Beyazperde.com, Sinema üzerine yayın yapan web sitesi.Fandango.com: sito dedicato alla distribuzione cinematografica.
Kışta, alın beyaz olmaktadır.Durante l'inverno, la gola diveniva bianca.
Beyaz Kule'ye giden bir sokak.Sacrificando l'altra torre bianca.
Belge renkli veya siyah beyaz olarak da edinebilmektedir.Le promozioni possono essere fatte sia dal bianco che dal nero.
Cıva buharlı lambalar, beyaz parlak bir ışık verir.Le lampade ad alta pressione producono una luce bluastra e bianca molto brillante.
Bazı dişilerin ayak tüyleri tamamen beyazdır.I denti del Mustiolo sono interamente bianchi.
Şarkının klibi beyaz ve lacivert bir odada çekilmiştir.Ally canta in una stanza gialla e luminosa.
Film siyah beyaz başlar ve siyah-beyaz biter.L'atto, infatti, comincia in bianco e nero e finisce a colori.
Bakemon, Beyaz çarşaf giyen hayalet.Mighta: un fantasma che veste una tunica bianca.
Beyaz fenotipin tüyleri tamamen beyaz renklidir.Il morfismo bianco presenta invece un piumaggio interamente bianco.
Dört tane fildişi ve yedi tane hortumu olan Airavata'nın gövdesi lekesiz ve beyazdır.Airavata ha quattro zanne e sette proboscidi, ed è di un bianco immacolato.
Sırt yüzgeçlerinden kuyruklarına doğru uzanan iki beyaz çizgi bulunur.Due striature di colore bianco corrono sul dorso dalla pinna dorsale alla coda.
Çoğunlukla kanat üstlerinde daha az açık beyaz bir yama vardır.Sulle guance vi sono delle macchie bianche di pelo più folto.
Gençler yetişkinlere benzer fakat daha fazla beyaz lekelidirler.I giovani sono simili, ma sono più chiazzati di bianco.
Beyaz renkli ve mum kıvamındadır.Bianca, scura sotto la cuticola.
Kirli beyaz renge sahiptir.Hanno un colore biancastro.
Yıldırım Beyazıt Mah.Ha luminescenza bianca.
Tüyleri genelde siyahtır, boyunlarda kirli beyaz, kırçıllı renk bulunabilir.I capelli di solito sono assenti, o presenti in maniera molto folta e di colore chiaro.
Madalya sırtında beyaz emaye vardı.Il retro della medaglia era di smalto bianco.
Timur, efsaneye göre, avucunda pıhtılaşmış kan ve ihtiyar adamın saçları gibi beyaz saçlarla doğmuştur.Terra nostra, che sei diventata così vecchia che la tua testa è tutta coperta di capelli bianchi.
Aracın rengi ise siyah şeritli beyazdır.Il colore originale della vettura era il bianco.
Çıplak gözle doku yumuşak beyaz peynir görünümünde olduğundan kazeöz nekroz olarak adlandırılır.A occhio nudo la necrosi ha l'aspetto di formaggio bianco, ed è stata quindi chiamata necrosi caseosa.
18 kt beyaz altına %75 altın ve %25 gümüş veya paladyum ilave edilir.L'oro bianco da gioielleria è composto al 75% da oro, e al 25% da nichel, argento o palladio.
1919'da Paris Barış Konferansı'nda Beyaz Ordu'yu temsil etti.Nel 1919 egli rappresentò il governo dei Bianchi alla conferenza di pace di Parigi.
Hizmetçi, beyaz kadına bakmaktadır.Voce principale: Una donna alla Casa Bianca.
Ceza davalarına bakan yüksek mahkeme Beyaz Rusya Yargıtayı'dır.Ha svolto l'attività di magistrato, come giudice presso il Tribunale penale di Roma.
Diğer siyah ve beyaz mahkûmlar onula uğraşmak isterler.I bianchi e le persone di colore devono unirsi e lavorare insieme.
Beyaz bir kaftan giymişti.In testa indossa una cuffia bianca.
Alt kısımları kısmen beyaz ya da daha açık bir renkken gövdeleri genellikle siyahtır.La parte inferiore è sempre più chiara, solitamente di colore bianco.
Genellikle beyazdır ancak gri veya siyah olarak da görünebilirler.Solitamente sono creature rosse, ma anche nere o verdi.
Atlantik beyaz yanlı yunusu 1828'de Gray tarafından adlandırıldı.Il lagenorinco acuto venne descritto da Gray nel 1828.
O günlerde de takım, yeşil ve beyaz kombinasyonundan oluşan formalarla sahada mücadele etmekteydi.Da quel momento, la squadra giocò con una maglia a strisce verdi, bianche e rosse.
Ayrıca Avrupalı beyazlar da mevcuttur.Si guarda anche alle africane.
Kollara eklenen beyazın kaynağı kesin olarak bilinmiyordu.Le esatte origini degli Unni Bianchi sono incerte.
Bu durumdaki aşırı yoğun yıldızlara beyaz cüce denilir.Tali oggetti altamente speculativi vengono chiamati buchi bianchi.
Rusya’nın yanı sıra Beyaz Rusya, Kazakistan, Ukrayna ve Türkiye’de de hizmet vermektedir.Oltre all'intero continente, comprende anche la Russia, Israele, Turchia e Kazakhstan.
Bu takıma ait en tanınmış köpekbalığı türleri, dev köpekbalığı ve beyaz köpekbalığıdır.Ciononostante, alcuni squali più grandi, come lo squalo tigre e lo squalo bianco, sono in grado di attaccarlo.
Beyaz Rusya devlet başkanı, Rusya'yı desteklediklerini söyledi.L'OSCE disse che il presidente russo Vladimir Putin aveva sostenuto la sua iniziativa.
II. Beyazıd cenaze namazını kıldırdı ve kalan borçlarını ödedi.Alla morte del Papa Ludovisi, prestò la sua opera per adornare le reliquie funebri.
Opisthosoma önü her iki cinsiyette de beyazsımdır.I genitali esterni sono rosati in ambedue i sessi.
Ama boğazı ve göğsü daima beyazdır.Il mento e la gola talvolta possono essere bianchi.
Mihrabı beyaz zeminli Gördes seccadelerine olukça ender rastlanır.Al di sotto delle squame dissociate si vede chiaramente il colore biancastro della carne sottostante.
Şu ayakkabılar bu beyaz etekle iyi gider.Те туфли подходят к этой белой юбке.
Kar niçin beyazdır?Почему снег белый?
Beyaz bir kedimiz var.У нас белая кошка.
Siyah ve beyaz bir köpek beni ısırdı.Чёрно-белая собака укусила меня.
Siyah telefonun beyazdan daha fazla maliyeti var.Чёрный телефон стоит дороже, чем белый.
Ev beyaz boyalıdır.Дом выкрашен в белый цвет.
Beyaz şarap sever misin?Тебе нравится белое вино?
Beyaz bir kedisi vardı.У него была белая кошка.
Siyah bir kedi beyaz bir fare yiyor.Чёрная кошка ест белую мышь.
Fincan beyazdır.Чашка белая.
Bulaşık makinesi ötekilere kıyaslanacak olursa nispeten yeni bir beyaz eşya türüdür.Посудомоечная машина, по сравнению с другими, относительно новый вид бытовой техники.
Siyah beyaz olan dönemler aslında en renkli dönemlermiş, bunu fark ettim.Я заметил, что чёрно-белое время на самом деле было самым ярким временем.
Kendisine beyaz at kurban edilir.Ему приносили в жертву белого коня.
Beyazın kazanma oranı insanlar ile bilgisayarlar arasında yapılan turnuvalarda da yaklaşık olarak aynıdır.Процент побед белых примерно одинаковый для турнирных игр между людьми и между компьютерами.
Üçüncü Çağ’ın sonlarında saçının ve sakalının büyük çoğunluğu beyaza dönmüştü.В конце Третьей Эпохи его волосы и борода практически полностью поседели.
Jürinin bütün üyeleri beyazdı.Все шесть членов жюри были белые.
Rusya'nın iki kız kardeşi vardır; ablası Ukrayna ve küçük kız kardeşi Beyaz Rusya.У России есть две сестры — старшая Украина и младшая Беларусь.
7 Ağustos 2007'de Apple biraz Mighty Mouse'u güncelledi, sıkma alanlarının rengini beyaza çevirdi.7 августа 2007, Apple немного обновила Mighty Mouse, изменив цвет боковых кнопок на белый.