Ana içeriğe geç
Sözlük

bilen ile cümle

bilen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Göklerde ve yerde hiç bir şey ALLAH'ı aciz bırakamaz. O, Bilendir, Güçlüdür.Allah! There is nothing in heavens or earth that can frustrate Him, He is the Knower, the Able.
O, sizin taşkınlığınızı en iyi bilendir. Benimle sizin aranızda tanık olarak O yeter.It is sufficient that Heis the Witness between me and you.
Tüm gizemleri ve açıktakileri Bilendir.He knows the Unseen and the Visible.
O, gaybı ve müşahede edilebileni bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibi olandır, haberdar olandır.[He is] Knower of the unseen and the witnessed; and He is the Wise, the Acquainted.
Rabbi onun du'asını kabul buyurdu da onların düzenini ondan savdı. Şüphesiz O, işitendir, bilendir.His Lord heard his prayers and protected him from their guile; He is All-hearing and All-knowing.
Yakinen bilenlerden olması için İbrahim'e göklerin ve yerin hükümranlığını şöylece gösteriyorduk:Also, We showed (Abraham) the kingdom of the heavens and the earth to strengthen his faith.
Rabbi onun duasına yanıt verdi ve kadınların planlarını ondan savdı. O İşitendir, Bilendir.His Lord heard his prayers and protected him from their guile; He is All-hearing and All-knowing.
Onların sözü seni üzmesin, üstünlük tamamen Allah'ındır. İşiten ve bilen O'dur.And let not their speech grieve you; surely might is wholly Allah's; He is the Hearing, the Knowing.
Gaybı bilen O'dur.He alone has knowledge of what is hidden.
Her şeyi sapasağlam yaratan ALLAH'ın sanatıdır. O, yaptıklarınızı bilendir.Such is the work of God, who has ordered all things to perfection: He is fully aware of what you do.
De ki: "Onların sayısını en iyi bilen Rabbim'dir. Onları pek az kimseden başkası bilmez."Say thou: "My Lord knoweth best their number; It is but few that know their (real case)."
Kopup parçalanması yoktur o kulpun. Allah, hakkıyla işiten, en iyi biçimde bilendir.And Allah heareth and knoweth all things.
Bilen var mı?Anybody knows? ‪#‎AfricaDay2015‬
AB bünyesinde, bu tür süreçlerin ne şekilde yönetilmesi gerektiğini bilen uzmanlar mevcut.The EU has experts who know how this sort of process should be run.
SETimes'a konuşan Zivanoviç, "Çoğu, iki dil bilen Arnavut çevirmenler tarafından çevrildi." dedi."The most was translated by the Albanian translators who are bilingual," Zivanovic told SETimes.
Cedevita ve Franck'ı bilen insanların oranı düşüş gösteriyor.The proportion of people familiar with Cedevita and Franck is in decline.
İngilizce bilen Prof. Dr. Nuri Aydın, evli ve üç çocuk babasıdır.Prof. Dr. Nuri Aydın is fluent in English, married with three children.
Çok iyi düzeyde İngilizce bilen Ayşe Sibel Ersoy evlidir ve iki çocuğu vardır.[2]Ersoy, who knows english to a very good level, is married and has tow children.[1]
Makalenin yazarı 1890 yılında bu hikayeyi bilen, hala yaşayan birkaç kişi olduğunu yazmıştır.[6]The article's author writes that, in 1890, there were few people still living who knew the story.[6]
Pirotekniklerde, Oil Red O kırmızı renkli sigaranın bazı bilenlerinde kullanırılır.In pyrotechnics, Oil Red O is used in some compositions of red colored smokes.
Fıkhı bilen sufi, insanların en iyilerinden biridir.[7]Among the best of people is the Sufi learned in jurisprudence.[7]
Bütün planlarımızı bilen Ea." dedi.Ninurta spoke to Enlil saying "Who else but Ea could do such a thing?
"Bilinenlere hakikat ve bilene bilme gücü veren şeydir".It is "what gives truth to the things known and the power to know to the knower".
Allah, her şeyi bilendir.And Allâh is Ever All-Aware of everything.
Şüphesiz ki yalnızca sen gaybları hakkıyla bilensin."Indeed, it is You who is Knower of the unseen.
Yüce yaratıcı, her şeyi bilen, her şeye gücü yeten bir gökyüzü babasıdır.The supreme creator is an omniscient, omnipotent sky father.
"Kadınların ölçü ve sırlarını bilen, onlara sevgiden vazgeçmez."He who knows the measure of women and their mystery will not renounce love for them.
Albanel rotayı en iyi bilen kabileleri tanıdığı için seçildi.Albanel was chosen because he knew the tribes most familiar with the route.
Türkçe, Arapça, Fransızca ve İngilizce bilen ve konuşan, iyi eğitimli ve kültürlü bir hanımdı.[4][5]She was a well educated and cultured lady who spoke Turkish, Arabic, French and English.[4][5]
Rayba üzerinde bulunan kesici kenarlar küçük bir açı ile bilenmiştir.Each cutting edge is ground at a slight angle and with a slight undercut below the cutting edge.
Sadece hedefini bilen, yolunu bulur.Nur wer sein Ziel kennt, findet den Weg.
Aranızda İspanyolca bilen var mı?Kann einer von uns Spanisch?
Çok bilen çok yanılır.Wer viel weiß, irrt viel.
Hedifi bilen, karar verebilir.Wer das Ziel kennt, kann entscheiden.
Tom burada Mary'nin nerede yaşadığını bilen tek kişidir.Tom ist hier die einzige Person, die weiß, wo Mary wohnt.
Beni bilen bilir, bilmeyen nasıpse öğrenirler.Wer mich kennt, kennt mich, wer nicht, der kann mich kennenlernen.
Uzun lafın kısası, bilen bilir.Lange Rede, kurzer Sinn. Wer kann, der kann.
Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. ."Gott weiß Bescheid und ist (über alles) wohl unterrichtet.
Phil'in ve ailesinin sırrını bilen tek kişidir.Sie ist die einzige Außenstehende, die über die richtige Identität von Phil und seiner Familie Bescheid weiß.
Allah her şeyi hakkıyle bilendir.Aber Gott weiß alles.
Bu suyun geliş yolunu bilenimiz hiç yok; yaşlılarımızda bizlere böyle gördük böyle biliyoruz diyorlar; derler.Die Verse lauten: Wir kannten nicht sein unerhörtes Haupt, darin die Augenäpfel reiften.
Arif, Hakk’ı bilen Hak’tan haber alan kişidir.Besonnen ist nur der Einsichtige, dem seine Einsichtigkeit klar ist.
Şifreyi bilen oyuncular, odaya girebilirler.Spieler können den Raum betreten.
Onları bilen zafere ulaşır.Er erprobt diejenigen, denen er vertraut.
Eğer bilmezsen Allah ilmini bilene sor.Ich rufe Euch zu Gott aufgrund eines sichtbaren Hinweises“ (Sure 12:108).
Almanca bilen Amerikan askeri olarak, Alman savaş esirlerinin sorgulamasına katılıyordu.Da er deutsch sprach, zog man ihn zu Befragungen von deutschen Kriegsgefangenen heran.
Yoksa bunu bilen biri yok mu?.."Niemand weiß es“.
Bu dalga boyu değişiminin maksimum büyüklüğü Compton dalga boyu olarak bilenen h/mec olarak tanımlanır.Die Eindringtiefe wird dabei als Compton-Wellenlänge der Masse M {\displaystyle M} interpretiert.
Ekipte Sam'in gelecekten geldiğini bilen tek kişidir.Mark ist die einzige Figur aus The Gamers, die in der Fortsetzung erneut auftaucht.
Bıçak kullanılıp bilendikçe çelik kaybeder.Der Rumpf ist aus Stahl und genietet.
7-15 yaş arası eğitim ve öğretimin mecburi olduğu ülkede okuma yazma bilenlerin oranı yaklaşık % 100’dür.Etwa 15–25 Prozent besitzen Lese- und Schreibfähigkeit in der Muttersprache.
Sanırım Tom burada Mary'nin nerede yaşadığını bilen tek kişi.Je pense que Tom est ici le seul à savoir où Marie habite.
Gerçekten ne olduğunu bilen biri var mı?Est-ce que quelqu'un sait ce qui s'est vraiment passé ?
Allah işitendir, bilendir.''Il est l'Audient, l'Omniscient.
Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir."Car Dieu est, certes, Omniscient et Sage. »,.
Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. ."Car Dieu est, certes, Omniscient et Sage. ,.
Eğer bilmezsen Allah ilmini bilene sor.Si c'est bien la personne à qui je pense Allah s'en occupera ».
Arap Dünyası ve Medeniyeti'ni iyi bilen Georges Gorse, 1991 yılındaki Körfez Savaşı'na karşı çıkmıştır.Georges Gorse, bon connaisseur du monde et de la civilisation arabe, s’oppose à la Guerre du Golfe en 1991.
Ali Baba, mağaradaki hazineleri ve hazinelere nasıl ulaşılacağını bilen tek kişidir artık.Ali Baba est ainsi la seule personne à connaître le secret du trésor dans la grotte et le moyen d'y accéder.
Yoksa bunu bilen biri yok mu?.."Ne le savez-vous pas ? ».
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod