beyaz ile cümle
beyaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Uzun kuyruğun, beyaz dış-tüyleri vardır ve çoğunlukla kuyruk yukarı aşağı sallanır.Les plumes externes de la longue queue sont blanches et la queue remue souvent de haut en bas.
Genellikle beyaz kristal toz olarak görünür.Il se présente généralement sous la forme de poudre blanche.
Beyaz Aslanlar’dan dünyada sadece 30 adet kaldı.En 1995, il y avait moins de dix lions blancs dans le monde.
1919'da Paris Barış Konferansı'nda Beyaz Ordu'yu temsil etti.À ce titre, il représenta en 1919, le mouvement blanc lors de Conférence de paix de Paris.
Yerli halkın %90'ı Afrika yerlileri ile beyazların karışımıdır.Environ 90 % des barbadiens sont descendants de peuples africains.
Ardından Beyazıt'taki Muradiye medresesine gider.Face à cela, il cède alors sa station aux White.
Kitapta çok sayıda siyah beyaz fotoğrafa da yer verilmiştir.Il est également illustré de nombreuses photographies en noir et blanc.
2005 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Beyaz Rusya'yı "Love Me Tonight" adlı şarkıyla temsil etmiştir.En 2005, elle représente la Biélorussie au Concours Eurovision de la chanson avec la chanson Love me tonight.
Denizden 75 m yükseklikteki fener, saniyede bir beyaz ışık veriyor, 18 saniye bekliyor.Il émet, à une hauteur focale de 35 m, un éclat blanc par période de 20 secondes.
Giysisi kar gibi beyazdı, saçları temiz yapağı gibiydi.Son vêtement était blanc comme la neige.
Başları ve kuyrukları beyazdır.La tête et la queue sont blanches.
Zerdüşt'ün resim ve heykellerde genelde beyazlar içinde sade bir halde tasvir edilir.La peinture et la sculpture colombiennes sont divisées en périodes.
Atlantik beyaz yanlı yunusu yalnızca Atlantik Okyanusu'nda bulunur.Ce petit corail madréporaire se rencontre uniquement en Mer Méditerranée.
Civardaki ışıkların yoğunluğu göre beyaz veya yeşil-beyaz yanıp sönen bir ışıktır.Selon la distance focale, la lumière était soit verte ou blanche .
Tüm tapirlerin kulakları beyaz uçlu ve ovaldir.Les oreillons sont parfaitement ovales et blancs.
Kuyruğu siyah, kuyruk dış telekleri beyazdır.Sa queue est noire et les rectrices externes sont blanches.
Kendisine beyaz ışın çarpınca konuşma yetisine sahip olmuştur.Comme il parlait encore, une nuée lumineuse les couvrit.
Alt kısımlar, böğür çizgili ve beyazdır.Le pain est allongé et blanc.
Ortaçgil şarkıları zaman zaman beyaz perdede de kullanıldı.On peut naturellement les chanter à d'autres moments du culte.
Beyazlar ve siyahlar var, o kadar!" der.Aussi bien des enfants de Blancs que de Noirs.
Uçan beyaz bir atı vardır.Il monte toujours un cheval blanc.
Duvarlar genellikle beyaz kille sıvanmıştır.Les fleurs sont généralement blanchâtres à blanc jaunâtre.
Beyaz 3.Af3 oynayarak, "Nimzo-Hint Savunması"'nın 3.Ac3 Fb4 varyantından kaçınmış olur.Un exemple est 4.g3 dans la défense nimzo-indienne.
Bu yuvalarda iki adet beyaz yumurta bulunur.La ponte comporte deux œufs blancs.
Bir süre sonra beden fark edilmeye başlar; başlangıçta oldukça küçük ve beyazdır.Détail qui paraît singulier au premier abord : le drapeau était presque blanc.
Fransızca'da Mû (siyah beyaz ve renkli, 1992).Messal (Noir et Blanc éditions, 2007).
Beyaz kristalize bir madde olan naproksenin moleküler ağırlığı 230.2628'dir.Son poids moléculaire est de 230,2628.
Doğu formun erkeği, batı kuşundan yazın daha beyazdır.Le blanc de l'Ouest est typiquement un porc de plein air.
Yavruların çoğu kürklerinin üzerinde beyaz benekler ile doğar ancak yaşlandıkça bu lekeler kaybolur.Les bébés ont parfois des taches blanches sur leur corps et en grandissant, elles disparaissent.
Beyazlar Apaçileri bütün Kızılderililer arasında en vahşi ve en tehlikeli ulus olarak görüyordu.L'animal était, aux yeux des peuples autochtones de l'Arctique, le plus dangereux de tous.
Özellikle siyah veya beyaz deriden künyeler bu dönemde popüler olmuşlardır.Les espèces noires et blanches, notamment, sont particulièrement prisées.
Beyazıt'tan 39C otobüsü.Le rocking-chair d'Abuelo 39a.
1982-83 sezonunda lig 16 takımın 2 gruba ayrılmasıyla oynanmıştır (Kırmızı ve Beyaz Grup).En 1896, il est doté d'un feu à 3 occultations/18 secondes (secteurs blanc et rouge).
Kırmızı, beyaz, siyah ve sarı renkler mevcuttur.Marrons, noirs, blancs, jaunes nous comptons tous.
Moby Dick (Beyaz Balina), Amerikalı yazar Herman Melville'in dünyaca ünlü romanıdır.Moby Dick, baleine blanche de légende, roman d'Herman Melville.
Bazı tariflere göre et kendi suyunda pişirilir ve suyunu erken çekerse beyaz şarap eklenir.L'un des eux est chargé de lui apporter de la nourriture et du vin pendant qu'il tiendra l'autre en otage.
Beyaz Rusya'da görevliydi.Il était dirigé par les Russes blancs.
Beyaz şarap sever misin?¿Te gusta el vino blanco?
Köpeğim beyaz.Mi perro es blanco.
O, beyaz ayakkabılar giydi.Ella llevaba unos zapatos blancos.
Kitap beyazdır.El libro es blanco.
Köpek beyaz.El perro es blanco.
Bir bardak beyaz şarap alabilir miyim?¿Puedo tomarme un vaso de vino blanco?
O beyaz bina bir hastanedir.Ese edificio blanco es un hospital.
Kırmızı şarabı beyaza tercih ederim.Prefiero el vino tinto al blanco.
Beyaz çikolata sever misin?¿Te gusta el chocolate blanco?
Bizim siyah beyaz bir köpeğimiz var.Tenemos un perro blanco y negro.
Bir kırmızı araba ve bir beyaz olanı gördüm.Kırmızı olan beyaz olandan daha hoş görünüyordu.Vi un coche rojo y otro blanco. El rojo era más bonito que el blanco.
Onun halısı tamamen beyaz.Su alfombra es completamente blanca.
Fransız bayrağı mavi, beyaz ve kırmızı.La bandera francesa es azul, blanca y roja.
Beyaz yumurtalar ile kırmızı yumurtaların arasında bir tat farkı var mı?¿Hay diferencia de sabor entre los huevos blancos y los huevos rojos?
Kar niçin beyazdır?¿Por qué es blanca la nieve?
Beyaz şarap mı yoksa kırmızı şarap mı istersin?¿Quieres vino blanco o vino tinto?
Beyaz bir kedimiz var.Tenemos un gato blanco.
Yatak odamda her şey siyah ve beyazdır.En mi dormitorio todo es blanco y negro.
Ben parkta beyaz bir şey gördüm.Vi algo blanco en el parque.
O Kar Beyazı kadar güzeldir.Ella es tan guapa como Blancanieves.
O beyazdır.Es blanco.
Benim köpeklerim beyazdır.Mis perros son blancos.
Hangisini tercih edersin, beyaz mı yoksa kırmızı şarap mı?¿Qué prefieres, el vino blanco o el tinto?