KBS:Yani şefkat bildirgesi işte tam burada başlıyor.KBS : La charte de la compassion commence ici.
KBS:Yani şefkat bildirgesi işte tam burada başlıyor.KBS: Sự nhân đạo bắt đầu từ đây.
KBS:Yani şefkat bildirgesi işte tam burada başlıyor.KBS: Tak rozpalamy współczucie.
KBS:Yani şefkat bildirgesi işte tam burada başlıyor.KBS: Takže Charta za súcit začína práve tu.
KBS:Yani şefkat bildirgesi işte tam burada başlıyor.KBS: Základy soucitu leží právě tady.
KBS:Yani şefkat bildirgesi işte tam burada başlıyor.KBS: Έτσι ο χάρτης της συμπόνοιας ξεκινά εδώ.
KBS:Yani şefkat bildirgesi işte tam burada başlıyor.KBS:اذاً, ميثاق التراحم يبدأ من هنا.
KBS:Yani şefkat bildirgesi işte tam burada başlıyor.키란: 여기서 열정의 첫장이 시작됩니다.
KBS:Yani şefkat bildirgesi işte tam burada başlıyor.КБС: И така, хартата на състраданието започва точно тук.
KBS:Yani şefkat bildirgesi işte tam burada başlıyor.КБС: Это Устав Сострадания в действии.
KBS:Yani şefkat bildirgesi işte tam burada başlıyor.ק.ב.ס.: אמנת החמלה מתחילה כאן.
KBS:Yani şefkat bildirgesi işte tam burada başlıyor.青空演劇 オークション 嘆願書
Kendi görev bildirgemi yazdým, ki hala aynýdýr.Napsal jsem si své poslání, které je stále stejné.
Kendi görev bildirgemi yazdým, ki hala aynýdýr.Я записав свої основні цілі, яке й досі залишаються не змінними.
Konvansiyon, Laeken bildirgesinde yer alan sorulara, yanıtlar belirlemiştir:Convenţia a identificat răspunsuri la întrebările formulate în Declaraţia de la Laeken:
Konvansiyon, Laeken bildirgesinde yer alan sorulara, yanıtlar belirlemiştir:enben (Belgium) megrendezett ülésén hogy Unió fegyik fordulópontjához érkeze Unió jövőjéről tozó Konventet.
Konvansiyon, Laeken bildirgesinde yer alan sorulara, yanıtlar belirlemiştir:Konvencija daje odgovore na vprašanja, zastavljena v Laekenski izjavi:
Konvansiyon, Laeken bildirgesinde yer alan sorulara, yanıtlar belirlemiştir:Konventet har funnit svar på de frågor som ställdes i Laekenförklaringen och:
Konvansiyon, Laeken bildirgesinde yer alan sorulara, yanıtlar belirlemiştir:Konvent určil odpovědi na otázky, které zazněly v prohlášení z Laekenu:
Konvansiyon, Laeken bildirgesinde yer alan sorulara, yanıtlar belirlemiştir:Konwent udzieliłodpowiedzi na pytania postawione w deklaracji w Laeken:
Konvansiyon, Laeken bildirgesinde yer alan sorulara, yanıtlar belirlemiştir:Valéry Giscard d’Estaing Председател на Конвента
Kuruluş bildirgelerinde açık bir şekilde bu amaç belirtilmiştir.Detta är ett mål som klart uttals i deras stadga.
Kuruluş bildirgelerinde açık bir şekilde bu amaç belirtilmiştir.Dieses Ziel wird klar in ihrer Charta formuliert.
Kuruluş bildirgelerinde açık bir şekilde bu amaç belirtilmiştir.Tujuan ini sudah termaktub dalam deklarasinya
Kuruluş bildirgelerinde açık bir şekilde bu amaç belirtilmiştir.وهو هدف ينص عليه ميثاقها بوضوح
Kuruluş bildirgelerinde açık bir şekilde bu amaç belirtilmiştir.そのゴールは目新しいものではありませんでした。
Onlar Pillnitz bildirgesini yayımladılar.au emis Declarația de la Pillnitz.
Onlar Pillnitz bildirgesini yayımladılar.Eles publicaram a Declaração de Pillnitz.
Onlar Pillnitz bildirgesini yayımladılar.Les deux ont émis la Déclaration de Pillnitz.
Onlar Pillnitz bildirgesini yayımladılar.Loro istituirono la Dichiarazione di Pillnitz.
Onlar Pillnitz bildirgesini yayımladılar.Sie verfertigten die Erklärung von Pillnitz.
Onlar Pillnitz bildirgesini yayımladılar.그들은 필니츠 선언(The Declaration of Pillnitz)을 발표했습니다
Onlar Pillnitz bildirgesini yayımladılar.Vytvořili společně Pilnickou deklaraci.
Onlar Pillnitz bildirgesini yayımladılar.Wydali oni oświadczenie z Pillnitz.
Onlar Pillnitz bildirgesini yayımladılar.Zij vaardigden de Verklaring van Pillnitz uit.
Onlar Pillnitz bildirgesini yayımladılar.Вони випустили Пільницьку Декларацію.
Onlar Pillnitz bildirgesini yayımladılar.قاموا بإصدار معاهدة بيلنتز
Örneğin Bağımsızlık Bildirgesine bakacak olursanız, doğa ve doğanın tanrısından bahsettiklerini göreceksiniz.Ak sa pozriete napríklad na Deklaráciu Nezávislosti, hovorí o prírode a Bohu prírody.
Örneğin Bağımsızlık Bildirgesine bakacak olursanız, doğa ve doğanın tanrısından bahsettiklerini göreceksiniz.Als je kijkt in de Onafhankelijkheidsverklaring, dan praten ze over de natuur en de God van de natuur.
Örneğin Bağımsızlık Bildirgesine bakacak olursanız, doğa ve doğanın tanrısından bahsettiklerini göreceksiniz.Dan jika Anda melihat, contohnya pada Deklarasi Kemerdekaan, mereka bicara tentang alam dan Tuhan dari alam.
Örneğin Bağımsızlık Bildirgesine bakacak olursanız, doğa ve doğanın tanrısından bahsettiklerini göreceksiniz.Hãy thử nhìn lại bản Tuyên ngôn Độc lập, trong đó họ nói về thiên nhiên và vị Chúa của thiên nhiên.
Örneğin Bağımsızlık Bildirgesine bakacak olursanız, doğa ve doğanın tanrısından bahsettiklerini göreceksiniz.I självständighetsförklaringen talas om naturen och naturens Gud.
Örneğin Bağımsızlık Bildirgesine bakacak olursanız, doğa ve doğanın tanrısından bahsettiklerini göreceksiniz.예를 들어, 만약 독립 선언서를 보시면, 그들은 자연과 자연의 신에 관해 이야기 합니다.
Örneğin Bağımsızlık Bildirgesine bakacak olursanız, doğa ve doğanın tanrısından bahsettiklerini göreceksiniz.Şi dacă priveşti, de exemplu, în Declaraţia de Independenţă, ei vorbesc despre natură şi dumnezeul naturii.
Örneğin Bağımsızlık Bildirgesine bakacak olursanız, doğa ve doğanın tanrısından bahsettiklerini göreceksiniz.Spójrzmy na Deklarację Niepodległości. Mowa w niej o naturze i Bogu natury.
Örneğin Bağımsızlık Bildirgesine bakacak olursanız, doğa ve doğanın tanrısından bahsettiklerini göreceksiniz.І якщо заглянути, наприклад, в Декларацію незалежності, там йде мова про природу та природу Бога.
Örneğin Bağımsızlık Bildirgesine bakacak olursanız, doğa ve doğanın tanrısından bahsettiklerini göreceksiniz.ואם תביטו, למשל, בהכרזת העצמאות, הם מדברים שם על הטבע ועל הטבע השייך לאלוהים.
Örneğin Bağımsızlık Bildirgesine bakacak olursanız, doğa ve doğanın tanrısından bahsettiklerini göreceksiniz.وإذا نظرت , على سبيل المثال , في إعلان الإستقلال , إنهم يتحدثون عن الطبيعة وطبيعة الله .
Örneğin Bağımsızlık Bildirgesine bakacak olursanız, doğa ve doğanın tanrısından bahsettiklerini göreceksiniz.自然の神の法に触れています 神や神の自然ではありません
Özgürlük Bildirgesi'ni imzalamasından sadece iki gün sonra verilmişti.1866年 大陸横断鉄道という
Özgürlük Bildirgesi'ni imzalamasından sadece iki gün sonra verilmişti.단지 이틀 뒤에, 그는 노예 해방령을 발표했습니다.
Özgürlük Bildirgesi'ni imzalamasından sadece iki gün sonra verilmişti.la doar două zile după ce semnase Proclamaţia de Emancipare (proclamaţia care a încheiat sclavia).
Özgürlük Bildirgesi'ni imzalamasından sadece iki gün sonra verilmişti.len dva dni potom, ako podpísal Vyhlásenie o zrušení otroctva.
Özgürlük Bildirgesi'ni imzalamasından sadece iki gün sonra verilmişti.רק יומיים לאחר שחתם על הכרזת שחרור העבדים.
Özgürlük Bildirgesi'ni imzalamasından sadece iki gün sonra verilmişti.وذلك بعد يومين فقط من توقيعه وثيقة "إعلان تحرير العبيد".
Pillnitz Bildirge Ağustos'ta yayımlandı.これは8月の出来事。 ここまで、何が起きていたかをはっきり
Şefkat Bildirgesinin oluşturulması, hayata geçirilmesi ve yayılmasına yardımcı olmanızı diliyorum.Jodendom, Christendom en Islam en gebaseerd op het grondbeginsel van de Gouden Regel.
Şefkat Bildirgesinin oluşturulması, hayata geçirilmesi ve yayılmasına yardımcı olmanızı diliyorum.영감을 주는 사상가들이 정성을 들여 만든 선언으로 황금률을 근본 지침으로 하는 헌장입니다.
Şefkat Bildirgesinin oluşturulması, hayata geçirilmesi ve yayılmasına yardımcı olmanızı diliyorum.Zlatého pravidla.
Şefkat Bildirgesinin oluşturulması, hayata geçirilmesi ve yayılmasına yardımcı olmanızı diliyorum.משלוש המסורות האברהמיות של היהדות, הנצרות והאסלאם, ומושתת על העיקרון הבסיסי של "כלל הזהב".