Ana içeriğe geç
Sözlük

bilen ile cümle

bilen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Quem, na audiência, as conhece, pode revirar os olhos e dizer: "Sim. Eu sei tudo acerca disso".
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Za tiste v občinstvu, ki jih poznate, zavijte z očmi in si recite, ja. Vem vse o tem.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Zij in het publiek die dit kennen, zijn niet onder de indruk en zeggen 'ja, daar weet ik alles van'.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Όσοι στο κοινό γνωρίζουν, στρίψτε τη μούρη σας και πείτε: "ναι, τα ξέρω όλα".
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Онези сред публиката, които знаят, забелват очи и казват - да бе. Всичко знам за нея.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Те из вас, кто знает, что это, сейчас закатят глаза и подумают: "Да, я все про них знаю".
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.אלה מכם בקהל שיודעים זאת, אתם מגלגלים את העיניים ואומרים, כן, אני יודע הכל על זה.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.بالنسبة لمن يعرفها من الجمهور، قد تقلبون أعينكم وتقولون، نعم. نعرف كل شيء عنها.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.目を回して たまげたと言うでしょう 面が1つしかない 内側が外側な壺です
Aranızda İstanbul'u bilenler büyük ihtimalle이스탄불에 와 보신 분들은
Aranızda İstanbul'u bilenler büyük ihtimalleאלו מכם אשר היו בעבר באיסטנבול
Aranızda İstanbul'u bilenler büyük ihtimalleالذين سبق أن زاروا إسطنبول منكم
Aranızda İstanbul'u bilenler büyük ihtimalleオスマン帝国の君主が
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.Als Sohn eines Bauern der wusste, wie man jagte, war mein Vater ein ausgezeichneter Schütze.
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.Als zoon van een boer, die kon jagen, was mijn vader een uitstekende schutter.
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.Como buen hijo de granjero que sabía cazar, mi padre era un excelente tirador.
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.Como filho de um agricultor que sabia como caçar, o meu pai era um excelente atirador.
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.En tant que fils d'agriculteur qui savait chasser, mon père était un excellent tireur.
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.Essendo il figlio di un contadino che se ne intendeva di caccia, mio padre era un ottimo tiratore.
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.Fiind fiu de fermier, știa să vâneze și ochea excelent.
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.Jako syn farmáře, který uměl lovit, byl můj otec skvělým střelcem.
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.Jako syn rolnika, który polował, mój ojciec był doskonałym strzelcem.
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.사냥하는 법을 아는 농부의 아들로서 아버지는 훌륭한 명사수였습니다.
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.Parasztgyerekként tudta, hogyan kell vadászni, apám kitűnően lőtt.
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.Som en bondesøn havde han kendskab til jagt, var min far en uovertruffen skytte.
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.Xuất thân từ gia đình nông dân biết săn bắn, cha tôi là một tay súng tuyệt vời.
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.Όντας γιός αγρότη που ήξερε να κυνηγά, ο πατέρας μου ήταν άριστος ελεύθερος σκοπευτής.
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.Будучи сыном фермера, умевшим охотиться, мой отец стал превосходным снайпером.
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.Като син на фермер, който знаеше как да ловува, моят баща беше изключителен стрелец.
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.Як син фермера, який умів полювати, мій батько був відмінним стрільцем.
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.כבן של חקלאי שידע לצוד, אבי היה צלף מצויין.
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.وكإبن مزارع كان يعلم كيف يقنص وكان والدي قناصاً بارعاً
Avlanmayı bilen bir çiftçinin oğlu olarak, babam mülemmel bir nişancıydı.狩りが得意で 優れた射撃手でした 彼が狙いを定めた標的は
Bak, su yoldan gidersen bir køy var Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinAle půl míle od sud je vesnice možná tam někdo mluví anglicky.
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.Ak je železo tupé, a niekto nenabrúsi jeho ostria, človek musí napnúť sily; avšak lepšie to spraví múdrosť.
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.Cái rìu lụt mà không mài lưỡi nó lại , ắt phải rán sức còng nhiều ; nhưng sự khôn_ngoan có_ích đặng dẫn_dắt .
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.Cái rìu lụt mà không mài lưỡi nó lại, ắt phải rán sức còng nhiều; nhưng sự khôn ngoan có ích đặng dẫn dắt.
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.Een botte bijl vraagt veel van uw krachten; wees wijs en slijp het blad.
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.무딘 철 연장 날을 갈지 아니하면 힘이 더 드느니라 오직 지혜는 성공하기에 유익하니라
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.Når Øksen er sløv og dens Æg ej hvæsses, må Kraft lægges i; men den dygtiges Fortrin er Visdom.
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.õ szája beszédinek kezdete bolondság, és az õ szája [beszédinek] vége gonosz balgatagság.
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.Si se embota el hacha y no es afilada, hay que añadir más esfuerzo. Pero es más ventajoso aplicar la sabiduría
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.אם קהה הברזל והוא לא פנים קלקל וחילים יגבר ויתרון הכשיר חכמה׃
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.ان كلّ الحديد ولم يسنن هو حده فليزد القوة. اما الحكمة فنافعة للانجاح.
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.鐵 器 鈍 了 、 若 不 將 刃 磨 快 、 就 必 多 費 氣 力 . 但 得 智 慧 指 教 、 便 有 益 處
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.鐵器鈍 了 、 若 不 將刃 磨快 、 就 必 多費氣力 . 但 得 智慧 指教 、 便有 益處
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.(118:79) Да обратятся ко мне боящиеся Тебя и знающие откровения Твои.
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Ach daß sich müßten zu mir halten, die dich fürchten und deine Zeugnisse kennen!
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Forduljanak hozzám, a kik téged félnek, és ismerik a te bizonyságaidat!
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Kääntykööt minun puolelleni ne, jotka sinua pelkäävät ja jotka sinun todistuksesi tuntevat.
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.주를 경외하는 자로 내게 돌아오게 하소서 그리하시면 저희가 주의 증거를 알리이다
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Lad dem, der frygter dig, vende sig til mig, de, der kender dine Vidnesbyrd.
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.La dem vende tilbake til mig, de som frykter dig og kjenner dine vidnesbyrd!
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Nech sa navrátia ku mne tí, ktorí sa ťa boja a ktorí znajú tvoje svedoctvá.
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Nguyện những kẻ kính sợ Chúa Trở lại cùng tôi, thì họ sẽ biết chứng cớ của Chúa.
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Nguyện những kẻ kính sợ Chúa_Trở lại cùng tôi , thì họ sẽ biết chứng_cớ của Chúa .
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Niech się obrócą do mnie, którzy się ciebie boją, i którzy znają świadectwa twoje.
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Obraťtež se ke mně, kteříž se bojí tebe, a kteříž znají svědectví tvá.
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Povrnejo se naj k meni, ki se boje tebe, in tisti, ki poznajo pričevanja tvoja.
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Qu`ils reviennent à moi, ceux qui te craignent, Et ceux qui connaissent tes préceptes!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bilen ile cümle - Sayfa 31 - bilen kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App