berrak ile cümle
berrak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O zaman bu konuda berrak olmalısınız.Sincer. Nu imi da raspunsul dintr-o carte.
O zaman bu konuda berrak olmalısınız.С этим вы должны отчетливо определиться.
O zaman bu konuda berrak olmalısınız.Трябва да си много наясно с това.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.A tak som čakala na to, čo nazývam vlnou jasnosti.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.Co jakiś czas pojawiała się "fala jasności".
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.Depois esperei por aquilo a que chamo uma "onda de clareza".
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.Dus wachtte ik tot zich een golf van helderheid aandiende.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.Entonces esperé, a lo que llamo, un momento de claridad.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.E quindi avrei aspettato quella che chiamo un'ondata di chiarezza.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.Ilyenkor, úgymond, egy tiszta hullámra vártam.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.In nato sem čakala na to, čemur sama pravim val streznitve.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.그 순간, 저는 정상적인 현실을 다시 되찾을 수 있었고,
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.Lalu saya akan menunggu apa yang saya sebut ombak pencerahan.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.Lúc đó tôi đợi một khoảnh khắc minh mẫn.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.Og så ville jeg vente, på det jeg kalder en bølge af klarhed.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.Poté tedy čekám na něco, čemu říkám 'vlna jasnosti'.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.Și apoi am așteptat până ce a venit ceea ce numesc un val de luciditate.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.Μετά θα περίμενα γι' αυτό που αποκαλώ κύμα διαύγειας.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.А потім я дочекалася так званої хвилі ясності.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.А потом я подождала того, что называю "прозрением".
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.И тогава зачаках за това, което наричам вълна на яснота.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.אז הייתי מחכה ל"גל של התבהרות".
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.ثم انتظرت ما أسميه موجة الوضوح
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.その波が訪れると 普段の現実に
Renk berraklığı alt örnekleyicisi:Barvno podvzorčenje
Renk berraklığı alt örnekleyicisi:Chroma subsampling:
Renk berraklığı alt örnekleyicisi:Chroma-subsampling:
Renk berraklığı alt örnekleyicisi:Chroma-Unterabtastung:
Renk berraklığı alt örnekleyicisi:Delsampling av kroma:
Renk berraklığı alt örnekleyicisi:Podpróbkowanie:
Renk berraklığı alt örnekleyicisi:Podvzorkování barev:
Renk berraklığı alt örnekleyicisi:Sotto-campionatura cromatica: Sotto-campionatura cromatica: "ci vuole" Nessuna
Renk berraklığı alt örnekleyicisi:Sous-échantillonnage en chrominance & #160;:
Renk berraklığı alt örnekleyicisi:Sub- amostragem cromática:
Renk berraklığı alt örnekleyicisi:Subeșantionare cromatică:
Renk berraklığı alt örnekleyicisi:Submuestreo cromático:
Renk berraklığı alt örnekleyicisi:Värisävyjen aliotanta:
Renk berraklığı alt örnekleyicisi:Υποδειγματοληψία χρώματος:
Renk berraklığı alt örnekleyicisi:Сжатие цветности:
Renk berraklığı alt örnekleyicisi:Субдискретизація колірності:
Renk berraklığı alt örnekleyicisi:תת- דגימה של עוצמת צבע:
Renk berraklığı alt örnekleyicisi:クロマサブサンプリング:
Senin gözlerin çok berrak parlýyorlarTvé oči září tak jasně
Sonra bu berrak sıvıyı aldı.Este tipo cortó el nervio óptico de un hamster, tomó este líquido claro
Sonuçta seni kristal berraklığında görüyorumFinalement, je peux voir clair dans ton jeu
Sonuçta seni kristal berraklığında görüyorumFinalmente, te puedo ver como a través del cristal
Sonuçta seni kristal berraklığında görüyorumKonečně můžu vidět,
Sonuçta seni kristal berraklığında görüyorumΤελικά, μπορώ να σε δω πεντακάθαρα
Tamamen berrak, kokusuz, renksiz.E' perfettamente trasparente, inodore, incolore.
Tamamen berrak, kokusuz, renksiz.Es completamente transparente, es inodoro, es incoloro.
Tamamen berrak, kokusuz, renksiz.Este perfect limpede, fără miros, fără culoare.
Tamamen berrak, kokusuz, renksiz.Het is doorzichtig, geurloos en kleurloos.
Tamamen berrak, kokusuz, renksiz.Il est parfaitement clair, il est inodore, il est incolore.
Tamamen berrak, kokusuz, renksiz.Jest on całkowicie przezroczysty, bezwonny, bezbarwny.
Tamamen berrak, kokusuz, renksiz.완벽하게 투명하고 냄새도 색도 없습니다.
Tamamen berrak, kokusuz, renksiz.Nó trong suốt hoàn hảo, nó không mùi, không màu.
Tamamen berrak, kokusuz, renksiz.Sie ist absolut durchsichtig, geruchslos, farblos.
Tamamen berrak, kokusuz, renksiz.Напълно прозрачна, без мирис и цвят.
Tamamen berrak, kokusuz, renksiz.Она прозрачна, без запаха и без цвета.
Tamamen berrak, kokusuz, renksiz.זה צלול לחלוטין, חסר ריח, חסר צבע.