsefe Taşı'nın yerini sizden başka bilen yok, değil mi?Então, vocês são os únicos que conhecem o paradeiro da Pedra Filosofal, certo?
Pekala, Felsefe Taşı'nın yerini sizden başka bilen yok, değil mi?I er de eneste, - - som ved, hvor De Vises Sten findes?
Pekala, Felsefe Taşı'nın yerini sizden başka bilen yok, değil mi?Jesteście jedynymi, którzy wiedzą, gdzie jest Kamień Filozoficzny.
Pekala, Felsefe Taşı'nın yerini sizden başka bilen yok, değil mi?Ni är de enda- -som vet var De Vises Sten finns.
Pekala, Felsefe Taşı'nın yerini sizden başka bilen yok, değil mi?Te olette ainoat, jotka tiedätte, missä Viisasten Kivi on.
Pekala, Felsefe Taşı'nın yerini sizden başka bilen yok, değil mi?Voi siete gli unici a conoscenza della Pietra Filosofale, giusto?
Pekala, Felsefe Taşı'nın yerini sizden başka bilen yok, değil mi?Vosotros sois los únicos que sabéis dónde está la piedra, ¿verdad?
Pekala, Felsefe Taşı'nın yerini sizden başka bilen yok, değil mi?Είστε οι μόνοι που γνωρίζετε πού είναι η Φιλοσοφική Λίθος, σωστά;
Pekala, Felsefe Taşı'nın yerini sizden başka bilen yok, değil mi?Теперь вы одни знаете, где находится Философский Камень.
Peki bunun kim olduğunu bilen var mı?Ada yang tahu siapa ini?