Ana içeriğe geç
Sözlük

bilen ile cümle

bilen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ama iyi ya da kötü, ben öyle biliniyor olacağım, bütün garip şeyleri bilen adam olarak.Ευτυχώς ή δυστυχώς, γι' αυτό θα με ξέρουν, ως τον τύπο που ήξερε πολλά περίεργα πράγματα.
Ama iyi ya da kötü, ben öyle biliniyor olacağım, bütün garip şeyleri bilen adam olarak.За добро или за лошо, съм известен като човекът, който знаеше много за странните неща.
Ama iyi ya da kötü, ben öyle biliniyor olacağım, bütün garip şeyleri bilen adam olarak.Хорошо это или плохо, но именно таким меня будут помнить, как парня, который знал кучу странной фигни.
Ama iyi ya da kötü, ben öyle biliniyor olacağım, bütün garip şeyleri bilen adam olarak.לטוב או לרע, ככה ימשיכו להכיר אותי, בתור הבחור שידע המון דברים משונים.
Ama iyi ya da kötü, ben öyle biliniyor olacağım, bütün garip şeyleri bilen adam olarak.للأفضل أو للأسوأ، هذا ما سأكون معروفاً به, بالرجل الذي عرف الكثير من الأشياء الغريبة.
Ama iyi ya da kötü, ben öyle biliniyor olacağım, bütün garip şeyleri bilen adam olarak.「妙なことを知ってる男」なんでしょう まあ 文句は言えません
Amerika'da henüz Afganistan'ın nerede olduğunu bilen kimse yokken, ofisimden içeriye girdi.A intrat în biroul meu într-un moment când nimeni în SUA nu ştia unde este Afganistan.
Amerika'da henüz Afganistan'ın nerede olduğunu bilen kimse yokken, ofisimden içeriye girdi.Arrivò nel mio ufficio quando nessuno negli Stati Uniti sapeva dove fosse l'Afghanistan.
Amerika'da henüz Afganistan'ın nerede olduğunu bilen kimse yokken, ofisimden içeriye girdi.Ella entró a mi oficina en una época en que nadie sabía en los Estados Unidos dónde estaba Afganistán.
Amerika'da henüz Afganistan'ın nerede olduğunu bilen kimse yokken, ofisimden içeriye girdi.Sie kam in mein Büro, zu einer Zeit als niemand in den USA wußte, wo Afghanistan lag.
Amerika'da henüz Afganistan'ın nerede olduğunu bilen kimse yokken, ofisimden içeriye girdi.Ze liep binnen in mijn kantoor op een moment dat niemand in de Verenigde Staten wist waar Afghanistan lag.
Amerika'da henüz Afganistan'ın nerede olduğunu bilen kimse yokken, ofisimden içeriye girdi.Μπήκε στο γραφείο μου την εποχή που κανείς στις Ηνωμένες Πολιτείες δεν ήξερε που βρίσκεται το Αφγανιστάν.
Amerika'da henüz Afganistan'ın nerede olduğunu bilen kimse yokken, ofisimden içeriye girdi.Она появилась в моем офисе, в те дни, когда никто в США еще не знал, где находится Афганистан.
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.Azt mondják, ők tudták, mit csinálnak, amikor megírták az alkotmányt -- a meleg összeesküvést, ha úgy tetszik.
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.De mensen die wisten wat ze deden toen ze de Grondwet opschreven. Of de homoseksuele agenda, als je wil.
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.그분들이 우리가 '게이 어젠다'라고 부르는 헌법을 제정했을 때 대충 하지는 않았을 겁니다
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.Lidé, kteří, jak říkáme, věděli, co dělají, když psali Ústavu, homosexuální agendu, pokud chcete.
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.Ludzie, którzy wiedzieli co robią pisząc konstytucję, czy, inaczej, gejowską agendę.
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.Oamenii care, spunem noi, știau ce făceau când au scris Constituția - agenda gay, dacă vreți.
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.Οι άνθρωποι που, λέμε, ήξεραν τι έκαναν όταν συνέτασσαν το Σύνταγμα - την ατζέντα των γκέι, αν θέλετε.
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.האנשים שלטענתנו ידעו מה הם עושים כשכתבו את החוקה, את האג'נדה של הגייז, אם תרצו.
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.ゲイアジェンダと言ってもいいですよ その努力が無視されているわけです
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Aber nur wenige wussten, wie man ihn benutzt, normalerwiese wohlhabende Kaufleute und Geldleiher.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Ale jen velmi málo lidí vědělo, jak ho používat, obvykle Bohatí kupci a půjčovatele peněz.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Ale len veľmi málo ľudí vedelo, ako ho používať, obvykle bohatí kupci a požičiavatelia peňazí.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Ale tylko nieliczni wiedzieli jak go używać, byli to zwykle bogaci kupcy i pożyczkodawcy
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.De csak nagyon kevés ember tudta használni, általában gazdag kereskedők és pénz hitelezők.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Ma solo poche persone sapevano come usarlo normalmente ricchi mercanti o coloro che prestavano denaro.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Nhưng rất ít người biết sử dụng, ngoài các thương gia giàu có và người cho vay.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Pero sólo unos cuantos sabían cómo usarlo, por lo general mercaderes ricos y prestamistas.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Societăţile Chineze foloseau abacul cu un sistem bazat pe 10, deşi nu avea niciun 0.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Но малко хора знаели как да го използват, обикновено богати търговци и лихвари.
Annesi onu doğururken ölmüş ve babasının kim olduğunu bilen yoktu.A sua mãe morreu ao dar à luz e ninguém sabe quem é o pai."
Annesi onu doğururken ölmüş ve babasının kim olduğunu bilen yoktu.Az édesanyja meghalt szülés közben, és senki nem tudja, hogy ki az édesapja."
Annesi onu doğururken ölmüş ve babasının kim olduğunu bilen yoktu.Haar moeder stierf toen ze haar baarde, en niemand wist wie haar vader was.
Annesi onu doğururken ölmüş ve babasının kim olduğunu bilen yoktu.Hendes mor døde, da hun fødte hende, og ingen havde nogen ide om, hvem hendes far var."
Annesi onu doğururken ölmüş ve babasının kim olduğunu bilen yoktu.Ibunya meninggal ketika melahirkan dia, dan tidak ada yang tahu siapa ayahnya."
Annesi onu doğururken ölmüş ve babasının kim olduğunu bilen yoktu.Ihr Mutter starb bei ihrer Geburt und niemand weiß, wer ihr Vater war."
Annesi onu doğururken ölmüş ve babasının kim olduğunu bilen yoktu.그애의 어머니는 그애를 낳다가 죽었고 아무도 아버지가 누군지 몰라요."라고 말했죠.
Annesi onu doğururken ölmüş ve babasının kim olduğunu bilen yoktu.Mama ei a murit dându-i naştere, şi nimeni nu avea nici cea mai vagă idee despre cine era tatăl ei."
Annesi onu doğururken ölmüş ve babasının kim olduğunu bilen yoktu.Matka umarła przy porodzie, a ojca nikt nie znał".
Annesi onu doğururken ölmüş ve babasının kim olduğunu bilen yoktu.Mẹ cô bé chết khi sinh cô, và không ai biết cha cô là ai."
Annesi onu doğururken ölmüş ve babasının kim olduğunu bilen yoktu.Sa mère est morte en lui donnant naissance, et personne n'avait la moindre idée de qui était son père."
Annesi onu doğururken ölmüş ve babasının kim olduğunu bilen yoktu.Sua madre è morta dandola alla luce, e nessuno sa chi sia il padre".
Annesi onu doğururken ölmüş ve babasının kim olduğunu bilen yoktu.Su madre murió al darla a luz y nadie sabe quién ee su padre".
Annesi onu doğururken ölmüş ve babasının kim olduğunu bilen yoktu.Η μητέρα της πέθανε ενώ τη γεννούσε και κανείς δεν είχε ιδέα ποιος ήταν ο πατέρας της.
Annesi onu doğururken ölmüş ve babasının kim olduğunu bilen yoktu.Её мать умерла при родах, и никто не знает, кто её отец".
Annesi onu doğururken ölmüş ve babasının kim olduğunu bilen yoktu.Її мати померла під час пологів, і ніхто не мав жодного уявлення, хто її батько".
Annesi onu doğururken ölmüş ve babasının kim olduğunu bilen yoktu.Майка й умря, когато я роди и никой не знае кой е баща й."
Annesi onu doğururken ölmüş ve babasının kim olduğunu bilen yoktu.אמה מתה בעת שהביאה אותה לעולם, ואיש אינו יודע מי היה אביה".
Annesi onu doğururken ölmüş ve babasının kim olduğunu bilen yoktu.،والدتها توفيت أثناء ولادتها "ولا أحد يملك أدنى فكرة عمن كان والدها.
Annesi onu doğururken ölmüş ve babasının kim olduğunu bilen yoktu.父親の名前は誰も知りません」 滞在中の2週間のうちに 彼女は私の友達になり
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Ci z publiczności, którzy wiedzą, mogą przewrócić oczami i powiedzieć: ta, wiem o tym wszystko.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.여러분 중에 이미 아시는 분들은, 눈을 굴리며 말하겠죠, 응. 아주 잘 알지!
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Para quienes en la audiencia lo sepan, abran sus ojos y digan, yep. Ya lo sé.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Pentru cei din public care stiu , va dati ochi peste cap si spuneti , da, stiam despre asta.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Per quelli nel pubblico che gia' sanno, alzate pure gli occhi al cielo e dite SI, so gia' tutto.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Persze vannak akik sokatmondóan pillantanak felém, és azt mondják magukban: "Persze, mindent tudok róla."
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Pour ceux parmi vous qui savent, vous levez les yeux au ciel et vous dîtes : "mouais. Je connais déjà."
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Pro ty z vás v publiku, kdo vědí, koulejí očima a říkají, jasně, tohle znám.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod