Ana içeriğe geç
Sözlük

bilen ile cümle

bilen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Zaman Kapısı'nın sırrını bilen ender kişilerdendir.Именно он находит Дверь времени.
Bu dillerden birini bilen, diğer dili de ufak bir pratikle konuşabilir.О последнем известно немного, возможно это другой язык.
Phil'in ve ailesinin sırrını bilen tek kişidir.Об этой тайне знают только она и Дэн.
Ekipte Sam'in gelecekten geldiğini bilen tek kişidir.Первым догадался о том, что Сара из будущего.
Yemek yapmasını çok iyi bilenlere keyveni denir.Она должна уметь готовить.
Yoksa bunu bilen biri yok mu?.."Никто не знает…».
Broca afazisi olan hastalar, "ne söylemek istediklerini bilen ama onları söyleyemeyen" bireylerdir.Больной на вопрос видит ли он, ответит «нет».
İngilizce bilen Bozay evlidir.Здесь женился на англичанке.
İnsanoğlu zaten doğada yaşar, bu doğayı ben zaten bilenlerdendim.Теперь-то весь мир знает, что это я, но тогда я был в ярости.
Eğer bilmezsen Allah ilmini bilene sor.أمَا وقد عزمت، فأسأل الله العون والظفر".
Sebebiyse, İspanyolca bilen en az bir yerliye rastlamasıdır.على الأقل تلك التي يعلم بها الأسبان.
Artık nasıl öleceğini bilen Edward yüzleşemeyeceği hiçbir garip durumun olmadığını bilir.ادوارد الذى يعلم بكيفية موته لم يجد اى موقف غريب لن يواجهه.
Fakat kolay pes etmeyen, karşılaştığı sorunlarla mücadele etmeyi bilen güçlü bir yapıya sahip.لكنها تمتلك بنية قوية تعرف بكيفية معالجة المشاكل التي تواجهها، ولا تستسلم بسهولة.
Onları bilen zafere ulaşır.ثناء أهل العلم عليه.
Fransızca, İngilizce ve İspanyolca bilen Jak Kamhi, 3 çocuk ve 7 torun sahibidir.كان نامجو يتقن اللغة الإنكليزية و الفرنسية، لديه ثلاثة أطفال.
Allah zalimleri hakkıyla bilendir.قلائد العقيان في قوله تعالى :( إن الله يأمر بالعدل والإحسان ) .
Kendisinin yetkin tiyatro oyunu olarak bilinen Çok Bilen Çok Yanılır, ölümünden sonra yayımlandı.وقد نشرت مسرحيته "من يعرف أكثر يخطأ أكثر" بعد وفاته.
Recaizade Mahmut Ekrem, "Çok Bilen Çok Yanılır" adlı eserini bit masalı genişleterek yazdığını söyler.ويقول رجائي زاده محمود اكرم أنه كتب مؤلف له بعنوان «من يخطئ كثيراً يعرف كثيراً» متوسعاً في الحكايات الأسطورية.
Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.تبدأ عبادة الله بمعرفة الله و مقامه الأسمى، وتبدأ معرفة الله بمعرفة النفس ومكانها الأدنى.
Bu suyun geliş yolunu bilenimiz hiç yok; yaşlılarımızda bizlere böyle gördük böyle biliyoruz diyorlar; derler.وأما المشبهة فيقولون: نحن لا نؤول بل نحمل آيات الصفات وأخبارها على ظاهرها.
Böylece deniz kabukları duymasını bilene onun sözlerini iletti.وقدركب مرة البحر، فقال عليهم، فلف رأسه في عباءة ونام.
Bu dalga boyu değişiminin maksimum büyüklüğü Compton dalga boyu olarak bilenen h/mec olarak tanımlanır.وتسمى قيمة اختلاف طول الموجة بانتقال كومبتون (Compton shift).
Allah'ı Bilen İnsanlar (Ehl ul-Ma`rife Billah) dünyada birer yabancı olup ahireti arzularlar" dedi.« من أراد أن يعرف معرفته بالله، فلينظر إلى ما وعده الله ووعده الناس، بأيهما قلبه أوثق ».
Bilen olduğunu da zannetmiyorum.أيضا، لم يتردد أن تعرف.
Nefsini bilen Rabb'ini bilir.من عرف نفسه فقد عرف ربه.
Eğer bilmezsen Allah ilmini bilene sor.Se Deus for concebido terá, obrigatoriamente, os seus predicados.
Allah işitendir, bilendir.''Certamente Tu escutas, és conhecedor."
Makalenin yazarı 1890 yılında bu hikâyeyi bilen, hala yaşayan birkaç kişi olduğunu yazmıştır.O autor do artigo escreve que, em 1890, havia poucas pessoas ainda vivendo que conheciam a história.
Entlerin dışında yolunu bilen kişilerin sayısı çok azdır.Porém, os que tentavam a fuga eram muito menos que os que emigraram.
Flapjack'e annelik yapmayı görev bilen konuşan bir balina.Uma baleia falante que é como uma mãe para o pequeno Flapjack.
Ekipte Sam'in gelecekten geldiğini bilen tek kişidir.Ele é Simon que diz vir do futuro.
Yoksa bunu bilen biri yok mu?..""Será que ninguém me conhece?
Abazaca bilen ise kalmamıştır.Quem não é otário sabe disso.
Bilen’in bu dönemde etkisi çok artar.O paciente é muito contagioso nesta fase.
Pirotekniklerde, Oil Red O kırmızı renkli sigaranın bazı bilenlerinde kullanırılır.Em pirotécnica, é usado em algumas fumaças coloridas amarelas.
Bugün İskoç dilini bilen herkes İngilizce de bilmektedir.Quase todos os que falam a língua também falam o inglês.
Giorgio birden çok dil bilen ve çok kültürlü bir adamdı.Jorge era um poliglota e um homem muito erudito.
Bilenin ve bana katlananın yanına kâr kalıyor." sözlerinden oluşur.Agora eu vou declamar seu poder tanto para o ignorante quanto para o conhecedor".
MJ, Peter'ın Örümcek Adam olduğunu bilen nadir kişilerdendir.Ela não sabe do segredo de Peter ser Homem-Aranha.
Bir şeyi bilen kişi, onu algılayan kişidir.A próxima etapa seria descobrir quem era a pessoa que o alimentava.
İslâm geleneğinde Kur'an-ı Kerim'in tamamını ezbere bilen kişiye hâfız denir.Indica àquele que sabe por inteiro e de cor o Alcorão.
Evrenin yaratıcısı olan Tanrı; ebedi, her şeye gücü yeten ve her şeyi bilendir.(SARP) [re Na teologia arminiana Deus é descrito como onisciente e onipotente.
Fransızca bilen Çağlayangil, zaman zaman konuşmalarını İngilizce yapmak da istemiştir.Com intimidade com a língua, optou por sempre fazer suas composições em inglês.
Allah işitendir, bilendir.''En Hij is de Alhorende, de Alwetende.
Biraz Fransızca bilen Shannon kadının söylediklerini çevirir: "Artık yalnızım, adada yalnızım.Shannon vertaalt de boodschap: 'Ik ben nu alleen, alleen op het eiland.
Bir şeyi bilen, aslında her şeyi bilir.Hij wilde voortdurend met hen mee en alles over hen weten.
Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. ."God is alwetend en wijs.
Bu güzergah üzerinden hac yolu olarak bilenen Mekke ve Medine'ye de gidilmekteydi.Vervolgens ging hij door op bedevaart naar Mekka en Medina.
Bilenin ve bana katlananın yanına kâr kalıyor." sözlerinden oluşur.Of laten we maar zeggen dat hij van mij iets heeft geleerd”.
Onun gerçekte kim olduğunu bilen birkaç kişi bulunduktan sonra, yakalandı ve idam edildi.Na te hebben bekend wie hij werkelijk was, werd hij opgehangen.
Türk dilini en iyi bilen yabancı.Dat is wel de enige vreemde taal die hij lijkt te kennen.
Swedenborg'un çalışmalarını bilen Immanuel Kant 1755 yılında bu teoriyi daha da geliştirmiştir.Immanuel Kant, die Swedenborgs werk kende, breidde de theorie in 1755 verder uit.
Maske'nin gerçek kimliğini bilen nadir insanlardandır.Een van de weinigen die Kits ware identiteit kent.
Onu bilenler onun çok kolayca taktikler bulup hiç zorluk çekmeden bunları uygulandığını belirtmişlerdir.Zij die hem kenden en van hem hielden zullen hem missen."
Allah her şeyi hakkıyle bilendir.Het is onveranderlijk, omdat God alwetend is.
Tabi bu günümüze aktarıla bilen kayıtlar.Men ontdekt grottekeningen daterend uit deze tijd.
Fıkhı bilen sûfî, insanların en iyilerinden biridir.Wie de schrijver is, blijft één van de best bewaarde geheimen van de Dijlestad.
Ekipte Sam'in gelecekten geldiğini bilen tek kişidir.Hij is tevens de enige Ranger van het team die uit de toekomst naar het heden werd gehaald.
Fransızca bilen Çağlayangil, zaman zaman konuşmalarını İngilizce yapmak da istemiştir.Indien je voor lange termijn aan de slag wil, is kennis van het Frans vereist.
Tom'un evine nasıl gideceğini bilen tek kişisin.Jij bent de enige die weet hoe je bij Toms huis moet komen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod