benzer ile cümle

benzer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Benzer bir deneyim yaşadım.I've had a similar experience.
Benzer deneyimler yaşadım.I've had similar experiences.
Tercihlerim sizinkine çok benzerdir.My preferences are very dissimiliar to yours.
Tom'un evi piramite benzer biçimlidir.Tom's house is shaped like a pyramid.
Benzer görüşe sahibiz.We have the same opinion.
Aramızda farklılıklardan daha fazla benzerlikler var.There are more similarities than differences between us.
Leyla hiç ona benzer bir şey görmedi.Layla has never seen anything like that.
Modern Avrupalılar ve Amerikalılar çok benzerler.Modern Europeans and Americans are very much alike.
ülke, benzersiz büyük ve devasa.The country is unique, grand and gigantic!
İnsan, doğanın benzersiz sabrına bir örnektir.Man is an example of nature's incomparable patience.
Eğer diğer gezegenlerde varlıklar olsaydı, neye benzerlerdi?If there were beings on other planets, what would they look like?
Birçok açıdan, Tom babasına benzer.In many respects, Tom resembles his father.
O parseldeki evlerin hepsi benzer.The houses in that subdivision are all alike.
Durumumuz benzersiz değil.Our situation isn't unique.
Tom ve benim benzer hedeflerimiz var.Tom and I have similar goals.
Tom da benzer iddialarda bulundu.Tom has made similar claims.
Sami ve Leyla'nın benzer ilgi alanları vardı.Sami and Layla had similar interests.
Tom ve John daima benzer giysiler giyerler.Tom and John always wear similar clothes.
Tom ve Mary aslında oldukça benzerler.Tom and Mary are actually quite similar.
Tom ve Mary'nin de benzer çıkarları var.Tom and Mary have similar interests.
Keşke buna benzer bir evim olsaydı.I wish I had a house like this.
Benim benzer bir sorunum var.I have a similar problem.
Sami, Leyla'ya benzer biçimde suçlu bulundu ve ömür boyu hapse mahkum edildi.Sami was found just as guilty as Layla and was sentenced to life.
Sami'de inme benzeri semptomlar vardı.Sami had stroke-like symptoms.
Tom ve Mary birbirlerine çok benzerler.Tom and Mary are very similar to each other.
Sami bunlara benzer daha fazla video seyretmek istiyordu.Sami wanted to watch more videos like these.
Tom benzer düşük tonda cevap verdi.Tom answered in the same low tone.
Tom ve Mary çok benzerler.Tom and Mary are very similar.
O iki gitar çok benzer.Those two guitars are very similar.
Tom'un buna benzer bir şemsiyesi var.Tom has an umbrella just like this one.
Tom ve Mary benzer değiller.Tom and Mary aren't similar.
Benzerlikler orada sona eriyor.The similarities end there.
Birçok ülke benzer sorunlarla yüzleşmeli.Many countries must confront similar problems.
macarca ve türkçe benzer gramer terimlerine sahiptir.Hungarian and Turkish are very similar in terms of grammar.
İkizler genellikle benzer kıyafetler giyerler.The twins often wear matching outfits.
Burada tartışılan iş/enerji prensipleri elektrik iş/enerji prensiplerine benzerdir.The work/energy principles discussed here are identical to Electric work/energy principles.
Banok Savaşı da benzer sebeplerle ertesi yıl patlak vermiştir.The Bannock War broke out the following year for similar reasons.
Benzer faaliyetlerle mikrofinansı ayırt etmek kolay değildir.It is not easy to distinguish microfinance from similar activities.
Bir başka Sezar, belki de Babası benzer bir şekilde Pisa'da ölmüştür.Another Caesar, possibly his father, had died similarly in Pisa.
(İronik bir şekilde, Snyder iki sene sonra benzer bir kaderi paylaşır.)(Ironically, Snyder suffers a similar fate two years later.)
Neon, aynı işçiler tarafından sadece birkaç hafta sonra benzer bir prosedürle keşfedildi.Neon was discovered by a similar procedure by the same workers just a few weeks later.
DJ üniforma Hitler Gençliğine çok benzerdi.The DJ uniform was very similar to the Hitler Youth equivalent.
2004'te New York Times'te yazan Paul Davies, benzer görüşler ortaya koydu.Paul Davies, writing in the New York Times in 2004, made similar arguments.
TPS / Yalın tekniklerinin çoğu benzer şekilde çalışır.Many of the TPS/Lean techniques work in a similar way.
Konuşulan dilde İngilizce'ye benzer bir sistem kullanılır: ör. dört bin iki yüz yedi.The spoken language uses a similar system to English: e.g. four thousand two hundred seven.
Bir düzine daha benzer patent beri yayımlanmıştır.A dozen more similar patents have been issued since.
La Salon Courbé (2007) benzer tartışmalı konularla uğraştı.La Salon Courbé (2007) dealt with similar controversial topics.
Deniz balıkları da benzer şekilde yüzyıllar boyunca değerlendirilmiştir.Marine fish have been similarly valued for centuries.
1710'da Abraham Levin ve Abraham Cantor'a benzer sorumluluklar verildi.In 1710 Abraham Levin and Abraham Cantor were given similar responsibilities.
Harry'nin babası da pelerini benzer amaçlarla kullanmıştır.Harry's father also used the cloak for similar purposes.
Bu iki yolak ilk birkaç adımlarında benzerdirler.The two pathways are similar in their first several steps.
Bu mektubun el yazısı “Sevgili Patron” mektubuyla benzerdir.The handwriting was similar to the "Dear Boss" letter.
Benzer ancak Pepsi Max ile karıştırılmamalıdır.Similar but not to be confused with Pepsi Max.
Güney Kore'de, çok benzer "Choco Pie", birkaç şirket tarafından üretiliyor.In South Korea, the very similar "Choco Pie" is produced by several companies.
MT5200 ile pek çok benzerlikler bulunmaktaydı.There had many similarities to the MT5200.
Sahra Çölü bölgesi savana benzeri bir ortamı desteklemektedir.The Sahara desert region supports a savanna-like environment.
Benzer planlar Hollanda'da bulunuyor.Similar plans exist in the Netherlands.
Evren de, en azından prensipte, bu tip benzer bir topolojiye sahip olabilir.The universe, at least in principle, might have a similar topology.
Derlenmiş Seed7 programları C programları ile benzer performans değerlerine sahiptir.Compiled Seed7 programs can have comparable performance to C programs.
Benzer şekilde, pasaport başvurusu, annesiyle seyahat eden bir çocuğu da kapsayabilirdi.Similarly, a passport application could cover a child traveling with his or her mother.

İlgili Sayfalar