Ana içeriğe geç
Sözlük

bilen ile cümle

bilen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Kütüphane olayına gelince, birinci ,subedeki malzemeleri iyi bilen bir kadın var.Riguardo all'incidente alla biblioteca, qualcuno sapeva degli appunti della prima sezione.
Kütüphane olayına gelince, birinci ,subedeki malzemeleri iyi bilen bir kadın var.Υπάρχει κάποια που γνώριζε για τα υλικά στο πρώτο παράρτημα.
Kütüphane olayına gelince, birinci ,subedeki malzemeleri iyi bilen bir kadın var.Что касается происшествия с библиотекой, то есть некто, кому хорошо знакомы материалы первого филиала.
Laboratuar'ın sırrını bilen Barry, çok cesur bir işe kalkıştı.Barry, che conosce il segreto del Quinto Laboratorio, si è scatenato parecchio.
Laboratuar'ın sırrını bilen Barry, çok cesur bir işe kalkıştı.Barry, który zna tajemnicę Piątego Laboratorium, zaczął ostro szaleć.
Laboratuar'ın sırrını bilen Barry, çok cesur bir işe kalkıştı.Barry, que guarda el secreto del Laboratorio nº5, armó un buen alboroto.
Laboratuar'ın sırrını bilen Barry, çok cesur bir işe kalkıştı.Barry, som kender laboratoriets hemmeligheder, - - har været ude på lidt af et korstog.
Laboratuar'ın sırrını bilen Barry, çok cesur bir işe kalkıştı.Barry vet om femte laboratoriets hemligheter- -och har varit ute och härjat rätt länge.
Laboratuar'ın sırrını bilen Barry, çok cesur bir işe kalkıştı.Laboratorion salaisuuden tietävä Barry ryhtyi riehumaan.
Laboratuar'ın sırrını bilen Barry, çok cesur bir işe kalkıştı.O Barry, que detém o segredo do Quinto Laboratório, armou um grande alvoroço.
Laboratuar'ın sırrını bilen Barry, çok cesur bir işe kalkıştı.Ο Μπάρι, αυτός που κρατάει το μυστικό του 5ου Εργαστηρίου είχε μια καταστροφική έκρηξη.
Laboratuar'ın sırrını bilen Barry, çok cesur bir işe kalkıştı.Барри, который знает тайну Пятой Лаборатории, был вне себя от ярости.
Mark Shand'in "Travels on My Elephant" (Filimin Üzerinde Geziler) kitabı, aranızdan bilen var mı bilmiyorum."Auch Elefanten weinen" von Mark Shand, vielleicht kennen Sie es.
Mark Shand'in "Travels on My Elephant" (Filimin Üzerinde Geziler) kitabı, aranızdan bilen var mı bilmiyorum."Călătoriile pe elefantul meu " de Mark Shand - Nu ştiu dacă vreunul dintre voi o ştie.
Mark Shand'in "Travels on My Elephant" (Filimin Üzerinde Geziler) kitabı, aranızdan bilen var mı bilmiyorum.Cesty na mojom slonovi od Marka Shanda -- neviem, či ju niekto z vás pozná.
Mark Shand'in "Travels on My Elephant" (Filimin Üzerinde Geziler) kitabı, aranızdan bilen var mı bilmiyorum."Du hành trên chú voi của tôi" viết bởi Mark Shand -- không biết ai trong số các bạn biết quyển này không.
Mark Shand'in "Travels on My Elephant" (Filimin Üzerinde Geziler) kitabı, aranızdan bilen var mı bilmiyorum."La reina de los elefantes" de Mark Shand --No se si alguno de ustedes lo conocen.
Mark Shand'in "Travels on My Elephant" (Filimin Üzerinde Geziler) kitabı, aranızdan bilen var mı bilmiyorum.제가 가장 좋아하는 책 중에 하나인 Mark Shand의 "코끼리를 타고 여행하기"라는 책이 거기 있었어요.
Mark Shand'in "Travels on My Elephant" (Filimin Üzerinde Geziler) kitabı, aranızdan bilen var mı bilmiyorum."Na hřbetu slona" od Marka Shanda - netuším, jestli ji někdo znáte.
Mark Shand'in "Travels on My Elephant" (Filimin Üzerinde Geziler) kitabı, aranızdan bilen var mı bilmiyorum."Podróże na moim słoniu" Marka Shanda - może ktoś z Was ją przeczytał.
Mark Shand'in "Travels on My Elephant" (Filimin Üzerinde Geziler) kitabı, aranızdan bilen var mı bilmiyorum."Travels on My Elephant" de Mark Shand - Eu não sei se algum de vocês o conhece.
Mark Shand'in "Travels on My Elephant" (Filimin Üzerinde Geziler) kitabı, aranızdan bilen var mı bilmiyorum."Travels on My Elephant" (sv: Resor på min elefant) av Mark Shand. Jag vet inte om någon av er har läst den.
