Bilen’in bu dönemde etkisi çok artar.Ilyenkor jó szolgálatot tesz a vaku.
Yidiş dilini bilenlerin sayısı bilinmemektedir.Ezek közül nem tudni, hányan beszélnek románul.
Bu yerleşme dönemi ne kadar zaman içerisinde oldu kesin bilen yok.Hogy pontosan mennyi ideig állomásozott ott, nem tudjuk.
Allah zalimleri hakkıyla bilendir.Ja Allah tietää myös syntiset.»
Bunu bilen var mı dememe kalmadı ki tweet'ler gelmeye başladı.Hän halusi tietää, mitä tapahtuu, joten hän seurasi Twitteriä.
Kaderim nerede bilen var mı?Kuka tietää tarkan paikan?
Bugün, İsveççe bilenlerin %99'u aynı dili konuşur ve yazarlar.Lähes 90 % ruotsalaisista ymmärtää ja puhuu englantia.
Kağıthane ilçesinde 15 yaşın üzerindeki nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 88.35'tir.Maan yli 15-vuotiaista lukea ja kirjoittaa osaa 82,8 prosenttia.
Zor uğraşlara rağmen ölümün kaçınılmaz olduğunu bilen dörtlü yine de yollarına devam ederler.Toiset ihmiset taas yrittävät pysyä kuolemasta kaukana sen väistämättömyydestä huolimatta.
Ayrıca, "yemesini bilen" anlamına da geliyor.Αντίστοιχα όταν του λέμε “φαγητό” ξέρει ότι ήρθε η ώρα για να φάει.
Giorgio birden çok dil bilen ve çok kültürlü bir adamdı.Ο Γεώργιος ήταν πολύγλωσσος και πολύ καλλιεργημένος.
Bu dillerden birini bilen, diğer dili de ufak bir pratikle konuşabilir.Μερικοί από τους κρατούμενους απλώς γνώριζαν τη γλώσσα ή κάποιες λέξεις της.
Bıçak kullanılıp bilendikçe çelik kaybeder.Το τελευταίο αφαιρείται όταν χρησιμοποιείται όταν γίνεται σκόπευση με τα σιδερένια σκοπευτικά.
O şimdiye kadar bu ödülü alan ilk İspanyolca konuşa bilen bilim adamıydı.Ήταν ο πρώτος Ισπανός που κέρδιζε το βραβείο αυτό.
İngilizce ve Rumca bilen Ataoğlu, evli ve 3 çocuk babasıdır.Μιλάει αγγλικά και είναι πατέρας τριών θυγατέρων και ενός γιου.
Kont'u sadece Lindoro ismi ile bilen Rosina ona bir mektup yazar.Greven hvisker til Rosina, at han er Lindoro og giver hende et brev.
Dizi görünüşe göre her şeyi bilen karakter, "Gossip Girl" (Kristen Bell) tarafından anlatılır.Hele serien fortælles af den såkaldte Gossip Girl, som spilles af Kristen Bell.
Almanca bilen Amerikan askeri olarak, Alman savaş esirlerinin sorgulamasına katılıyordu.Man ved ikke, hvorfor de tyske soldater henrettede de amerikanske krigsfanger.
Giorgio birden çok dil bilen ve çok kültürlü bir adamdı.Krogh var en fint dannet, meget sprogkyndig mand.
O her şeyi hakkıyla bilendir.Gud vet om alle ting.»
Makalenin yazarı 1890 yılında bu hikâyeyi bilen, hala yaşayan birkaç kişi olduğunu yazmıştır.Forfatteren av artikkel skriver at i 1890 så var det få folk som fortsatt visste om fortellingen.
Swedenborg'un çalışmalarını bilen Immanuel Kant 1755 yılında bu teoriyi daha da geliştirmiştir.Immanuel Kant, som var kjent med Swedenborgs arbeid, utviklet teorien videre i 1755.
Durkheim, bu türe örnek olarak kocası öldükten sonra intihar etmeyi bir görev bilen Hint kadınlarını anlatır.Durkheim nevner Indianere som begår selvmord pga plutselige oppflammede sjalusier, som eksempel på dette.
Eğer bilmezsen Allah ilmini bilene sor.Jikalau Allah itu lemah, tentu saja makhluk ciptaan-Nya dapat mengalahkan-Nya.
O her şeyi hakkıyla bilendir.Dan Dia Maha Mengetahui segala sesuatu."
Allah işitendir, bilendir.''Sesungguhnya Dia adalah Maha Mendengar lagi Maha Mengetahui.
Sei’nin kadın olduğunu bilen karakterlerden biridir.Okita merupakan salah satu orang yang menyadari bahwa Sei adalah wanita.
Monte ürün yelpazesi: Zott Sahne Yoğurt, Almanya ve Avusturya'da iyi bilenen bir krem yoğurttur.Terdapat variasi produk Monte: Zott Sahne Joghurt adalah cream yogurt yang terkenal di Jerman dan Austria.
Evrenin yaratıcısı olan Tanrı; ebedi, her şeye gücü yeten ve her şeyi bilendir.Dia menciptakan segala sesuatu; dan Dia mengetahui segala sesuatu."
Fıkhı bilen sûfî, insanların en iyilerinden biridir.Apabila pengetahuan seseorang itu baik/tinggi maka, konsep diri seseorang itu baik pula.
Allah herşeyi hakkıyla bilendir' ayetini yazmada yedi beyzasını göstermiştir.Sesungguhnya Allah palingmembenarkan dan memandang baik isi piagam ini ٤٧.
Yoksa bunu bilen biri yok mu?.."Tidak ada yang tahu."
Bu dalga boyu değişiminin maksimum büyüklüğü Compton dalga boyu olarak bilenen h/mec olarak tanımlanır.Besaran maksimum geseran panjang gelombang ini adalah h/mec, yang dikenal sebagai panjang gelombang Compton.
Böylece deniz kabukları duymasını bilene onun sözlerini iletti.Tiba-tiba terdengar suara dari langit yang membenarkan perkataan Sakuntala.
Zamanında bir allâme (her şeyi bilen, büyük bilgin) sayılmıştır.Demikian juga pada zaman Nabi Muhammad, trend yang sedang berkembang adalah ilmu sastra.
Allah her şeyi hakkıyle bilendir.Ketahuilah bahwa Allah Maha Memahami segala sesuatu.
Allah zalimleri hakkıyla bilendir.Dan Allah Maha Mengetahui siapa orang-orang yang zalim.(Q. Surat Al Baqarah(2): 246).
Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.Dan Allah Maha Luas pemberian-Nya lagi Maha Mengetahui.
Dövüşmesini iyi bilen sarışın bir kadındır.Seorang pria tampan yang menggunakan kekuatan mawar untuk melawan.
Onları bilen zafere ulaşır.Pengetahuan yang didapat juga lebih banyak saat mereka melakukan musyawarah.
Onun gerçekte kim olduğunu bilen birkaç kişi bulunduktan sonra, yakalandı ve idam edildi.Sau khi một số người phát hiện ra ông là kẻ mạo danh, kẻ đó bị bắt và xử tử.
İmparator ve oğlu adından Atina'ya geçtiler ve Eleusinian Sırları'nı bilenler üyeliğine kabul edildiler.Vị hoàng đế và con trai ông sau đó đi tới thăm Athen, nơi họ đã tham gia vào những nghi lễ Eleusinia thần bí.
Monte ürün yelpazesi: Zott Sahne Yoğurt, Almanya ve Avusturya'da iyi bilenen bir krem yoğurttur.Loạt sản phẩm Monte bao gồm: Zott Sahne Joghurt là sữa chua kem nổi tiếng tại Đức và Áo.
Çevresinde yer alan köylere göre okuma yazma bilenlerin oranı yüksek olup yüzde 70 civarındadır.Ở những vùng nghèo, tỷ lệ người biết đọc viết có thể ít hơn 70% dân cư.
Bu nedenle okuma yazma bilenler doğrudan öğretmen yapıldı.Những người biết chữ đã được thuê làm giáo viên.
Celile Hanım piyano çalan, resim yapan, Fransızca bilen bir kadındır.Bà cũng là một ham đọc sách, chơi piano, và nói thông thạo tiếng Pháp.
Aynı durum, okuma yazma bilen ve bilmeyen insanlar için de söz konusudur.Điều này đúng với cả người viết lẫn người đọc.
Allah her şeyi hakkıyle bilendir.アリーム('Alim) - アッラーは全知である。
Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. ."まことアッラーは全知にして至高の智者におわします。
Eğer bilmezsen Allah ilmini bilene sor.もしあなたがたが,アッラーと末日を信じるならば。
Entlerin dışında yolunu bilen kişilerin sayısı çok azdır.貫一らがいた強い時代のヤマキを知る数少ない人物である。
Allah herşeyi hakkıyla bilendir' ayetini yazmada yedi beyzasını göstermiştir.『七支念誦次第』等の著書がある。
Sebebiyse, İspanyolca bilen en az bir yerliye rastlamasıdır.というのも彼は少なくとも一人のスペイン語を話せるインディアンに会ったと言っているからである。
Gelenler YÖRÜK tür.Bu gerçeği bilenler az olsa da vardır.項羽の行った論功行賞は甚だ不公平であり、天下の諸侯で満足している者はほとんどいなかった。
Maske'nin gerçek kimliğini bilen nadir insanlardandır.アグネス仮面の正体を知る数少ない一人。
Yemek yapmasını çok iyi bilenlere keyveni denir.料理上手としても知られる。
Oy toplamasını bilen herkesin, devleti idare edebileceği zannedilir.全てを手に入れた者は、この世界を統べることができるという。
Dövüşmesini iyi bilen sarışın bir kadındır.女性と見まごうばかりの美貌を持つ金髪金瞳の男性。
Kendi aralarında din işlerini bilenler (ukkâl) ve bilmeyenler (cuhhâl) diye ikiye ayrılırlar.お互いの秘密を共有(主人公自身には秘密はないが主人公の正体を知っていることが秘密)するための部活。
Polat'ın ölmediğini bilen ender kişilerdendi.アグネスはポラードから右目が見えないことを知らされていた数少ない人物でもあった。