Ana içeriğe geç
Sözlük

beraberce ile cümle

beraberce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu kontrolünüz var. Ve bunları, beraberce, bir araya getirdiğinizde en iyi müzik ortaya çıkıyor.Ty kontroluješ toto a ty zase toto.
Bu kontrolünüz var. Ve bunları, beraberce, bir araya getirdiğinizde en iyi müzik ortaya çıkıyor.Y al ponerlo todos juntos, en asociación, se crea la mejor música.
Bu kontrolünüz var. Ve bunları, beraberce, bir araya getirdiğinizde en iyi müzik ortaya çıkıyor.А всичко, събрано заедно в партньорство, извлича най-добрата музика.
Bu kontrolünüz var. Ve bunları, beraberce, bir araya getirdiğinizde en iyi müzik ortaya çıkıyor.Все задействованы в нем - и вы, и вы...
Bu kontrolünüz var. Ve bunları, beraberce, bir araya getirdiğinizde en iyi müzik ortaya çıkıyor.יש לכם את השליטה הזו. יש לכם את השליטה הזו. וכל מה שאתם שמים יחד,
Bu kontrolünüz var. Ve bunları, beraberce, bir araya getirdiğinizde en iyi müzik ortaya çıkıyor.بتحكمك بهذا وذاك. ووضعهم معاً
Bu kontrolünüz var. Ve bunları, beraberce, bir araya getirdiğinizde en iyi müzik ortaya çıkıyor.指揮者はそれをパートナーシップにまとめあげ 最高の音楽を生み出しています
Bunu, birlikte yapmalıyız, ve beraberce yapabilirsek, oynamak üzerine fikirlerimizi yayarsak,Dobbiamo farlo insieme.
Bunu, birlikte yapmalıyız, ve beraberce yapabilirsek, oynamak üzerine fikirlerimizi yayarsak,Együtt kell hát megtegyük.
Bunu, birlikte yapmalıyız, ve beraberce yapabilirsek, oynamak üzerine fikirlerimizi yayarsak,Kita harus melakukannya bersama.
Bunu, birlikte yapmalıyız, ve beraberce yapabilirsek, oynamak üzerine fikirlerimizi yayarsak,우리가 함께, 이렇게 행동하고 놀이에 대한 생각을 공유한다면,
Bunu, birlikte yapmalıyız, ve beraberce yapabilirsek, oynamak üzerine fikirlerimizi yayarsak,Musimy zrobić to razem.
Bunu, birlikte yapmalıyız, ve beraberce yapabilirsek, oynamak üzerine fikirlerimizi yayarsak,Nous devons le faire ensemble.
Bunu, birlikte yapmalıyız, ve beraberce yapabilirsek, oynamak üzerine fikirlerimizi yayarsak,Temos de o fazer todos juntos.
Bunu, birlikte yapmalıyız, ve beraberce yapabilirsek, oynamak üzerine fikirlerimizi yayarsak,Tenemos que hacerlo juntos.
Bunu, birlikte yapmalıyız, ve beraberce yapabilirsek, oynamak üzerine fikirlerimizi yayarsak,Trebuie s-o facem împreună.
Bunu, birlikte yapmalıyız, ve beraberce yapabilirsek, oynamak üzerine fikirlerimizi yayarsak,We moeten het samen doen.
Bunu, birlikte yapmalıyız, ve beraberce yapabilirsek, oynamak üzerine fikirlerimizi yayarsak,Wir sollen es zusammen machen.
Bunu, birlikte yapmalıyız, ve beraberce yapabilirsek, oynamak üzerine fikirlerimizi yayarsak,Ми повинні робити це разом.
Bunu, birlikte yapmalıyız, ve beraberce yapabilirsek, oynamak üzerine fikirlerimizi yayarsak,Мы должны делать это вместе.
Bunu, birlikte yapmalıyız, ve beraberce yapabilirsek, oynamak üzerine fikirlerimizi yayarsak,Трябва да го направим заедно.
Bunu, birlikte yapmalıyız, ve beraberce yapabilirsek, oynamak üzerine fikirlerimizi yayarsak,וביחד, אם נעשה את זה ונחלוק את הרעיון הזה על ההשתעשעות,
Bunu, birlikte yapmalıyız, ve beraberce yapabilirsek, oynamak üzerine fikirlerimizi yayarsak,و معا إذا قمنا بذلك ، و تقاسمنا هاته الأفكار حول التسلية،
Bunu, birlikte yapmalıyız, ve beraberce yapabilirsek, oynamak üzerine fikirlerimizi yayarsak,ブルガリアを良い方向へと導けます
Bunu, birlikte yapmalıyız, ve beraberce yapabilirsek, oynamak üzerine fikirlerimizi yayarsak,而如果我哋一齊努力傳播關于玩嘅思想,
Bu seçimi, mahallemiz için yaratacağımız vizyonu düşünerek, beraberce yapmalıyız.Abbiamo bisogno di fare questa scelta insieme per decidere la visione che vogliamo per la nostra comunità.
Bu seçimi, mahallemiz için yaratacağımız vizyonu düşünerek, beraberce yapmalıyız.Musimy dokonać tego wyboru razem: jaką przyszlość chcemy dla naszego społeczeństwa?
Bu seçimi, mahallemiz için yaratacağımız vizyonu düşünerek, beraberce yapmalıyız.Necesitamos hacer esta elección juntos para decidir la visión que queremos para nuestra comunidad.
Bu seçimi, mahallemiz için yaratacağımız vizyonu düşünerek, beraberce yapmalıyız.Nous devons faire ce choix ensemble pour décider du futur de notre communauté.
Bu seçimi, mahallemiz için yaratacağımız vizyonu düşünerek, beraberce yapmalıyız.إننا بحاجة لأخذ أحد الخيارينجماعياً لتحديد الرؤية التي نريدها لمجتمعنا
Bu seçimi, mahallemiz için yaratacağımız vizyonu düşünerek, beraberce yapmalıyız.この選択を行う必要があります 私たちのコミュニティのビジョンについて 良い意思決定をして
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.Chodzi o zbliżenie pary tak, by razem zaczęli wychowywać dzieci.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.Cilj je, da se dva človeka povežeta skupaj zadosti močno, da začneta kot ekipa vzgajati otroke.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.El meollo de esto es unir a dos personas con la fuerza suficiente para empezar a criar bebés en equipo.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.목적은 두 사람이 함께 아이를 기르기 위해 서로 붙어있을 수 있게 하는 것입니다.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.L'enjeu est de créer un lien suffisamment fort entre deux personnes pour élever des enfants ensemble.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.Lo scopo è tenere insieme due persone abbastanza saldamente da allevare dei figli insieme
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.Podstatou je pritiahnuť k sebe dvoch ľudí dostatočne silno na to, aby začali spolu vychovávať deti.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.Toàn bộ ý nghĩ của việc này là để kéo hai người lại gần nhau đủ mạnh để nuôi dưỡng đứa con như một đội.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.Účelem je dát dva lidi dohromady natolik pevně, aby společně vychovali děti.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.Ο στόχος είναι να ενωθούν δύο άνθρωποι με τέτοια δύναμη ώστε να μπορέσουν αν μεγαλώσουν τα μωρά τους ως ομάδα.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.И смысл в том, чтобы держать двух людей вместе достаточно сильно, чтобы сообща плодить детей.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.І цей сенс в тому, щоб з'єднати людей достатньо сильно, щоб вони разом виховували дітей.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.כל העניין הוא לקשר שני אנשים יחד חזק כל כך שיתחילו להביא לעולם תינוקות כצוות.
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.فالقصد هنا هو أنجذاب شخصين لبعضهما البعض بشكل قوى للدرجة التى تدفعهم لتربية أطفال وكأنهم فريق واحد
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.子を育てる親として機能させることです けれども 恋愛のメインの特徴は切望です
Bütün amaç, iki kişiyi, bebeklerini beraberce büyüttürecek kadar güçlü bir şekilde yakınlaştırmak.整個目的就係將兩人拉埋一齊 等佢地可以一齊開始照顧嬰兒
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Czyli wzrost spożycia mięsa jest proporcjonalny do procesu urbanizacji miast.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Deci consumul de carme şi urbanismul cresc mână-în-mână.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Der Fleischkonsum und Urbanisierung gehen Hand in Hand.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.De toename van vlees en verstedelijking gaan hand in hand.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Donc la viande et l'urbanisme augmentent en même temps.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Então, o urbanismo e a carne aumentam de mãos dadas.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Insomma: carne e urbanizzazione crescono di pari passo.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.육류와 도시화가 동시에 증가세에 있다는 것이죠.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Kød og urbanisering følges altså ad.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.La carne y el urbanismo crecen a la par.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Sehingga daging dan urbanisasi sama-sama meningkat.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Takže maso a urbanismus jdou ruku v ruce.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Tehát a hús és az urbanizáció együtt növekednek.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod