Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Thịt và chủ nghĩa thành thị đang cùng nhau gia tăng.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Άρα το κρέας και η αστυφιλία αναπτύσσονται παράλληλα.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Потребление мяса и урбанизация идут рука об руку.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Така че, месото и урбанизмът се издигат ръка за ръка.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Таким чином, м'ясо й урбанізм ростуть рука в руку.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.אלו נופים יוצאים מגדר הרגיל. אך מעטים מאיתנו זוכים לראות אותם. באופן תכוף יותר, נופים אלו
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.لذلك فإن اللحم و التمدن يتصاعدان يداً بيد
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.そのために 非常に大きな問題が引きおこされようとしています
Evrimleşegeldik -- beraberce, farklı yollardan.Am evoluat--impreuna cu alte specii, doar ca pe drumuri diferite.
Evrimleşegeldik -- beraberce, farklı yollardan.Chúng ta đã tiến hóa cùng nhau chỉ là theo những con đường khác nhau
Evrimleşegeldik -- beraberce, farklı yollardan.Ci siamo evoluti -- evoluti contemporaneamente ma percorrendo strade diverse.
Evrimleşegeldik -- beraberce, farklı yollardan.Ewoluowaliśmy tyle samo czasu tyle, że w innych kierunkach.
Evrimleşegeldik -- beraberce, farklı yollardan.Kita masih berevolusi -- berevolusi sepanjang waktu yang sama, hanya melalui jalur yang berbeda.
Evrimleşegeldik -- beraberce, farklı yollardan.우리는 진화해왔습니다. 똑같은 기간 동안 진화해왔지만, 각기 다른 경로들을 따라 진화해온 것이지요.
Evrimleşegeldik -- beraberce, farklı yollardan.Llevamos evolucionando el mismo tiempo, sólo que por caminos distintos.
Evrimleşegeldik -- beraberce, farklı yollardan.Nous avons évolué -- évolué depuis autant de temps, juste sur des voies différentes.
Evrimleşegeldik -- beraberce, farklı yollardan.Vyvíjeli jsme se stejně dlouho, jen jinými cestami.
Evrimleşegeldik -- beraberce, farklı yollardan.We zijn geëvolueerd, al even lang, maar langs verschillende wegen.
Evrimleşegeldik -- beraberce, farklı yollardan.Wir haben uns über dieselbe Zeitspanne entwickelt, nur auf unterschiedlichen Pfaden.
Evrimleşegeldik -- beraberce, farklı yollardan.Εξελισσόμαστε παράλληλα όλα αυτά τα χρόνια, ακολουθώντας όμως διαφορετικά μονοπάτια.
Evrimleşegeldik -- beraberce, farklı yollardan.Мы эволюционировали на протяжении того же времени, просто разными путями.
Evrimleşegeldik -- beraberce, farklı yollardan.Просто сме еволюирали по различен начин.
Evrimleşegeldik -- beraberce, farklı yollardan.רק במסלולים שונים.
Evrimleşegeldik -- beraberce, farklı yollardan.نحن نتطور -- نتطور على طول على طول طرق مختلفة
Evrimleşegeldik -- beraberce, farklı yollardan.通った道が違うだけです なので 自己中心の治療法でもあり ダーウィンの考えを実感する方法でもあります
İşte bu yüzden sen ve Louis Sir Paul'u beraberce arayacaksınız.Ecco perchè tu e Louis cercherete Sir Paul insieme.
İşte bu yüzden sen ve Louis Sir Paul'u beraberce arayacaksınız.Karena itu kamu and Louis akan mencari Paul bersama.
Kabuklarini terketmeye, dürüst olmak ve beraberce spontan yasama riskini almaya iter.Il les pousse à quitter leurs coquilles et risquer d'être honnête et spontané entre eux.
Önden yemek yer, beraberce gideriz diye düşündüm.Arra gondoltam, együtt ebédelhetnénk, mindnyájan... ...aztán, megnézhetnénk közösen.
Önden yemek yer, beraberce gideriz diye düşündüm.En ik dacht dat we samen konden lunchen en dan er samen heen gaan.
Önden yemek yer, beraberce gideriz diye düşündüm.E... pensei que podíamos ir todos almoçar e depois irmos lá.
Önden yemek yer, beraberce gideriz diye düşündüm.Mă gândeam să luăm prânzul cu toţii... ... apoi ne-am pute duce împreună.
Önden yemek yer, beraberce gideriz diye düşündüm.و فكرت أن نتناول الغداء كلنا و ثم يمكننا أن نذهب معاً
Sir Paul'u beraberce arayacaksınız.폴 경을 함께 찾는거다
Sir Paul'u beraberce arayacaksınız.Vil opsøge sir.
Sir Paul'u beraberce arayacaksınız.Zameteš se mnou?
Sir Paul'u beraberce arayacaksınız.سوف تطلبون المساعدة من "باول " معا .
Sir Paul'u beraberce arayacaksınız.チームワークがないと猫も
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.Am învățat câte ceva despre cum să ai un sfârșit bun.
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.A naučili jsme se pár věcí o tom, jak dosáhnout dobrého konce.
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.A prišli sme na pár vecí, ako mať dobrý koniec.
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.Così imparammo un po' di cose su come morire in pace.
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.Dan kami belajar beberapa hal tentang bagaimana dapat mengakhiri hidup dengan baik.
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.Dowiedzieliśmy się trochę, jak godnie odchodzić.
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.E nós aprendemos algumas coisas acerca de como ter um bom final de vida.
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.Jó néhány dolgot tanultunk meg eközben az élet jó befejezéséről.
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.그렇게 우리는 멋진 임종을 맞이하는 방법에 관해서 배우게 되었습니다.
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.Nous avons appris quelques trucs sur la façon d'avoir une fin agréable.
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.Und wir lernten einige Dinge darüber, wie man ein gutes Ende haben kann.
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.Và chúng tôi đã học được nhiều điều về làm thế nào để có một kết thúc tốt.
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.Vi lärde oss några saker kring hur man får ett bra slut.
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.Y aprendimos algunas cosas sobre cómo lograr un buen fin.
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.Zo leerden we over wat een goed levenseinde is.
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.Και διδαχθήκαμε μερικά πράγματα για το πώς να έχουμε ένα καλό τέλος.
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.И мы поняли, как устроить хороший конец жизни.
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.І ми дізналися дещо про те, як отримати гарний кінець.
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.Научихме някои неща за това как той да свърши добре.
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.ואנו למדנו כמה דברים, איך יוצרים סוף טוב.
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.وبينما تعلمنا بضع أشياء عن كيفية الحصول على نهاية جيدة.
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.ジムとシャーリーは 最期の数年