Ana içeriğe geç
Sözlük

bereket ile cümle

bereket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Toprağı bereketlidir".Půda dobrá, žitná“.
Bu şehir sularının bolluğu ve toprağının bereketiyle anılır.Místní obyvatelé si stěžují na ubývající množství vody a její znečištění.
Buraya yerleşen ilk insanlar topraktaki bereketi fark eder ve adını Akçaşar koymuşlar.Prvními známými vlastníky jsou Nižaté, kteří zde postavili tvrz.
Oysaki bereket var insanın içine harcanan her şeyde.Iubirea lui cuprinde pe tot ce e om în lume.
Hotei: Bereket ve iyi sağlığın şişman tanrısı.Hotei, zeul gras și fericit al abundenței și sănătății.
Toprağı bereketlidir".De aceea pământul e foarte uscat.”.
6. Evin tavanındaki üzerlik bereket getirir.Edificiul are un acoperiș înalt din tablă.
Bereket ve dindarlık, tamamen ortadan kalkıncaya kadar günden güne azalacak.Nuanța și tensiunea scad treptat până aproape de dispariție.
Bu nedenle yılan olan evde bereket olacağına inanılır.Szerencsétlen esetben az üregben kígyó is lakik.
Ürünlerin bereketli olmasını sağlar.Áruk biztosan elegendő lesz biztosítéknak.
6. Evin tavanındaki üzerlik bereket getirir.Jellegzetessége az épület felső sávjában végigfutó fogazás.
Toprakları bereketli olup toprak bakımını en üst düzeye taşımışlardır.A hátakat jobb minőségű talaj borítja.
Yeryüzüne bereket dağıtır.Földe jó buzát terem.
Potifar'ın evinin de bereketi artmıştı.Επίσης επεκτάθηκε και το ανάκτορο του Καποντιμόντε.
6. Evin tavanındaki üzerlik bereket getirir.Το Κέντρο στεγάζεται στον τρίτο όροφο της Βιβλιοθήκης.
Şar Dağları, Avrupa’nın en bereketli dağ bölgelerinden biridir.To Κυκλάμινο της υπαίθρου είναι ένα από τα ομορφότερα αγριολούλουδα της Ευρώπης.
Buzul Çağı'nın bitmesiyle, yani MÖ 10.500 civarlarında, Sahra yeşil ve bereketli bir vadiydi.Under den sidste istid for ca. 10.000 år siden og et stykke tid efter var Sahara grøn og frodig.
Oysaki bereket var insanın içine harcanan her şeyde.Det er det onde, som findes i mennesker, der vil gå fortabt.
Düz ve bereketli bir ovadır.Mellom vekkelse og velferd.
“Kavmi için kendisinden daha hayırlı ve bereketli bir kadın bulunmayan” diye tanımlanır.Dette innebærer at mennesket ikke er noen av delene – verken god eller ond – essensielt.
Bunların en ünlüsü kendi adıyla anılan çok bereketli bir yöreyi sulayan Altınkaşık’ tır.For det er et faktum at dette er et navn for en som skjenker enn for en som fjerner!»
Saltanatınızın hayırlı, bereketli ve uzun ömürlü olmasını diliyoruz.Han foreslår nå at dyd er å trakte etter fine (gode) ting.
Set aynı zamanda bereketli Osiris'in anti-tezidir.Den andre dagen: Den store prosesjonen til Osiris.
Bereketli topraklar üzerinde üç kez mahsul alınmaktadır.I ødemarken ble han tre ganger fristet av Djevelen.
Bu olasılıkla bir bereket sembolü olarak kullanılır.De kan også bæres som et honorært symbol.
Ekinlerin bereketli olmasını sağlar.Krydder kan gjøre maten mer holdbar.
6. Evin tavanındaki üzerlik bereket getirir.Et firkantet klokkehus sto på toppen av taket.
İnanna (Sümerce DINA NA, Akadça DİNANA), Sümer aşk, bereket, savaş ve bilgelik tanrıçasıdır.Gavene som er gitt ved den ene og samme Ånd skal være til oppbyggelse, formaning og trøst.
Babil’in baştanrıçası İştar ise bereket tanrıçasıydı.Belus' arbeidstittel var Den hvite guden.
Rızık, bolluk, bereket anlamına da gelir.Bagi-Nya nikmat, anugerah dan pujaan yang baik.
3. İlahi bir kaynaktan gelen rahmet, bereket.Tefilah dan Birkat Kohanim: doa and berkat Imamat 3.
Beste Bereket (Türev) ile paylaştı.Dan dia senang kiblatnya dijadikan menghadap Baitullah.
Bu olasılıkla bir bereket sembolü olarak kullanılır.Misalnya, mereka dapat digunakan sebagai sebuah sinonim.
Mezopotamya'nın bereketli toprakları.Dimulainya peradaban Mesopotamia.
Böylelikle toprağa yeniden bereket gelir.Mengembalikan ke Bumi dengan selamat.
Toprağı bereketlidir".Tempat ini adalah tanah terjanji."
Dua ederlerse bol yağmur yağar ve bereket gelir.Nếu rồng nghĩ ác cũng mưa, nghĩ thiện cũng mưa thì cũng do hạnh của mình mà làm mưa này.
Bölgenin toprakları bereketlidir.Đất của khu vực này khá cằn cỗi.
Sözcük anlamı sağ el, bereket, güç, kuvvet demektir.Virtutes (dũng thần) có nghĩa là quyền năng, sức mạnh và uy lực.
Isis: Analık ve Bereket Tanrıçası.Beshaba: nữ thần bất hạnh và xui xẻo.
3. İlahi bir kaynaktan gelen rahmet, bereket.Năm Minh Mạng thứ 13, gia tặng là Tôn nhân phủ Tả tôn chính, truy phong là Thuận An công (順安公).
Saltanatınızın hayırlı, bereketli ve uzun ömürlü olmasını diliyoruz.仰ぎては則ちいよいよ高く、俯しては則ちいよいよ深し。
O aslında bir bereket tanrıçasıdır.実際の神体は妙見菩薩である。
Patecatl: Sağlık ve bereket tanrısı.健康の神なので、もちろん健康。
Böylelikle toprağa ye­niden bereket gelir.あなたは彼を土から作ったからです。
Bereketli topraklar üzerinde üç kez mahsul alınmaktadır.土方歳三に憑かれている。
Potifar'ın evinin de bereketi artmıştı.ポンテコルボの家族も散り散りとなった。
Bölgenin toprakları bereketlidir.部落の生活は不潔である。
Bunların en ünlüsü kendi adıyla anılan çok bereketli bir yöreyi sulayan Altınkaşık’ tır.本来の銘柄名は喜撰で、その上等なものを上喜撰(あるいは正喜撰)と呼んだ。
Kosa kimin evine girerse o eve bereket girer ve yıl boyunca eksik olmaz.後尋卒於家,卒年不詳。
Bunun anlamı da Teo (Allah ) Carius ( Bereketli topraklar ) anlamındadır.若見此義,則『解深密經』之阿陀那識為依止,確指末那(意),無猶豫餘地。
İnanna (İştar): Aşk ve Bereket Tanrıçası :Sümer hayat tanrıçasıdır.金大中的座右铭是“敬天爱人”,也是他一生奉行的理念。
Saltanatınızın hayırlı, bereketli ve uzun ömürlü olmasını diliyoruz.喜歡的話,「對自己嚴厲,對人和善」。
Dua ederlerse bol yağmur yağar ve bereket gelir.在他们交媾时就会普降雨水,带来丰收。
Onun feyz ve bereketleri ile mârifetullaha kavuştular.窃贼盜取了其珠寶和私人物品。
Rızık, bolluk, bereket anlamına da gelir.掌握讀心術,善於交際應酬。
Astarte genel olarak bereket, cinsellik ve savaşla bağdaştırılırdı.阿斯塔蒂一般都會與豐饒、生育、性愛及戰爭相關連。
Toprağın bereketi kaçmış, hayvanlar ölmüştür.人们挖路,野兽逃亡。
Sâdece huzûrunda beklerim, onu görmekle şereflenir, bereketlenirim” dedi.내가 구처(區處)하기까지 기다리시요.'라고 하였다.
Tuvanalılarda Tarhundas bereket ve barış tanrısıdır.또 아텐신은 평화와 은혜의 신으로 여겨졌다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod