Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.Schopnost s klidem vnímat vlastní zaujatost a selhání vlastní mysli.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.Umiejętność posiadania zrównoważenia do odczytywania uprzedzeń i porażek własnego umysłu.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.Το να μπορείς να έχεις την ηρεμία να ξεχωρίσεις τις στρεβλώσεις και τις αποτυχίες μέσα σου.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.Способността да имаш спокойствието да разчиташ предразсъдъците и провалите на своя ум.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.Способность хранить спокойствие, чтобы понять отклонения и неудачи в собственном сознании.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.היכולת לקיים את השלווה כדי לקרוא את הנטיות והכשלונות במוחך שלך.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.القدرة على الحصول على الصفاء لقراءة التحيزات والفشل في عقلك.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.欠点を認識し 平静を保つ能力です 私たちは自信過剰です
Mavi su berrak akıyor맑게 흐르는 푸른 물을 기억하지
Mavi su berrak akıyor♫ מים כחולים ♫ ♫ זורמים שקופים ♫
Mavi su berrak akıyor♫מים כחולים ♫ ♫ זורמים שקופים ♫
Mavi su berrak akıyor♫ماء أزرق ♫ ♫ماء جار♫
Mavi su berrak akıyor♫وماء أزرق ♫ ♫وماء جارٍ♫
Mavi su berrak akıyor青い水 宇宙飛行士の見た
Medya berrak olmak istiyor.A média cseppfolyóssá akar válni.
Medya berrak olmak istiyor.앞으로의 미디어는 유동성을 원합니다.
Medya berrak olmak istiyor.le média veut être liquide;
Medya berrak olmak istiyor.Τα μέσα ενημέρωσης θέλουν να είναι ρευστά.
Medya berrak olmak istiyor.המדיה רוצה להיות נוזלית:
Medya berrak olmak istiyor.الإعلام يريد أن يكون سلساً;
Medya berrak olmak istiyor.何かがフリーなのは、自由に扱えるようにするためです
Melek bana Tanrının ve Kuzunun tahtından çıkan billur gibi berrak yaşam suyu ırmağını gösterdi.A ukázal mi čistú rieku vody života, nádhernú jako kryštál, ktorá vychádza z trónu Boha a Baránka.
Melek bana Tanrının ve Kuzunun tahtından çıkan billur gibi berrak yaşam suyu ırmağını gösterdi.De engel liet mij een rivier met het levenswater zien. Helder als kristal was het.
Melek bana Tanrının ve Kuzunun tahtından çıkan billur gibi berrak yaşam suyu ırmağını gösterdi.E mostrou-me o rio da água da vida, claro como cristal, que procedia do trono de Deus e do Cordeiro.
Melek bana Tanrının ve Kuzunun tahtından çıkan billur gibi berrak yaşam suyu ırmağını gösterdi.In pokazal mi je reko vode življenja, svetlo kakor kristal, izhajajočo iz prestola Božjega in Jagnjetovega.
Melek bana Tanrının ve Kuzunun tahtından çıkan billur gibi berrak yaşam suyu ırmağını gösterdi.I ukázal mi potok čistý vody živé, světlý jako křišťál, tekoucí z trůnu Božího a Beránkova.
Melek bana Tanrının ve Kuzunun tahtından çıkan billur gibi berrak yaşam suyu ırmağını gösterdi.I ukazał mi rzekę czystą wody żywota, jasną jako kryształ, wychodzącą z stolicy Bożej i Barankowej.
Melek bana Tanrının ve Kuzunun tahtından çıkan billur gibi berrak yaşam suyu ırmağını gösterdi.또 저가 수정같이 맑은 생명수의 강을 내게 보이니 하나님과 및 어린 양의 보좌로부터 나서
Melek bana Tanrının ve Kuzunun tahtından çıkan billur gibi berrak yaşam suyu ırmağını gösterdi.Mi mostrò poi un fiume d'acqua viva limpida come cristallo, che scaturiva dal trono di Dio e dell'Agnello
Melek bana Tanrının ve Kuzunun tahtından çıkan billur gibi berrak yaşam suyu ırmağını gösterdi.Och han visade mig en ström med vatten, klar som kristall. Den gick ut från Guds och Lammets tron
Melek bana Tanrının ve Kuzunun tahtından çıkan billur gibi berrak yaşam suyu ırmağını gösterdi.Og han viste mig en elv med livsens vann, som rant, klar som krystall, ut fra Guds og Lammets trone.
Melek bana Tanrının ve Kuzunun tahtından çıkan billur gibi berrak yaşam suyu ırmağını gösterdi.Og han viste mig Livets Vands Flod, skinnende som Krystal, udvæld de fra Guds og Lammets Trone.
Melek bana Tanrının ve Kuzunun tahtından çıkan billur gibi berrak yaşam suyu ırmağını gösterdi.Thiên sứ chỉ cho tôi xem sông nước sự sống, trong như lưu ly, từ ngôi Ðức Chúa Trời và Chiên Con chảy ra.
Melek bana Tanrının ve Kuzunun tahtından çıkan billur gibi berrak yaşam suyu ırmağını gösterdi.Thiên_sứ chỉ cho tôi xem sông_nước sự sống , trong như lưu_ly , từ ngôi Ðức_Chúa_Trời và Chiên_Con chảy ra .
Melek bana Tanrının ve Kuzunun tahtından çıkan billur gibi berrak yaşam suyu ırmağını gösterdi.И показал мне чистую реку воды жизни, светлую, как кристалл, исходящую от престола Бога и Агнца.
Melek bana Tanrının ve Kuzunun tahtından çıkan billur gibi berrak yaşam suyu ırmağını gösterdi.І показав менї чисту ріку води життя, ясну як хришталь, що виходила з престола Божого і Агнцевого.
Melek bana Tanrının ve Kuzunun tahtından çıkan billur gibi berrak yaşam suyu ırmağını gösterdi.ויראני נחל של מים חיים זך מבהיק כעין הקרח יצא מכסא האלהים והשה׃
Melek bana Tanrının ve Kuzunun tahtından çıkan billur gibi berrak yaşam suyu ırmağını gösterdi.واراني نهرا صافيا من ماء حياة لامعا كبلّور خارجا من عرش الله والخروف.
Melek bana Tanrının ve Kuzunun tahtından çıkan billur gibi berrak yaşam suyu ırmağını gösterdi.天 使 又 指 示 我 在 城 內 街 道 當 中 一 道 生 命 水 的 河 、 明 亮 如 水 晶 、 從 神 和 羔 羊 的 寶 座 流 出 來
Melek bana Tanrının ve Kuzunun tahtından çıkan billur gibi berrak yaşam suyu ırmağını gösterdi.天使 又 指示 我 在 城內 街道 當 中 一 道 生命 水 的 河 、 明亮 如 水晶 、 從神 和 羔羊 的 寶座 流出來
Öyle ki istatistiki berraklık, bilim insanlarının hayallerini süsleyen türdendi.과학자들만(일반인은 알아채기 어려운)이 알아챌 통계적 확연함이 눈에 들어왔습니다.
Öyle ki istatistiki berraklık, bilim insanlarının hayallerini süsleyen türdendi.la care alți cercetători puteau doar visa.
Öyle ki istatistiki berraklık, bilim insanlarının hayallerini süsleyen türdendi.la mayoría de los científicos sueñan.
Öyle ki istatistiki berraklık, bilim insanlarının hayallerini süsleyen türdendi.עם בהירות סטטיסטית מהסוג שהמדענים יכולים רק לחלום עליה.
Öyle ki istatistiki berraklık, bilim insanlarının hayallerini süsleyen türdendi.بوضوح إحصائي من النوع الذي يحلم به أغلب العلماء.
Öyle ki istatistiki berraklık, bilim insanlarının hayallerini süsleyen türdendi.浮かび上がったのです 二人に一人の割合で
O zaman bu konuda berrak olmalısınız.Akkor tisztában kell lenned ezzel.
O zaman bu konuda berrak olmalısınız.Dann musst du dir klar darüber sein.
O zaman bu konuda berrak olmalısınız.Dovete essere chiari su questo punto.
O zaman bu konuda berrak olmalısınız. Dürüst bir şekilde...Sitten sinun pitää olla täysin vakuuttunut siitä, rehellisesti varma.
O zaman bu konuda berrak olmalısınız. Dürüst bir şekilde...Vous devez donc être au clair sur ce point, clair et honnête.
O zaman bu konuda berrak olmalısınız.Eerlijk en helder er over zijn.
O zaman bu konuda berrak olmalısınız.Entonces esto te debe quedar claro.
O zaman bu konuda berrak olmalısınız.Później, musisz byc pewny co do tego.
O zaman bu konuda berrak olmalısınız.Så nu måste du vara helt på det klara.
O zaman bu konuda berrak olmalısınız.Sincer. Nu imi da raspunsul dintr-o carte.
O zaman bu konuda berrak olmalısınız.С этим вы должны отчетливо определиться.
O zaman bu konuda berrak olmalısınız.Трябва да си много наясно с това.
Renk berraklığı alt örnekleyicisi:Barvno podvzorčenje
Renk berraklığı alt örnekleyicisi:Chroma subsampling: