İlk bilen sen olacaksın.Jij zult de eerste zijn die het komt te weten.
Allah her şeyi hakkıyle bilendir.Bóg jest o każdej rzeczy wszechwiedzący!
Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.A Allah jest dobroczynny i wszystkowiedzący.
Allah'ı Bilen İnsanlar (Ehl ul-Ma`rife Billah) dünyada birer yabancı olup ahireti arzularlar" dedi.Niechże walczą na drodze Boga ci, którzy za życie tego świata kupują życie ostateczne!
Phil'in ve ailesinin sırrını bilen tek kişidir.Jako jedyna osoba poza rodziną zna sekret Phila.
Bilen olduğunu da zannetmiyorum.Myślą, że mnie znają.
Maske'nin gerçek kimliğini bilen nadir insanlardandır.Jedna z niewielu osób, które wiedzą o prawdziwej tożsamości Kuugi.
Ancak her şeyi bilen ve duyan Melek Tavus'u hesaba katmamıştır...Jest ona znana jako Anioł Wiedzy, z którego narodził się Owoc Wiedzy.
Gelenler YÖRÜK tür.Bu gerçeği bilenler az olsa da vardır.I są jakieś drobne słowa, imiona, które wydają się znajome.
Anlatı: Romano Bilenchi, Amici.Roman Anatolijowycz Bezus, ukr.
Fıkhı bilen sûfî, insanların en iyilerinden biridir.Spośród debiutantów był najlepszym zbierającym.
Kendi aralarında din işlerini bilenler (ukkâl) ve bilmeyenler (cuhhâl) diye ikiye ayrılırlar.Ci co nie wiedzą jak rozróżniać między tymi dwiema (prawdami).
Zaman Kapısı'nın sırrını bilen ender kişilerdendir.Tylko on wie o istnieniu tajemniczego lokatora starego zegara.
Korunmasız bir kadın için böylesi dehşetli bir dünyada yaşamanın zorluğunu bilen vardır mutlaka.Szybko zdaje sobie sprawę, że w tym piekle ma nikłe szanse na przeżycie.
Allah her şeyi hakkıyle bilendir.Gud vet allting och ingenting kan hållas hemligt för Gud Gud är allunderrättad och uppfattar allt som sker.
Ayrıca, "yemesini bilen" anlamına da geliyor.Även i betydelsen "börja äta något"?
Gelenler YÖRÜK tür.Bu gerçeği bilenler az olsa da vardır.I mysteriernas form hade de förmedlat sanningen till ett fåtal invigda.
Yine Danca bilen bir kişi, Norveççe bilenden biraz daha fazla zorlanarak konuşmaları anlayabilir.Lyssnar man noga kan man höra en smula norska talas.
Swedenborg'un çalışmalarını bilen Immanuel Kant 1755 yılında bu teoriyi daha da geliştirmiştir.1755 vidareutvecklade Immanuel Kant, som kände till Swedenborgs arbete, teorin.
Eceli nerede bilen var mı?" sözlerinden oluşur."Vet han inte att Gud ser ?" (vers 14).
Phil'in ve ailesinin sırrını bilen tek kişidir.Sweetheart är den enda som känner till hans hemlighet.
Ancak ne yaptığını bilen bir yönetmen atlamalı kurguyu kullanıyorsa, bunun bir sebebi vardır.Men när en politiker talar så där, så vet du att det är en utväg som han kommer att använda.
Tabi bu günümüze aktarıla bilen kayıtlar.Ja, enligt alla då befintliga register.
Onun gerçekte kim olduğunu bilen birkaç kişi bulunduktan sonra, yakalandı ve idam edildi.Efter att han fått folk att känna igen honom, infångades och avrättades han.
MJ, Peter'ın Örümcek Adam olduğunu bilen nadir kişilerdendir.Конг — один з небагатьох, хто знає, що Пітер — Людина-павук.
Kaderim nerede bilen var mı?А ти знаєш, де живе вибір?
Küçük Barış'ın (Ozan Bilen) bu dört duvar arasında ne suçu vardır ki?По кутках стіни стояли чотири невеликі храми.
Maske'nin gerçek kimliğini bilen nadir insanlardandır.Одна з небагатьох, хто знає справжню особу Лелуша.
Yabancı dil bilenler gümrük memurluğu ve tercümanlık görevlerine bile atanmıştır.Для іноземців впроваджені курси польської мови та культури.
Frank, altı dil bilen bir ajan ve teğmendir.Зараз відділ складається з сержанта та шести офіцерів, які вільно володіють іспанською мовою.
İnsanoğlu zaten doğada yaşar, bu doğayı ben zaten bilenlerdendim.Настала весна, природа ожила, і люди згадали що таке радість.
Broca afazisi olan hastalar, "ne söylemek istediklerini bilen ama onları söyleyemeyen" bireylerdir.Людей, які знають краще і говорять те, у що ти знаєш, що вони не вірять».
Nikolai'nin nereye gittiğini bilen biri var mı?Хто знає, куди подівся Микола?
Diprotodon bugüne kadar yaşamış olduğu bilenen en büyük keseli türüdür.Diprotodon byl největší dosud známý vačnatec.
Entlerin dışında yolunu bilen kişilerin sayısı çok azdır.Ví se o nich jen málo, neboť Zrzaví lidé se straní.
Swedenborg'un çalışmalarını bilen Immanuel Kant 1755 yılında bu teoriyi daha da geliştirmiştir.Immanuel Kant, který byl s touto myšlenkou podrobně obeznámen, ji roku 1755 dále rozvinul.
Dövüşmesini iyi bilen sarışın bir kadındır.Je to krásná vysoká blondýnka, která umí karate.
Kitchener 'in Ortadoğu'yu bilen politikacılara ihtiyacı vardı.Morgoth se brzy dozvěděl o Fëanorovi, který připlul do Středozemě.
Yemek yapmasını çok iyi bilenlere keyveni denir.Já umím celkem slušně vařit!
Norveççe, Danca ve İsveççe ile çok yakındır ve birini bilen bir kişi diğerlerini de anlayabilir.Je blízce příbuzná s norštinou a švédštinou, s nimiž je do jisté míry vzájemně srozumitelná.
Almanca bilen Amerikan askeri olarak, Alman savaş esirlerinin sorgulamasına katılıyordu.Po německé kapitulaci se jako voják dostal do amerického zajateckého tábora.
Barbie'nin Kung Fu bilen versiyonunu düşünün!K charakteristice baroka v české literatuře.
İngilizce, Fransızca ve Almanca bilen Oya Eczacıbaşı evli ve iki çocuk sahibidir.Mluví německy, francouzsky a česky, je ženatý a má jednoho syna.
Bunu fırsat bilen Kuretler şehri yakıp yıkarlar.Společnými silami pak rozespalé město pobili a zapálili.
O her şeyi hakkıyla bilendir.Dumnezeu este Atotcunoscător.
Allah hayırlısını bilendir.Dumnezeu este omnipotent, omniscient și perfect bun.
Kaderim nerede bilen var mı?Tu știi unde este cartea mea?
Büyük ikramiye bilen olmadığı durumda bir sonraki haftaya devir eder.Dacă marele premiu nu este câștigat, se reportează pe săptămâna următoare.
Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. ."Dumnezeu este Știutorul, Înțeleptul.
Dövüşmesini iyi bilen sarışın bir kadındır.În realitate este o fată blondă, cool, care știe foarte bine să se furișeze.
Arapça ve İngilizce bilen Öğüt, evli ve 2 çocuk babasıdır.Vorbește araba și engleza, este căsătorit și are doi fii și o fiică.
Yoksa bunu bilen biri yok mu?.."Da’ n-a știut nimeni cine-i.”
Bu sırrı bilenler her nesne ile her nesneden kurtulmuşlardır.Oricine renunță la prietenia cu ei poate scăpa de orice problemă.
Kriz zamanında nasıl para kazanıldığını bilen biri var mı?Ştie cineva cum se câștigă bani pe timp de criză?
Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. ."Allah Tudó és Bölcs.
Yoksa bunu bilen biri yok mu?.."Hát van ezeknek bármilyen tudásuk?".
Ekipte Sam'in gelecekten geldiğini bilen tek kişidir.Ő az egyedüli, aki tudja, hogy Phil a jövőből érkezett.
Tabi bu günümüze aktarıla bilen kayıtlar.Árp Amit ma tudni kell.
Bu dalga boyu değişiminin maksimum büyüklüğü Compton dalga boyu olarak bilenen h/mec olarak tanımlanır.Ennek nagysága legfeljebb h/mec, amit Compton-hullámhossznak neveznek.
Keely, Phil'in en iyi arkadaşı ve onun gelecekten olduğunu bilen tek kişi.Csak Phil legjobb barátnője tudja, hogy barátja (és a családja) a jövőből érkeztek.