Bize organizasyonlarımızda büyük veriyle çalışmak nasıldır bilen insanlar lazım.ビッグデータを活用できる人です 組織の要として
Böylece, biz şuan okuma yazma bilen biriyle muhatap oluyoruzByl vzdělaný.
Bu da o tamirci çýrađý deđil. Seni tanýyan, bilen, güvenen... ...bir tek ben varým kýzým..I'm telling you .The decision is yours
Bu esnada fonu bilen sadece ben ve annem vardı çünkü babam her zaman bana güvenirdi.A minha mãe e eu éramos as únicas pessoas que sabiam do fundo porque o meu pai sempre confiou sempre.
Bu esnada fonu bilen sadece ben ve annem vardı çünkü babam her zaman bana güvenirdi.한편, 아버지께서 언제나 저에게 이야기 해주셨기 때문에 그 자금의 위치를 알았습니다
Bu esnada fonu bilen sadece ben ve annem vardı çünkü babam her zaman bana güvenirdi.Medtem sva moja mati in jaz edina oseba, ki ve za ta fond, ker mi oče vedno zaupa.
Bu esnada fonu bilen sadece ben ve annem vardı çünkü babam her zaman bana güvenirdi.Moja matka i ja jako jedyni wiemy o tych funduszach, ponieważ ojciec zawsze mi się zwierzał.
Bu esnada fonu bilen sadece ben ve annem vardı çünkü babam her zaman bana güvenirdi.Seuls ma mère et moi sommes au courant pour les fonds, mon père se confiait toujours à moi.
Bu esnada fonu bilen sadece ben ve annem vardı çünkü babam her zaman bana güvenirdi.Trong lúc đó, mẹ tôi và tôi là người duy nhất biết về số tiền đó bởi vì bố tôi luôn kể bí mật cho tôi nghe.
Bu esnada fonu bilen sadece ben ve annem vardı çünkü babam her zaman bana güvenirdi.Затова майка ми и аз сме единствените, които знаят за този фонд защото баща ми винаги ни имаше доверие.
Bu esnada fonu bilen sadece ben ve annem vardı çünkü babam her zaman bana güvenirdi.Отец всегда доверял мне, поэтому я с матерью - единственные, кто знают о существовании этих средств,
Bu esnada fonu bilen sadece ben ve annem vardı çünkü babam her zaman bana güvenirdi."בינתיים, רק אני ואמי יודעים על ההון "כי אבי תמיד שיתף אותי בסודותיו.
Bu esnada fonu bilen sadece ben ve annem vardı çünkü babam her zaman bana güvenirdi.في ذلك الحين، أمي و أنا كنا الشخصين الوحيدين الذي يعرفان بأمر المبلغ لأن والدي دائماً وثق بي.
Bu gezegende bir bilgisayar faresinin nasıl yapıldığını bilen hiç kimse yoktur.Ale kdo ví, jak vyrobit počítačovou myš?
Bu gezegende bir bilgisayar faresinin nasıl yapıldığını bilen hiç kimse yoktur.Der er ingen på planeten, der ved, hvordan man laver en computermus.
Bu gezegende bir bilgisayar faresinin nasıl yapıldığını bilen hiç kimse yoktur.Er is niemand op de planeet die weet hoe je een computermuis maakt.
Bu gezegende bir bilgisayar faresinin nasıl yapıldığını bilen hiç kimse yoktur.Il n'y a personne sur la planète qui sait comment faire une souris d'ordinateur.
Bu gezegende bir bilgisayar faresinin nasıl yapıldığını bilen hiç kimse yoktur.Không có ai trên thế giới này biết cách làm ra con chuột vi tính.
Bu gezegende bir bilgisayar faresinin nasıl yapıldığını bilen hiç kimse yoktur.이 지구 상에서 컴퓨터 마우스를 만드는 방법을 아는 사람은 아무도 없습니다.
Bu gezegende bir bilgisayar faresinin nasıl yapıldığını bilen hiç kimse yoktur.Não há ninguém no planeta que saiba como fazer um mouse.
Bu gezegende bir bilgisayar faresinin nasıl yapıldığını bilen hiç kimse yoktur.Nessuno su questo pianeta sa fare un mouse per computer.
Bu gezegende bir bilgisayar faresinin nasıl yapıldığını bilen hiç kimse yoktur.Niemand auf diesem Planeten weiß, wie man eine Computermaus herstellt.
Bu gezegende bir bilgisayar faresinin nasıl yapıldığını bilen hiç kimse yoktur.Nikt na całym świecie tego nie wie.
Bu gezegende bir bilgisayar faresinin nasıl yapıldığını bilen hiç kimse yoktur.Nikto na tejto planéte nevie, ako vyrobiť počítačovú myš.
Bu gezegende bir bilgisayar faresinin nasıl yapıldığını bilen hiç kimse yoktur.No hay nadie en el planeta que sepa cómo hacer un mouse de computador.
Bu gezegende bir bilgisayar faresinin nasıl yapıldığını bilen hiç kimse yoktur.Nu e nimeni pe planetă care să știe să facă un mouse de computer.
Bu gezegende bir bilgisayar faresinin nasıl yapıldığını bilen hiç kimse yoktur.Senki a világon nem tudja, hogy kell egy számítógépes egeret csinálni.
Bu gezegende bir bilgisayar faresinin nasıl yapıldığını bilen hiç kimse yoktur.Tidak ada seorangpun di planet ini yang tahu bagaimana cara membuat mouse komputer.
Bu gezegende bir bilgisayar faresinin nasıl yapıldığını bilen hiç kimse yoktur.Δεν υπάρχει κανείς στον πλανήτη που ξέρει πώς να κάνει ένα ποντίκι για τον υπολογιστή.
Bu gezegende bir bilgisayar faresinin nasıl yapıldığını bilen hiç kimse yoktur.Нет никого на всей планете, кто бы знал, как сделать компьютерную мышь.
Bu gezegende bir bilgisayar faresinin nasıl yapıldığını bilen hiç kimse yoktur.Няма нито един човек на планетата, който да знае как да направи мишка за компютър.
Bu gezegende bir bilgisayar faresinin nasıl yapıldığını bilen hiç kimse yoktur.אין אף אחד על הכוכב שיודע איך לייצר עכבר מחשב.
Bu gezegende bir bilgisayar faresinin nasıl yapıldığını bilen hiç kimse yoktur.لا أحد على الكوكب يعرف كيف يصنع فأرة كمبيوتر .
Bu gezegende bir bilgisayar faresinin nasıl yapıldığını bilen hiç kimse yoktur.これは真面目な話ですよ
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.Danes predstavljajo izreden pogum tistih, ki vedo, da se je njihovo življenje drastično spremenilo
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.Dnes sú nositeľmi sebadôvery tých, ktorí vedia, že ich životy prešli mimoriadnou zmenou.
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.Dziś są silni poczuciem, że w kraju w kraju, za ich życia dokonała się gigantyczna zmiana
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.Hoje demonstram confiança com o que eles vêem como... uma mudança extraordinária nas suas vidas.
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.Hoy en día demuestran la seguridad de aquellos que saben que un gran cambio ha llegado a sus vidas.
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.Idag visar de tillit eftersom de vet att en stor förändring har kommit in i deras liv.
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.Manapság már azoknak a bizakodása jelenik meg akik tudják, hogy rendkívülien megváltozik az életük.
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.Oggi mostrano la sicurezza di coloro che sanno che la loro vita ha avuto un cambiamento straordinario.
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.Σήμερα, επιδεικνύουν την αυτοπεποίθηση αυτών... που ξέρουν ότι μια σημαντική αλλαγή έχει έρθει στη ζωή τους.
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.Днес показват сигурността на хора, които разбират, че животът им значително се е променил.
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.Сегодня они демонстрируют веру тех, кто знает про экстраординарные изменения, произошедшие в их жизни.
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.היום, הם מציגים ביטחון של אנשים .שיודעים כי שינוי אדיר הגיע לחייהם
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.自分たちの生活に驚くべき変化を 見出しています ヒューゴチャベス大統領 バリオを声を代弁します
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.Ahora esto es una cuerda que sabe cuanto peso esta cargando en cualquier punto particular en la cuerda.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.C'est donc maintenant une corde qui connaît la charge sur la corde à n'importe quel point dans la corde.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.Das ist also nun ein Seil, welches die Last auf dem Seil kennt, an jedem beliebigen Punkt innerhalb des Seils.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.Deci aceasta este acum o sfoară care ştie presiunea sforii în orice punct anume al ei.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.자 이제 이 줄은 특정 부위에 가해지는 무게를 감지할 수 있게 됩니다.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.Quindi questa è ora una corda che conosce il peso sulla corda in ogni particolare punto della corda.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.Więc jest to teraz lina, która zna obciążenie na linie w którymkolwiek punkcie liny.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.И теперь это верёвка, которая знает нагрузку на верёвку, в любой точке этой верёвки.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.Отже, тепер ця мотузка знає, яке навантаження на мотузці в будь-якій окремій точці мотузки.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.Така че новото въже знае напрежението във въжето и то във всяка точка от въжето.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.ועכשיו זה חבל שיודע מה העומס שמוטל על החבל בכל נקודה ונקודה בחבל.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.إذن هذا الآن حبل يعرف حمولة الحبل في أي نقطة من الحبل.
Bu, iki dil bilenlerin on iki aylıkken ne kadar dudak okudukları.12ヶ月のバイリンガルの赤ちゃんは