Ana içeriğe geç
Sözlük

bereket ile cümle

bereket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Patecatl: Sağlık ve bereket tanrısı.متعكم الله بالصحة والعافية.
Allah sana bereket versin.باراك الله عليك.
Sâdece huzûrunda beklerim, onu görmekle şereflenir, bereketlenirim” dedi.Diga-lhe, então, que não o verei desta vez, como ele ansiosamente espera; ve-lo-ei, porém, outra ocasião."
Bolluğu ve bereketi temsil eder.Função expressiva e reflexiva.
Bir başka çalışma ise Havva'yı Hint bereket ve doğurganlık tanrıçası Shiva ile ilişkilendirmektedir.Seu culto estaria associado ao de Hinda, outra divindade midianita.
Bu düzlük Bereketli ve Bozcalı Kasabalarına kadar devam eder.Isso garante paisagens tranquilas e bucólicas.
O aslında bir bereket tanrıçasıdır.Então, é uma Deusa.
6. Evin tavanındaki üzerlik bereket getirir.Afresco no teto de uma sala no complexo.
Bolluk ve bereket kadar mezarı da anımsatır.Evoca ao mesmo tempo a abundância e a sepultura.
Onun küsmesiyle topra­ğın bereketi kalmaz, insanlar kıtlık tehlike­sine uğrarlar.Sua presença irá muito rapidamente mudar a aparência das coisas e os pobres deixarão de morrer de fome.
Savaş ve bereket tanrıçalarından Valkürlere liderlik eder.Até o mal e seus asseclas são servos de Deus.
Olympos Bereket tanrıçası.Deusa dos prazeres eróticos.
Buzul Çağı'nın bitmesiyle, yani MÖ 10.500 civarlarında, Sahra yeşil ve bereketli bir vadiydi.Na het einde van de ijstijd waren er perioden waarin de Sahara een groen en vruchtbaar gebied was.
Huixtocihuatl: Bereket tanrıçası.Tyche - Godin van Geluk.
Rızık, bolluk, bereket anlamına da gelir.Het verstrekt een tegemoetkoming die naar redelijkheid en billijkheid wordt vastgesteld.
Aksi takdirde evin bereketi kaçar.Anders is dat als de weg een bocht maakt.
Patecatl: Sağlık ve bereket tanrısı.Tot eer van God en welzijn van de mensen."
Böylelikle toprağa yeniden bereket gelir.Dan zal de aarde weer perfect zijn.
Dua ederlerse bol yağmur yağar ve bereket gelir.Als ze tegen elkaar vechten, bliksemt en regent het hevig.
Bereket ve uğur getirdiğine inanılır.De trouwe huisgeest brengt voorspoed en geluk.
6. Evin tavanındaki üzerlik bereket getirir.Hij komt terecht op het dak van het gezin.
O aslında bir bereket tanrıçasıdır.Zij is een Godin.
Bu olasılıkla bir bereket sembolü olarak kullanılır.Deze vorm werd waarschijnlijk als symbool voor de vruchtbaarheid gebruikt.
Isis: Analık ve Bereket Tanrıçası.Gij, die alleen ongeschonden en gezegend zijt.
Olympos Avcılık ve bereket tanrıçası,Apollon'un ikiz kardeşi.De zaal is gewijd aan de godin van de jacht, de zuster van Apollo.
Picumnus, Roma mitolojisinde bereket, tarım, çocuk ve düğün tanrısı.Picumnus – w mitologii rzymskiej był bogiem płodności, rolnictwa, małżeństwa i dzieci.
Şar Dağları, Avrupa’nın en bereketli dağ bölgelerinden biridir.Gorgany uważane są za jedne z najdzikszych gór Europy.
Dua ederlerse bol yağmur yağar ve bereket gelir.Modlono się głównie o dobre żniwa, deszcz oraz sprzyjający los.
Onun küsmesiyle topra­ğın bereketi kalmaz, insanlar kıtlık tehlike­sine uğrarlar.Sławienie w pieśniach uczt nie dziwi u ludzi cierpiących głód.
Saltanatınızın hayırlı, bereketli ve uzun ömürlü olmasını diliyoruz.Zdobywając wiedzę osiągamy dobro, a z nim pożytek i szczęście.
Böylelikle toprağa ye­niden bereket gelir.Przeszli przez tę ziemię czyniąc dobro.
Kurdun koyun sürüsüne dalması veya ahıra girmesi bereket sayılırdı.Znałem już pysk świń, chęć flot bądź gór.
Huixtocihuatl: Bereket tanrıçası.Om Lalityai Namah! - Bogini Piękna Chwała!
O aslında bir bereket tanrıçasıdır.Prawdopodobnie była boginią płodności.
Oysaki bereket var insanın içine harcanan her şeyde.Wygląda świetnie we wszystkim, co na siebie wrzuci.
Onun feyz ve bereketleri ile mârifetullaha kavuştular.Dla swoich podwładnych jest surowy i zdystansowany.
Birçok diğer Hint tanrıçası gibi, kendi içinde doğurganlık, bereket, bolluk gibi özellikler taşır.Podobnie jak w większości kultur pierwotnych, zapewniać miał szczęście, dobrobyt i przychylność bogów.
3. İlahi bir kaynaktan gelen rahmet, bereket.Trzecia księga jest pochwałą Opatrzności Bożej.
Bu olasılıkla bir bereket sembolü olarak kullanılır.Jest to motyw pozytywnie rozumianej lichwy.
Ayrıca her yıl bereketli mahsül için “Dua” denilen törenler tertip edilir.Z tego powodu niezwykle ważne są coroczne uroczystości żniwne, zwane dożynkami.
Düz ve bereketli bir ovadır.Tackom och lofvom i A-dur.
O aslında bir bereket tanrıçasıdır.Hon är alltså en fruktbarhetsgudinna.
Sümer Tanrısı Tammuz (Tamıs, Dumuz) da bereket ruhu olarak görülür.Själa-wän du som dig lät förbarma.
Aztek mitolojisinde ana tanrıçalar ve bereket tanrıçaları da bulunmaktaydı.Mytologiska och verkliga förfäder hade också gudsstatus.
Bereket ve uğur getirdiğine inanılır.Den anses ge lycka och välgång. ^
Ayrıca her yıl bereketli mahsül için “Dua” denilen törenler tertip edilir.Varje år anordnas även flera "öppet hus" för allmänheten.
Mokulē'ia, Hawaiice, bereket adası demektedir.För ön Hawaii, se Hawaii (ö).
Kutsamak, kutlamak... gibi bereket ve esenlik bildiren kelimeler kut- kökünden türetilmiştir.Krig, ära och berömmelse som ytterst eftersträvansvärda ting.
Birinin adı Hürmüzdür, bereket ve ışık saçan anlamına gelmektedir.Namnet är sammansatt av ord som betyder ädel och ljus.
Bolluk ve bereketin koruyucusu ve yaratıcısıdır.Він є одночасно і руйнівником і творцем.
Avın bereketli olmasını sağlar.Полювання приносить диким тваринам страждання.
Böylelikle toprağa ye­niden bereket gelir.Щоб довести це він їсть їжу з землі.
Picumnus, Roma mitolojisinde bereket, tarım, çocuk ve düğün tanrısı.Pilumnus et Picumnus) — у римській міфології брати, боги шлюбу і народження.
Rivayetlere göre insanlarımız yerleşmeye başladıkları zamanlarda topraklarımız çok verimli ve bereketliymiş.Часом я думаю, що моменти їх приходу є для нас надзвичайно милостиви.
Eski ismi Bereketli Maden’dir.Колишня назва - Рудня-Кованка.
Toprağı bereketlidir".Місто спорожніло.»
Bazı ziyaretçilerin ise bezi bereket getirmesi inancıyla aldıkları belirtilmektedir.Některá etnika věří, že její vlastnictví může obecně přinést štěstí.
Avcılar ateş yakıp dua ederek avlarının bereketli ve kazasız geçmesini dilerler.Lov zvěře odstřelem dělíme lovy osamělé a společné.
Düz ve bereketli bir ovadır.K lidem je vlídný a přítulný.
Priapos başlangıçta toprak bereketini temsil ediyordu.Od počátku byla součástí roudnického panství.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod