Ana içeriğe geç
Sözlük

bile ile cümle

bile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yağmur yağsa bile gideceğim.I will go even if it rains.
İstasyonda biletimi bulurken büyük zorluk yaşadım.I had great difficulty in finding my ticket at the station.
Ne yapılacağını bilemeyince onun tavsiyesini istedim.Not knowing what to do, I asked him for advice.
Dün gece gözümü bile kırpmadım.I didn't sleep a wink last night.
Bir yürüyüş için zamanım bile yok.I don't even have time for a walk.
Bir çocukken bile iyi yüzebiliyordum.I could swim well even when I was a boy.
Ben yatmaya gittikten sonra bile, salondaki seslerin farkındaydım.Even after I went to bed, I was conscious of the voices in the parlor.
Onu bir kalabalıkta bile tanıyabilirim.I can recognize him even in a crowd.
Bir taşa takıldım, ayak bileğimi incittim.I tripped on a stone, twisting my ankle.
Biletimi kaybettim.I've lost my ticket.
Bilet alacak param yoktu.I had no money to buy the ticket.
Osaka'ya açık bir biletim var.I have an open ticket to Osaka.
Osaka'ya gidiş-dönüş biletim var.I have a round-trip ticket to Osaka.
Osaka'ya bir gidiş dönüş biletim var.I have a return ticket to Osaka.
Onun adını yüksek sesle seslendim ama o arkasına bile bakmadı.I called his name loudly, but he didn't even look back.
Yeni bir araba bir yana, kullanılmış bir araba almayı bile göze alamam.I can't afford to buy a used car, much less a new car.
Tokyo'ya bir gidiş dönüş biletim var.I have a return ticket to Tokyo.
Aptalca sorular sorduğumuzda bile öğretmenimiz bize karşı sabırlı.Our teacher is patient with us even when we ask silly questions.
Yağmur yağsa bile karşılaşma yapılır.The game will be held even if it rains.
Aslında deniz bu yüzyılın başlangıcından beri on santimetre yükseldi bile.In fact, the sea has already risen 10 centimeters since the beginning of this century.
Boşa harcayacak bir an bile yok.There's not a moment to waste.
Bu konuda bir erteleme bileti alacağım.I'll take a rain check on that.
Kendi adıma bir kuruşum bile yok.I haven't a cent to my name.
Aslında sınava bile girmedi.The fact is that he didn't even take the exam.
Gerçek şu ki, o, mektubu bile okumamıştı.The fact is that she didn't even read the letter.
Özür diledim fakat o zaman bile benimle konuşmadı.I apologized, but even then she wouldn't speak to me.
Uzman sürücüler bile hata yapar.Even expert drivers can make mistakes.
Küçük bir çocuk bile adını bilir.Even a little child knows its name.
Patronunun arkasından konuşulmayacağını bilecek kadar akıllı olmalısın.You should know better than to talk back to your boss.
O neredeyse ayak bileklerine kadar uzanan uzun bir siyah ceket giyiyordu.He was wearing a long black coat that reached almost to his ankles.
Tüm yolcuların biletlerini göstermeleri gerekir.All passengers are required to show their tickets.
Biletimi bulamıyorum.I can't find my ticket.
Biletimi bulamıyorum. Onu kaybetmiş olmalıyım.I can't find my ticket. I must have lost it.
Gece yarısı arama yapılmayacağını bilecek kadar akıllı olmalısın.You should know better than to call at midnight.
Allah asla küçük bir iyiliği bile unutmaz.God never forgets even a small kindness.
İnsanlar futbol oynamaya bile teşvik edildi.People were even encouraged to play football.
Dünyadaki en zengin insan bile her şeyi satın alamaz.The richest man in the world cannot buy everything.
Bir bilet olmadan trende seyahat etmemelisin.You must not travel on the train without a ticket.
Bilet satın almayı size bırakacağım.I'll leave it to you to buy the tickets.
Biletlerin sayısı sınırlıydı.The number of tickets was limited.
Biletler başvuru sırasına göre ayrılacak.Tickets will be allotted in order of application.
Biletlerin her biri 1.000 yen.The tickets are 1,000 yen each.
Tüm biletler satıldı.All the tickets are sold out.
Biletler bir anda satıldı.The tickets were sold out in a moment.
Bilet ne kadar geçerlidir?How long is the ticket good for?
Sanırım biletimi kaybettim.I think I've lost my ticket.
Lütfen bana bir bilet al.Please get me a ticket.
Lütfen biletini göster.Please show your ticket.
Biletine bakabilir miyim?May I have a look at your ticket?
Biletinize bakabilir miyim?May I have a look at your ticket?
Bana bir bilet al, lütfen.Get me a ticket, please.
Bir bilet almak için sadece butona basmalısın.You have only to push the button to get a ticket.
Bilet, lütfen.Ticket, please.
Bilet lütfen.Ticket, please.
Bir bilet almak için en az bir saat beklemek zorunda kalırsın.You'll have to wait not less than an hour to get a ticket.
Biletimi alırken çantama göz kulak ol.Keep an eye on my suitcase while I buy my ticket.
Bilet alacağım sırada çantama göz kulak ol.Keep an eye on my bag while I buy a ticket.
Ben bir bilet alırken çantama dikkat et.Keep an eye on my bag while I buy a ticket.
Ben biletimi alırken çantama dikkat et.Keep an eye on my suitcase while I get my ticket.
Biletimi kaybettim. Ne yapmalıyım?I lost my ticket. What should I do?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod