beraber ile cümle
beraber kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
F-4E dahili bir M61 Vulcan topu ile beraber tanıtılmıştır.Sugli F-4E venne introdotto il cannone M61 Vulcan.
Pierre komedilerde sıklıkla Jean-Marc Thibault ile beraber görülür.A volte si prende gioco di Pepper Ann.
Babasıyla beraber Chōshūlu savaşçıların saldırısında hayatını kaybetmiştir.Morto insieme al padre nella Battaglia di Uji.
Bununla beraber, bu uğraşını "çok küçük bir deney" olarak değerlendirmiştir.Nel complesso, valutò l'evento come "leggermente raccomandato".
South Park'ı Trey Parker ile beraber kurmuştur.Viene messo in coppia con Terrell Parker.
Bununla beraber, WWE’ye ECW istilası da yeniden başladı.In questo caso la discussione EWG può essere ricominciata.
İlk maçına Kayserispor karşısında çıkmış ve 0-0 berabere kalmıştır.La gara di andata fu priva di emozioni e rimase bloccata sullo 0-0.
Utrecht'te yaşayan aktör Kasım 2015'ten itibaren aktris Noortje Herlaar ile beraberdir.Cresciuto nell'Utrecht con cui ha esordito nel 2015 tra i professionisti.
Babası ve ağabeyi ile beraber çocukluğunda İstanbul'a gelmiştir.Giunse in Italia assieme al padre ed al fratello quand'era ancora bambino.
Karalık enerji ile beraber , evrenin genişlemesi sadece devam etmez, aynı zamanda da ivmelenir.Con l'energia oscura l'espansione non solo è continua, ma è pure in accelerazione.
SNES'in çıkmasıyla beraber Donkey Kong Country ile çıkış yapmıştır.Compare in tutta la serie di Donkey Kong Country.
Bununla beraber, diğer üç virüsten sadece kısa süre için korunabilir.Altre tre sottospecie potrebbero essere riconosciute a breve.
2012 yılının sonunda anlaşmanın bitmesi ile beraber, Nestea-ya Coca Cola taraından son verilmiştir.Per ultimo, sul finire della stagione 2012, doveva essere formalizzato un nuovo Patto della Concordia.
Din adamı gönülden inanarak, iyilik ve güzellik içindeyse biz de onunla beraberiz.Se sì, abbiamo ragione di crederci?"
Evet, birbirimizi görebiliriz, beraber yemek yiyebiliriz, ama benim evimde.Lo metterei in condizione di vivere in un'altra casa, non a casa mia.
Kingsley Shacklebolt'un Sihir Bakanı olmasıyla beraber bakanlık için çalışmalarına son verilmiştir.Kingsley Shacklebolt diventa Ministro della Magia permanentemente, con Percy sotto di lui come alto ufficiale.
Zamanla beraber olurlar ve Madonna hamile kalır.Passa il tempo e la nana è incinta.
Üçü beraber buradan kaçarlar.I tre escono insieme.
Kara Yusuf, David ve 300 Gürcü asil ile beraber onu idam ettirmiştir.Costui quindi ordinò che Costantino I, Davide e ben trecento nobili georgiani fossero giustiziati.
Küçük yaşta annesi ölmüş, sarayda iyi bir konumda olan babasıyla beraber yaşamıştır.Ora è povera e vive col padre in un piccolo appartamento malandato.
2014 yılında, Robico ile beraber "Skip!Nell'estate 2014, nella linea "Pop!
Bu yıllarda minimalist müzik sanatçılarıyla beraber çalışmıştır.Negli ultimi anni ha collaborato con diversi giovani musicisti.
Ebu Hureyre der ki: "Suffa'da benimle beraber üç yüzü (kişi) geçtiğini gördüm.Egli scrisse infatti che Abramo tres vidit et unum adoravit (Abramo vide tre e adorò uno).
Bir maç da berabere sonuçlandı.Un match che fece storia.
(Burada Trypanosoma cinsi ile beraberdir.)(Vedi sezione Trovatori con vidas).
Batı Almanya bu şampiyonlukla beraber, 1954'ten sonra ikinci kez FIFA Dünya Kupası şampiyonluğu elde etti.Åre ha ospitato i campionati mondiali per la seconda volta, dopo l'edizione del 1954.
Birleşme, bazı sorunları da beraberinde getirmişti.L'integrazione comportò comunque dei problemi.
Uzun yıllar Ingmar Bergman ile beraber çalıştı.È nota soprattutto per le sue collaborazioni con Ingmar Bergman.
Buradaki ilk maçına 15 Ağustos 2004'te, 0-0 berabere sonuçlanan Groningen karşılaşmasında çıktı.Qui fece il proprio debutto in Eredivisie, il 15 agosto 2004 in uno 0-0 contro il Groningen.
Takım kata yarışmalarında ise takım arkadaşlarıyla beraber bronz madalyanın sahibi oldu.Nella gara a squadre, con la Polizia di Stato, ottiene un bronzo.
