‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.Menneskesønn! Spå og si: Så sier Herren: Si: Et sverd, et sverd er hvesset, og slipt er det og.
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.Menneskesøn, profeter og sig: Så siger HERREN:
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.Sin človečji, prorokuj in reci: Tako pravi Gospod: Reci: Meč, meč, nabrušen in zlikan!
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.Synu člověčí, prorokuj a rci: Takto praví Hospodin: Rci: Meč, meč nabroušen, také i vyčištěn jest.
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.Synu človeka, prorokuj a povieš: Takto hovorí Pán: Povedz: Meč, meč je nabrúsený i vyhladený.
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.Υιε ανθρωπου, προφητευσον και ειπε, Ουτω λεγει Κυριος Ειπε, Ρομφαια, ρομφαια ακονιζεται και μαλιστα στιλβουται
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.Сине човешки, пророкувай, казвайки: Така казва Господ: Речи: Меч! меч се остри, още се излъсква;
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.сын человеческий! изреки пророчество и скажи: так говорит Господь Бог: скажи: меч, меч наострен и вычищен;
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.בן אדם הנבא ואמרת כה אמר אדני אמר חרב חרב הוחדה וגם מרוטה׃
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.يا ابن آدم تنبأ وقل. هكذا قال الرب. قل سيف سيف حدّد وصقل ايضا.
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.人 子 阿 、 你 要 豫 言 、 耶 和 華 吩 咐 我 如 此 說 、 有 刀 、 有 刀 、 是 磨 快 擦 亮 的
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.人子 阿 、 你 要 豫 言 、 耶和華 吩咐 我 如此 說 、 有 刀 、 有 刀 、 是 磨快 擦亮 的
Internet'i kullanmayı iyi bilen gruplar içinde bile medyanın dokusu değişmeye devam ediyor.Ainda está a mudar de padrões mesmo entre grupos que sabem lidar com a Internet muito bem.
Internet'i kullanmayı iyi bilen gruplar içinde bile medyanın dokusu değişmeye devam ediyor.Er veranderen nog steeds patronen... zelfs in groepen die heel ervaren zijn met internet.
Internet'i kullanmayı iyi bilen gruplar içinde bile medyanın dokusu değişmeye devam ediyor.Está todavía cambiando modelos aún entre los grupos que saben como manejarse bien con Internet.
Internet'i kullanmayı iyi bilen gruplar içinde bile medyanın dokusu değişmeye devam ediyor.Il secondo aneddoto, ora,
Internet'i kullanmayı iyi bilen gruplar içinde bile medyanın dokusu değişmeye devam ediyor.Inca isi schimba tiparele chiar printre grupurile care stiu sa foloseasca internetul bine.
Internet'i kullanmayı iyi bilen gruplar içinde bile medyanın dokusu değişmeye devam ediyor.여전히 패턴이 변화하고 있습니다. 두번째 이야기입니다.
Internet'i kullanmayı iyi bilen gruplar içinde bile medyanın dokusu değişmeye devam ediyor.Masih terjadi perubahan pola-pola bahkan diantara kelompok yang paham bagaimana berurusan dengan Internet.
Internet'i kullanmayı iyi bilen gruplar içinde bile medyanın dokusu değişmeye devam ediyor.Még mindig formát változtat, még azon csoprtok esetében is, akik tudják, hogyan kezeljék jól az internetet.
Internet'i kullanmayı iyi bilen gruplar içinde bile medyanın dokusu değişmeye devam ediyor.Neustále dochází ke změnám využítí dokonce i ve skupinách, které dobře vědí jak s internetem zacházet.
Internet'i kullanmayı iyi bilen gruplar içinde bile medyanın dokusu değişmeye devam ediyor.Ses schémas se modifient encore même au sein de groupes qui savent bien tirer profit d'Internet.
Internet'i kullanmayı iyi bilen gruplar içinde bile medyanın dokusu değişmeye devam ediyor.Tudi med tistimi, ki dobro vedo, kako ga uporabljati, se še vedno spreminja vzorce uporabe.
Internet'i kullanmayı iyi bilen gruplar içinde bile medyanın dokusu değişmeye devam ediyor.Zmiana ta następuje nawet u grup, które nie bardzo umieją posługiwać się Internetem.
Internet'i kullanmayı iyi bilen gruplar içinde bile medyanın dokusu değişmeye devam ediyor.Συνεχίζει να αλλάζει μορφές ακόμα και μέσα σε ομάδες που ξέρουν πώς να χειρίζονται καλά το Ίντερνετ.
Internet'i kullanmayı iyi bilen gruplar içinde bile medyanın dokusu değişmeye devam ediyor.Он меняется даже для тех, кто уже давно работает с Интернетом.
Internet'i kullanmayı iyi bilen gruplar içinde bile medyanın dokusu değişmeye devam ediyor.Той още променя схеми дори сред групи, които знаят добре как да боравят с Интернет.
Internet'i kullanmayı iyi bilen gruplar içinde bile medyanın dokusu değişmeye devam ediyor.הדפוסים שלו עדיין משתנים, גם בתוך הקבוצות שכבר התמחו בשימוש בו.
Internet'i kullanmayı iyi bilen gruplar içinde bile medyanın dokusu değişmeye devam ediyor.حتى بين المجموعات التي تعرف كيفية التعامل مع الانترنت جيداً القصة الثانية ،
Internet'i kullanmayı iyi bilen gruplar içinde bile medyanın dokusu değişmeye devam ediyor.パターンは変化し続けているのです 次の話に移りましょう
Kalkülüs bilenler Kx dx "in integralini alarak da aynı sonuca ulaşabilirler. -І для тих з вас, хто знає алгебру, це те ж саме, що й інтеграл Кx dx. І це має сенс.
Kalkülüs bilenler Kx dx "in integralini alarak da aynı sonuca ulaşabilirler. -כמו האינטגרל של Kxdx. זה הגיוני.
Karşımdaki ise bunun ne olduğunu bilen bir topluluk, o yüzden, sadece 60-saniyelik bir özet yapacağım.Acesta este un grup care ştie ce înseamnă, aşa că voi face doar un rezumat de 60 secunde.
Karşımdaki ise bunun ne olduğunu bilen bir topluluk, o yüzden, sadece 60-saniyelik bir özet yapacağım.Ésta es una audiencia que sí lo sabe, así que les daré la versión de 60 segundos.
Karşımdaki ise bunun ne olduğunu bilen bir topluluk, o yüzden, sadece 60-saniyelik bir özet yapacağım.Este público sabe, por isso vou dar-vos apenas a versão resumida.
Karşımdaki ise bunun ne olduğunu bilen bir topluluk, o yüzden, sadece 60-saniyelik bir özet yapacağım.여러분들은 지속성이 무엇인지 아는 사람들이죠,
Karşımdaki ise bunun ne olduğunu bilen bir topluluk, o yüzden, sadece 60-saniyelik bir özet yapacağım.Αυτό είναι ένα κοινό που ξέρει τι είναι αυτό, άρα θα παίξουμε βάσει της έκδοσης των 60 δευτερολέπτων.
Karşımdaki ise bunun ne olduğunu bilen bir topluluk, o yüzden, sadece 60-saniyelik bir özet yapacağım.הקהל כאן יודע מה זה,
Karşımdaki ise bunun ne olduğunu bilen bir topluluk, o yüzden, sadece 60-saniyelik bir özet yapacağım.ها هو تجمهر يعرف ما هي الإستدامة،
Karşımdaki ise bunun ne olduğunu bilen bir topluluk, o yüzden, sadece 60-saniyelik bir özet yapacağım.一分間スピーチのようなつもりで話します いいですか?
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.A dali ho vyhladiť, aby sa mohol vziať do ruky; je to nabrúsený meč a je vyhladený dať ho do ruky zabijaka.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.A ty, synu człowieczy! wzdychaj, jakobyś miał biodro złamane, a w gorzkości wzdychaj przed oczyma ich.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.Dali so ga zlikati, da se more prijeti v roko. Meč je nabrušen in zlikan, da se da morilcu v roko.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.E foi dada a polir para ser manejada; esta espada está afiada e polida, para ser posta na mão do matador.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.Jeg gav en Slagter det, at han skal tage det fat; det er hvæsset og slebet for at gives en Drabsmand i Hænde,
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.그 칼이 손에 잡아 쓸만하도록 마광되되 살륙하는 자의 손에 붙이기 위하여 날카롭고도 마광되었도다 하셨다 하라
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.Pedang itu diasah supaya selalu siap dipakai lalu diserahkan kepada seorang pembantai
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.Tu, figlio dell'uomo, piangi: piangi davanti a loro con il cuore infranto e pieno d'amarezza
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.Даде се да се излъска да се държи в ръка; тоя меч е наострен и излъскан, за да се даде в ръката на погубителя.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.Я дал его вычистить, чтобы взять в руку; уже наострен этот меч и вычищен, чтобы отдать его в руку убийцы.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.ויתן אתה למרטה לתפש בכף היא הוחדה חרב והיא מרטה לתת אותה ביד הורג׃
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.وقد اعطاه ليصقل لكي يمسك بالكف. هذا السيف قد حدّد وهو مصقول لكي يسلم ليد القاتل.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.這 刀 已 經 交 給 人 擦 亮 、 為 要 應 手 使 用 . 這 刀 已 經 磨 快 擦 亮 、 好 交 在 行 殺 戮 的 人 手 中
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.這刀 已 經交給 人 擦亮 、 為 要 應手 使用 . 這刀 已 經 磨快 擦亮 、 好 交 在行 殺戮 的 人 手中
Kütüphane olayına gelince, birinci ,subedeki malzemeleri iyi bilen bir kadın var.Angående biblioteket var der en, - - som kendte til forskningen.
Kütüphane olayına gelince, birinci ,subedeki malzemeleri iyi bilen bir kadın var.Co do incydentu w filii biblioteki - jest ktoś, kto dobrze znał tamte materiały.
Kütüphane olayına gelince, birinci ,subedeki malzemeleri iyi bilen bir kadın var.En cuanto a la biblioteca, había alguien que conocía la existencia de esos documentos.
Kütüphane olayına gelince, birinci ,subedeki malzemeleri iyi bilen bir kadın var.Eräs ihminen tunsi hyvin kirjaston aineiston.
Kütüphane olayına gelince, birinci ,subedeki malzemeleri iyi bilen bir kadın var.När det gäller biblioteksbranden- -känner nån till forskningen.
Kütüphane olayına gelince, birinci ,subedeki malzemeleri iyi bilen bir kadın var.Quanto ao incidente da biblioteca, há alguém que conhecia bem os materiais que havia lá.