Ana içeriğe geç
Sözlük

bereketli ile cümle

bereketli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çeşmen bereketli olsun Ve gençken evlendiğin karınla mutlu ol.Nguyện nguồn mạch con được phước ; Con hãy lấy_làm vui_thích nơi vợ_con cưới buổi đang thì ,
Çeşmen bereketli olsun Ve gençken evlendiğin karınla mutlu ol.Nguyện nguồn mạch con được phước; Con hãy lấy làm vui thích nơi vợ con cưới buổi đang thì,
Çeşmen bereketli olsun Ve gençken evlendiğin karınla mutlu ol.Niech nie będzie zdrój twój błogosławiony, a wesel się z żony młodości twojej.
Çeşmen bereketli olsun Ve gençken evlendiğin karınla mutlu ol.Olkoon sinun lähteesi siunattu, ja iloitse nuoruutesi vaimosta.
Çeşmen bereketli olsun Ve gençken evlendiğin karınla mutlu ol.Que ta source soit bénie, Et fais ta joie de la femme de ta jeunesse,
Çeşmen bereketli olsun Ve gençken evlendiğin karınla mutlu ol.Sea bendito tu manantial, y alégrate con la mujer de tu juventud
Çeşmen bereketli olsun Ve gençken evlendiğin karınla mutlu ol.Seja bendito o teu manancial; e regozija-te na mulher da tua mocidade.
Çeşmen bereketli olsun Ve gençken evlendiğin karınla mutlu ol.Sia benedetta la tua sorgente; trova gioia nella donna della tua giovinezza
Çeşmen bereketli olsun Ve gençken evlendiğin karınla mutlu ol.Velsignet være dit Væld, og glæd dig ved din Ungdoms Hustru,
Çeşmen bereketli olsun Ve gençken evlendiğin karınla mutlu ol.η πηγη σου ας ηναι ευλογημενη και ευφραινου μετα της γυναικος της νεοτητος σου.
Çeşmen bereketli olsun Ve gençken evlendiğin karınla mutlu ol.Да бъде благословен твоят извор, И весели се с жената на младостта си.
Çeşmen bereketli olsun Ve gençken evlendiğin karınla mutlu ol.Источник твой да будет благословен; и утешайся женою юности твоей,
Çeşmen bereketli olsun Ve gençken evlendiğin karınla mutlu ol.יהי מקורך ברוך ושמח מאשת נעורך׃
Çeşmen bereketli olsun Ve gençken evlendiğin karınla mutlu ol.ليكن ينبوعك مباركا وافرح بامرأة شبابك
Çeşmen bereketli olsun Ve gençken evlendiğin karınla mutlu ol.要 使 你 的 泉 源 蒙 福 . 要 喜 悅 你 幼 年 所 娶 的 妻
Çeşmen bereketli olsun Ve gençken evlendiğin karınla mutlu ol.要使 你 的 泉源 蒙福.要 喜悅 你 幼年 所 娶 的 妻
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.(131:15) Пищу его благословляя благословлю, нищих его насыщу хлебом;
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Abençoarei abundantemente o seu mantimento; fartarei de pão os seus necessitados.
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Benedirò tutti i suoi raccolti, sazierò di pane i suoi poveri
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Dess förråd skall jag rikligen välsigna, åt dess fattiga skall jag giva bröd till fyllest.
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Dets Føde velsigner jeg, dets fattige mætter jeg med Brød,
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Dets mat vil jeg velsigne, dets fattige vil jeg mette med brød,
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Eleséggel megáldom gazdagon, szegényeit jóltartom kenyérrel;
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Het eten in deze stad zal Ik zegenen en de armen die er wonen, zal Ik volop te eten geven.
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Hrano njegovo bom bogato blagoslovil, potrebne njegove nasitim s kruhom;
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Ich will ihre Speise segnen und ihren Armen Brot genug geben.
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Îi voi binecuvînta din belşug hrana, voi sătura cu pîne pe săracii lui.
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Je bénirai sa nourriture, Je rassasierai de pain ses indigents;
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Jeho potravu istotne a hojne požehnám; jeho chudobných nasýtim chlebom;
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.내가 이 성의 식료품에 풍족히 복을 주고 양식으로 그 빈민을 만족케 하리로다
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Lo bendeciré con abundante provisión; a sus necesitados saciaré de pan
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Potravu jeho hojným požehnáním rozmnožím, chudé jeho chlebem nasytím,
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Segala keperluannya akan Kupenuhi dengan limpah, orang-orangnya yang miskin Kuberi makan sampai kenyang
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Siionin ravinnon minä runsaasti siunaan, sen köyhät minä leivällä ruokin.
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Ta sẽ ban phước cho lương thực Si-ôn được dư dật, Cho những kẻ nghèo của thành ấy được ăn bánh no nê.
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Ta sẽ ban phước cho lương_thực Si-ôn được dư_dật , Cho những kẻ nghèo của thành ấy được ăn bánh no_nê .
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Żywność jego będę obficie błogosławił, a ubogich jego nasycę chlebem.
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Θελω ευλογησει εν ευλογια τας τροφας αυτης τους πτωχους αυτης θελω χορτασει αρτον
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Ще благоволя изобилно храната му! Сиромасите му ще наситя с хляб.
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.צידה ברך אברך אביוניה אשביע לחם׃
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.‎طعامها ابارك بركة مساكينها اشبع خبزا‎.
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.我 要 使 其 中 的 糧 食 豐 滿 、 使 其 中 的 窮 人 飽 足
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.我 要 使 其中 的 糧食豐滿 、 使 其中 的 窮人 飽足
Endülüs'te güzel bir yerleşim yeriyle, bereketli bir doğayla ve güçlü bir geçmişle karşılaştılar...En al-Andalus encontraron un lugar placentero, una naturaleza fértil y un vigoroso pasado.
Güç üretimi için temiz ,bereketli ve yenilenen enerjilerin görünüşe bakılırsa sınırsız olduğunu bulduk- findes en tilsyneladende endeløs strøm af ren og vedvarende energi til strømudvinding.
Güç üretimi için temiz ,bereketli ve yenilenen enerjilerin görünüşe bakılırsa sınırsız olduğunu bulduk선전과 자기보존해결책을 뛰어넘는다면 깨끗하고 넉넉하며 재생가능한 에너지가 무한하다
Güç üretimi için temiz ,bereketli ve yenilenen enerjilerin görünüşe bakılırsa sınırsız olduğunu buldukМы открыли, по-видимому, неисчерпаемый источник имеющейся в избытке и возобновляемой энергии.
Güç üretimi için temiz ,bereketli ve yenilenen enerjilerin görünüşe bakılırsa sınırsız olduğunu buldukنجد تيارا يبدو بلا نهاية .من الوقود الوفير والنظيف والمتجدد لتوليد الطاقة
Günümüz hayırlı olsun, bereketli olsun.نرجو ان يكون يومنا جيد ، نرجو ان يكون مبارك .
İki güneş birlikte bereketli olur.2 Слънца, благодат.
İki güneş birlikte bereketli olur.3つで輝きとなります
İki güneş birlikte bereketli olur.Deux soleils ensemble, prospérité.
İki güneş birlikte bereketli olur.Doi sori, "prosper".
İki güneş birlikte bereketli olur.Dois sóis juntos, "próspero".
İki güneş birlikte bereketli olur.Dos soles juntos, próspero.
İki güneş birlikte bereketli olur.Dua matahari bersama, makmur.
İki güneş birlikte bereketli olur.Due soli insieme, "prospero".
İki güneş birlikte bereketli olur.Dve slnká, PROSPERUJÚCI.
İki güneş birlikte bereketli olur.Dvě slunce - PROSPERUJÍCÍ.
İki güneş birlikte bereketli olur.Dve sonci skupaj, uspešen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod