Ana içeriğe geç
Sözlük

bereket ile cümle

bereket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.Błogosławieństwo Pańskie ubogaca, a nie przynosi z sobą utrapienia.
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.C`est la bénédiction de l`Éternel qui enrichit, Et il ne la fait suivre d`aucun chagrin.
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.Der Segen des HERRN macht reich ohne Mühe.
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.Det är HERRENS välsignelse som giver rikedom, och egen möda lägger intet därtill
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.Det er Herrens velsignelse som gjør rik, og eget strev legger ikke noget til.
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.De zegen van de HERE maakt rijk en laat geen plaats voor ontevredenheid.
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.Herran siunaus rikkaaksi tekee, ei oma vaiva siihen mitään lisää.
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.HERRENs Velsignelse, den gør rig, Slid og Slæb lægger intet til.
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.Karena berkat TUHAN sajalah orang menjadi kaya; kerja keras tak dapat menambah harta
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.여호와께서 복을 주시므로 사람으로 부하게 하시고 근심을 겸하여 주지 아니하시느니라
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.La bendición de Jehovah es la que enriquece y no añade tristeza con ella
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.La benedizione del Signore arricchisce, non le aggiunge nulla la fatica
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.Phước lành của Ðức Giê-hô-va làm cho giàu có; Ngài chẳng thêm sự đau lòng gì lẫn vào.
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.Phước lành của Ðức_Giê - hô-va làm cho giàu_có ; Ngài chẳng thêm sự đau_lòng gì lẫn vào .
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.Požehnanie Hospodinovo je to, čo obohacuje, a nepridáva s ním trápenia.
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.Požehnání Hospodinovo zbohacuje, a to beze všeho trápení.
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.Úrnak áldása, az gazdagít meg, és azzal [semmi] nem szerez bántást.
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.Η ευλογια του Κυριου πλουτιζει, και λυπη δεν θελει προστεθη εις αυτην.
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.Благословение Господне – оно обогащает и печали с собою не приносит.
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.Благословението Господно обогатява; И трудът на човека не ще притури нищо.
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.ברכת יהוה היא תעשיר ולא יוסף עצב עמה׃
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.بركة الرب هي تغني ولا يزيد معها تعبا.
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.耶 和 華 所 賜 的 福 、 使 人 富 足 、 並 不 加 上 憂 慮
RABbin bereketidir kişiyi zengin eden, RAB buna dert katmaz.耶和華 所 賜 的 福 、 使 人 富足 、 並 不 加上 憂慮
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Chúng có thể biến đổi sự ô nhiễm trở thành sự dư dả cho người dân vùng sa mạc.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Doslova měnili znečištění na blahobyt pro tyto pouštní lidi.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Dosłownie zmieniali zanieczyszczenia w dostatek.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Estaban literalmente convirtiendo contaminación en abundancia para la gente del desierto.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Ils transformaient littéralement la pollution en corne d'abondance pour les habitants du désert.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!그것들은 말그대로, 사막인들에게 오염을 부유로 바꿔주었습니다.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Mereka mengubah pencemaran menjadi kelimpahan bagi orang-orang di padang pasir.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Praticamente trasformavano l'inquinamento in abbondanza per la popolazione.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Sie verwandelten eigentlich Verschmutzung in Wohlstand für ein Wüstenvolk.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Transformau, la propriu, poluarea în abundenţă pentru un popor al deşertului.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Ze waren letterlijk vervuiling aan het veranderen in overvloed voor de mensen in de woestijn.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Они буквально превратили отходы в богатство для людей пустыни.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Те буквално превърнаха замърсяването в богатство за пустинните хора.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!והפך את הכל לכל המזון הזה. למעשה הם לקחו את כל הזיהום והפכו אותו לשפע עבור אנשי המדבר.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!كان يحولون التلوث إلى وفرة لشعب الصحراء.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!ある意味では工業的なエコシステムを作ったのです
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.A učiním ťa veľkým národom a požehnám ťa a zvelebím tvoje meno, a budeš požehnaním.
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.A učiním tě v národ veliký, a požehnám tobě, a zvelebím jméno tvé, a budeš požehnání.
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.A uczynię cię w naród wielki, i będęć błogosławił, i uwielbię imię twoje, i będziesz błogosławieństwem.
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.És nagy nemzetté tészlek, és megáldalak téged, és felmagasztalom a te nevedet, és áldás leszesz.
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.Eu farei de ti uma grande nação; abençoar-te-ei, e engrandecerei o teu nome; e tu, sê uma bênção.
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.Farò di te un grande popolo e ti benedirò, renderò grande il tuo nome e diventerai una benedizione
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.in storil te bom v narod velik in te blagoslovil, in poveličam ime tvoje, in v blagoslov bodi!
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.내가 너로 큰 민족을 이루고 네게 복을 주어 네 이름을 창대케 하리니 너는 복의 근원이 될지라
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.så vil jeg gøre dig til et stort Folk, og jeg vil velsigne dig og gøre dit Navn stort. og vær en Velsignelse!
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.Voi face din tine un neam mare, şi te voi binecuvînta; îţi voi face un nume mare, şi vei fi o binecuvîntare.
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.Yo haré de ti una gran nación. Te bendeciré y engrandeceré tu nombre, y serás bendición
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.и Я произведу от тебя великий народ, и благословлю тебя, и возвеличу имя твое, и будешь ты в благословение;
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.Ще те направя голям народ; ще те благословя, и ще прославя името ти, и ще бъдеш за благословение.
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.ואעשך לגוי גדול ואברכך ואגדלה שמך והיה ברכה׃
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.فاجعلك امة عظيمة واباركك واعظم اسمك وتكون بركة.
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.我 必 叫 你 成 為 大 國 . 我 必 賜 福 給 你 、 叫 你 的 名 為 大 、 你 也 要 叫 別 人 得 福
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.我 必 叫 你 成為 大國 . 我 必賜福給 你 、 叫 你 的 名 為大 、 你 也 要 叫 別人 得 福
‹‹Sepetiniz ve hamur tekneniz bereketli olacak.你 的 筐 子 和 你 的 摶 麵 盆 、 都 必 蒙 福
‹‹Sepetiniz ve hamur tekneniz bereketli olacak.你 的 筐子 和 你 的 摶麵 盆 、 都 必 蒙 福
‹‹Sepetiniz ve hamur tekneniz bereketli olacak.Благословенны житницы твои и кладовые твои.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod