benzer ile cümle
benzer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Her kar taneciği benzersizdir.Every snowflake is unique.
Kastilyan diline benzer bir sürü dil vardır.There are a lot of languages similar to Castilian.
Bir benzerlik görüyor musun?Do you see a resemblance?
Sen herhangi bir benzerlik görüyor musun?Do you see any similarities?
Tom'a benzer bir şey oldu.Something similar happened to Tom.
Tom'un grip benzeri semptomları vardı.Tom had flu-like symptoms.
Yahudiliğin Hıristiyanlığa Budizm'den daha daha çok benzerliği vardır.Judaism has more resemblance to Christianity than to Buddhism.
Bu oldukça benzersiz.It's fairly unique.
Kişilik bireyleri benzersiz kılan şeydir.Personality is what makes individuals unique.
Kendim hakkında yazmıyorum. Her bir benzerlik tamamiyle tesadüftür.I am not writing about myself. Any similarity is purely coincidental.
Tom'un benzer bir sorunu var.Tom has a similar problem.
Herkes kendi yolunda özel ve benzersizdir.Everyone is special and unique in their own way.
Ben bile sana olan benzer bir şey hakkında düşünmek istemiyorum.I don't even want to think about something similar happening to you.
Mozart ve Schubert'in tematik ve motivik çalışmaları temel olarak oldukça benzer.The thematic and motivic works of Mozart and Schubert are basically quite similar.
Onlar bunun benzerlerini görmediler.They haven't seen the likes of it.
Biz hepimiz benzersiziz.We're all unique.
Benzerlikleri dikkate alarak başlayalım.Let's begin by considering the similarities.
İkizler genellikle çok benzer.Twins often are very similar.
İspanyolca, Portekizceye çok benzer.Spanish is very similar to Portuguese.
Bu iki kalem benzer ama aynı değil.These two pencils are similar, but not the same.
Tom bazı yönlerden babasına benzer, ancak diğerlerinde o çok farklı.Tom is similar in some ways to his father, but in others he's very different.
Tom'un bazı yönleri babasına benzer, ama diğer yönleri çok farklıdır.Tom is similar in some ways to his father, but in others he's very different.
Hepiniz benzer şekilde davranıyorsunuz.All of you behave similarly.
Venüs büyüklük olarak Dünya'ya benzer. Dünya sadece biraz daha büyüktür.Venus is similar in size to Earth. Earth is just a little bit bigger.
Neptün, Uranüs'e çok benzer.Neptune is very similar to Uranus.
Bu cevap, gelecekteki her benzer durum için yararlıdır.This answer is useful for every similar future case.
Benzer sorunlarımız vardı.We had similar problems.
Yeni Zelanda birçok benzersiz bitki ve hayvana ev sahipliği yapar.New Zealand is home to many unique plants and animals.
İtalyanca ve İspanyolca çok benzerdir.Italian and Spanish are very similar.
Anlattığın fıkraların türü Tom'un anlattığı türe çok benzer.The kind of jokes you tell are very similar to the kind Tom tells.
Benim bakış açım sizinkine benzer.My perspective is similar to yours.
Biz aslında oldukça benzeriz.We're actually quite similar.
Bu kış benzeri görülmemiş miktarda karla başladı.This winter began with an unprecedented amount of snow.
Geçmiştekine benzer bir şey yaptık.We've done something similar to that in the past.
Hiçbir benzerlik görmüyorum.I don't see any resemblance.
Bence bu oldukça benzersiz.I think that's fairly unique.
Bir benzerlik gördüğümü sandım.I thought I saw a resemblance.
Benzer kişiliğe sahip insanlar birbirlerine sempati duyar.People who have similar personalities feel sympathy for one another.
Diğer şirketler benzer programlar sunuyor.Other companies offer similar programs.
Diğer araştırmalar da benzer sonuçları gösteriyor.Other research shows similar results.
Diğer şehirlerde de benzer sorunlar var.Other cities have similar problems.
Benzer bir espri anlayışımız var.We have a similar sense of humor.
Fiyat atlaması eşi benzeri görülmemişti.The price jump was unprecedented.
Tom'un Mary'ninkine benzer saçı var.Tom has hair similar to Mary's.
Pek çok devletin benzer yasaları vardır.Many states have similar laws.
Bu gerçekten benzeri görülmemiş bir şey.This is really unprecedented.
Tom'un durumu benzersiz değil.Tom's situation isn't unique.
O benzersiz bir durumdu.That was a unique situation.
Birçok benzerlikler görüyorum.I see a lot of similarities.
Tom'un benzer bir deneyimi vardı.Tom had a similar experience.
Tom benzer bir olay yaşadı.Tom had a similar experience.
Her iki takım da çok benzer.Both teams are very similar.
Burada hepimiz benzer düşüncedeyiz.We're all like-minded here.
Benzersiz bir bağımız var.We have a unique bond.
Onu benzersiz yapan nedir?What makes it unique?
Bu çok benzerdi.It was very similar.
Ben ve Fadıl birbirimize benzeriz, her zaman başkalarını düşünürüz.Me and Fadil are alike, always thinking of other people.
Bu benzersiz değil.This isn't unique.
Dünya benzeri gezegenler olduğunu düşünüyor musun?Do you think there are any Earth-like planets?
Oslo sadece benzersizdir.Oslo is just unique.