‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.Thi så siger HERREN: Ulægeligt er dit Brud, dit Sår er svart.
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.TUHAN berkata kepada umat-Nya: "Penyakitmu sangat parah, bagi lukamu tak ada obatnya
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.Ty så säger HERREN: Ohelbar är din skada, oläkligt det sår du har fått.
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.Uw zonde is namelijk ongeneeslijk, een vreselijke wond.
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.Διοτι ουτω λεγει Κυριος Το συντριμμα σου ειναι ανιατον, η πληγη σου αλγεινη.
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.Защото така казва Господ: Смазването ти е неизцелимо, Раната ти тежка.
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.Ибо так говорит Господь: рана твоя неисцельна, язва твоя жестока;
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.כי כה אמר יהוה אנוש לשברך נחלה מכתך׃
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.لانه هكذا قال الرب. كسرك عديم الجبر وجرحك عضال.
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.耶 和 華 如 此 說 、 你 的 損 傷 無 法 醫 治 、 你 的 傷 痕 極 其 重 大
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.耶和華 如此 說 、 你 的 損傷 無法 醫治 、 你 的 傷痕極 其 重大
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Chúng có thể biến đổi sự ô nhiễm trở thành sự dư dả cho người dân vùng sa mạc.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Doslova měnili znečištění na blahobyt pro tyto pouštní lidi.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Dosłownie zmieniali zanieczyszczenia w dostatek.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Estaban literalmente convirtiendo contaminación en abundancia para la gente del desierto.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Ils transformaient littéralement la pollution en corne d'abondance pour les habitants du désert.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!그것들은 말그대로, 사막인들에게 오염을 부유로 바꿔주었습니다.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Mereka mengubah pencemaran menjadi kelimpahan bagi orang-orang di padang pasir.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Praticamente trasformavano l'inquinamento in abbondanza per la popolazione.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Sie verwandelten eigentlich Verschmutzung in Wohlstand für ein Wüstenvolk.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Transformau, la propriu, poluarea în abundenţă pentru un popor al deşertului.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Ze waren letterlijk vervuiling aan het veranderen in overvloed voor de mensen in de woestijn.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Они буквально превратили отходы в богатство для людей пустыни.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!Те буквално превърнаха замърсяването в богатство за пустинните хора.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!והפך את הכל לכל המזון הזה. למעשה הם לקחו את כל הזיהום והפכו אותו לשפע עבור אנשי המדבר.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!كان يحولون التلوث إلى وفرة لشعب الصحراء.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!ある意味では工業的なエコシステムを作ったのです
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.A učiním ťa veľkým národom a požehnám ťa a zvelebím tvoje meno, a budeš požehnaním.
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.A učiním tě v národ veliký, a požehnám tobě, a zvelebím jméno tvé, a budeš požehnání.
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.A uczynię cię w naród wielki, i będęć błogosławił, i uwielbię imię twoje, i będziesz błogosławieństwem.
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.És nagy nemzetté tészlek, és megáldalak téged, és felmagasztalom a te nevedet, és áldás leszesz.
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.Eu farei de ti uma grande nação; abençoar-te-ei, e engrandecerei o teu nome; e tu, sê uma bênção.
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.Farò di te un grande popolo e ti benedirò, renderò grande il tuo nome e diventerai una benedizione
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.in storil te bom v narod velik in te blagoslovil, in poveličam ime tvoje, in v blagoslov bodi!
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.내가 너로 큰 민족을 이루고 네게 복을 주어 네 이름을 창대케 하리니 너는 복의 근원이 될지라
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.så vil jeg gøre dig til et stort Folk, og jeg vil velsigne dig og gøre dit Navn stort. og vær en Velsignelse!
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.Voi face din tine un neam mare, şi te voi binecuvînta; îţi voi face un nume mare, şi vei fi o binecuvîntare.
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.Yo haré de ti una gran nación. Te bendeciré y engrandeceré tu nombre, y serás bendición
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.и Я произведу от тебя великий народ, и благословлю тебя, и возвеличу имя твое, и будешь ты в благословение;
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.Ще те направя голям народ; ще те благословя, и ще прославя името ти, и ще бъдеш за благословение.
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.ואעשך לגוי גדול ואברכך ואגדלה שמך והיה ברכה׃
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.فاجعلك امة عظيمة واباركك واعظم اسمك وتكون بركة.
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.我 必 叫 你 成 為 大 國 . 我 必 賜 福 給 你 、 叫 你 的 名 為 大 、 你 也 要 叫 別 人 得 福
‹‹Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım, Bereket kaynağı olacaksın.我 必 叫 你 成為 大國 . 我 必賜福給 你 、 叫 你 的 名 為大 、 你 也 要 叫 別人 得 福
‹‹Sepetiniz ve hamur tekneniz bereketli olacak.你 的 筐 子 和 你 的 摶 麵 盆 、 都 必 蒙 福
‹‹Sepetiniz ve hamur tekneniz bereketli olacak.你 的 筐子 和 你 的 摶麵 盆 、 都 必 蒙 福
‹‹Sepetiniz ve hamur tekneniz bereketli olacak.Благословенны житницы твои и кладовые твои.
‹‹Sepetiniz ve hamur tekneniz bereketli olacak."Benditas serán tu canasta y tu artesa de amasar
‹‹Sepetiniz ve hamur tekneniz bereketli olacak.Bendito o teu cesto, e a tua amassadeira.
‹‹Sepetiniz ve hamur tekneniz bereketli olacak.Benedette saranno la tua cesta e la tua madia
‹‹Sepetiniz ve hamur tekneniz bereketli olacak.Blagoslovljen bo tvoj koš in kadunje tvoje.
‹‹Sepetiniz ve hamur tekneniz bereketli olacak.cái giỏ và thùng nhồi bột của ngươi đều sẽ được phước !
‹‹Sepetiniz ve hamur tekneniz bereketli olacak.cái giỏ và thùng nhồi bột của ngươi đều sẽ được phước!
‹‹Sepetiniz ve hamur tekneniz bereketli olacak.Coşniţa şi postava ta vor fi binecuvîntate.
‹‹Sepetiniz ve hamur tekneniz bereketli olacak.Diberkatilah panen gandummu serta makanan yang kamu buat dari gandum itu
‹‹Sepetiniz ve hamur tekneniz bereketli olacak.dott [lesz] a te kosarad és a te sütõ tekenõd.
‹‹Sepetiniz ve hamur tekneniz bereketli olacak.Gesegnet wird sein dein Korb und dein Backtrog.
‹‹Sepetiniz ve hamur tekneniz bereketli olacak.네 광주리와 떡반죽 그릇이 복을 받을 것이며
‹‹Sepetiniz ve hamur tekneniz bereketli olacak.Požehnaný bude tvoj koš tvoje koryto na cesto.
‹‹Sepetiniz ve hamur tekneniz bereketli olacak.Požehnaný koš tvůj i díže tvá.