Gılgamış Destanı'nda Ninsun Uruk'ta kral olan oğluyla beraber yaşayan bir insan, kraliçe olarak geçer.Nell'epopea di Gilgamesh, Ninsun viene descritta come regina umana che vive ad Uruk con il re suo figlio.
Autobotlar, Decepticonlar ve Predaconlar, Unicron'u durdurmak için beraber hareket ederler.Costretto a collaborare per sopravvivere, i Predacon e i Maximal si alleano per combattere Unicron.
Bir bakıma planlama mühendisliği ile beraber çalışmaktadır.Si dedicò soprattutto di ingegneria delle strutture.
Bir ve beraber olun.Sia S un insieme.
2007'den beri Brian Austin Green ile beraberdir.Dal 1999 agli inizi del 2003 è stata legata all'attore Brian Austin Green.
Bununla beraber bölgedeki sömürgelerini kaybetmemek için tedbirler aldılar.Addirittura ci furono proposte di non accogliere gli sconfitti in città.
Sezonun ikinci yarısında sadece son maç bir mağlubiyet alan takım, beraberlik bile kalmamıştı.Nella serie più attesa del decennio otterranno però solo una vittoria, un pareggio e una sconfitta.
Remedy ABD Mainstream Rock Charts'ta 1. sıraya ulaşmasıyla beraber, grubun 1 numaralı single'ı oldu.Remedy ha raggiunto la vetta della classifica mainstream rock statunitense.
Berabere sonuçlanan üç maç, 4 ve 5 Kasım günlerinde tekrar edildi.Sette partite finirono con il pareggio e si rigiocarono (replays) quattro o cinque giorni dopo.
Ve onlar maiyetleri ile beraber doğuda ölmüşlerdir."Morirono nell'est."
Bununla beraber kemoterapiye yanıt iyidir..Interessanti sono le risposte con la chemioterapia.
Ama o da aynı anda Doktor'la beraber söyler.Sempre nello stesso periodo ha modo di entrare in contatto con il dott.
Her profil birkaç payload format belirtimleriyle beraberdir.Tutti i dati sono avvolti con diversi livelli di crittografia.
Bu ikilem, zaman zaman tartışmaları beraberinde getirmektedir.Memore di quel periodo, di tanto in tanto, porta loro del cibo.
Bununla beraber, başta Erdemir ve TTK olmak üzere Kdz.Con l'inizio della guerra anche il k.k.
Bununla beraber çoğu evde halen kuyu vardır.Inoltre in molte case è presente un giardino.
Oyunlar onar dakikalık iki devrede oynanır ve beraberlik halinde maç uzar.L'informazione è completa e vi partecipano due giocatori che agiscono contemporaneamente.
Ardından torunuyla beraber Tzim-Sha'yı durağanlık odasına kapatır.Liberato l'equipaggio sconfiggono Tzim-Sha e lo confinano in una camera di stasi.
Bununla beraber nasyonal sosyalistler 15 Eylül 1935 tarihinde Nürnberg Yasaları'nı çıkarttılar.Il 15 settembre 1935 vennero promulgate le leggi di Norimberga.
Fakat, hastalığının tamamında sürekli eşi ile yaşadı ve ölene dek beraber kaldı.Sarà con lui tutta la vita fino alla morte, sopravvenuta improvvisamente.
Caminin altı minaresi bulunmakla beraber bunların dördünün yüksekliği 99 metredir.La moschea è costituita da 6 minareti, 4 dei quali hanno un'altezza di 99 metri.
1979'da İran İslam Devrimi'nin ardından kocası ve çocuklarıyla beraber sürgüne gitti.Allo scoppio della Rivoluzione francese fuggì all'estero insieme al marito e ai figli.
Kalan maçların ise on sekizinde berabere kalıp dokuzunda sahadan mağlup ayrılmıştır.Gli ottomani, colti di sorpresa, vennero trucidati presso le rovine della città e del Palaiokastro.
Kış uykusuna yatan gelengilerle beraber keneler de bütün evreleriyle kışı yuvada geçirir.Le cronache del tempo narrano che alcune dame passarono l'intero inverno a letto.
Clayand ve The Funkadactyls (Cameron ve Naomi) ile beraber dans etti.The Funkadactyls è stato un tag team di wrestling composto da Cameron e Naomi.
R6000 mikro işlemcisi MIPS – II komut setini de beraberinde getirdi.L'R6000 introdusse il set di istruzioni MIPS II.
Bu maçların 6'sında Galatasaray, 4'ünde Eskişehirspor kazanırken 4 maç berabere bitti.Per la precisione 4 fantini di Siena sono riusciti a vincere ad Arezzo almeno una volta.
2014 yılında Melodifestivalen 2014'te ikinci olan Ace Wilder ile beraber turneye çıkmıştır.Nel 2014 ha preso parte al tour con Ace Wilder.
Atı ile beraber ailesinden ayrılır ve kendi yolculuğuna çıkar.Egli legò il suo cavallo fuori ed entrò da solo.
90 dakikanın berabere tamamlanması halinde direkt olarak penaltı vuruşlarına geçilir.In caso di parità al 90' si va direttamente ai calci di rigore.