Edebiyatımızın tanıdığı ilk beyannameyi yayınlayanlar, işte bu Fecr-i Ati'cilerdir."遊戲"中惟一知道初音本名的參賽者。
İfadelerinde, gençliğinde cinsel istismar kurbanı olduğuna dair beyanlarda bulunmuştur.他在法庭上更指出自己曾在小時候遭性虐待。
Götürü usule tabi mükellefler beyanname vermezler.范信心忿,決留師不還。
Google, müşterilerin verilerini tutmadığını beyan etti.구글은 고객의 데이터를 보유하지 않는다고 명시했다.
Önce olan irade beyanı icap, sonra gelen irade beyanı ise kabuldür.이들은 형신이 시작되자 마자 동일한 증언을 하였으며 그 직후 방송되었다.
Birçok ibadette anahtar önem taşıyan bir başka dua ise, imanın beyanı Şema Yisrael'dir (kısaca Şema).그것들이 백성을 물어, 많은 이스라엘 백성이 죽었다.”
O, şarkıları birleştirmek istemediğini defalarca beyan etti.합창(合唱)은 여러 사람이 함께 노래를 부르는 것을 말한다.
Biz de halkımızı devlete karşı korumak zorundayız." beyanında bulunulmuştur.정권도 좋지만 국민의 권리를 끝까지 지켜야 한다”고 싸웠습니다.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 1. maddesi:...예로서 세계 인권 선언의 첫 번째 부분을 든다.
Google, müşterilerin verilerini tutmadığını beyan etti.Google הצהירה על כך שנתוני הלקוחות אינם נמצאים בבעלותה.
Bununla birlikte, işgal aleyhine olan beyan yediye dört çoğunluk ile kazanıldı.כך זכה הגינוי לפלישה ברוב של 7 חברים כנגד 4.
Mahkemede susuz olduğunu beyan etti.אמרה לו צמאה אני.
İngiliz haklar beyannamesi kabul edildi.ההחלטה המלאה של רשות התקשורת הבריטית זמינה כאן .
Filmin ardından Jackson "Daha iyi olabileceğini kesinlikle düşünmüyorum." şeklinde beyanatta bulundu.בהתייחסותו לסרט הגמור, ג'קסון הצהיר כי "אני לא חושב שזה היה יכול להיות יותר טוב, אני באמת לא יודע".
Peşinden millete güçlü bir beyanat.'ניהלנו אחריו מצוד ענק.
Jackson bu durumla ilgili, şeklinde beyanat verdi.ג'קסון רצה לפתור את המצב במהירות.
"İYİ Parti seçim beyannamesini açıkladı"."יש לנו הרגשה טובה מאוד לגבי הבחירות.
Bu yapılanlar, beyanlar gerekçesi ne olursa olsun yanlıştır" diye konuştu.רק האשמים מרגישים כאילו מדברים עליהם".
Beyan-ul Usul: 10 cilttir.אילנא דחיי - על עשר הספירות.
PNAC'ın amacı "Amerika'nın global liderliğini desteklemek" olarak beyan edilmişti."Заявената цел на ПНАВ е да насърчава „американското глобално лидерство“.
Birtakım bilgisayar bilimcisi, bilgisayar bilimlerini üç ayrı paradigmaya ayırmak için fikir beyan ettiler.Няколко учени посочват три различни отделни парадигми в компютърните науки.
Manipülasyon olduğu da beyan edilmiştir.Споменава се в Манески кодекс.
Bu konuda da farklı mezhepler farklı görüşler beyan etmiştir.По тези въпроси вярващите мормони са били на разнопосочни мнения.
Açılışta, beş maddelik “Türk Ocağı Beyannamesi” yayınlandı.Пет от изданията са реализирани от Фондация „Сълзица за Вас“.
Aralık 1991'de bir referandum tarafından onaylanan beyan oldu.Тя е одобрена на народен референдум през декември 1999.
Google, müşterilerin verilerini tutmadığını beyan etti.От Google отказват да отговорят колко дълго съхраняват получената за потребителите информация.
Bu ulusal partiler, grubun kuruluş beyanında belirtilen ortak siyasi hedeflere sahip olmalıdır.Domovinu treba ljubiti neovisno o političkom režimu te našim političkim uvjerivanjima.
Aralık 1991'de bir referandum tarafından onaylanan beyan oldu.U prosincu 1991. donesen je novi ustav prihvaćen referendumom.
Hukuki işlem, hukuki bir sonuç doğurmak amacıyla, irade beyanında bulunmaktır.Iznimno, zakon se može donijeti po hitnom postupku.
Beyanname, yazı ile yapılan bildirim.Tekst preuzet sa stranica uz dopuštenje.
Üzerinde çok beyan ve açıklamalarda bulunulan dadaş ifadesi, yöre kültürünün sembolik söyleniş biçimidir.Razumljivije i točnije objašnjenje koje objašnjava kako se rublje suši u perilici je tromost.
Manipülasyon olduğu da beyan edilmiştir.Taktiež oznámil, že trpí maniodepresiou.
İngiliz haklar beyannamesi kabul edildi.Za spoločného nepriateľa bola považovaná britská mandátna správa.
Biz sadece görüşmeler yapıyoruz şeklinde bir beyanat vermiştir.Formalizovanie je robenie formálnym, vyjadrovanie sa v istom formalizme.
Sürpriz bir biçimde Müttefiklere güvenmeleri gerektiğini beyan etmiş.Zdi se jim namreč odvratno da bi zaupali tujcem.
Dua etmedi, beyanda bulunmadı ya da Müslümanlar tarafından provokatif olarak görülecek bir şey yapmadı.Od duhovščine se ni pustil voditi, ni pa bil do nje sovražen in se ni vtikal v imenovanja škofov.
Nitekim geleneklere olan sadakatini muhafaza etmekte ve Tanrıya olan bağlılığını açıkça beyan etmektedir.Izraža pripravljenost, da si bomo odslej bolj prizadevali za zvestobo Bogu in njegovim zapovedim.
Siyasi Partiler Kanunun 36. Maddesi partilerin seçimlere katılma şartlarını beyan eder.Zakon določa naslednje volilne enote:
Büyük çoğunluğu Millî Mücadele taraftarlarından oluşan meclis, Misak-ı Milli beyannamesini kabul etti.V kolikor bi šteli poslance vseh treh zborov skupščine je imela SKZ največ poslancev med strankami DEMOS.
Husçular taleplerini "Prag'ın Dört Maddesi" adı verilen bir beyanname ile açıkladılar.Husitai paskelbė pareiškimą, kuris buvo pavadintas „Keturi Prahos straipsniai“.
Sürpriz bir biçimde Müttefiklere güvenmeleri gerektiğini beyan etmiş.Jis turėjo pagrindo bijoti, kad jog sąjungininkai jį gali aplenkti.
Nakit akışı beyanı gelir beyanından farklıdır zira alacaklardan ziyade sadece eldeki nakit parayı bildirir.Sužinoti, kiek yra piniginėje pinigų, tereikia juos suskaičiuoti.
Oybirliğiyle alınmış bir karar ardından, Isabella’nın Holly Romano’ya karşı ihmalkar olduğu beyan edilmiştir.Peaaegu ühehäälse otsusega leiti, et Isabella oli Holly Ramona suhtes hooletu olnud.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 1. maddesi:...Inimõiguste ülddeklaratsioon artikkel 1.
Jackson bu durumla ilgili, şeklinde beyanat verdi.Selles intervjuus kirjeldab Jackson üksikasjalikult talle ilmutatud sündmusi.
Şeyh Said’in beyanname ve mektuplarında da benzer görüşler yer almaktadır.Midagi sarnast on president Chassanée kirjutistes.
120.000 dolarlık yıllık gelir beyan etmiş.120.000 dollárnyi bevételt jelentett be.
120.000 dolarlık yıllık gelir beyan etmiş.12만불의 양도수익을 신고했어
120.000 dolarlık yıllık gelir beyan etmiş.A declarat câştiguri totale de 120.000 de dolari.
120.000 dolarlık yıllık gelir beyan etmiş.Declaró ganancias de $120.000.
120.000 dolarlık yıllık gelir beyan etmiş.Dia diumumkan mendapat kekayaan sekitar 120 ribu dollar.
120.000 dolarlık yıllık gelir beyan etmiş.Er hat angegeben, dass er ein Vermögen von 120 000 Dollar erhalten hat.
120.000 dolarlık yıllık gelir beyan etmiş.Ha dichiarato un capitale di 120.000 dollari.
120.000 dolarlık yıllık gelir beyan etmiş.Han har en indkomst kapital på 890.000kr.
120.000 dolarlık yıllık gelir beyan etmiş.Hän on ilmoittanut pääomakseen $120 000.
120.000 dolarlık yıllık gelir beyan etmiş.Hij heeft meerwaarden gedeclareerd van 90.000 Euro.
120.000 dolarlık yıllık gelir beyan etmiş.Il a déclaré un profit de 120 000$.
120.000 dolarlık yıllık gelir beyan etmiş.Ông ấy tuyên bố lãi 120 000 USD.
120.000 dolarlık yıllık gelir beyan etmiş.Ông ta công bố mức thu nhập là 120,000 đô-la.
120.000 dolarlık yıllık gelir beyan etmiş.Prohlásil, že jeho kapitál má hodnotu okolo 120 000$.