Bu bildirge de kısaca復活させようとするものだった。
Bu Bildirge yekpare bir belge olmayacak.A Charta nem egy dokumentumtömeg lenne.
Bu Bildirge yekpare bir belge olmayacak.Carta asta nu va fi un document masiv.
Bu Bildirge yekpare bir belge olmayacak.Cette Charte ne serait pas un document énorme.
Bu Bildirge yekpare bir belge olmayacak.Charta súcitu by nebola masívnym dokumentom.
Bu Bildirge yekpare bir belge olmayacak.Diese Charta wäre ein mächtiges Dokument.
Bu Bildirge yekpare bir belge olmayacak.Dit Handvest zou geen lijvig document moeten zijn.
Bu Bildirge yekpare bir belge olmayacak.Esta Carta não será um documento pesado.
Bu Bildirge yekpare bir belge olmayacak.Esta Carta no sería un documento masivo.
Bu Bildirge yekpare bir belge olmayacak.Piagam ini tidak akan menjadi sebuah dokumen yang besar.
Bu Bildirge yekpare bir belge olmayacak.Questa Carta non deve essere un documento complesso.
Bu Bildirge yekpare bir belge olmayacak.Ta Karta nie musi być ogromnym dokumentem.
Bu Bildirge yekpare bir belge olmayacak.Η Χάρτα αυτή δεν θα 'ναι ογκώδες έγγραφο.
Bu Bildirge yekpare bir belge olmayacak.Тази харта не трябва да бъде огромен документ.
Daha iyi bir Onlar Pillnitz bildirgesini yayımladılar.この2人が、ピルニッツ宣言を出した。
> ECCP’nin ilk aşamasının uygulanmasına ilişkin bildirge (COM/2001/580)> Doplňující direktiva 94/62/EC oobalech a obalovém odpadu(COM/2001/729)
> ECCP’nin ilk aşamasının uygulanmasına ilişkin bildirge (COM/2001/580)(Komunikat w sprawie wdrożenia pierwszej fazy ECCP) (COM/2001/580).
Evet!! KBS:Yani şefkat bildirgesi işte tam burada başlıyor. Sokak oyunları, açık arttırmalar, dileklerZo, het handvest van compassie begint precies hier: straattoneel, veilingen, petities.
Fakat Fransa'da olan biteni onaylamadığını söyleyen bir bildirge.Ale jest to oświadczenie, że nie popierają tego, co sie dzieje we Francji.
Fakat Fransa'da olan biteni onaylamadığını söyleyen bir bildirge.Ale je to deklarace, vw které nesouhlasí s tím, co se děje ve Francii.
Fakat Fransa'da olan biteni onaylamadığını söyleyen bir bildirge.Dar spun că nu sunt de acord cu ce se întâmplă în Franța.
Fakat Fransa'da olan biteni onaylamadığını söyleyen bir bildirge.Es ist aber diese Erklärung und die Vorgehensweise in Frankreich, die vom Volk nicht akzeptiert wird.
Fakat Fransa'da olan biteni onaylamadığını söyleyen bir bildirge.그렇지만 그 선언은 그들이 지금 프랑스에서 일어나고 있는 일들을 찬성하지 않는다고 말하고 있습니다
Fakat Fransa'da olan biteni onaylamadığını söyleyen bir bildirge.Ma era la dichiarazione che loro non approvavano ciò che stava succedendo in Francia.
Fakat Fransa'da olan biteni onaylamadığını söyleyen bir bildirge.Mas é uma declaração de que eles não aprovam o que está acontecendo na França.
Fakat Fransa'da olan biteni onaylamadığını söyleyen bir bildirge.Але ця Декларація не схвалювала події, що відбувались в Франції.
Fakat Fransa'da olan biteni onaylamadığını söyleyen bir bildirge.لكنه إعلان بأنهم لا يوافقون على مايحدث في فرنسا
Fakat Fransa'da olan biteni onaylamadığını söyleyen bir bildirge.否定するものだった。 そして、彼ら自身は、その運動を否定することが そこまで大きなことだとは
Fransız soylulularından erkek kardeşinin, hazırladığı Pillnitz Bildirgesi de var.그 외국 세력 중 하나가 현재 프랑스 왕족의 오빠입니다
Fransız soylulularından erkek kardeşinin, hazırladığı Pillnitz Bildirgesi de var.من هذه الدول الغربيه و احداها يحكمها اخ احد الأسره المالكه
Fransız soylulularından erkek kardeşinin, hazırladığı Pillnitz Bildirgesi de var.フランス王家と兄弟関係だったんだ。 そして、その宣言はフランスの君主制を
İnanç bildirgelerine inanmayanlar mezarlığıFinceCementerio aconfesionalfinés
İnanç bildirgelerine inanmayanlar mezarlığıFinceCimetière des non-religieuxfinnois
İnanç bildirgelerine inanmayanlar mezarlığıFinceKonfessionslös begravningsplatsfinska
İnanç bildirgelerine inanmayanlar mezarlığıFinceTunnustukseton hautausmaasuomi
İnanç bildirgelerine inanmayanlar mezarlığıFinceКладбища для лиц, не принадлежащих ни к какой конфессиифинский
İnanç bildirgelerine inanmayanlar mezarlığıFinceمقبرة اللادينيين أي الملحدينالفنلندية
İnanç bildirgelerine inanmayanlar mezarlığıFince无宗教信仰者墓地芬兰语
İnfaz emri, Başkan Lincoln tarafından Özgürlük Bildirgesi'ni imzalamasından sadece iki gün sonra verilmişti.Obyła się na rozkaz prezydenta Lincolna, który zaledwie 2 dni wcześniej podpisał Proklamację Emancypacji.
İnfaz emri, Başkan Lincoln tarafından Özgürlük Bildirgesi'ni imzalamasından sadece iki gün sonra verilmişti.Popravu nařídil prezident Lincoln jen dva dny poté, co podepsal Vyhlášení rovnoprávnosti.
İnsanlar ve vatandaşların hakları olan bildirgeyi.A Declaração de Direitos do Homem e do Cidadão.
İnsanlar ve vatandaşların hakları olan bildirgeyi.Declarația drepturilor omului și ale cetățeanului.
İnsanlar ve vatandaşların hakları olan bildirgeyi.Deklarace práv člověka a občana.
İnsanlar ve vatandaşların hakları olan bildirgeyi.Deklaracja Praw Człowieka i Obywatela.
İnsanlar ve vatandaşların hakları olan bildirgeyi.De Verklaring van de Rechten van de Mens en de Burger.
İnsanlar ve vatandaşların hakları olan bildirgeyi.Die Erklärung der Menschen- und Bürgerrechte.
İnsanlar ve vatandaşların hakları olan bildirgeyi.la Déclaration des droits de l'homme et du citoyen.
İnsanlar ve vatandaşların hakları olan bildirgeyi.La Dichiarazione dei Diritti dell'Uomo e del Cittadino.
İnsanlar ve vatandaşların hakları olan bildirgeyi.Prijatá bola Deklarácia ľudských práv človeka a občana.
İnsanlar ve vatandaşların hakları olan bildirgeyi.프랑스 인권 선언 (The Declaration of the Rights of Man and of the Citizen 인간과 시민의 권리 선언) 이었지요
İnsanlar ve vatandaşların hakları olan bildirgeyi.Декларація прав людини і громадянина.
İnsanlar ve vatandaşların hakları olan bildirgeyi.اعلان لحقوق الانسان والمواطنين
İnsanlar ve vatandaşların hakları olan bildirgeyi.だから、なにごともなかったら、2、3年で
KBS:Yani şefkat bildirgesi işte tam burada başlıyor.KBS: A declaração da solidariedade começa aqui.
KBS:Yani şefkat bildirgesi işte tam burada başlıyor.KBS: A könyörületesség parancsolata itt kezdődik.
KBS:Yani şefkat bildirgesi işte tam burada başlıyor.KBS: Aşa că lanţul compasiunii începe chiar aici.
KBS:Yani şefkat bildirgesi işte tam burada başlıyor.KBS: Así que el mensaje de compasión comienza aquí.
KBS:Yani şefkat bildirgesi işte tam burada başlıyor.KBS: Die Charta des Mitgefühls nimmt genau hier ihren Anfang.
KBS:Yani şefkat bildirgesi işte tam burada başlıyor.KBS: Insomma, il manifesto della compassione comincia proprio qui.
KBS:Yani şefkat bildirgesi işte tam burada başlıyor.KBS: Jadi bab kasih sayang dimulai di sini.