Cesedi çarmıhtan indirip keten beze sardı, hiç kimsenin konulmadığı, kayaya oyulmuş bir mezara yatırdı.وانزله ولفه بكتان ووضعه في قبر منحوت حيث لم يكن احد وضع قط.
Cesedi çarmıhtan indirip keten beze sardı, hiç kimsenin konulmadığı, kayaya oyulmuş bir mezara yatırdı.就 取 下 來 用 細 麻 布 裹 好 、 安 放 在 石 頭 鑿 成 的 墳 墓 裡 、 那 裡 頭 從 來 沒 有 葬 過 人
Cesedi çarmıhtan indirip keten beze sardı, hiç kimsenin konulmadığı, kayaya oyulmuş bir mezara yatırdı.就 取下 來 用 細 麻布 裹 好 、 安放 在 石頭鑿 成 的 墳墓裡 、 那裡頭從來沒 有 葬過人
Eğer iki üçgen bezer ise, denk de olabilirler ama olmayabilirler de.Ak sú dva trojuholníky podobné, môžu byť zhodné, ale nemusia.
Eğer iki üçgen bezer ise, denk de olabilirler ama olmayabilirler de.Als twee driehoeken gelijkwaardig zijn, dan kunnen ze congruent zijn maar dat is niet noodzakelijk.
Eğer iki üçgen bezer ise, denk de olabilirler ama olmayabilirler de.Pokud jsou dva trojúhelníky podobné, mohou být shodné, ale nemusí.
Eğer iki üçgen bezer ise, denk de olabilirler ama olmayabilirler de.اذا كان المثلثان متشابهان، فربما يكونان متطابقان، لكن ليس بالضرورة
Ev kağıttan paravanlarla bezeli, iddialı mı iddialı,Partituras de papel de arroz, Arte moderno y ambición
Ev kağıttan paravanlarla bezeli, iddialı mı iddialı,Reispapier-Trennwände, Moderne Kunst und Ambition
Ev kağıttan paravanlarla bezeli, iddialı mı iddialı,Διαχωριστικά από ριζόχαρτο Μοντέρνα τέχνη και φιλοδοξία
Ev kağıttan paravanlarla bezeli, iddialı mı iddialı,מחיצות נייר אורז אומנות מודרנית ויומרנות
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.À l'intérieur de chaque araignée, il y a des centaines de glandes à soie, parfois des milliers.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Bên trong mỗi con nhện có hàng trăm, có khi hàng ngàn tuyến tơ.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Dentro de cada araña, hay cientos de glándulas de seda, a veces miles.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Dentro de cada aranha há centenas de glândulas de seda, às vezes milhares.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.In elke spin zijn er honderden, soms duizenden.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.In fiecare paianjen, exista sute de glande de matase, uneori mii.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.In jeder Spinne gibt es hunderte Seidendrüsen, manchmal sogar tausende.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Inuti varje spindel finns hundratals silkeskörtlar, ibland tusentals.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Jokaisessa hämähäkissä on satoja rauhasia, joskus tuhansia.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Każdy pająk ma setki, a czasem tysiące gruczołów przędnych.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.볼 수 있을 겁니다. 수백개의 때로는 수천개의 분비샘이 있습니다.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Ogni ragno ne possiede a centinaia, talvolta a migliaia.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Több száz, néha akár több ezer ilyen mirigyre.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Uvnitř každého pavouka jsou stovky snovacích žláz, někdy i tisíce.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Μέσα σε κάθε αράχνη, υπάρχουν εκατοντάδες μεταξογόνοι αδένες, και σε μερικές περιπτώσεις ακόμα και χιλιάδες.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Внутри каждого паука содержится сотня желез шелка, а иногда и тысяча.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Във всеки паяк има стотици копринени жлези, понякога хиляди.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.בתוך כל עכביש, יש מאות בלוטות קורים, לפעמים אלפים.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.في داخل كل عنكبوت يوجد المئات من غدد الخيوط,وفي بعض الاحيان الالاف
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.時には数千に及ぶこともあります 分泌腺は 7種類に分類することができます
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.每隻蜘蛛裡面,有百幾個 絲腺體,有時,成千個。
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.A jeden jakiś młodzieniec szedł za nim, przyodziany prześcieradłem na nagie ciało; i uchwycili go młodzieńcy.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.A nejaký mládenec išiel za ním, odiaty ľanovým rúchom po holom tele, a chytili ho mládenci.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Có một người trẻ tuổi kia theo Ngài , chỉ có cái khăn bằng gai trùm mình ; chúng bắt người .
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Có một người trẻ tuổi kia theo Ngài, chỉ có cái khăn bằng gai trùm mình; chúng bắt người.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.După El mergea un tînăr, care n'avea pe trup decît o învelitoare de pînză de in. Au pus mîna pe el;
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Een jongeman volgde Jezus. Hij had niets anders aan dan een linnen kleed.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Egy ifjú pedig követé õt, a kinek testét csak egy gyolcs ing takarta; és megfogák õt az ifjak.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.In šel je za njim neki mladenič, s platnom ogrnjen po nagem, in ga popadejo.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Jeden pak mládenček šel za ním, odín jsa rouchem lněným po nahém těle. I popadli jej mládenci.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.한 청년이 벗은 몸에 베 홑이불을 두르고 예수를 따라오다가 무리에게 잡히매
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Og en enkelt, et ungt Menneske, som havde et Linklæde over det blotte Legeme, fulgte med ham; og de gribe ham;
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Og en ung mann fulgte ham med et linklæde kastet om sitt bare legeme, og de grep ham;
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Ora, seguia-o certo jovem envolto em um lençol sobre o corpo nu; e o agarraram.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Pero cierto joven, habiendo cubierto su cuerpo desnudo con una sábana, le seguía; y le prendieron
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Un giovanetto però lo seguiva, rivestito soltanto di un lenzuolo, e lo fermarono
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Un jeune homme le suivait, n`ayant sur le corps qu`un drap. On se saisit de lui;
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.А один якийся молодець ійшов за ним, одягнений полотном по нагому, й хапають його молодці (воїни);
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.И някой си момък следваше подир Него, обвит с плащаница по голо; и те го хванаха.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Один юноша, завернувшись по нагому телу в покрывало, следовал за Ним; и воины схватили его.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.ונער אחד הלך אחריו מעטף בסדין לכסות את ערותו ויאחזהו הנערים׃
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.وتبعه شاب لابسا ازارا على عريه فامسكه الشبان.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.有 一 個 少 年 人 、 赤 身 披 著 一 塊 麻 布 、 跟 隨 耶 穌 、 眾 人 就 捉 拿 他
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.有 一 個 少年人 、 赤身 披著 一 塊 麻布 、 跟隨 耶穌 、 眾人 就 捉拿 他
İşte size bezelye çorbası.Ed ecco l'acqua verde.
İşte size bezelye çorbası.És elkészült a zöldborsóleves.
İşte size bezelye çorbası.Et voilà notre eau verte.
İşte size bezelye çorbası.바다는 콩죽이 되고 맙니다
İşte size bezelye çorbası.leväkukintosopan.