Mark Shand'in "Travels on My Elephant" (Filimin Üzerinde Geziler) kitabı, aranızdan bilen var mı bilmiyorum."Utazások az Elefántomon" Mark Shandtől -- nem tudom, ismeritek-e.
Mark Shand'in "Travels on My Elephant" (Filimin Üzerinde Geziler) kitabı, aranızdan bilen var mı bilmiyorum."Viaggio in India in groppa al mio elefante" di Mark Shand -- non so se lo conoscete.
Mark Shand'in "Travels on My Elephant" (Filimin Üzerinde Geziler) kitabı, aranızdan bilen var mı bilmiyorum."Voyages sur mon éléphant" par Mark Shand - Je ne sais pas si quelqu'un parmi vous le connait.
Mark Shand'in "Travels on My Elephant" (Filimin Üzerinde Geziler) kitabı, aranızdan bilen var mı bilmiyorum."Ταξίδια πάνω στον Ελέφαντα Μου" του Μαρκ Σαντ -- δεν ξέρω αν κάποιος από εσάς το ξέρει.
Mark Shand'in "Travels on My Elephant" (Filimin Üzerinde Geziler) kitabı, aranızdan bilen var mı bilmiyorum."Подорожі на моєму слоні" Марка Шанда - не знаю, чи ви про неї чули.
Mark Shand'in "Travels on My Elephant" (Filimin Üzerinde Geziler) kitabı, aranızdan bilen var mı bilmiyorum."Путешествия на моем слоне" Марка Шанда -- не знаю, слышали ли вы о ней.
Mark Shand'in "Travels on My Elephant" (Filimin Üzerinde Geziler) kitabı, aranızdan bilen var mı bilmiyorum."Пътешествия върху моя слон" от Марк Шанд -- не знам дали някой от вас я знае.
Mark Shand'in "Travels on My Elephant" (Filimin Üzerinde Geziler) kitabı, aranızdan bilen var mı bilmiyorum."מלכת הפילים" מאת מארק שאנד - אם שמעתם עליו.
Mark Shand'in "Travels on My Elephant" (Filimin Üzerinde Geziler) kitabı, aranızdan bilen var mı bilmiyorum."رحلات على ظهر فيلي" لمؤلفه مارك شاند...و لا أعلم إن كان أحد منكم يعلم هذا الكتاب.
Mark Shand'in "Travels on My Elephant" (Filimin Üzerinde Geziler) kitabı, aranızdan bilen var mı bilmiyorum.ソファに座り 思いました
Maryland'i bilenler icin soyledim메릴렌드 주를 잘 아시는 분들은 익숙한 지역일 겁니다.
Maryland'i bilenler icin soyledimMoże niektórzy z was tam byli.
Maryland'i bilenler icin soyledimלאלו מכם המכירים את מרילנד.
Maryland'i bilenler icin soyledimلأؤلئك منكم الذين يعرفون ميريلاند.
Maryland'i bilenler icin soyledim人が多すぎますね
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.(103:19) Он сотворил луну для указания времен, солнце знаетсвой запад.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Designou a lua para marcar as estações; o sol sabe a hora do seu ocaso.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Du gjorde månen till att bestämma tiderna; solen vet stunden då den skall gå ned.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Du hast den Mond gemacht, das Jahr darnach zu teilen; die Sonne weiß ihren Niedergang.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Du skabte Månen for Festernes Skyld, Solen kender sin Nedgangs Tid;
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.El a făcut luna ca să arate vremile; soarele ştie cînd trebuie să apună.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Engkau membuat bulan menjadi penanda waktu, matahari tahu saat terbenamnya
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.God laat de maan en de zon op hun vaste tijden op en ondergaan.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Han gjorde månen til å fastsette tidene; solen kjenner sin nedgangstid.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Il a fait la lune pour marquer les temps; Le soleil sait quand il doit se coucher.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.여호와께서 달로 절기를 정하심이여 해는 그 지는 것을 알도다
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Kuun sinä olet tehnyt näyttämään aikoja; aurinko tietää laskunsa.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Naredil je mesec, da meri čase, in solnce, ki pozna zahod svoj.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Ngài đã làm nên mặt trăng để chỉ thì tiết; Mặt trời biết giờ lặn.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Ngài đã làm_nên mặt_trăng để chỉ thì tiết ; Mặt_trời biết giờ lặn .
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Per segnare le stagioni hai fatto la luna e il sole che conosce il suo tramonto
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Teremtett holdat ünnepeknek mutatására; a napot, a mely lenyugovását tudja.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Tú eres el que hizo la luna para las estaciones; el sol conoce su ocaso
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Učinil mesiac na určenie časov, a slnce zná svoj západ.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Učinil měsíc k jistým časům, a slunce zná západ svůj.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Uczynił miesiąc dla pewnych czasów, a słońce zna zachód swój.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Εκαμε την σεληνην δια τους καιρους ο ηλιος γνωριζει την δυσιν αυτου.
Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.Той е определил луната, за да показва времената; Слънцето знае кога да залязва.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod