Ana içeriğe geç
Sözlük

beze ile cümle

beze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Saul onları Bezekte topladı. İsrail halkı üç yüz bin, Yahudalılar ise otuz bin kişiydi.A spočítal ich v Bezeku. A bolo synov Izraelových tristo tisíc a mužov Júdových tridsať tisíc.
Saul onları Bezekte topladı. İsrail halkı üç yüz bin, Yahudalılar ise otuz bin kişiydi.És megszámlálá õket Bézekben. És Izráel fiai háromszázezeren valának, a Júdabeliek pedig harminczezeren.
Saul onları Bezekte topladı. İsrail halkı üç yüz bin, Yahudalılar ise otuz bin kişiydi.Han mønstret dem i Besek, og Israels barn var tre hundre tusen, og Judas menn tretti tusen.
Saul onları Bezekte topladı. İsrail halkı üç yüz bin, Yahudalılar ise otuz bin kişiydi.In preštel jih je v Bezeku, in sinov Izraelovih je bilo tristokrat tisoč in mož Judovih trideset tisoč.
Saul onları Bezekte topladı. İsrail halkı üç yüz bin, Yahudalılar ise otuz bin kişiydi.I obliczył je w Bezeku; a było synów Izraelskich trzy kroć sto tysięcy, a mężów Juda trzydzieści tysięcy.
Saul onları Bezekte topladı. İsrail halkı üç yüz bin, Yahudalılar ise otuz bin kişiydi.I sečtl je v Bezeku; a bylo synů Izraelských třikrát sto tisíc, a mužů Juda třidceti tisíců.
Saul onları Bezekte topladı. İsrail halkı üç yüz bin, Yahudalılar ise otuz bin kişiydi.사울이 베섹에서 그들을 계수하니 이스라엘 자손이 삼십만이요 유다 사람이 삼만이더라
Saul onları Bezekte topladı. İsrail halkı üç yüz bin, Yahudalılar ise otuz bin kişiydi.Mereka dikumpulkan dan dihitung di Bezek: Ada 300.000 orang Israel, dan 30.000 orang Yehuda
Saul onları Bezekte topladı. İsrail halkı üç yüz bin, Yahudalılar ise otuz bin kişiydi.Och han mönstrade dem i Besek, och Israels barn utgjorde då tre hundra tusen, och Juda män trettio tusen.
Saul onları Bezekte topladı. İsrail halkı üç yüz bin, Yahudalılar ise otuz bin kişiydi.Og han mønstrede dem i Bezek, og der var 300.000 Israeliter og 30.000 Judæere.
Saul onları Bezekte topladı. İsrail halkı üç yüz bin, Yahudalılar ise otuz bin kişiydi.Saúl les pasó revista en Bezec: Los hijos de Israel eran 300.000, además de 30.000 hombres de Judá
Saul onları Bezekte topladı. İsrail halkı üç yüz bin, Yahudalılar ise otuz bin kişiydi.Saul li passò in rassegna a Bèzek e risultarono trecentomila Israeliti e trentamila di Giuda
Saul onları Bezekte topladı. İsrail halkı üç yüz bin, Yahudalılar ise otuz bin kişiydi.Sau-lơ kiểm điểm chúng tại Bê-xéc; có ba trăm ngàn người Y-sơ-ra-ên và ba mươi ngàn người Giu-đa.
Saul onları Bezekte topladı. İsrail halkı üç yüz bin, Yahudalılar ise otuz bin kişiydi.Sau-lơ kiểm_điểm chúng tại Bê-xéc ; có ba_trăm_ngàn người Y-sơ-ra-ên và ba_mươi ngàn người Giu-đa .
Saul onları Bezekte topladı. İsrail halkı üç yüz bin, Yahudalılar ise otuz bin kişiydi.И като ги преброи у Везек, израилтяните бяха триста хиляди души, а Юдовите мъже тридесет хиляди души.
Saul onları Bezekte topladı. İsrail halkı üç yüz bin, Yahudalılar ise otuz bin kişiydi.Саул осмотрел их в Везеке, и нашлось сынов Израилевых триста тысяч и мужей Иудиных тридцать тысяч.
Saul onları Bezekte topladı. İsrail halkı üç yüz bin, Yahudalılar ise otuz bin kişiydi.ויפקדם בבזק ויהיו בני ישראל שלש מאות אלף ואיש יהודה שלשים אלף׃
Saul onları Bezekte topladı. İsrail halkı üç yüz bin, Yahudalılar ise otuz bin kişiydi.وعدّهم في بازق فكان بنو اسرائيل ثلاث مئة الف ورجال يهوذا ثلاثين الفا.
Saul onları Bezekte topladı. İsrail halkı üç yüz bin, Yahudalılar ise otuz bin kişiydi.掃 羅 在 比 色 數 點 他 們 . 以 色 列 人 有 三 十 萬 、 猶 大 人 有 三 萬
Saul onları Bezekte topladı. İsrail halkı üç yüz bin, Yahudalılar ise otuz bin kişiydi.掃羅 在 比色 數點 他 們 . 以色列人 有 三十 萬 、 猶大人 有 三 萬
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.A conclusão geral é que, quando pensamos na economia, temos esta linda visão da natureza humana.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.A tanulság az, hogy a hagyományos gazdaságtan az embert csodálatos lénynek tekinti.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.Concluzia generală este că atunci când ne gândim la economie avem această frumoasă părere despre natura umană.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.Den är att när vi tänker på ekonomi så har vi en positiv bild av den mänskliga naturen.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.Es que es que cuando pensamos sobre economía tenemos esta visión hermosa de la naturaleza humana.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.Hovedpointen er at når vi tænker på vores økonomiske system, det smukke billede af menneskelig natur.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.Il punto generale è che quando pensiamo all' economia abbiamo questa bella visione della natura umana
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.Jos ajattelemme taloustieteitä, meillä on kaunis näkemys ihmisluonteesta.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.Kiedy myślimy o ekonomii mamy piękny obraz ludzkiej natury.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.요점은 우리가 경제학에 대해서 생각할 때 우리는 인간본성에 대한 아름다운 관점을 가지고 있다는 것입니다.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.Splošna ugotovitev je, da ko razmišljamo o ekonomiji, si zamišljamo čudovit pogled na človeško naravo.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.V tom, že keď myslíme na ekonomiku, máme predstavu krásnej ľudskej podstaty.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.Základem je, že když přemýšlíme o ekonomii, tak idealizujeme lidskou povahu.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.Το κύριο θέμα είναι ότι όταν σκεφτόμαστε τα οικονομικά, βλέπουμε αυτήν την όμορφη εικόνα της ανθρώπινης φύσης.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.В рамках традиционной экономики пред нами встает замечательный образ рационального человека.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.Идеята е, че когато говорим за икономиката, имаме красива представа за човешката същност.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.הנקודה באופן כללי היא שכאשר אנו חושבים על כלכלה יש לנו את ההשקפה היפה הזאת על הטבע האנושי.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.النقطة العامة هي أننا نفكر حول الإقتصاد بأن لدينا هذه النظرة الجميلة حول الطبيعة البشرية.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.この美しい人間性という面に触れます 「人間とはなんたる傑作か!理性の高貴なること!」
Tapınağı değerli taşlarla bezetti. Kullanılan altın Parvayimden getirilmişti.A acoperit casa cu pietre scumpe ca podoabă; şi aurul era aur din Parvaim.
Tapınağı değerli taşlarla bezetti. Kullanılan altın Parvayimden getirilmişti.A pokryl dom drahým kamením na ozdobu. A čo do zlata, zlato bolo parvaimské.
Tapınağı değerli taşlarla bezetti. Kullanılan altın Parvayimden getirilmişti.Därjämte smyckade han huset med dyrbara stenar. Men guldet var från Parvaim.
Tapınağı değerli taşlarla bezetti. Kullanılan altın Parvayimden getirilmişti.És beborította a házat drágakövekkel ékességül, és az arany Párvaimból való arany volt.
Tapınağı değerli taşlarla bezetti. Kullanılan altın Parvayimden getirilmişti.Han prydet huset med dyre stener. Gullet var gull fra Parva'im.
Tapınağı değerli taşlarla bezetti. Kullanılan altın Parvayimden getirilmişti.Han smykkede Hallen med Ædelsten; og Guldet var Parvajimguld;
Tapınağı değerli taşlarla bezetti. Kullanılan altın Parvayimden getirilmişti.Il couvrit la maison de pierres précieuses comme ornement; et l`or était de l`or de Parvaïm.
Tapınağı değerli taşlarla bezetti. Kullanılan altın Parvayimden getirilmişti.In okrasil je hišo z dragimi kameni, zlato pa je bilo zlato parvaimsko.
Tapınağı değerli taşlarla bezetti. Kullanılan altın Parvayimden getirilmişti.Ja hän koristi huoneen kalliilla kivillä. Ja kulta oli Parvaimin kultaa.
Tapınağı değerli taşlarla bezetti. Kullanılan altın Parvayimden getirilmişti.또 보석으로 전을 꾸며 화려하게 하였으니 그 금은 바르와임 금이며
Tapınağı değerli taşlarla bezetti. Kullanılan altın Parvayimden getirilmişti.Nakrył też dom kamieniem drogim ozdobnie, a złoto było złoto parwaimskie.
Tapınağı değerli taşlarla bezetti. Kullanılan altın Parvayimden getirilmişti.Người lót đền bằng đá quí đặng trang sức nó; vàng là vàng Phạt-va-im.
Tapınağı değerli taşlarla bezetti. Kullanılan altın Parvayimden getirilmişti.Người lót đền bằng đá quí đặng trang_sức nó ; vàng là vàng Phạt-va-im .
Tapınağı değerli taşlarla bezetti. Kullanılan altın Parvayimden getirilmişti.Para ornamento guarneceu a câmara de pedras preciosas; e o ouro era ouro de Parvaim.
Tapınağı değerli taşlarla bezetti. Kullanılan altın Parvayimden getirilmişti.Přikryl také dům ten kamenem drahým ozdobně; zlato pak to bylo zlato Parvaimské.
Tapınağı değerli taşlarla bezetti. Kullanılan altın Parvayimden getirilmişti.Rivestì l'aula con pietre preziose per ornamento. L'oro era oro di Parvàim
Tapınağı değerli taşlarla bezetti. Kullanılan altın Parvayimden getirilmişti.También revistió la sala con piedras preciosas para ornamento. Y el oro era oro de Parvaim
Tapınağı değerli taşlarla bezetti. Kullanılan altın Parvayimden getirilmişti.und überzog das Haus mit edlen Steinen zum Schmuck; das Gold aber war Parwaim-Gold.
Tapınağı değerli taşlarla bezetti. Kullanılan altın Parvayimden getirilmişti.Και εκοσμησε τον οικον με λιθους τιμιους δια ωραιοτητα το δε χρυσιον ητο χρυσιον Φαρουιμ.
Tapınağı değerli taşlarla bezetti. Kullanılan altın Parvayimden getirilmişti.И обложил дом дорогими камнями для красоты; золото же было золото Парваимское.
Tapınağı değerli taşlarla bezetti. Kullanılan altın Parvayimden getirilmişti.И украси дома със скъпоценни камъни за красота; а златото бе от Фаруим.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
beze ile cümle - Sayfa 10 - beze kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App