Çocukların beraberce şarkı söylediklerini duydum.I heard the children singing together.
Bart, Milhouse üzerinde kötü bir etkiye sahiptir ve ikisi beraberce pek çok muzırlığa karışmıştır.Bart is a bad influence on Milhouse, and the two have been involved in a lot of mischief together.
Bu protein ailesinde Rad51 ve Dmc1 beraberce gruplandırılır, RadA'dan ayrı bir klad olarak.Within this protein family, Rad51 and Dmc1 are grouped together in a separate clade from RadA.
Bu oyuncular ailesi beraberce oturdu ve ırk ile kültürü bir yana bıraktılar." demiştir.And this family of actors sat around and race and culture were just left behind."
Birkaç enzim beraberce, belli bir sıra içinde çalışarak metabolik yolaklar meydana getirir.Several enzymes can work together in a specific order, creating metabolic pathways.
Ya, bunu beraberce iyi bir şekilde yapalım.Ya, let's do this on good terms.
İşte bu yüzden sen ve Louis Sir Paul'u beraberce arayacaksınız.That's why you and Louis will seek out Sir Paul together.
Bu seçimi, mahallemiz için yaratacağımız vizyonu düşünerek, beraberce yapmalıyız.We need to make this choice together to decide on the vision we want for our community.
Ve beraberce yaratmak istediğimiz şey için eyleme geçmeliyiz.And to take action on what we want to create together.
Beraberce Küresel Köy İnşa Seti'ni ortaya çıkarıyoruz.We're building the Global Village Construction Set.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.So meat and urbanism are rising hand in hand.
Ama o ve kardeşi, beraberce annelerini hastaneden çıkardıklarında, harika hissetmişti.But he felt so great when he and his brother came together to have their mother released.
Kabuklarini terketmeye, dürüst olmak ve beraberce spontan yasama riskini almaya iter.To come to know each other in profound ways
Bu kontrolünüz var. Ve bunları, beraberce, bir araya getirdiğinizde en iyi müzik ortaya çıkıyor.And all you put together, in partnership, brings about the best music.
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.And we learned a few things about how to have a good end.
Evrimleşegeldik -- beraberce, farklı yollardan.We've been evolving just as long, just along different paths.
Beraberce yenir.Huelgas Ensemble.
Bakterilerde 16S, 23S ve 5S rRNA genleri beraberce transkripsiyonu yapılan bir operon olarak organize olurlar.Nei batteri i geni ribosomiali 16S, 23S e 5S sono tipicamente organizzati in un operone.
Ben bir yabancı olarak bu sorundan muzdaribim lütfen bu soruna beraberce bir çözüm bulalam.Benvenuti, mi facciano la cortesia di riempire questo modulo, per piacere.
İçinde dana eti ve kuzu eti beraberce kullanılır.Non consumare carne e latte cotti insieme.
Beraberce yenir.Incontro in Comune.
Bu protein ailesinde Rad51 ve Dmc1 beraberce gruplandırılır, RadA'dan ayrı bir klad olarak.В рамках этого белкового семейства Rad51 и Dmc1 группируются в отдельную от RadA кладу.
Beraberce yenir.Будем биться вместе!
Beraberce sehpaya doğru yürüdük.Вдоль опушки Я иду.
Yönetmeni Kevin Reynolds olup Peter Rader ve David Twohy tarafından beraberce yazılmıştır.العمل من إخراج كيفين رينولدز واشترك في كتابته بيتر ريدر وديفيد توي.
Bu oyuncular ailesi beraberce oturdu ve ırk ile kültürü bir yana bıraktılar." demiştir.E essa família de atores se sentaram e raças e culturas ficaram para trás".
Beraberce sehpaya doğru yürüdük.Até a pé nós iremos.
Avrupa'da genelde önce kurutulur ve salça yapılırken beraberce pişirilir.Dit wordt in Europa meestal gedaan door er een joint van te rollen en deze te roken.
Beraberce sehpaya doğru yürüdük.Samen rijden ze die kant op.
Bakterilerde 16S, 23S ve 5S rRNA genleri beraberce transkripsiyonu yapılan bir operon olarak organize olurlar.Бактеріальні гени 16S, 23S і 5S рРНК зазвичай організовані разом у одному опероні.
Bu yöntemler bireysel nükleotit pozisyonlarının evrim sırasında beraberce değişmeleri irdelenir.Tímto způsobem jsou minimalizovány dipólové interakce během přechodného stavu reakce.
Beraberce yenir.Ami minket összetart.
Beraberce sehpaya doğru yürüdük.Ulos mentiin vain pakon edessä.
Bart, Milhouse üzerinde kötü bir etkiye sahiptir ve ikisi beraberce pek çok muzırlığa karışmıştır.Bart er en dårlig indflydelse på Milhouse, og de to har været involveret i en masse ballade sammen.
16 Aralık 1971'de Bangladeş ve Hindistanın beraberce kurduğu birliğine Pakistan kuvveti teslim oldu.1971年12月16日,東巴基斯坦的巴軍投降。
Beraberce sehpaya doğru yürüdük.「一起去步行吧。
Ben bir yabancı olarak bu sorundan muzdaribim lütfen bu soruna beraberce bir çözüm bulalam.והשני בחירת חלופה, קרי בחירה בפתרון אחד מתוך מגוון פתרונות לבעיה הנבחרת.
Peter, Gamora, Drax, Rocket ve Groot hapisten kaçma planları yapar ve hapisten beraberce kaçarlar.לאחר מכן, קוויל, גאמורה, דראקס, רוקט וגרוט בורחים מהכלא.
Beraberce yenir.Останалото съвпада.
Bu oyuncular ailesi beraberce oturdu ve ırk ile kültürü bir yana bıraktılar." demiştir.Ta obitelj glumaca razgovarala je mirno, ostavivši negdje u pozadini vlastitu rasu i kulturu."
Bakterilerde 16S, 23S ve 5S rRNA genleri beraberce transkripsiyonu yapılan bir operon olarak organize olurlar.Bakteriaalsed 16S, 23S ja 5S rRNA geenid on tüüpiliselt organiseeritud ühe operoni seisusesse.
Adam kaçıran vahşi suçlumuz kafalarımızı koparmadan önce siz ikiniz neden bir oda tutmuyorsunuz beraberce?Apra la camicia signor Burns.
Adam kaçıran vahşi suçlumuz kafalarımızı koparmadan önce siz ikiniz neden bir oda tutmuyorsunuz beraberce?Mach das Hemd auf Mr. Burns.
Adam kaçıran vahşi suçlumuz kafalarımızı koparmadan önce siz ikiniz neden bir oda tutmuyorsunuz beraberce?Ouvrez-moi cette chemise Mr.
Adam kaçıran vahşi suçlumuz kafalarımızı koparmadan önce siz ikiniz neden bir oda tutmuyorsunuz beraberce?Vamos lá abrir essa camisa, Mr.
Adam kaçıran vahşi suçlumuz kafalarımızı koparmadan önce siz ikiniz neden bir oda tutmuyorsunuz beraberce?Ξεκούμπωσε το πουκάμισό σου κύριε Μπέρνς.
Adam kaçıran vahşi suçlumuz kafalarımızı koparmadan önce siz ikiniz neden bir oda tutmuyorsunuz beraberce?Расстегни рубашку, мистер Бёрнс.
Adam kaçıran vahşi suçlumuz kafalarımızı koparmadan önce siz ikiniz neden bir oda tutmuyorsunuz beraberce?シャツの前をあけてもらおうか
Adapte edelim beraberce' diyorsunuz. Çok kısa sürede başarıyorsunuz ya da başaramıyorsunuz.Je slaagt of faalt snel.
Adapte edelim beraberce' diyorsunuz. Çok kısa sürede başarıyorsunuz ya da başaramıyorsunuz.Vagy gyorsan eredményt értek el, vagy gyorsan kudarcot vallotok.
Adapte edelim beraberce' diyorsunuz.Lo adaptamos".
Ama o ve kardeşi, beraberce annelerini hastaneden çıkardıklarında, harika hissetmişti.하지만 그와 그의 동생을 발표 하는 그들의 어머니를가지고 함께 왔을 때 그 느낌 정말 대 단 합니다.
Beraberce Küresel Köy İnşa Seti'ni ortaya çıkarıyoruz.Estamos construyendo el Set de Construcción de la Aldea Global.
Beraberce Küresel Köy İnşa Seti'ni ortaya çıkarıyoruz.Мы создаём комплект строительства всемирной деревни.
Bizim için, beraberce vakit geçirebilmek için bir fırsattı,우리를 위해, 그건 그냥, 서로 함께 될 수 있는 기회
Bu kontrolünüz var. Ve bunları, beraberce, bir araya getirdiğinizde en iyi müzik ortaya çıkıyor.Du har den här kontrollen, men också den här.
Bu kontrolünüz var. Ve bunları, beraberce, bir araya getirdiğinizde en iyi müzik ortaya çıkıyor.Et tout ce que vous mettez ensemble, en partenariat, produit la meilleure des musiques.
Bu kontrolünüz var. Ve bunları, beraberce, bir araya getirdiğinizde en iyi müzik ortaya çıkıyor.I wszystko co łączysz, w partnerstwie, daje najlepszą muzykę.
Bu kontrolünüz var. Ve bunları, beraberce, bir araya getirdiğinizde en iyi müzik ortaya çıkıyor.이런 관리도 있고, 이런 관리도 있습니다. 이것들이 모두 모여서
Bu kontrolünüz var. Ve bunları, beraberce, bir araya getirdiğinizde en iyi müzik ortaya çıkıyor.Tu hai questo controllo, tu questo, e tutti assieme, in collaborazione, creano la musica migliore.