Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.עשה ירח למועדים שמש ידע מבואו׃
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.صنع القمر للمواقيت الشمس تعرف مغربها.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.你 安 置 月 亮 為 定 節 令 . 日 頭 自 知 沉 落
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.你 安置 月亮 為定 節令 . 日 頭自知 沉落
Neden bahsettiğini bilen birisi.- Iată pionierul de pe Marte.
Neden bahsettiğini bilen birisi.Kogoś kto wie o czym mówi.
Neden bahsettiğini bilen birisi.Κάποιον που ξέρει τι του γίνεται.
Neden bahsettiğini bilen birisi.Кто-то, кто сможет разобраться, где правда.
Neden söylenti çıkarayım ki? Aman! O zaman bunu bilen sadece ben miyim?Perché dovrei spargere voci? <i>Oddio! <i>Allora sono l'unica a saperlo?
Ne de olsa senin ruhunu... ...zırha baglamayı bilen tek ki,si benim.Afinal, só eu sei como ligar a tua alma à armadura.
Ne de olsa senin ruhunu... ...zırha baglamayı bilen tek ki,si benim.Jag är den ende som vet hur man förenar din själ med rustningen.
Ne de olsa senin ruhunu... ...zırha baglamayı bilen tek ki,si benim.Kun jeg ved, hvordan din sjæl forbindes med rustningen.
Ne de olsa senin ruhunu... ...zırha baglamayı bilen tek ki,si benim.Sono l'unico che sa come legare la tua anima all'armatura.
Ne de olsa senin ruhunu... ...zırha baglamayı bilen tek ki,si benim.Vain minä osaan sitoa mielesi haarniskaan.
Ne de olsa senin ruhunu... ...zırha baglamayı bilen tek ki,si benim.W końcu tylko ja wiem, jak połączyć twą duszę z tą zbroją.
Ne de olsa senin ruhunu... ...zırha baglamayı bilen tek ki,si benim.Yo soy el único que sabe cómo atar tu alma a la armadura.
Ne de olsa senin ruhunu... ...zırha baglamayı bilen tek ki,si benim.Άλλωστε μόνο εγώ ξέρω πώς να συνδέω το πνεύμα σου με την πανοπλία.
Ne de olsa senin ruhunu... ...zırha baglamayı bilen tek ki,si benim.Я единственный знаю, как прикрепить твою душу к доспехам.
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.(88:16) Блажен народ, знающий трубный зов! Они ходят во свете лица Твоего, Господи,
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.(89:16) Heureux le peuple qui connaît le son de la trompette; Il marche à la clarté de ta face, ô Éternel!
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.Alles wat U doet, is recht en rechtvaardig. Goedheid, liefde en trouw zijn alleen op U van toepassing.
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.Bem-aventurado o povo que conhece o som festivo, que anda, ó Senhor, na luz da tua face,
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.Berbahagialah bangsa yang beribadat dengan gembira, yang hidup dalam cahaya kehadiran-Mu, TUHAN
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.¡Bienaventurado el pueblo que conoce el grito de júbilo! Andarán a la luz de tu rostro, oh Jehovah
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.Blagor ljudstvu, ki pozna trobente radostni glas! Ti hodijo v svetlobi obličja tvojega, o GOSPOD!
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.Ferice de poporul, care cunoaşte sunetul trîmbiţei, care umblă în lumina Feţei Tale, Doamne!
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.Giustizia e diritto sono la base del tuo trono, grazia e fedeltà precedono il tuo volto
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.Igazság és jogosság a te királyi székednek alapja; kegyelem és hûség jár a te orczád elõtt.
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.즐거운 소리를 아는 백성은 유복한 자라 여호와여 저희가 주의 얼굴 빛에 다니며
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.Phước cho dân nào biết tiếng vui mừng! Hỡi Ðức Giê-hô-va, họ bước đi trong ánh sáng của mặt Chúa.
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.Phước cho dân nào biết tiếng vui_mừng ! Hỡi_Ðức_Giê - hô-va , họ bước_đi trong ánh_sáng của mặt Chúa .
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.Rättfärdighet och rätt äro din trons fäste, nåd och sanning stå inför ditt ansikte.
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.Rettferd og rett er din trones grunnvoll; nåde og sannhet går frem for ditt åsyn.
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.Saligt det Folk, der kender til Frydesang, vandrer, HERRE, i dit Åsyns Lys!
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.Spravedlivosť a súd je postaťou tvojho trónu; milosť a pravda predchádzajú tvoju tvár.
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.Spravedlnost a soud jsou základem trůnu tvého, milosrdenství a pravda předcházejí tvář tvou.
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.Sprawiedliwość i sąd są gruntem stolicy twojej; miłosierdzie i prawda uprzedzają oblicze twoje.
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.Vanhurskaus ja oikeus on sinun valtaistuimesi perustus, armo ja totuus käy sinun kasvojesi edellä.
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.Wohl dem Volk, das jauchzen kann! HERR, sie werden im Licht deines Antlitzes wandeln;
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.Μακαριος ο λαος ο γινωσκων αλαλαγμον θελουσι περιπατει, Κυριε, εν τω φωτι του προσωπου σου.
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.Блажени людете, които познават възклицанието на тръбите; Та ходят, Господи, в светлината на Твоето лице.
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.אשרי העם יודעי תרועה יהוה באור פניך יהלכון׃
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.طوبى للشعب العارفين الهتاف. يا رب بنور وجهك يسلكون.
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.知 道 向 你 歡 呼 的 、 那 民 是 有 福 的 。 耶 和 華 阿 、 他 們 在 你 臉 上 的 光 裡 行 走
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.知道 向 你 歡 呼的 、 那 民 是 有福 的 。 耶和華 阿 、 他 們在 你 臉上 的 光裡 行走
Nerede neyi vereceğini bilen de Allah'dır. Yürü bulursun.ومن يدري ما سوف يعطى من عند الله . امشي وسوف تجد .
Newton'a göre bir de herşeyi bilen bir gözlemci vardır, Tanrı.거기에는 또한 전지의 관측가가 있는데 모든것을 아는, 신입니다.
Newton'a göre bir de herşeyi bilen bir gözlemci vardır, Tanrı.También hay un observador omnisciente que lo sabe todo: Dios.
Newton'a göre bir de herşeyi bilen bir gözlemci vardır, Tanrı.Имеется также всеведущий наблюдатель, который знает всё, и который есть Бог.
Newton'a göre bir de herşeyi bilen bir gözlemci vardır, Tanrı.בנוסף קיים צופה יודע-כל שהוא אלוהים,
Newton'a göre bir de herşeyi bilen bir gözlemci vardır, Tanrı.هناك أيضاً المراقب العالم بكل شيء ويعلم بكل شيء، وهو الله،
Newton'a göre bir de herşeyi bilen bir gözlemci vardır, Tanrı.観察者がいます 神です 神はある意味宇宙の外側にいます
Ne yaptığını bilen insanları işe almak durumundasınız.Anda harus menyewa orang yang tahu apa yang mereka lakukan.
Ne yaptığını bilen insanları işe almak durumundasınız.Je moet mensen aannemen die weten wat ze doen.
Ne yaptığını bilen insanları işe almak durumundasınız.기존에 전문가를 써서
Ne yaptığını bilen insanları işe almak durumundasınız.Man muss Leute einstellen, die wissen was sie machen.
Ne yaptığını bilen insanları işe almak durumundasınız.Musisz zatrudnić ludzi, którzy znają się na rzeczy.
Ne yaptığını bilen insanları işe almak durumundasınız.Olyan emberekre van szükség, akik profik abban, amit csinálnak.
Ne yaptığını bilen insanları işe almak durumundasınız.Servono persone che sappiano cosa stanno facendo.
Ne yaptığını bilen insanları işe almak durumundasınız.Temos de contratar pessoas que sabem o que estão a fazer.