Violetta Alfredo'yu çok sevdiğini ve onunla ilişkisini bırakamıyacağını bildirir.Okłamuje Alfreda, że kocha barona i z nim chce pozostać.
Mesajlar, gelen iletileri bildirmek için yeni eklenen Bildirim Merkezi birimleştirir.Nadawanie informacjom wejściowym nowych znaczeń na wyjściu.
Jüri yönergesi jüri eğitmeni tarafından yüksek sesle okunarak jüriye bildirilir.Zaleca się powierzenie tego zadania tłumaczowi przysięgłemu.
2016 yılına kadar aktör Luke Evans ile ilişki yaşadığı bildirilmiştir.W latach 2014-2015 związany był z aktorem Lukiem Evansem.
29 Eylül'de, "tek taraflı bildirim" ile onun gruptan ayrılması istendiğini iddia etti.29 listopada jedna z domniemanych ofiar przyznała, że sama się okaleczyła w celu zwrócenia na siebie uwagi.
Her uygulama bu bildirimleri bir başlık, uyarı veya işaret olarak görüntüler.Napisałem tę książkę jako przestrogę i protest.
Burada müttefik güçler için bildiriler yazdı.Informacje te zostały przekazane aliantom.
Benzer görüşler, diğer yorumcular tarafından bildirildi.Podobnie brzmiały recenzje w innych dziennikach.
Din ve düşünce özgürlüğü, 1789 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'yle garanti altına alınmıştır.Deklaracja w zarysie nawiązywała do Deklaracji Praw Człowieka i Obywatela z 1789 r.
Bilgelik Sözü olarak tabir edilen kuralların, Tanrı tarafından Joseph Smith’e vahiyle bildirildiğine inanılır.Zasady wiary – akceptowane przez świętych w dniach ostatnich wyznanie wiary, zredagowane przez Josepha Smitha.
Yabancı etmen, hareketli istasyonun yerleşik etmeni ile iletişim kurarak, yerini hareketli host'a bildirir.Wystrój stacji, zgodnie z jej nazwą, nawiązywać ma do ruchu robotniczego.
Bölüm bildirici problemin kötüye gitmesini kendi engelleyebilir.Dzięki czujności detektyw udaje się uniknąć nieszczęścia.
İsyancılar Ukrayna hükümetine özerklik talebi gibi isteklerini belirten bildiri yayınladılar.Żądania zostały odrzucone, ukraiński rząd wysunął ze swojej strony żądanie natychmiastowej kapitulacji.
Bu bildirinin ardından tüm turne tarihleri iptal edildi.W związku z tym wydarzeniem wszystkie loty załogowe w jej kierunku zostały odwołane.
Ferrando ve Guglielmo da gelirler ve yapmacıktan çok üzgün olduklarını bildirirler.Ferrando i Guglielmo szepczą z sobą porozumiewawczo i głośniej wzdychają.
2007'nin ilk yarısında, 1,010 doğum ve 659 ölüm olduğu, 27 kişinin göç ettiği bildirildi.Under det första halvåret 2007 rapporterades 1 010 födda och 659 döda.
Daha sonra düzenli olarak ölü olduğu bildirildi ve vücut çiftlerini kullandığı düşünülüyor.Han har därefter regelbundet rapporterats död, och tros använda dubbelgångare.
Bildirilen vakaların %98’ine neden olan tür T.b.g.’dir.T.b.g orsakar över 98 % av de rapporterade fallen.
Mistress Quickly Falstaff'in evin kapısına geldiğini bildirir.Fru Quickly signalerar att Falstaff är på väg.
Diye yorumladığını bildirildi.Det är så jag strävar efter att tolkas.
Yeni Papa'nın seçilişi, Sistine Şapeli'nden yükselen beyaz dumanla bildirildi.Beskedet om att en ny påve valts annonseras genom att vit rök stiger från en skorsten i Sixtinska kapellet.
Perkin Warbeck'in IV. Edward'da çok benzediği bildirilmiştir.Perkins sägs ha liknat Edvard IV till utseendet.
Aminta da Alessandro'ya Elisa'ya aşık olduğunu bildirir.Lisaura upptäcker att även Rossane älskar Alessandro.
Sekizinci bir harika 24 Kasım 2006 tarihinde kullanıcılardan gelen geri bildirimler doğrultusunda seçildi.Ett åttonde underverk lades till den 24 november 2006 efter synpunkter från tittare.
Y1 ve Y2 bağlantı noktaları arasında (geri bildirim döngüsü) bir başka izleme devresi vardır.Ytterligare en övervakningskrets ligger mellan anslutningspunkterna Y1 och Y2 (återkopplingskrets).
Bu nedenle lakabının "Arabacı" olduğu bildirilir.Han har därför refererats till som "lastbilschauffören".
Timon'un alacaklıları Timon'un kendilerine hemen ödeme yapmasını istemek için geldiklerini bildirirler.De säger till Timon att ge dem guldet.
Cadılar, aynı zamanda Banquo'nun bir kraliyet hanedanına babalık edeceğini bildirirler.Han kan inte glömma häxornas ord om att Banquo skall grunda en kungadynasti.
Hamas politika yürüterek mücadele etmeyi tercih ettiğinden beri bildiriden uzaklaştı.Hamas har distanserat sig från sina stadgar sedan de började verka politiskt.
Bu bildirinin yasal temelleri, 1931 yılında kabul edilen Westminster Yasası'yla sağlandı.Deklarationen följdes upp genom Westminsterstatuten 1931.
Ancak daha sonraki haberlerde Harris ve Klebold'un Manson fan'ı olmadığı bildirildi.Det bekräftades dock senare att Harris och Klebold inte alls var fans av gruppen.
Vgchartz.com sitesinden alınan bilgilere göre oyunun ön siparişlerinin bir buçuk milyonu geçtiği bildirildi.Enligt VGChartz.com har spelet totalt sålts i fler än sex miljoner exemplar.
Çekim, bir sahne içindeki belirli kişi ya da nesneye odağın değiştiğini gösteren bildirimdir.Dessa kan till exempel ange om en person kommer in på scenen eller om en person ska ta eller flytta något.
Prens, Rusalka'dan kendini af etmesini ister ve Ruslaka'yı öpmek istediğini bildirir.På havsstranden söker prinsen efter Rusalka för att be henne om förlåtelse.
Birçok genin hastalık riskine etki ettiği bildirilmektedir.Det finns många olika gener som kan bidra till en genetisk risk att få sjukdomen.
Ayrılışı için hiçbir neden bildirilmemiş ve yerine de herhangi bir kişi alınmamıştır.Vi har inte begått något brott och därför har vi inget att be om ursäkt för.
Gerekçe bildirilmemiş, sadece kendilerine ihtiyaç olmadığı söylenmiştir.Exempel: Jag anmälde mig eftersom ingen annan gjorde det.
Bu hamiyetiniz, devletin şanına layık olacaktır.” satırlarını bildirir.Därför undanber jag mig, att ni talar i den tonen." –"Ers Majestät har rätt.
Lejyonun komuyuna bildirilen amacı, Gürcistan'ın Sovyetler Birliği'nden bağımsızlığını sağlamaktı.Usamas mål var att bedriva jihad mot Sovjetunionen.
Mağrurluk bildirir.Kyrktorget informerar.
Meyve hasatına rastlar ve tarım döneminin sona erdiğini bildirir.Skylten till höger upplyser om att gårdsgatan upphör.
2004 yılında Lüksemburg'un 11 yıl aradan sonra yarışmaya döneceği RTL tarafından bildirildi.År 2004 var RTL redo att återvända till Eurovision efter en frånvaro på 11 år.
Ayrıca haber bildirilerini kırmak için bir opt-in sistemi ve en yeni haberlerde e-posta da bulundu.Tidskriften har även nyhetspublicering på Internet samt ett elektroniskt nyhetsbrev.
Bu toplantıda Gazi ona "Tiran'a elçi olduğunu" bildirir.Där får Yusei veta att han är en "Signer".
Herhangi bir yaralanma bildirilmemiştir.Inga personskador har rapporterats.
Bağımsızlık Bildirisi imzacılarından.Oberoende kontroller?
Konseyin işlemleri, "kanun, içtüzük, bildiri, karar" adlarıyla başlıklandırılıp numaralandırıldı.Ordet har också använts i betydelsen tillåtelse, tillstånd, medgivande, lov.
Geri kalan şahıslar gerçek hüviyetlerini Falstaff'a bildirirler.De ångerfulla kumpanerna återvänder till Falstaff.
1789 - Fransa Meclisi, "İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi"ni kabul etti.1689 – Det engelska parlamentet antar ”the Bill of Rights”.
Devre dışı bırakma bildirimi de şirketin web sitesinde yayınlandı.De har tillkännagivit gruppens uppbrott på sin officiella webbplats.
Çünkü tangonun burjuva ahenginin sovyet ruhuna uygun gelmediği bildirildi.Тому, що буржуазний лад танго не відповідає радянському духу.
Bu ilk gözlem birçok nedenden dolayı kayda değer bir başarı olarak dünya çapında bildirilmiştir.Це перше спостереження було повідомлено у всьому світі як чудове досягнення з багатьох причин.
Sunucu cevabı istemciye bildirir.Капітан відмовляється відповідати на запитання.
Herhangi bir yaralanma bildirilmemiştir.Про постраждалих не повідомлялося.
İlerlemeye devam edildiği bildirildi.Було оголошено про розробку продовження.
İnsan Hakları Bildirisi'ne büyük katkılar sağlamıştır.Фантастична тяга людини до знань!»
Burada Fauna tanrıçası tapınağındaki kutsal suyu tatmak istediğini bildirir.Вночі він просить Апу принести святої води.
Bu nedenle lakabının "Arabacı" olduğu bildirilir.При цьому у водія можна попросити «трансфер».
Bu "komutların okunduğunu bildirin" demektir."Вибачте" так звучить повідомлення.
Richard evi arayıp başlarından geçen olayı bildirir.Річард, сховавшись, чує їхню розмову.