Ana içeriğe geç
Sözlük

bere ile cümle

bere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Üzerine sürekli bereket yağdırdın, Varlığınla onu sevince boğdun.Ja, evig Velsignelse gav du ham, med Fryd for dit Åsyn glæded du ham.
Üzerine sürekli bereket yağdırdın, Varlığınla onu sevince boğdun.Kajti postavil si ga za blagoslov na veke, razjasnil ga z radostjo pri svojem obličju.
Üzerine sürekli bereket yağdırdın, Varlığınla onu sevince boğdun.Kauberkati dia untuk seterusnya; kehadiran-Mu membuat ia penuh sukacita
Üzerine sürekli bereket yağdırdın, Varlığınla onu sevince boğdun.저로 영영토록 지극한 복을 받게 하시며 주의 앞에서 기쁘고 즐겁게 하시나이다
Üzerine sürekli bereket yağdırdın, Varlığınla onu sevince boğdun.Nagy az õ dicsõsége a te segítséged által; fényt és méltóságot adtál reája.
Üzerine sürekli bereket yağdırdın, Varlığınla onu sevince boğdun.Porque le has dado bendiciones para siempre, y le has colmado con la alegría de tu rostro
Üzerine sürekli bereket yağdırdın, Varlığınla onu sevince boğdun.Sim, tu o fazes para sempre abençoado; tu o enches de gozo na tua presença.
Üzerine sürekli bereket yağdırdın, Varlığınla onu sevince boğdun.Stor är hans ära genom din seger; majestät och härlighet beskär du honom.
Üzerine sürekli bereket yağdırdın, Varlığınla onu sevince boğdun.Stor er hans ære ved din frelse; høihet og herlighet legger du på ham.
Üzerine sürekli bereket yağdırdın, Varlığınla onu sevince boğdun.Suuri on hänen kunniansa, kun sinä häntä autoit; sinä peität hänet loistolla ja kirkkaudella.
Üzerine sürekli bereket yağdırdın, Varlığınla onu sevince boğdun.Veliká jest sláva jeho v spasení tvém, důstojností a krásou přioděl jsi jej.
Üzerine sürekli bereket yağdırdın, Varlığınla onu sevince boğdun.Veľká je jeho sláva v tvojom spasení; veličenstvo a nádheru si položil na neho;
Üzerine sürekli bereket yağdırdın, Varlığınla onu sevince boğdun.Wielka jest chwała jego w zbawieniu twojem; chwałą i zacnością przyodziałeś go;
Üzerine sürekli bereket yağdırdın, Varlığınla onu sevince boğdun.Διοτι εθεσας αυτον ευλογιαν εις τον αιωνα υπερευφρανας αυτον δια του προσωπου σου.
Üzerine sürekli bereket yağdırdın, Varlığınla onu sevince boğdun.Защото си го поставил да бъде за благословение до века, Развеселил си го с радост в присъствието Си;
Üzerine sürekli bereket yağdırdın, Varlığınla onu sevince boğdun.כי תשיתהו ברכות לעד תחדהו בשמחה את פניך׃
Üzerine sürekli bereket yağdırdın, Varlığınla onu sevince boğdun.‎لانك جعلته بركات الى الابد. تفرّحه ابتهاجا امامك‎.
Üzerine sürekli bereket yağdırdın, Varlığınla onu sevince boğdun.你 使 他 有 洪 福 、 直 到 永 遠 . 又 使 他 在 你 面 前 歡 喜 快 樂
Üzerine sürekli bereket yağdırdın, Varlığınla onu sevince boğdun.你 使 他 有 洪福 、 直到 永遠 . 又 使 他 在 你 面前 歡 喜 快樂
Warren Buffet'in bankacılarına ve Yeşil Bereliler'e varana kadar birçok uzmanla geçirdim.워렌 버펫의 은행가부터 특전 부대원까지 만나 이야기해 보았습니다.
Warren Buffet'in bankacılarına ve Yeşil Bereliler'e varana kadar birçok uzmanla geçirdim.Warren Buffets Bankexperten und schließlich Spezialkampftruppen der US-Armee.
Warren Buffet'in bankacılarına ve Yeşil Bereliler'e varana kadar birçok uzmanla geçirdim.Warren Buffett bankárjain keresztül, a zöldsapkásokig.
Warren Buffet'in bankacılarına ve Yeşil Bereliler'e varana kadar birçok uzmanla geçirdim.בנקאים של וורן באפט וכלה ב"כומתות הירוקות".
Warren Buffet'in bankacılarına ve Yeşil Bereliler'e varana kadar birçok uzmanla geçirdim.مصرفيين لدى "وارِن بافيت"، و حتى أصحاب القبعات الخضراء .
Warren Buffet'in bankacılarına ve Yeşil Bereliler'e varana kadar birçok uzmanla geçirdim.「幸せな家族」が どう上手くやっているのか 私は模索しました
Yağmur. Afrika bereketlidir.Es gibt Regen, Afrika ist fruchtbar.
Yağmur. Afrika bereketlidir.비가 옵니다. 아프리카는 비옥해요. 작물을 키울 수 있습니다.
Yağmur. Afrika bereketlidir.יש גשם. אפריקה פוריה. הם יכולים לגדל את היבולים.
Yağmur. Afrika bereketlidir.أنها الأمطار. أفريقيا عذراء. يمكنها أن تنجب المحاصيل.
Yağmur. Afrika bereketlidir.(拍手)
Yağmur çekebilecek kadar yüksek olan bu adalar inanılmaz derecede bereketliAcele insule destul de înalte pentru a avea ploaie, pot fi surprinzător de luxuriante.
Yağmur çekebilecek kadar yüksek olan bu adalar inanılmaz derecede bereketliOstrovy, jimž se dostává vláhy, mohou být překvapivě bohaté.
Yağmur çekebilecek kadar yüksek olan bu adalar inanılmaz derecede bereketliΤα νησιά που είναι αρκετά ψηλά ώστε να έχουν βροχές... ...είναι εκπληκτικά οργιώδη.
Yağmur çekebilecek kadar yüksek olan bu adalar inanılmaz derecede bereketliМногие из островов, благодаря дождям, покрыты густыми пышными зарослями.
Yağmur çekebilecek kadar yüksek olan bu adalar inanılmaz derecede bereketliהאיים האלה גבוהים מספיק כדי .לקבל גשם, ובמפתיע, במידה רבה
Yağmur çekebilecek kadar yüksek olan bu adalar inanılmaz derecede bereketliأولئك الجزر عاليين بما فيه الكفاية لمسك المطر يمكن أن يكونوا معشبين جدا
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.A viem, že keď prijdem k vám, prijdem v plnosti požehnania evanjelia Kristovho.
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.A vímť, že přijda k vám, v hojnosti požehnání evangelium Kristova přijdu.
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.A wiem, iż gdy przyjdę do was, z hojnem błogosławieństwem Ewangielii Chrystusowej przyjdę.
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.E bem sei que, quando for visitar-vos, chegarei na plenitude da bênção de Cristo.
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.E so che, giungendo presso di voi, verrò con la pienezza della benedizione di Cristo
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.Ich weiß aber, wenn ich zu euch komme, daß ich mit vollem Segen des Evangeliums Christi kommen werde.
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.Ik weet dat ik bij u zal komen, met de overvloed van al het goede dat Christus heeft gedaan.
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.ja minä tiedän, että tullessani teidän tykönne tulen Kristuksen täydellinen siunaus mukanani.
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.Je sais qu`en allant vers vous, c`est avec une pleine bénédiction de Christ que j`irai.
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.Kadar pa pridem k vam, vem, da pridem v obilosti blagoslova Kristusovega.
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.Kalau saya datang padamu, pasti saya datang dengan banyak berkat dari Kristus untuk kalian
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.내가 너희에게 나갈 때에 그리스도의 충만한 축복을 가지고 갈줄을 아노라
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.Men jeg ved, at når jeg kommer til eder, skal jeg komme med Kristi Velsignelses Fylde.
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.Och jag vet, att när jag kommer till eder, kommer jag med Kristi välsignelse i fullt mått.
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.og jeg vet at når jeg kommer til eder, skal jeg komme med en fylde av Kristi velsignelse.
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.Ştiu că dacă vin la voi, voi veni cu o deplină binecuvîntare dela Hristos.
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.Tôi biết khi tôi sang với anh em, thì sẽ đem ơn phước dồi dào của Ðấng Christ cùng đến.
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.Tôi biết khi tôi sang với anh_em , thì sẽ đem ơn phước dồi_dào của Ðấng_Christ cùng đến .
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.Tudom pedig, hogy mikor hozzátok megyek, a Krisztus evangyélioma áldásának teljességével megyek.
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.Y sé que cuando vaya a vosotros, llegaré con la abundancia de la bendición de Cristo
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.Εξευρω δε οτι ερχομενος προς εσας, θελω ελθει με αφθονιαν της ευλογιας του ευαγγελιου του Χριστου.
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.Знаю ж, що прийшовши до вас, в повнї благословення благовістя Христового прийду.
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.и уверен, что когда приду к вам, то приду с полным благословением благовествования Христова.
Yanınıza geldiğimde, Mesihin bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.ויודע אנכי כי בבאי אליכם אבוא במלא ברכת בשורת המשיח׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod