Ana içeriğe geç
Sözlük

bereket ile cümle

bereket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bereket, sağlık ve büyü konularında becerileri vardır.마법과 주술에 대한 지식과 이해도가 높다.
(Bu gece aynı zamanda bereket ayinlerinin yapıldığı bir gecedir.)(이는 오늘날 형식적 완비화의 구조층의 단면에 해당한다.)
3. İlahi bir kaynaktan gelen rahmet, bereket.제1부는 빛의 예식과 부활 찬송이 있다.
Yani( ALLAH'IN BEREKETLİ TOPRAKLARI ) olarak tercüme edilmektedir.그가 하나님의 축제 절기에 태어난 것이라 여겨진다.
Böylelikle toprağa yeniden bereket gelir.이로써 그의 세상에 균형이 회복된다.
Bereket tanrıçası olarak da kabul edildiği olmuştur.그녀는 신자로서 행복한 죽음을 맞이했다.
Kendisi adına İlkbaharda “Koçagan/Koçıgan” adlı bereket töreni yapılır.על שמו נוסדה ישיבת חידושי הרי"ם של חסידות גור בתל אביב.
Onun küsmesiyle topra­ğın bereketi kalmaz, insanlar kıtlık tehlike­sine uğrarlar.ללא האצות האלמוג יכול עדיין לצוד באמצעות זרועות הציד שלו, אבל הוא למעשה מורעב, ונמצא בסכנת מוות.
İnanna (Sümerce DINA NA, Akadça DİNANA), Sümer aşk, bereket, savaş ve bilgelik tanrıçasıdır.Поклонничеството се свързва, също така, с принасяне на жертва на Бога или Светията (Светицата).
Toprağın bereketi kaçmış, hayvanlar ölmüştür.Животът на земята започнал да замира - растенията изсъхвали, животните умирали.
Avın bereketli geçmesi için kullanılır.Използва се за лов на дивеч.
Bereket tanrıçası Astart, tarım tanrıçası Atargatis en büyük tanrılarındandı.Парис отсъдил, че най-красива от богините е Афродита.
Böylelikle toprağa yeniden bereket gelir.Възстановява се собствеността върху земята.
Aynı zamanda yine aynı mitolojide, evdeki huzur, bereket ve bolluk tanrıçası anlamına da gelmektedir.Със същото име, в митологията, откриваме и божеството Лета.
Aksi takdirde evin bereketi kaçar.В противен случай редицата е разходяща.
Bereketzade çeşmesi Lâle Devri'nde yapılan en güzel çeşmelerden biridir."Това е една от най-красивите църкви на Колю Фичето.
Daha sonra Sahra olacak olan bölge ıslak ve bereketli ve akiferi doludur.Регионът, който по-късно ще стане Сахара е влажен и плодороден и водоносните хоризонти са пълни.
Dobruca'nın toprakları koyu renkte ve bereketlidir.Bratislava prijala nás chladne a nepriateľsky.
Bereketli arazilere sahiptir.Obýva trávnaté oblasti.
Moai bazen bereket törenlerinde, ama genellikle hasat kutlamalarında kullanılır.Mama občas zašla do kostola, väčšinou však cez prázdniny.
Bereket ve uğur getirdiğine inanılır.Prinašali so srečo in uspešnost.
Olympos Bereket tanrıçası.To so olimpski bogovi.
Oysa günümüzde Bereketzade Çeşmesi kulenin karşısındaki bir duvar üzerindedir.Razlika je le v tem, da je na današnji zastavi še šahada nad grbom na sredini.
Bereketli arazilere sahiptir.Ima prijetno notranje dvorišče.
Buğday bereketin ve bolluğun. şeker ise tatlı bir ömrün ve mutluluğun simgesidir.Koruzna snet je gliva, ki je mlada užitna, njeno meso pa je sladkasto in aromatično.
Aksi takdirde evin bereketi kaçar.V nasprotnem primeru bi se lahko kombajn prevrnil.
Bitkilerin ve bereketin tanrısı Jarilo’ya adanmış büyük bir bahar festivali vardı.Didžiulis pavasario festivalis buvo pašvęstas Jarilui - augmenijos dievui.
Tuvanalılarda Tarhundas bereket ve barış tanrısıdır.Ateityje Michėjas regi Dievo palaiminimą ir taiką.
Böylelikle toprağa yeniden bereket gelir.Lõpuks pöörduvad nad edukalt Maale tagasi.
Bereket, yaşam gibi anlamlar içerir.Õnne seostatakse selliste mõistetega nagu heaolu ja elukvaliteet.
Bereket ve uğur getirdiğine inanılır.Ta on õnnis ja annab õndsust.
"Umay" doğurganlığı ve bereketi simgeler."Kalevala" loitsud ja sünnisõnad.
İstanbul Çeşmeleri, Bereketzade Çeşmesi, s:14-15. ^ Eyice, Semavi.Eesti soontaimede herbaariumid - hetkeseis ja perspektiivid. - Rukkilill 5: 4-17.
Tuvanalılarda Tarhundas bereket ve barış tanrısıdır.Jumalad on ülima õnne ja õndsuse seisundis olendid.
Afrika bereketlidir.Africa are un teren fertil.
Afrika bereketlidir.Afrika is vruchtbaar.
Afrika bereketlidir.Afryka jest żyzna.
Afrika bereketlidir.Châu Phi có đất đai phì nhiêu.
Afrika bereketlidir.Há chuva. A África é fértil.
Afrika bereketlidir.Igen!
Afrika bereketlidir.L'Africa è fertile.
Afrika bereketlidir.L'Afrique est fertile.
Afrika bereketlidir.Африка е плодородна.
Afrika bereketlidir.Африка плодородна.
altıncı yıl size öyle bir bereket göndereceğim ki, toprak üç yıllık ürün verecek.Dalam tahun keenam TUHAN akan memberkati tanah sehingga hasilnya cukup untuk tiga tahun
altıncı yıl size öyle bir bereket göndereceğim ki, toprak üç yıllık ürün verecek.Dám požehnání své vám léta šestého, tak že přinese úrody na tři léta.
altıncı yıl size öyle bir bereket göndereceğim ki, toprak üç yıllık ürün verecek.da vil jeg sende min velsignelse over eder i det sjette år, så det gir grøde for tre år.
altıncı yıl size öyle bir bereket göndereceğim ki, toprak üç yıllık ürün verecek.da will ich meinem Segen über euch im sechsten Jahr gebieten, das er soll dreier Jahr Getreide machen,
altıncı yıl size öyle bir bereket göndereceğim ki, toprak üç yıllık ürün verecek.Én rátok bocsátom majd az én áldásomat a hatodik esztendõben, hogy három esztendõre való termés teremjen.
altıncı yıl size öyle bir bereket göndereceğim ki, toprak üç yıllık ürün verecek.então eu mandarei a minha bênção sobre vós no sexto ano, e a terra produzirá fruto bastante para os três anos.
altıncı yıl size öyle bir bereket göndereceğim ki, toprak üç yıllık ürün verecek.entonces yo decretaré para vosotros mi bendición el sexto año, y habrá fruto para tres años
altıncı yıl size öyle bir bereket göndereceğim ki, toprak üç yıllık ürün verecek.Eu vă voi da binecuvîntarea Mea în anul al şaselea, şi pămîntul va da roade pentru trei ani.
altıncı yıl size öyle bir bereket göndereceğim ki, toprak üç yıllık ürün verecek.io disporrò in vostro favore un raccolto abbondante per il sesto anno ed esso vi darà frutti per tre anni
altıncı yıl size öyle bir bereket göndereceğim ki, toprak üç yıllık ürün verecek.je vous accorderai ma bénédiction la sixième année, et elle donnera des produits pour trois ans.
altıncı yıl size öyle bir bereket göndereceğim ki, toprak üç yıllık ürün verecek.내가 명하여 제 육 년에 내 복을 너희에게 내려 그 소출이 삼 년 쓰기에 족하게 할지라
altıncı yıl size öyle bir bereket göndereceğim ki, toprak üç yıllık ürün verecek.Năm thứ sáu, ta sẽ giáng phước cho các ngươi, và năm ấy sẽ trúng mùa bù ba năm.
altıncı yıl size öyle bir bereket göndereceğim ki, toprak üç yıllık ürün verecek.Năm thứ_sáu , ta sẽ giáng phước cho các ngươi , và năm ấy sẽ trúng mùa bù ba năm .
altıncı yıl size öyle bir bereket göndereceğim ki, toprak üç yıllık ürün verecek.Nuž rozkážem svojmu požehnaniu, aby prišlo hojne na vás šiesteho roku, a donesie vám úrodu na tri roku.
altıncı yıl size öyle bir bereket göndereceğim ki, toprak üç yıllık ürün verecek.så vil jeg opbyde min Velsignelse til Bedste for eder i det sjette År, så det bærer Afgrøde for de tre År;
altıncı yıl size öyle bir bereket göndereceğim ki, toprak üç yıllık ürün verecek.Zapovem, da vam pride blagoslov moj v šestem letu, in obrodi pridelkov za tri leta;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod